ece erken'in; bu ülkenin esnafının, öğretmeninin, emeklisinin hayat şartlarını düşünmeden söylediği sözdür. "3 bin ytl ile nasıl hayatımı sürdürürüm? üzerime kıyafet alamıyorum. bu para kuaförüme bile yetmiyor". nasıl bir aymazlıktır. biraz etrafına bak, 3 yıl önce 2 kalıp peynir alan artık yarım kalıbı zor alıyor. bu lafı bu ülkede söylemek resmen saygısızlıktır. bu ülkenin motoru olan, ana güç kaynağı, emeğiyle alın teriyle para kazananların sürünürken, atatürk'ün yeni nesilleri ellerine emanet ettiği öğretmenler ve profesörler hakkının 10'da 1'ini alamazken; ne iş gördüğü belli olmayan, bozulmuş hayat şartlarının gereği olan saçma programlarla adını duyurmuş bir şahıs o parayı alıp hala daha doymuyorsa, artık bazı şeyleri gözden geçirmenin zamanı gelmiş demektir.
"bu koca kafama 3000 ytl'den aşağı dokunmaya kimse tenezzül etmiyor" manasında.
dükkan kiraları düşünüldüğünde yerinde bir tesbittir.
(luto, 19.08.2008 22:21 ~ 22:25)
ece erken sadece kendi çevresindeki insanların yaşam standardına göre konuşmuştur. sanki sadece o mu böyle lüks yaşayan, kuaförüne 3000 yediren. bu ülkede milyonları peşinde sürükleyen magazinlerde sürekli boy gösteren kişiler nasıl yaşıyor sanıyorsunuz allah aşkına? gülben ergen, pınar altuğ gibiler 3000 le geçinebilir mi sizce? sadece bunu dile getirdi diye mi suçlu ece erken? onları o tepelere biz çıkardık maalesef. şimdi ne kadar kızsak ayıplasak da haketmeyenleri o kadar şişiren biziz yine.
birkaç tel saça, ayda 3000 ytl.nin nasıl gittiğini düşüne düşüne bulamamamıza sebep olan cümle. o kadar işlemden sonra, kafada saç kalmaz be! yolunmuş tavuğa döner insan.
birisinin söylemi bu. mühim olan buna bir çare bulmakta. 3ooo ytl'yi 1 ytl'lik banknotlar halinde uç uca ekler ve sonra rulo yaparsak kanımca tatmin edici kalınlığa ulaşacaktır. kalınlık işini çözdük şimdi sistematik ileri geri hareketini yaptıracak cengaverlere geldi. eh bundan kolay ne var. 3oo ytl ile aç çocuklarını doyurmaya, evini ısıtmaya, çocuklarını okutmaya çalışan milyonlarca insanı düşünün. bence hiç ara vermeden rulonun ileri geri sistematik hareketi yıllarca sürebilir. eh bu da muhtemelen " doyum " noktasına ulaştıracaktır. sonra da 3ooo benim kıçımı sildiğim tuvalet kağıdıdır tarzında talihsiz söylemler olmaz eminim ki.
çareyi boşanıp, 2 milyon ytl tazminat ve ayda 15 bin ytl nafaka istemekte bulmuş hatun şımarıklığıdır.
aslında milletvekillerinin 14.000 ytl ile geçinemediklerini düşünürsek doğal bir durumdur. zaten ben aldığım 600 ytl ile yaşamıyorum, benimle beraber 15 milyon kişi yaşamıyor.
(bkz:
sözün bittiği yer)
edit: sözün bittiği yer dedim ama bu resmen memurla, esnafla, işçiyle, elektirikçiyle ve sayamadığım bir sürü meslek grubundan olan insanla dalga geçmektir. "terbiyesiz"
(knuckle, 19.08.2008 22:34 ~ 23:09)
6 sene okuyup tus'u da kazandıktan sonra bir üniversite hastanesinde uzmanlık eğitimine başlamış bir
doktorun 1700 ytl maaş almasını göz önünde bulundurursak ünlü olmayan doktorların ece erken'le pek şansı olmadığını gösteren söz, vaka.
