türkiye elektrik ticaret taahhüt anonim şirketi'nin*, türkiye elektrik dağıtım şirketi’ne* sattığı elektriğin satış fiyatının yüzde 34 oranında artırılmasına dair talebine enerji piyasası düzenleme kurumu'nun* olumlu yanıt vermesiyle beraber elektriğe yapılan zamdır, ellerinizden öper.
1 ekim'den itibaren tüketiciye yansıtılacaktır.
bu oranla birlikte elektriğe sene başından beri yapılan zam oranı yüzde 65 olmuş. ödeyelim; ödeyelim de akepe'nin ampulü daha canlı, böyle daha göz kamaştırıcı ışısın.
alınan haberlere göre a.k.partisini için bu ülkenin başına gelen en güzel şey rte ı da türkiye nin gelmiş geçmiş en karizmatik lideri olarak görenlere yansıtılmayacak zamdır.
durmak yok yola devam diyenlerle ancak bu kadar olur dedirten olay.bizim milletimizin hakettiği bu değil ama,bizim milletimiz yüzde 134 zammı hakediyor.kendi oyuyla rezil olmak buna deniyor.sen oyu bastıkça onlar da basıyor zammı,sen yapılanları hoş gördükçe onlar seni sikmeyi hoş görücek,adamı ayakta sikmekte bu oluyor işte.
dumura uğratan olaydır. a.k.parti bizi karanlığa götüren politikasına son hız devam ediyor.ama işin bir de iyi tarafından bakalım.eskiden işin iyi tarafı da vardı tabi...
(bkz: ya ben lan neyse bişey demiyorum)
akp nin ampülünün harcadığı elektriğe de zam gelecek mi diye merak ettiren şey. zam değil bu başka bir şey. kıça girmiş ve açılmayacak br şemsiyenin verdiği hissiyatı aynen hissettiriyor bu.
seçmenlere daha fazla makarna ve kömür dağıtımına bütçe oluşturmaktır bunun diğer adı. neden bu kadar abartıldı anlamadım ben şahsen. ak parti iktidara geldiğinden beri enflasyon düşmesine rağmen vatandaş bi şekilde beli bükük bırakılıyor zaten. en fazla karanlıkta otururuz iki ayda bir, sonra buna da alışırız. hem gelsin makarnalar, kömürler.. doğalgaz pahalıydı zaten.
akepenin bir dahaki seçimde oylarını arttırmasına sebep olacak eylem,
ne demişler "deveyi ayağa diken, insanı ayakta siken sevilirmiş"
seni seviyoruz kemal unakıtan...bayıra karşı yatır bizi ,tırmala bizi kaşı bizi,
sıvı yumurta sür oramıza buramıza
5 yıldır elektriğe zam yapmadık propandasının oylarını alana kadar geçerli olduğunun gerekenden kat kat artış yapılarak bize girdiği faturadır.nükleer santralin yapılması da zorunlu olmuştur ziya üretim fazla olmadıkça fiyatlar artacaktır ama bu artışın en büyük zararı millete bağlayacaktır.fabrikalar zaten çinle ihracatta zorlanmakta artık hepten batma konumlarına gidecektir bunu 5 yıl önceden hesaplayıp büyümeye göre tedbir almayan sorumluları artık allah'a havale etmekteyim yaptıkları tecavüzün bedelini diğer dünyada ödeyecekler..ramazan falan dinlemeden tepemizi attırıyorlar...
(bkz: dertliyim sözlük)
ben: baba elektriğe zam gelmiş gene.
baba: olsun bakalım idare ederiz. dikkatli kullanın artık iyice. (bünyenin alışmış zamma tepkisi, oruçların etkisini de unutmayalım)
ben: nesini dikkatli kullancaz baba yüzde 34 zamlı ödücekmişiz.
baba: ulan ben sizin verceğiniz elektriğin, yaptığınız zammın, gelmişinizi..
ben: öhm hühm
baba: neyse, hatırlat iftardan sonra, keyif sigarasında yeniden konuşalım.
bir film repliğiyle tanımlamak istediğim hadise.
the joker: whatever doesn't kill you simply makes you... stranger. (seni öldürmeyen şey, tuhaflaştırır.) (bkz: the dark knight)
elektriğe yüzde bilmem kaç zam yapılması gerekiyordur ki yapılmıştır. geçen gün bakırköy meydanından aşağı yürüyüp bir büfeden kola istedim. 1,5 ytl dedi. yuh dedim. sordum kutu kola 1,5 ytl olur mu diye. kira dedi, vergi dedi, işçi maliyeti dedi, malzeme dedi, o dedi bu dedi. elektriği de sorunca piyasa denecek, giderler denecek, dünya fiyatları denecek, zart denecek, bilmem ne denecek.
mal satan herkesin diyecek bir şeyi var. ancak yalnız alıcı konumundaysanız (değerlendirip satmak yerine direk tüketen, saçmalarsam çağdaş insanın besin zincirinde piramitin en üstündeyseniz) söyleyecek hiç bir geçerli nedeniniz olamıyor. yani maaş diyorsunuz, ev vergisi, ev kirası diyorsunuz, ulaşım parası diyorsunuz, çoluğun çoğucuğun yiyecek-giyecek-sosyal ihtiyaçları diyorsunuz, sayılamayacak kadar çok gider söylüyorsunuz...
hiç biri geçerli olmuyor elbette. ama elektriğe zam yapmanın geçerli sebepleri var. ama bizim yok. ama kolayı pahalı satmanın var. bizim yok. onların var. biz, onlar...
sistemi kullanan insanlar sınırları zorluyorlar. insan zihnini zorluyorlar. vicdanı zorluyorlar. bu nereye kadar gidecek bilinmez.
the joker: can somebody tell me what kind of a world we live in? (nasıl bir dünyada yaşadığımızı biri bana anlatabilir mi?) (bkz: the batman)