kenan evren'in, muğla üniversitesi'nde yapılan bir genç bakış programında sarf ettiği cümleler idi. hafızam beni yanıltmıyorsa, "35 kişinin idam kararını imzalarken, elim bile titremedi" demiş, programa katılan, kendi mahsulü üniversite öğrencileri de, bunun üzerine kendisini alkış yağmuruna tutmuştu.
şimdi, birden aklıma geldi nedense. kimsenin canına kast etmemiş deniz gezmiş'i,
ağabey'lerinden kaptığı bilgilerle katil ilan edip, 35 kişiyi öldüren netekim paşa'yı şakşak yağmuruna tutan, netekim paşa'nın kendi yarattığı, idolü polat alemdar olan çocuklardan başkası olamazdı zaten.
(bkz:
http://img514.imageshack.us/...)
bu ülkede olan bir çok şeye artık şaşırmaz hale geldik. ne bekliyoruz ki pek çok insan için o kişi ressam, tonton bi dede. darbeler ne zaman oldu, kaç darbe oldu, ne bedeller ödendi, kimler ne şartlar altında yargılanarak idam edildi... bunları konuşmak hala yasak insanların zihinlerinde, yakın tarih hala muamma. merak ederseniz öğrenirsiniz, merak etmezseniz her duyduğunuzu alkışlarsınız.
(deniz, 06.09.2007 23:41 ~ 07.09.2007 11:03)
şimdilerde titriyor elleri.
prusya mavisini sürerken gördüm.
pek muhterem kenan evrene alternatif beddua geliştirmeme vesile olan demeçtir.
(bkz:
parkinson ol inşallah)
pek önemi olmayan vecize.
asıl o idam edilen 35 kişi ölmeden önce hiç titrememişti.
imzalarken eli titrememiş. 35 can almış. gözünü de kırpmamıştır. neden titresin ki eli? zaten can almak için var. zaten yaşatmak işine gelmez. insan hayatından daha önemli şeyler var onun için. zaten sindiremez kendinden olmayanı. titrer mi eli? gözünü bile kırpmaz. sonra da "ey halkım sizin için bu insanları öldüren imzayı attım, artık hepiniz aradığınız huzura kavuşacaksınız. gördünüz, elim bile titremedi. bir an bile tereddüt etmedim ölmelerine izin verirken. bu size güven vermiş olmalı" der gibi çıkıp elim bile titremedi der.
insanlar uyurlarken huzurlu, ülke kalkınmanın son noktasındadır artık. 35 idamın arkasından her şey yoluna girdi sanki. birileri yaptıklarını ne zaman sorgulayacak? birileri ne zaman... ne zaman?
öldürebildi mi peki?
öldüremedi... öldürdüğünü sandı.
onları alkışlayan zihniyet de bana bir can yücel şiirini hatırlatıyor:
alkış ve yuha
her alkışa bir yuha
17 aylık oldu ali bey ve benim torun
rüzgarı alkışlıyor
tutulan bir gümüş balığını alkışlıyor
önüne konan karpuzu alkışlıyor
kendi sesini alkışlıyor
dileğim o ki:
büyüdüğünde de çevresinde er geç dönecek boklukları da
aynı heyecanla yuhalasın yeri göğü inletircesine...
(negatif, 07.09.2007 00:14 ~ 02:22)
-35 idamı imzalarken elim bile titremedi..netekim bilirsiniz çizgisel anlatımlara bir el yatkınlığım vardır..geçen gün yine marmariste bir tablo yapıyorum fırça darbeleri(!) bol olan;denize baktım artık benden geçmiş dedim..ama kendime yediremedim..slip donum vardı bebek mavisi giydim,çıktım gittim..biraz denize gireyim dedim serinlemek amacıyla..netekim deniz buz kesmiş onca yıldan sonra..üşüdüm genede titremedim..netekim bilirsiniz ben bir androidim..
“…
binlerce insan
ölürken "
netekim"
bir şey yapmazdı
sadece bakardı
bu kadar kaos
bize fazlaydı ki…
…
sonrası
serbest
sonrası
pazar…
…
asmayalım da besleyelim mi?”
cellat uyandı yatağında bir gece.
"tanrım" dedi "bu ne zor bilmece.
öldürdükçe çoğalıyor adamlar.
ben tükenmekteyim öldürdükçe"
(bkz:
ataol behramoğlu)
anayasada bulunan ve 25 yıldır geçemeyen, geçici 15. madde sebebiyle, kimilerinin gururla(!) sarfettiği cümle.
azrailin bile utandığı andır.bunu yapan insan hergün aynaya nasıl içi hiç sızlamadan bakar.bence baktığı aynalar utancından çatlar.gene de şükürler olsun ki otuzbeşte kalmış.milletin toptan idamı için imza atmamış.
doğrudur. bu söz imzalayanın elini titretmemiştir ama idam edilenlerin kemiklerini sızlattığı kesin.
(camel, 04.11.2007 01:02)
hiç şaşırtmıyor bizi paşa! ülke gündemini ne zaman meşgul etse kendisinden söz ettiriyor.
senin elin idamları imzalarken titreyecek kadar hassas olsa idi zaten ülkeyi o idamları izleyecek hale getirmezdin.bir neslin,bir hayat görüşünün,görece varolan özgürlüğün yokolmasına sebep olurken vicdanın titremedi ise elin de titrememiştir şüphesiz,imzanı atarken eserine.tarih de seni öldüğün gün unutup veya belki utançla anarken sızlamayacak kimsenin içi.
herşeyin bir bedeli vardır,ödenmiş ya da ödenecek
uyuşturucuyla, sınırsız seksle, marka giyinme sevdasıyla embesile dönmüş -döndürülmüş-, türk gençliğinin alkışlamasına yine de şaşırdığım söz öbeği.
zeki müren'e sormuşlar:size neden paşa diyorlar?
sanat güneşi de yapıştırmış cevabı: ankara'dakilere
ibne diyemedikleri için!
(bkz:
dertli gönüllere giren işte benim zeki müren)
bonus:
kahır mektubu
evet top on listemizde haftaya hızlı bir girişle başlayan kenan, son çalışması "35 idamı imzalarken elim bile titremedi" ile , augusto pinochet'i geride bırakarak bir numaraya yerleşiyor...
bunu söyleyen insansa ben neyim, bunu alkışlayan insansa ben neyim diye düşündürten ifade.
atom bombasını atan pilotun "görevimi yaptım,bitince çok rahatladım" sözünü hatırlatan cümle.insanı insanlığından utandırıyor böyle şahıslar.hiç mi vicdan yok bunlarda bilemiyorum.
(hotaru, 04.11.2007 11:21 ~ 27.11.2007 17:37)
muğla üniversitesindeki duyarlı öğrencilerin alınmadığı tek tek kontrol edilen öğrencilerin alındığı,kapıda protestoların olduğu bi programda sarfedilen bir laf.