(bkz:
burası türkiye fark burada)
duyduğumda oha lan bir insan bu kadar mı bilinçsiz bu kadar mı cahil olur dediğim cümle. yurdum insanını düşünmeden sarfedilen bir cümle olması dışında ayda saçına 3000 ytl harcayan bir insanın kendi dahil kime yararı olur neden yaşıyor ki bu insan diye düşünmeme sebebiyet vermiştir.
"10000ytl vereyim beynini zikeyim" denilir geçiliir...
diyecektim ki geçilmez hayır. üzerinde en azından bir on saniye düşünülür. 20 yıl süren eğitim hayatının ardından ülkemin sınav sistemnde dereceye girmiş hayatını kalemin kitabın başında harcamış bir mühendisin 1000lira aldığı bir sistemde 3000 lirayı kuaför masrafı yapan, yapabilen bir düzen neden hala sorgulanmaz?
allaha şükretmek ile neden daha iyi durumda olmadığını sorgulamak birbiriyle çelişen şeylermiş gibi bize sunulup bu kan içen kapitalist düzene boynumuzu büktürenlere beddua dışında yaptırımımız olmayacak mı?
bizi güya allahın sözleriyle sömürenlerin, allah'a en az inananlar olduklarını bilmek nasıl büyük çelişki değil mi?
şerii düzen adına halkı uyutup susturup sömürüp de ülkeme 7 günlük gezi için gelen bir şeriat kralının 300tır özel eşya getirmesi ne kadar bariz ortaya koyuyor bazı şeyleri?
ece erken ile bunların alakası yok diyenlere kıçıml gülerim. ve derim ki;
sen sabah akşam televole izlemeye devam ettikçe, senin en büyük derdin ve ilgi alanın kim kiminle nerde yiyişmiş oldukça 5000e çıkacak onun kıç baş masrafı...
farkettim ki kimse bu konuda ece erken'i savunmamış. o zaman ben neden savunayım dedim önce kendime ama dayanamadım, bir başlıkta sadece söven sayan yazılar olmamalı. neyse efenim, ece erken bildiğimiz gibi bir sunucu, hatta ünlü bir sunucu ki kimse çıkıp da 'ece erken kim lan' yazmamış buraya. gayet ekranlarda tanınan bir sima ve bir kaç dizide başrol oynamışlığı da var kendisinin. bu kadının 3000 ytl benim kuaförüme yetmez demesi çok da garip değil. bunu hangi psikoloji içinde söyledi bilmiyorum ama zaten bir sinir harbinde söylenmiş bir cümle gibi geldi bana.
neden değil? çünkü bu kadın televizyon programlarına katılıyor, kendisi program sunuyor, falan da filan da. yani senin benim yaptığım iş gibi değil her gün televizyonlarda görünmek. ha ece erken sunucu ya da oyuncu olabilecek vasıflarda ya da değil bunu tartışmıyorum. bir şekilde popüler dünyada yer alan bir isim olduğu için sadece televizyonda değil sokakta da kendisinin güzel görünmesi gerekmektedir. bundan mütevellit, bir alışveriş merkezine gideceğinde bile, orada onu görecek insanlara televizyondaki gibi görünmek zorundadır. sonuçta o da bu işi yapıyor ve o harcadığı paraları bu sektörden kazanıyor.
ayrıca açın bakın bakalım kuaför başlığını, oradan biraz giri okuyun. hangi bayan sözlük yazarı o kapılardan "vay be muhteşem oldum" diyerek çıkıyor ki. bir çoğu ağlayarak çıkıyor, çünkü bayan kuaförlüğü anladığım ve gözlemlediğim kadarıyla bir sanatçılık. değil her gün belki ömür boyunca popüler dünya içine giremeyecek bizler bile bu kadar dikkat ederken bu olaya, ünlü bir sunucunun dikkat etmemesini mi bekliyoruz? ece erken orayı çok hakeden biridir ya da değildir, sorun bu değil, var olan durum budur ve o da buna göre davranmaktadır.
