davutpaşa çiftehavuzlar da bir fabrikada doğalgaz sıkışması sonucu meydana geldiği tahmin edilen patlamada şu an için ölü sayısının 11, yaralı sayısının 50 den fazla olduğu yazıyor gazetelerde. haberin linki
http://www.hurriyet.com.tr/...
ölü sayısının en az 17 olarak tahmin edildiği patlama, hatta facia..
türkiye'de insan hayatının ne kadar ucuz olduğunun bir kez daha kanıtı olan patlama. ruhsatsız olarak çalışan maytap atölyesinden çıkan dehşet. mühürlendiği halde, mühürü kırılarak çalışmaya devam edilmesi onca insanın ölümüne ve yaralanmasına sebebiyet vermiştir.
kaçak kazancın, verilen cezalardan fazla olması halinde sonu gelmeyecektir bu patlamaların. ya cezaları yükselteceksin, ya men edeceksin yada patlamalrı tercih edeceksin insanın düşünmeden.
vicdan mı- cüzdan mı? siz karar verin.
istanbulda devlet yok diyen hıncal uluçu haklı çıkartan patlama.. belediye başkanı patlamadan sonra ruhsatsız işyerlerini ihbar edin demiş.. ruhsatsız işyerlerini ihbar etmeyi vatandaşa bırakan bir zihniyet ve sonuç ortada..
(crous, 31.01.2008 15:08)
ne yazık ki ülkemizde sık sık rastlanan kolay ölümlerin bir yenisini meydana getiren hadise. kaçak bir maytap imalathanesi sebep olmuş sanırım. ölenlere allah rahmet eylesin.
malesef ki ölü sayısı 20'ye ulaşmış, yaralı sayısı ise 100'ü geçmiştir.
http://www.cnnturk.com/...
öte yandan fabrika sahibinde ve izinsiz iş yeri açmasına göz yuman ya da bir şekilde farketmeyen belediyemizde hiç suç yoktur. ne buyurmuşlar izinsiz fabrika açanları ihbar edecekmişsiz. zaten bizlerin görevidir bunları kontrol etmek,
istifa etmenizi falan beklemiyorum, ama en azından bir kereliğine de olsa "evet bizim kabahatimiz, doğru düzgün denetlememişiz, özür dileriz" falan diyin, en azından bir kereliğine.
ruhsatsız binada ilkel koşullarda çalışan sigortasız işçilerin başına gelmiş allahın takdiri bir olaydır. bir kaç gün sonra unutulup gidecektir.
ruhsatsız çalışan işyerlerinin ihbarı konusu ise belediye zabıta müdürü ile şikayet edilen işyeri sahibinin birlikte kapınıza dayanıp uzlaşma talep etmesi ile sonuçlanabilmektedir.olay 90 lı yılların başında şişli'de yaşanmıştır ve konut amaçlı bir zemin katında ,yatak odamın altında sabaha kadar türkü çağırarak pasta imal eden pislik içinde ve de doğal olarak ruhsatsız çalışan imalathaneyi belediyeye şikayet etmemden kaynaklanmıştır.
"sik kadar sanayiimiz var o da erken boşalıyor" dedirten olay..
ölü sayısının 22'ye yükseldiği patlamadır. katliam gibi bir patlama bu. 22 tane eve ateş düştü. şimdiden unutmaya başladık bu hazin olayı maalesef.
türkiye'de yaşamın pamuk ipliğine bağlı olduğunu gösteren acı olay. ülkemde malesef eğitim eksik fakat evimizde yangın var. kısacası eğitim şart diyerek bekleyemeyiz. hızlı işleyen, çabuk cezalandıran, asla affetmeyen ve hata yapana istese de o hatayı bir daha yapmaya fırsat vermeyecek acımasız bir adalet sistemine ihtiyacımız var. alkollü araç kullanan, şehir içinde araba yarıştıran veya 120km/saat ile giden, vergi kaçııran veya vermeyen, havaya kutlama yapıyorum diyen ateş açan ya da silah bulunduranın kafasına balyoz gibi inen cezalara ihtiyacımız var. "aman abi ekmek davası bu", "idare et be abicim" diyenlere ise ekstra cezalar getirmeliyiz. kimsenin gözünün yaşına bakacak lüksümüz yok. evimiz yanıyor arkadaşlar.
suçlunun vatandaş olduğu patlamadır. öyle ya istanbulda yanıcı,patlatıcı imal eden bir yer açıalcakta bunun ruhsatını büyükşehir belediyesi, emniyet müdürlüğü ya da ilçe belediyesi verecek değil ya? terbiyesiz vatandaş yine suçlu sensin. bir kerede ölme(?) di mi ama. yok yok böyle harika yöneticiler için bu halk çok düşük seviyede. sayın yöneticilerimiz affedin bizi.
