5 yaş altı çocukların uğruna birçok pantolonun dizini yeşile boyadığı cisim. gerçi çocuklar için kısa pantolon giyer derler. bu tip çocukların ise pantolonlarının dizleri değil doğrudan kendi dizleri yeşile boyanır. hatta mahallede hayalgücü aşırı gelişmiş birkaç arkadaşı varsa yeşil dizkapakları olduğunu görerek çocuğun uzaylı olduğunu haykıracaklardır.
inanmayanlar inansın buna... hatta şans ile yaprak sayısı arasında da doğru orantı vardır. bill gates de ilk bilgisayarını almadan önce 38 yapraklı bir yonca bulmuştur.*
aranıp da bulunması çok zordur. zaten aranıp aranıp bulunan 4 yapraklı yonca da insana şans getirmez. sakin bir yürüyüş esnasında etrafa bakınırken bir an, sadece bir an gözünüze çarpar bir tanesi. dönüp tekrar bakar, bir süre bulamaz, sonra koparır avucunuza alırsınız. işte o zaman kendinizi şanslı hissetmek zorunda hissedersiniz. öyle ya, 4 yapraklı yonca arayan başka biri sizden önce bulabilir ya da yoncanın yaprak sayısı kendi için götüne konan sinek kadar önem taşıyan ineğin biri yiyebilirdi şansınızı.
sözün kısası; 4 yapraklı yonca insana şans getirmez. şans insanın etrafında sürekli olarak dolaşır ama tüm insanlar bir sebeple çevrelerine bir an olsun farklı bir şekilde bakmayacak kadar meşgulken 4. yaprak size şans getirmekten daha da fazlasını, yakalayamadığınız şanslı anları arama isteğini getirir, avcunuza bırakır.
bu bitkinin her ne kadar şans getireceğine inanılması bir batıl itikat olsa da küçükken etkisinde kalınır, çocukken çayır çimenlerle gezinirken,dört yapraklı yonca bulmak gazıyla fıldır fıldır gözlerle çok arama çalışmaları yapılır,sonuç genellikle hüsranla biter,bulunsa bile bulan kişinin elinden kapılmaya çalışılan 4 yapraklı yonca biranda üç yaprakl bir hale döner ve işin tüm tılsımı kaçar,4 yapraklı yonca sevdası da ebediyete kadar son bulur.
gerçekten vardır dört yapraklı yonca. bir gün birine bunun aslında bir efsane olduğundan, gerçekte böyle bir ot bulmanın imkansızlığından bahsederken adam önümde eğilip bitane koparttı, bana uzattı. birşey söylemedi. göz göze geldik sonra. anladım dedim anladım.