(dzingis, 21.08.2008 10:21 ~ 10:21)
türkiye gerçeğidir. bir yanda kıçındaki donu
asgari ücretten yüksek olanlar; diğer yanda da bedava
ekmek kuyruğunda birbirini ezenler olan bir ülkede bu tarz açıklamalara da şaşırmamak gerekir. ayrıca bu söz
ece erken in ağzından değil, kocasının arkadaşları tarafından aktarılmıştır ki doğruluk derecesi tartışılabilir.
kuaförüme yetmez ama bana yeter manasında söylemiş olabilir mi acaba.
burada dikkat edilmesi gereken konu benim 3000 ytl kuaförüme bile yetmez dememiş olmamdır. gayet de ece erken söylemiştir bunu ve kendi tarafından bakılırsa haklılık payı olabileceğini savunmak çok da saçma değildir.
ben mi ünlü yaptım ece erken'i? mümkünse televizyonlardan uzak dursun, gelmesin bir daha. ancak sorun bu değil. bu kadın bu dünyanın içinde bir insan ve bunu demesi çok da garip değil. biramı da kendim içerim vammor.
(dzingis, 21.08.2008 10:30 ~ 10:30)
2 adet ter döken hamal, 3 adet sözleşmeli öğretmen, 1 adet yeni mezun mühendis, 1 adet tuzla tersanesi çalışanının kazandığı parayı; bu kadının sadece kuaföre vermesindeki sorunun kaynağı izleyici de olsa, sistem de olsa, magazin basını da olsa, ülkemin converseli tatlısu solcusu da olsa karşıyım arkadaş!
haydi sen izlemiyorsun ben izlemiyorum, ancak belki bir çok kişi bu bayanı televizyonlarda görmek istiyor. ne yapsın bu kadın, güzel görünmesin mi? haydi kabul edin, ünlü birisi olsanız bu paranın belki çok daha fazlasını, çok daha saçma yerlerde harcayacaksınız. bu dengesizlikte bir sorun yok demediğim gibi hiç bir şekilde popüler dünyayı tasvip de etmiyorum. ancak kendi açımızdan değil, ece erken'in açısından da bakmaya çalışıyorum.
burada herkes ece erken'e saldırırken, kimsenin onun açısından bakmaması garip geliyor ayrıca.
"o parayla ben bizim mahallenin kuaförünü satın alırım lan!"
* dedirten açıklama.
"ahhhh canım benim haklısın, yazık, ağlama" diye kollarıma aldıktan sonra kafasını iki kolumun arasına sıkıştırıp, kollarımı yukarı aşağı hızla oynatmak suretiyle bütün saç tellerini koparmak istediğim ve bu sayede
kuaföre bile gidemeyecek hale gelecek olan insan olmayandır.
belki ben o hareketi yapınca bana kızacak ama sayemde 3000 ytl cebinde kalacak ececim.
(onurene, 21.08.2008 11:13 ~ 11:13)
türk filmlerinin vazgeçilmezi " onun maaşı senin manikür pedikür parana yetmez" ayarında bir söz. vatandaşlarının yarısının açlık sınırının altında yaşadığı ülkede 3000 ytl benim kuaför parama yetmez diyecek kadar şuursuz, bencil olabiliyor ece hanım. üzülmeyin ece hanım, ekran ekran dolaşıp, kocanızın attığı dayakları anlatır, üstüne de ağlarsanız, 10 yıllık kuaför paranız garanti...
kadın olmanın zorluğu olsa gerek.biz saç sakal 15 e bitiriyoruz işimizi.harbi diyorum bak hatta ur erkek kuaförü.hatta gidin mehmeti görün erhan gönderdi beni deyin ilgilenir.3000 ytl de ne oluyor?
(han20, 21.08.2008 18:11)
(bkz:
sonra niye insanları sevmiyosun)" onmousedown="return bkc('2659323','+%60sonra+niye+insanlar%FD+sevmiyosun%60')">
sonra niye insanları sevmiyosun)