ölenlerin ailelerine maaş bağlanacağı açıklanmış olan patlama.
devletin sigortasız işçi çalıştıran, ruhsatsız ve iş güvenliği açısından yetersiz işyerlerini denetleme ve gereken şartların gerçekleştirilmesi görevini yerine getirmeyip, mağdur olanlara sadaka verme ilkelliği ile geçiştirmeye çalıştığı facia.
bizlerin yıllarca çalışıp prim ödeyerek hak kazanabildiği emekli maaşını suç bastırmak için sigortasız kişilere ve ailelerine bahşetmek hangi hukuka sığmakta ve benim primimle kimler prim yapmaya çalışmakta diye acı acı düşündürten bir konu.
akraba dedikodu hattından:
fabrika sahibinin ölüsüne veya dirisine henüz ulaşılamamıştır. annesinden alınan doku örneği ile dna testi yapılacak ve etrafa saçılan insan uzuvları ile karşılaştırılacaktır.
ayrıca bu ailenin sahip olduğu çatapat fabrikası, yıllar öncesinde benzer bir patlama ile yok olmuştur.
davutpaşa'da yakınlarını kaybedenler yarın bir basın açıklaması yapacaklar ve işte o basın açıklamasına dair bildiri;
basın kurumlarına ve basın mensuplarına davetimizdir…!
herkes tarafından nedeni ? niçini ? önlenebilirliği ? bilinen bir felaketi yaşadık. 2006’da ümraniye’de, her gün tuzla’da ve ülkemizin başka illerindeki işyerlerinde yaşanan gerçekti. patlamadan sonra öğrendik; yasalarımızın görev ve yetki verdiği kurumların, görevlerini yapsalardı bu acıyı yaşamayacağımızı. iş güvenliğini, teftişleri, patlayıcı- parlayıcı madde denetimini, çalışma-işyeri ve iskan ruhsatını, işçinin emeğini sömürmekle yetinmeden sigorta güvencesine bile tenezzül eden zihniyeti.
bu kadar acı bir olayı yaşamış kişilerin en son duymak isteyeceği şey, içi boş vaatlerdir. bizler, davutpaşa’da canlarını, sevdiklerini kaybetmiş kişiler olarak, başka canların yanmamasını, başka annelerin ve babaların ağlamamasını istiyoruz. davutpaşa’da yakınlarını kaybetmiş ve yaralanmış aileler, bir araya gelerek, bu memleketin geleceği için, iş güvenliği için, sağlıklı yaşam koşulları için, kanun dışı çalışma koşullarını sona erdirmek için davalarımızın takipçisi olacağız.
davutpaşa patlamasında sorumluğu olanların ortaya çıkarılmasını önemli ve de bizim payımıza düşen insani bir görev olduğunu düşünüyoruz. memleketimiz insanının bütün bu sorumsuzluğa ve sonuçlarına layık olmadığına inanıyoruz. adalet için mücadelemizde, basının ve kamuoyunun desteğini yanımızda görmek; davamızın, bu ülkede yaşayan herkesin davası olduğunu haykırmak istiyoruz! bizler “bir daha davutpaşalar olmasın” diyoruz.
bu acıların bir daha yaşanmaması ve yeni canların yanmaması için davalarımızın takipçisi olacağımızı, siz sayın basın mensupları aracılığıyla kamuoyuna bir kere daha duyuruyoruz. istanbul idare mahkemesinde açacağımız davalar nedeniyle, mahkeme binası önünde 25.07.2008 cuma günü saat: 12.00’de aileler ve avukatları olarak yapacağımız basın açıklamamıza alaka göstereceğinizi umut ediyor, katılımınızı bekliyoruz. saygılarımızla.
üzerinden tam tamına bir yıl geçen patlama.
öyle bir patlama ki, 23 kişinin ölümüne rağmen hala tek sanığının olmadığı bir patlama.
öyle bir patlama ki, unutkan toprakların unutkan çocuklarının akıllarına dahi getirmediği bir patlama.
öyle bir patlama ki, bu ülkede gündemlerin ve zeminin ne kadar kaygan olduğunu bizlere tekrar tekrar anlatan bir patlama.