dört senede bir olduğu gibi bu sene de kasım ayının ilk salı günü yapılacak (bkz: @249511) ve amerika birleşik devletleri'nin 44. başkanını belirleyecek olan seçimler.
seçim süreci tüm hızla devam etmekte, aday adayları çoktan belli oldu, kampanyalar devam etmekte. 2008 yılına girilmesiyle beraber önseçimler de * başlamış durumda. önce iowa, sonra da new hampshire önseçimler gerçekleştirildi.
demokratlarda durum ilk kadın başkan olma peşindeki hillary clinton ile değişim * sloganını kullanan ve ilk siyah başkan olmak isteyen barack obama arasında bir yarış olacağı ve ikisinden birinin aday olacağı izlenimi vermekte. obama iowa'da sürpriz bir şekilde kazandı ancak hemen sonra clinton anketleri yanıltarak new hampshire'da obama'ya cevap verdi. bu iki aday dışında 2004 seçimlerinin demokrat başkan yardımcısı adayı john edwards'ın da aday adayı olduğunu ekleyelim.
2 dönemdir george w bush ile beyaz saray'ı elinde tutan cumhuriyetçilerde ise durum daha karışık. iowa önseçimlerini mike huckabee kazandı ama hemen sonra seçimlerin en tecrübeli adayı senatör john mccain anketleri yanıltmadı ve new hampshire'daki önseçimi kazanarak rakiplerine gözdağı verdi. bu iki aday dışında rudy guiliani ve mormon aday mitt romney seçimden çekilmemiş durumda olduklarını notlarımız arasına ekleyelim.
şimdi aday adaylarının önünde 19 ocakta nevada'da, 26 ocakta south carolina'da yapılacak önseçimler var. daha sonra zurnanın zırt diyeceği yer olan, süper salı da olarak adlandırılan, 5 şubatta aralarında new york ve california gibi kalabalık, delege sayısı yüksek olan, kritik öneme sahip eyaletlerin de bulunduğu 23 eyalette yapılacak olan önseçim var.
önseçim süreci yaz sonuna kadar tamamlanmış olacak ve ağustos sonunda demokratlar, eylül başında da cumhuriyetçiler kongrelerini ** toplayarak başkan adaylarını resmen ilan edecekler.
nevada önseçimlerini hillary clinton %51 oyla kazanırken barack obama %45'te kaldı. demokratlarda iowa'dan sonra müthiş bir geri dönüş yapan hillary clinton adı ön plana çıkmış görünüyor.
cumhuriyetçilerde ise mormon nüfusu yüksek olan michigan eyaletindeki önseçimi beklendiği gibi mormon aday, eski massachusetts valisi evsahibi mitt romney kazandı. ancak yarışta gerilerde kalan romney'in bir kaç önseçim sonra adaylıktan çekilecebileceği konuşuluyor keza abd'de bir mormon bir başkana sıcak bakanların oranı kadın ve zenci adaya sıcak bakanlardan çok daha gerilerde.
güney carolina'daki önseçimleri ise senatör john mccain %33 ile kazandı ve yarışta iyice ön plana çıktı. mike huckabee ise %30'da kaldı.
cumhuriyetçilerde her ne kadar önseçimlerin hızlı adayı john mccain ismi ön plana çıksa da henüz yarışa aktif olarak girmeyen ve ülke genelindeki araştırmalarda en favori cumhuriyetçi aday olarak gözüken rudy giuliani 'nin büyük şehirlerdeki, özellikle de eski valisi olduğu new york'taki önseçimleri beklediği konuşuluyor.
yarış yavaş yavaş şekilleniyor, heyecan artıyor. *
kim gelirse gelsin,abd'nin dış poltikasında aşırı bir değişme olacağını sanmamakla beraber,atalarımızı da anmadan edemeyeceğim.
(bkz: gelen gideni aratır.)
facebook'da barack obama 1,290,171 fana sahipken hillary clinton 161,272 fanla baya bir geriden gelmektedir. eh bu durumda şampiyon da ikinci de belli gibi.
dünyaya girecek y.rrağın renginin siyah mı beyaz mı olacağını öğreneceğimiz seçimlerdir.zira hiç bir kişi yıllar boyu geliştirilen o kadar projeyi ve harcanan parayı insanlık,barış v.b. kavramlar için heba edemez.
