avrupa basketbol şampiyonası'nda 1. tur grubunda oynayacağımız ikinci maç. 21.30'da başlayacak ve ntv'den yayınlacak.
türkiye açısından grubun en kritik maçı. kazanabilirsek yarın çekleri de yeneceğimizi düşünerek 2.sırada yer alacağımızı ve çeyrek final umutlarımızı sürdüreceğiz. fakat eğer kaybedersek yarın gruptan çıkmak için çeklerle oynayacağız ve kazansak da ikinci tur grubuna son derece dezavantajlı bir şekilde başlayacağız.
tahminime gelince dün akşamın aksine son derece çekişmeli bir maç olmasını bekliyorum. her iki takım da dün akşam hiç de iyi oynamadılar. almanlar rakiplerinin daha zayıf olması ve nowitzki'nin üstün performansı ile kazanmasını bildiler. eğer bu akşam da biz litvanya maçındaki savunmamızı yaparsak nowitzki bu kez 35 sayıda kalmaz 50'yi falan bulabilir diye korkuyorum. bir başka endişem de mehmet okur'un kalkıp nowitzki'den daha iyi oyuncu olduğunu göstermek için yapamayacağı işlere kalkışması. özetlemek gerekirse her ne kadar bazı endişelerim olsa da sanki bu kez daha kaliteleri oyuncularımızla zor da olsa bir galibiyet alabilirmişiz gibi bir his var içimde.
almanlara göre daha zengin, daha alternatifli, daha çok silahla donanmış bir takım olarak millilerimizin "teoride" rahat kazanacakları bir karşılaşmadır. ama sadece top değil, çember de yuvarlaktır basketbolda. umutluyum ama ben.
nowiztki adlı azgın bünye yine çıkıp bir şekilde 30 sayı ve 10 ribaundluk katkısını yapcağı maçtır.kazanmak için asıl yapmamız gereken ona yardımcı olabilecek diger oyuncuların katkısını minimuma indirmemiz gereken maçtır..mithat demirel dünkü maçta olduğu gibi çıkıp 18 sayı atacaksa kaybedeceğimiz maçtır.
keşke tv'den yayınlamasalar da biz de izlemek zorunda kalmasak bu ağır yenilgiyi dediğimiz maçtır.umarız dünkü hataları tekrarlamazlar ve bu mesajı editleyip göt olduğuma dair bir şeyler yazarım...
dün akşamki gibi herkes birbirini bekler,herkes 3'lük dener ve salak salak paslaşırsak zor alırız bu maçı...ya da nowitzki amcam öğretir herkese nasıl oynandığını...
çıksam ciddi ciddi engin'den daha iyi guard'lık yapacağım maçtır. kardeşim şu 70 milyonluk türkiye cumhuriyeti'nde bir tane mi doğru düzgün guard yok?!
kötü oynadığımız, organize olmadığımız, hiçbi bok yapmadığımız, ekran başındakileri çıltdırttığımız, ilk 10 dakikada 784 değişiklik yaptığımız sıradan bir maç olarak devam eyleyen müsabaka.
türk milli takımın istikrarlı bir biçimde kötü oynamaya devam ettiği maçtır.
yanılmıyorsam 10 tane serbest atış kaçırdığımız maçtır.
ayrıca içimde az da olsa var olan tüm umutları tüketen maçtır.
nba yıldızlarımızın (artık ne yıldızıysa) bir an evvel gidip nba'de oynamalarını ve bir daha da milli takım forması giymeye kalkışmamalarını istediğim maçtır.
bu adamlara on iki dev adam diyenlere has s..tirin demek istediğim maçtır.
ilk iki periyotta serbest atış kaçırma rekorunu egale ettik. böyle giderse nowitzki 50 sayıyı aşacak. şu ana kadar insanı çıldırtan bir maç oldu. muhtemelen ekranların başındaki herkes sövmüştür bildiği bütün küfürlerle
her 10 saniyede bir oyuncu değiştirip, 50 günde hala ilk 5'ini bulamayan bir coach varken, geldiği günden beri yeraltı ilişkileriyle bilinen ve basketbola hiçbir şey katmayan bir federasyon başkanı varken, doğan hakyemez gibi bir insan evladı o kafile ile hala gezebiliyorken, hala ve hala seti olmayan, bir haltı olmayan bir takımda elinden geldiğince bir şeyler yapmak isteyen hidayet'in ve mehmet'in ne kadar kabahati var anlamıyorum.
elinde hidayet var, nerde oynuyor bu adam? orlando magic'te ilk 5'te. elinde mehmet var, all-star. bu adamların ortalamanın üzerinde insan evlatları oldukları aşikâr. bunların yanına sıfır egoya sahip, -ki zaten lakabı çalışma azminden ötürü komandodur, ersanı, canavar kerem gönlüm'ü, 30 yaşından sonra, yıllardır bu heriften bi halt olmaz diyen benim gibi ibişleri göt eden ibrahim'i, ermal'i, kaya'yı vesaireyi ekleyip takım oluşturamıyorsan kabahat sendedir.
süper yıldızlarla, ya da onu da geçtim, yıldızlarla takım kuramıyor musun güzel kardeşim? en başından söyle, 6 ayda 90 maç yaptınız, gelmeyin benim takımıma de, zor bir şey mi? değil.
şu kadroya böyle bir basketbol oynatan bir kenar yönetimi değil de oyuncuları kötüleyen zihniyeti anlamıyorum, anlayamıyorum.
serbest atış'ın zihinde biten bir olay olduğunu iyice göstermiş olan maçtır. lig, euroleague, nba vs. deki serbest atış yüzdeleri ile alakasız atan, benim bile daha iyisini çizebileceğim hücum setleri (set falan da yok aslında) oynayan milli takım, her ne kadar sürekli "eşşek kadar antrenman yaptık, çok hazır geldik" dese de, kafa olarak ispanya'ya gelememiştir, ve oynadığı basketbolla türk insanının milli duygularını, basket sevgisini törpülemekle meşguldür.
guard olarak semih erden oynasa daha çok iş yapar inancında olduğum maç. tanjevic'in kerem tunçeri'ye dünya kupasında oynayacak yaşta olmayacağı için ihtiyacı yokmuş inşallah bizim de kendisine ihtiyacımız olmayacak o zamana. şu takımda hızlı top oynatacak guard bir tek ender var o da deli dolu ne yaptığı belli değil. zaten o hızlandırsa hidayet topu her aldığında 5sn algılama için beklediği için, takımda ne tempo var ne hırs. her oyuncu kerem gönlüm'ün saha içi değil benchdeki hırsı kadar hırslı olamıyor mu be.
iki gündür yazıklar olsun dediğim bir milli takım izliyorum. elinde o kadar kaliteli oyuncu varken tek bir organize atak göremedik. elin almanı napsın? adamlarda bir tek nowitzki var ama takır takır oynuyorlar. bizde kuço, ibo, memo, hedo, hede hedö var ama hepsinin aklı nerde allah biliyo. umarım toparlanırlar da bir ispanya rezaleti yaşamayız.
almanyanın tüm oyuncuları 5er faul alıp kenara gelmedikleri takdirde kazanamayacağımız maçtır. o durumda nolur bilemiyorum tabi o da ayrı. sinir bozuyor giderek.
hayatım boyunca bu kadar kötü bir milli takım izlemedim. kenardan oyuna top bile sokamadığımız pozisyon olduğunu söylersem başka bir şey demeye gerek kalmaz kanımca.