kenan evren'in, muğla üniversitesi'nde yapılan bir genç bakış programında sarf ettiği cümleler idi. hafızam beni yanıltmıyorsa, "35 kişinin idam kararını imzalarken, elim bile titremedi" demiş, programa katılan, kendi mahsulü üniversite öğrencileri de, bunun üzerine kendisini alkış yağmuruna tutmuştu.
şimdi, birden aklıma geldi nedense. kimsenin canına kast etmemiş deniz gezmiş'i, ağabey'lerinden kaptığı bilgilerle katil ilan edip, 35 kişiyi öldüren netekim paşa'yı şakşak yağmuruna tutan, netekim paşa'nın kendi yarattığı, idolü polat alemdar olan çocuklardan başkası olamazdı zaten.
bu ülkede olan bir çok şeye artık şaşırmaz hale geldik. ne bekliyoruz ki pek çok insan için o kişi ressam, tonton bi dede. darbeler ne zaman oldu, kaç darbe oldu, ne bedeller ödendi, kimler ne şartlar altında yargılanarak idam edildi... bunları konuşmak hala yasak insanların zihinlerinde, yakın tarih hala muamma. merak ederseniz öğrenirsiniz, merak etmezseniz her duyduğunuzu alkışlarsınız.
imzalarken eli titrememiş. 35 can almış. gözünü de kırpmamıştır. neden titresin ki eli? zaten can almak için var. zaten yaşatmak işine gelmez. insan hayatından daha önemli şeyler var onun için. zaten sindiremez kendinden olmayanı. titrer mi eli? gözünü bile kırpmaz. sonra da "ey halkım sizin için bu insanları öldüren imzayı attım, artık hepiniz aradığınız huzura kavuşacaksınız. gördünüz, elim bile titremedi. bir an bile tereddüt etmedim ölmelerine izin verirken. bu size güven vermiş olmalı" der gibi çıkıp elim bile titremedi der.
insanlar uyurlarken huzurlu, ülke kalkınmanın son noktasındadır artık. 35 idamın arkasından her şey yoluna girdi sanki. birileri yaptıklarını ne zaman sorgulayacak? birileri ne zaman... ne zaman?
öldürebildi mi peki?
öldüremedi... öldürdüğünü sandı.
onları alkışlayan zihniyet de bana bir can yücel şiirini hatırlatıyor:
alkış ve yuha
her alkışa bir yuha
17 aylık oldu ali bey ve benim torun
rüzgarı alkışlıyor
tutulan bir gümüş balığını alkışlıyor
önüne konan karpuzu alkışlıyor
kendi sesini alkışlıyor
dileğim o ki:
büyüdüğünde de çevresinde er geç dönecek boklukları da
aynı heyecanla yuhalasın yeri göğü inletircesine...
evet, elim titremedi. hem ne diye titreyecekmişim ? nato'ya bağlılığımızı dile getirmişiz, bütün siyasi partileri kapatmışız, "ekmek bulamazlarsa bok yesinler" diyerek ve bunu bizzat tatbik ederek hapishanelerimizin "ıslah" etme işlevini artırmışız, büyük birader "bizim çocuklar" diye pışpışlamış sırtımızı. korkmaya hacet mi var ?
hiç pişman değilim yaptıklarımdan. yunanistan albaylar cuntasının akabinde hesap sordu cuntacı generallerinden, çaldıkları onca yaşamın karşılığı değildi yattıkları yirmi sene ya , neyse. benim niye korkum olsun ki onlar gibi ?
marmaris mavisinden bir nü ile geçiyorum üstünüzden. bir darbe paşası, ölüm fetvacısı değilim artık. hülya avşar'ı kucağına oturtan tonton bir ressamım şimdi. geçmişimi unutarak akladınız beni.
alkışlıyorsunuz şimdi. kıçlarına şişe sokulan insanları, işkencelerde rahmi copla parçalanan kadınları, gözaltındaki binlerce kayıbı, o genç ölülerini ve geleceği teslim alınmış dirileri alkışladığınızı bilmeden.
asıl ben sizi alkışlıyorum. ve eserimin, sizlerin önünde saygıyla eğiliyorum.
-35 idamı imzalarken elim bile titremedi..netekim bilirsiniz çizgisel anlatımlara bir el yatkınlığım vardır..geçen gün yine marmariste bir tablo yapıyorum fırça darbeleri(!) bol olan;denize baktım artık benden geçmiş dedim..ama kendime yediremedim..slip donum vardı bebek mavisi giydim,çıktım gittim..biraz denize gireyim dedim serinlemek amacıyla..netekim deniz buz kesmiş onca yıldan sonra..üşüdüm genede titremedim..netekim bilirsiniz ben bir androidim..
azrailin bile utandığı andır.bunu yapan insan hergün aynaya nasıl içi hiç sızlamadan bakar.bence baktığı aynalar utancından çatlar.gene de şükürler olsun ki otuzbeşte kalmış.milletin toptan idamı için imza atmamış.
hiç şaşırtmıyor bizi paşa! ülke gündemini ne zaman meşgul etse kendisinden söz ettiriyor.
senin elin idamları imzalarken titreyecek kadar hassas olsa idi zaten ülkeyi o idamları izleyecek hale getirmezdin.bir neslin,bir hayat görüşünün,görece varolan özgürlüğün yokolmasına sebep olurken vicdanın titremedi ise elin de titrememiştir şüphesiz,imzanı atarken eserine.tarih de seni öldüğün gün unutup veya belki utançla anarken sızlamayacak kimsenin içi.
herşeyin bir bedeli vardır,ödenmiş ya da ödenecek
evet top on listemizde haftaya hızlı bir girişle başlayan kenan, son çalışması "35 idamı imzalarken elim bile titremedi" ile , augusto pinochet'i geride bırakarak bir numaraya yerleşiyor...