özellikle partilerin toplantısından sonra, cumhuriyetçilerin maccain i ciddi bir oy aldı. tabii ki sarah palini kendilerine benzediğini gören beyaz amerikalılar vardı işin içinde. daha sonra mccain çıktı ekonominin temelleri sağlam dedi. bir gün geçmeden bankalar batmaya başladı. bu da yetmedi , mccain çıktı ve dediki ben ekonmiden anlamam. işte mccain için işin cılkının çıktığı yer burası. halihazırda amerikalıların 700 milyar doları bu bankalara pompalanacak. ve de işe yarayıp yaramayacağıda bilinmiyor. amerikalıların ekonomiden anlamıyorum diyen başkanı seçmesi şu an için mucize. son seçim anketlerine göre obama 278 delege elde ediyor. 270 ise başkanlık için yetiyor. ekonomi böyle giderse , obama başkan olucak. ya da el kaide yeniden saldırı yapıcak amerikaya. ancak o zaman mccain başkan olur. bir de sarah palin var. herkes diyor ki , mccain 4 yılı çıkaramaz , ilahi çağrı eninde sonunda mccaini bulacak. sarah palin in başkan olması ise zurnanın zırt dediği yer.
gurur sahibi her türk vatandaşının sadece uzaktan takip etmesi gereken bir olaydır. ülke gündeminde bunca önemli haber varken, allahın abdsinin başkanlık seçiminden bana ne. abd başkanlık seçimleri, bir şova dönmüştür, ego tatmini ve dezenformasyona doğru yol almaktadır ve ben kendimi bütün bunların dışında tutmaya çalışmayı prensip edindim. herkese de tavsiye ederim.
bunların dışında, bu kadar hesap kitap yapıp, adaylar ve seçimler ile ilgili her haberi okuyanlara, üzerinde düşünüp yorum yapanlara sesleniyorum: oyunuzu kime veriyorsunuz seçim günü? ya da türkiyede yaşadığınız için absentee ballot kaydınızı yaptırdınız mı? ne, oy veremiyor musunuz? aaaa.... peki oy verdiğiniz ülkedeki seçim zamanı, adaylar için bu kadar detaylı araştırma yaptınız mı? ya partiler için?
küreselleşmenin geldiği noktayı görmekte zorlananlar için takip edilmemesinin daha hayırlı olduğu söyleniyor, ilginç.
artık dünyada sınırlar kalktı, kimse bunu sanırım fazla algılayamıyor. evet, belki vatandaş değilseniz amerika'da oy kullanamazsınız, ancak etki paydası 200 milyonda 1 olan tek bir oydan çok daha etkin işler yapabilirsiniz. nasıl mı? internet'te düşüncelerinizi yayarak, insanları ikna etmeye çalışarak muhtemelen de 1 oyun etkisinden çok daha fazla etki yaratabilirsiniz. bununla ilgili haber sitelerine yazdığınız yorumlardan tutun, sosyal imleme sitelerinde verdiğiniz oylara kadar pek çok etkenden söz etmek mümkün. çok idealistseniz şehir içi fiyatına gider amerika'lı seçmenleri ararsınız telefonla. bunların listeleri parti kampanya heyetlerince veriliyor. yok ben bunları yapmam param konuşur derseniz, desteklediğiniz adaya bağış yaparak onun kampanyasını daha etkili şekilde düzenlemesini sağlayabilirsiniz.
şimdi tekrar soruyorum, 200 milyonda 1 oy mu, yoksa bu yapılabilecekler listesi mi sizce daha etkili?
diğer yandan "abd seçimleri bizi ilgilendirmiyor" demek devekuşunun başını kuma gömmesinden farksız. tabi takip etmeyen nerden bilsin, ama reklam kampanyalarında türkiye'nin bile adı geçiyor. mccain "ırak'tan, kuveyt'ten, türkiye'den çekilmeyeceğiz. obama çekilebilir" diye reklam yapıyor. (adam bizi kuveyt ve ırak'la aynı kefeye koyuyor, kafayı yememek elde değil) ayrıca, dünyanın başına bush'un gelmesinin ne gibi yıkıcı bir etkiye sahip olduğunu 2001 sonrası hep birlikte bir güzel gördük. demokrat ve çevreci aday al gore 2000 yılında iktidara gelse, sizce bugün ırak'ta yüzbinlerce sivil yaşamını yitirmiş olacak mıydı?
