etraftaki abazan bolluğunda bile adam gibi adam bulamayıp da yalnızlığı seçmiş hatunlardır. * ya da çalışmaktan özel hayatına zaman ayıramamıştır. sadece toplumda "normal" olabilmek için yani evlenmiş olmak için evlenmeyi seçmemiştir. çünkü herkes evlenmek zorunda değildir, herkes evlenilecek ve hayat geçirilecek kadar katlanılabilir birini bulamayabilir. çünkü sadece evlenmiş olmak için evlenmek istese, herkese göre adam var dünyada, elbette birini seçip evlenebilir. tabii ki harbiden çok evlenmek isteyip evde kalan istisnalar da var.
günümüz şartlarında evlenme yaşı da ilerlemiştir, eskisi gibi değil. çünkü mesela erkekler artık üniversite bitirecek, askere gidecek, dönecek iş bulacak, biraz birikim yapacak ve birini bulup evlenecek diye sıralarsak zaten bu yaş kaçınılmaz olarak 28'i bulur. kadınlar için de aynı şey geçerlidir. zaten karakter oturmadan çocuk yaşta evlenen insanların boşanma oranı son derece yüksektir. hayatı henüz tanımayan insanlar evlenir, sonradan gözleri açılır ve mutsuzluğa sürüklenir. bırakın insanlar birşeyler yaşasın, seçim şansı olsun, hayatı tanısın, sonrasında karakteri oturunca da gerçekten yürekten istediği için evlensin. geç olsun, güç olmasın.
güzel bir hayat geçirmek ve sevişmek için evlenmek zorunda olmadığının bilincinde olabilir pekala. ayrıca tıp sürekli gelişiyor, artık çocuk doğurmak için 25 yaşında hamile kalmak zorunluluğu da yok. öyleyse, bir insanın 30 yaşında kendi hayatını istediği gibi yaşayıp, öte yandan kendi parasını kazanmasında ne kötülük var a.k ?
insanlar yıllardır evleniyor ve daha bu işin bir numarasını göremedik. belki de dünyayı bekar kadınlar ordusu kurtaracaktır, kim bilir!
çalışıyorsa, evde kalmamıştır. iştedir. 30 yaş da oldukça gençtir, kartlaşmak için erkendir. bu başlık "hatun" sözcüğü içerdiğinden erkek aklından çıkmış olduğu aşikar bir başlıktır. hem de, iş yaşamında kadınlarla yarışmayı kendine yediremeyen; eski kategorizasyonlarla geçmişteki egemenliğini özleyen ya da bir önceki nesil bakış açısıyla şimdiki jenerasyonun uyuşmamasından rahatsız olan; mesleki anlamda- ki eşi olmak dışında bir mesleği daha varsa- kendisinden hep birkaç adım geride duran, cinselliğe ilk açılışını kendi soyadıyla yapmış "hatun"ların çoğunlukta olmasını dileyen adamlardan.
hayır efenim ne alakası var diye diretilirse, ben de çok fazla 30'unu geçmiş 23'ünde görünmeye devam edecekmiş gibi duran ve kartlaşması zaman alacağa benzeyen, işkolikliğinden evde kalamaya bile vakit bulamayıp, erkeklerin yapılmasına alışık olunan mesleklere taklalar attırıp, en sivri ve uzun topukların üzerinde kaygan yüzeylere rağmen koşuşturmayı beceren ince belli duru tenli hatunlar tanıyorum. standartları yükseldikçe seçenekleri azalıyor ve kendileriyle daha mutlu olduklarını farkedip, bazı şeyleri değiştirmelerine değecek bir adama kadar evlenmeyi erteliyorlar. çünkü evlenmek sırada bekleyen ve son kullanma tarihi olan bir fırsat değil, aşk yüzünden istekle oluşturulan bir durum, biliyorlar.
çevredeki bilimum anneanne (bkz: anane) ve teyzeler tarafından yaşı geçkin, dul ya da boşanmış koca adaylarının (bkz: genellikle zengin, orta ölçekli işletme sahipleri) yamanmaya çalışılması sonucu naif bayanın kendini kötü hissetmesine sebebiyet verebilecek, bunun dışında gayet kendinden memnun, hayatı sömürmeyi bilen, 20' lik çıtırları kıskandırabilecek model.
kırk yaşında hocam var benim, kıskançlıktan çatladığım, adeta idol ilan ettiğim
hayatı sorgulamamış,mutlu bir yaşantının nasıl olabileceği hakkında fikir yürütmemiş,sosyolojiden,psikolojiden,felsefeden bihaber;toplum ve aile tarafından kendisine dayatılan oku,çalış,kariyer yap,para kazan gibi kalıpların dışına çıkamamış,ve bu kalıpları hırsıyla da harmanlayarak bir yol tutturup devekuşunun kafasını kuma gömmesi misali bu kalıpların içine kafasını gömerek yaşamış;yaş otuza gelince ulan noluyoruz ömür geçio diye beyni dank edecekken bazı şeylerin artık geç olduğunu düşünebilme yetisine yeni gark edebilmiş insandır.lakin artık kendisini bekleyen şey hırslarının kurbanı olarak yaşadığı bu dengesiz hayatı aynen devam ettirip yalnızlık içinde psikolojik sorunlara ve streslere boğduğu sinir hücrelerini ve düzenli olarak tadını çıkaramayacağı östrojen,testesteron gibi hormonlarını toprağa götürüp kendini sindirecek canlılara,amonyak bakterilerine vs hediye etmek olacaktır.kendilerine akıl fikir salık veriyoruz.
