• videolar

  1. yorgun ve bereketli bir gecenin ardından,sabahı huzur isteyen vücudun bir titreşim belkide bir telefon sesiyle irkilmesi...cep telefonunun ekranın da görünen numara bu,4441500...'kim acaba,tanıyormuyum ki bu numarayı..sabah sabah!!hangi densiz,hangi münasebetsizdir ki bu !!! ' cümleleri ile birlikde telefona dogru elinizi uzatmaktır.belkide daha aşırıya kaçarak sabahın o kör saatlerinde küfüre boyamaktır,karşındakinin kim oldugunu bile bilmeden etmeden...
    neredeyse başımıza geliyordu kaza bela çok yorgun oldugumuzdan uyanamadıkda bu repliklerin hiçbirini o anda tekrarlamadık...oysa sadece bir program sizi arıyor..sadece aveanın reklamını anlatan bir program...küfre değermi ki..uyanmaya? cık, her ikisinede değmez...belki o programın yerinde canlı kanlı bir insan konuşuyor olsa,olurdu...ağızlarımız dola dola küfür edebilirdik...ama o şekilde diil işte,bir makinaya küfür etmekle bir insana etmek arasında çok büyük zevk ve sanat farkı vardır..öleki küfürde bir sanattır...bişiler icraa ediosun sonuçda
  2. başındaki +90 ile "kim ki lan şimdi bu?" şüpheleri altında gizemcilik yaratan,hat sahiplerini en olmaz anlarında aramaya programlanmış,konuşma esnasında kullandığı pekiştirme sıfatlarıyla samimiyetli görünen ve mesajı tekrar dinlemek istiyorsanız 2 tuşuna basınız yemini atmasına rağmen üçten fazla dinletmeyip otomatik olarak kendini kapatarak yarattığı samimiyetin içine sıçan sevimsiz bir ses tonu arkasına gizlenmiş reklam kampanyası serüveninin sinyal numara kodu.
  3. beni yaklaşık 10 dakika önce hayatımın bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçmesini sağlayan numaradır.

    ''telefonum çalıyordu uzun bir süreden sonra ilk defa. sonunda arkadaşımın canına tak ettiğini anladım, kendisine olan borcumu isteyeceğini düşündüm. babannemden nasıl para koparacağımı düşünürken bakayım telefona dedim. karşıma +904441500 numarası çıktı. durum sandığımdan da fenaydı. evet beni bankadan arıyorlardı. acaba hangisiydi? bu telefonumu nereden bulmuşlardı? sonunda enselenmiştim. acaba annem öğrenecekmiydi borçlarımı? ne diyecektim beni arayan şahsa? annem 15'inde alıyor maaşını deyip 1 hafta mühlet mi isteyecektim?. besmele çektim, açtım telefonu ve mücrim gibi alçak bir ses tonuyla efendim dedim.

    bir dilberin sesiydi beni karşılayan. avea olduğunu sonunda anlamıştım. tarifeden bahsediyorlardı. ucuzmuymuş neymiş, dinlemedim bile. 1 dakika süreceğinden bahsederken daha 30. saniyesinde suratlarına kapattım teli. 'paramı veririm istediğim kadar konuşurum benim derdim sizi mi gerdi, paran yoksa konuşmayacaksın, tarife beni bozar' diyerek söylendim baya. 1 dakika içerinde nasıl da 'u' dönüşü yapmıştım?''

    velhasıl-ı kelam; bu numara ben gibi 'kaybedenlerin' vezirlik ile rezillik arasındaki ince çizgiyi belirleyen turnusol kağıdıdır, iç sesleridir. yüzleşmeye korktuklarıdır.