daha kendi memleketindeki seçimlerde bile etkisiz eleman olduğunu farkedememiş insanların beyninin iğdiş edilmesi operasyonunun afilli patinajıdır, zencili bu seferki lan... "o please, get a life" demekle beraber şu kavramlarla da yeterince muhatab olunmasını şevkatle tavsiye ederim;
hiçbirşeyi değiştirmeyecektir.
obama gelince dünyanın cennete döneceğini, ırak savaşının, emperyalizmin falan mola vereceğini sanmak ahmaklıktan da öte bir yanılgıdır. amerika'nın değişmeyen, değişemeyecek olan bir siyaseti vardır. ve amerika'yı yöneten başkanları değildir.
küreselleşme denen joker kelime ile yutturulmaya çalışılan, uğruna entropi arttırmaktan başka hiç bir katma değer üretmeyen eforlar sarfedilen seçimdir.
web 2.0 kullanalım denmiş, hatta idealistsek voip ile telefon edelim abd'deki seçmenlerle konuşalım denmiş. güzel bir atasözü vardır aklıma geldi: her kuşu becerdik, sıra leyleğe geldi. ülkemiz oldu güllük gülistanlık, seçimlerde herkes bilinçli oy atıyor, katılım tavan, ülkede demokrasi var, sansür yok, yolsuzluk bitmiş, bilinç tavan, sıra geldi abd seçmenini bilgilendirip, abddeki seçimleri tartışmaya.
yapma arkadaşım, gözünü seveyim yapma. abd seçimlerinin kendisi medya oyununa dönmüştür, bu seçimleri takip edip efor sarfedenler de, bu janjanlı kampanyaların etkisi altına girip, yüksek potansiyellerini, çağı yakalayan araştırmacı ve girişimci karakterlerini katma değer üretmeyen, ya da çok daha fazla fayda sağlayacak başka işler varken pareto'nun yanlış yüzdesine kanalize eden insanlardır.
'ülke gündeminde bunca önemli haber varken, allahın abdsinin başkanlık seçiminden bana ne. abd başkanlık seçimleri, bir şova dönmüştür, ego tatmini ve dezenformasyona doğru yol almaktadır ve ben kendimi bütün bunların dışında tutmaya çalışmayı prensip edindim'
ama yazdıklarımız algılanamamış olacak ki, kafamı devekuşu misali kuma gömmek, ve takip etmediğim için bilemeyeceğim türkiye ile ilgili vurguları kaçırmışım. öncelikle, türkiyeyi ırak ve kuveyt ile aynı kefeye koydukları için sinirlenen arkadaşlara geliyor:
günaydın!
şimdi sırayla açıklayalım:
bir , aklı olan insan abd nin seçim kampanyası sonrası oluşan dezenformasyon ve medya maymunluğu olaylarından kendini soyutlamalıdır diyoruz, eğer devekuşluğuysa bunu demek, en önde ben gömerim kafamı, sizlere de boşa kürek çekmeniz için şans dilerim.
ikincisi, abd fiilen bizi işgal etmemişse de, elimizi kolumuzu bağlamış bir devlet sayılmaz mı ? peki eğer idealist ve aktivist bir genç isek , bu bağlardan kurtulmanın yolunu abd seçimlerini etkilemeye bağlamak, eforumuzu buna sarfetmek nasıl bir çelişkidir?
üçüncüsü mccain'in sözleri kafayı yedirtiyorsa, avrupalı herhangi bir ülkenin herhangi bir vatandaşıyla türkiye ve türkiyenin oralardan görüntüsü konusunda tartışma yapmak adama hangi uzuvları yedirir?
şimdi tekrar soruyorum, içimizdeki bu kıpır kıpır duyguları, araştırmacı gazeteciliği, girişimci ruhu, düşünce gücünü abd yerine türkiyeye odaklamak mı daha etkili, yoksa abd seçmeninin kafasını değiştirip, oluşan yeni seçim sonuçlarının getireceği abd'den gelen dış politika rüzgarının, türkiye sınır kapılarında oluşturacağı sıcak hava dalgası mı daha etkili?
an itibariyle pennsylvania yı obama aldı. asıl kavganın yaşanacağı eyaletler şu anda virginia florida indiana north caroline ve de ohio. bunların birisinin obama tarafından alınması onun başkan olması için yeterli.