(bkz: allah akıl fikir versin)
çalışan versiyonuna katlanmak bir derece kolaydır. daha da kötüsü firmanın sahibi olanıdır. sabahtan akşama kadar gününüzü zehir eder. saçma fikirlerine ve sözlerine aldırmamak çok zordur. iş yapıyorum, yoğunum izlenimi vererek chat yaparlar. zorunlu haller dışında çalışanların internet kullanmasına katlanamazlar. sosyal yaşantısı yok denecek kadar azdır. geç saatlere kadar chat yaptıktan sonra baba evine dönerler. benim patroniçem böyle işte.
çok faal kişilerdir, bilimum dergiler okuyup orada yazan koca bulma yöntemlerini harfiyen uyguladıkları için, dans okulları, dernek, clup vb. dolaşıp dururlar..
hem evde kalmış hem de çalışan kadın bence ironik bir durum.evdeyse çalışmıyordur.evde değilde çalışıyorsa o zaman evde kalmış olmaz.kartlaşmış denince eh onun için ne çalışmaya ne de evde kalmaya gerek var.belli bir yaşı geçince doğal olarak kartlaşıyorinsan bunun için kadın olmaya gerek yok erkeklerde kartlaşıyor.(hem kel hem de göbekli )
aynı evde yaşamanın çok zor olduğu hatun.efendim bunlar 30 undan sonra değişik ilgi alanları oluştururlar, yaşamlarını biraz daha doldurmak daha doğrusu geçiştirebilmek için. garip alışkanlıklar edinirler ,çok insanla tanışıp yeni yeni heyecanlar bulmak isterler, tanımadıkları insanlarla chat yaparlar, türlü türlü atraksiyon çıkarırlar, tenise başlarlar, yüzmeye giderler, çok sık alışveriş yaparlar, bu gibi normal alışkanlıklardan başka yaşını başını almış kadının akşama kadar cm ya da age of oynadığı, maaşının bir bölümünü iddaaya ayırdığı, futbol manyağı olduğu da görülmüştür. bir de fal bakmayı bilen biri varsa ellerinin altında günde 3 öğün fal baktırırlar sadece seni çok güzel sonsuza kadar sürecek bir aşk bekliyor lafını duymak için. bir süre sonra iyice bayarlar, bir de hesap sorarlar hani aşk vardı hani sevgilim olacaktı diye. bu arada çok bakımlıdır bu tatlı hatunlar, kartlaşmış demek ayıp olur.
kadının 30'una geldiğinde evde kalmış ve kartlaşmış olacağı ön kabulune dayandığı için hatalı bir tamlama. tamlamadaki saçma tabirleri geçersek, "30'unu geçmiş çalışan hatun" haliyle ablamın evlenmeden önceki hali. 30'undaki kadını "kart ve evde kalmış" kabul eden ataerkil zihniyeti sorgulamadan konuya girersek, hayatın anlamını anlamanıza yardım edecek, canınızdan değerli, dünya tatlısı yeğenler verme potansiyeline sahip muhteşem hatunlardır bunlar.
bu hanımların/beylerin bir alt grubu (hepsi değil, bir alt gurubu) vardır:
onlar çalışırlar ama öyle çok bir kariyerleri yoktur, arasıra dışarı çıkarlar ama faal bir hayatları da yoktur. evlenmeyi çok isterler aslında. 20'lerini geçerler, 30'larını geçerler hatta 35'lerini bile geçerler ama evlenmezler. belki de evlenemezler.
çoğu güzel, alımlı teyzelerdir/amcalardır (zaten çirkinler duruma erken uyanıp, ilk fırsatı kaçırmıyorlar), ama iletişim problemleri vardır. af buyrun öküzdürler azıcık. (hatırlatıyorum: alt gurup)
yani niyedir bilmiyorum (@1794491), karşı cins ile sakin sakin iki çift laf etmezler. ya didişirler, ya şöööle bir afra tafra olayına girerler..
tabii kimsenin aklının içine giremiyoruz ama armudun sapı üzümün çöpü diye diye ilerliyorlar herhalde.
bu hanımların/beylerin bir alt grubu daha(@1911739) vardır:
bunlar da çalışırlar, kariyerleri vardır, dışarı çıkarlar, faal hayatları da vardır.
büyük şehrin tadına varmış, "ulan yeni yeni yaşamaya başladık, şimdi ne gerek var iki kişi birbirimize hapisane olalım" diyerek evlenmemeyi seçmiş (e bence doğru da etmiş) insanlardır.
arasıra tek kalsalar ve üzülseler de arkadaşları ve sevgilileri vardır. iyi yaşarlar, kendilerinden memnun, hayatlarından mutludurlar.
problem yoktur yani. çamaşır-bulaşık-temizlik üçgeninde erimek yerine gezecek tozacak bolca zamanları ve çocuğun bezi yerine italya tatillerine harcayacak bolca paraları vardır..