yıllar ne de çabuk geçti derler...ne kadar yalan bi laf...ya da söz konusu beşiktaş olunca bize öyle geliyor...
neydi o şampiyonluktan uzak yıllar...
oysa ki ne de şendik, mesuttuk rekorlarla dolu yüzüncü yılımızda...
derken önce 101. yılda tramvatik samsunspor maçından sonra yaşadığımız yıkıntı,
hem de ne yıkıntı, öyleki 2 sene gelememiştik kendimize ve o iki sene boyunca daha lig başlamadan havlu attık adeta...
sonrasında kupalı
* yıllar geldi,
şampiyon olamayan takımın taraftarı olarak buna da şükür diyorduk...
ne de olsa onu doğduğundan beri görmeyen,
hikayesini dedelerinden dinleyen taraftarlar da vardı hala dünya üzerinde...
son iki seneden beri ise en azından şampiyonluğa oynayan bi takımımız vardı,
tam "ha oldu olacak", "acaba...!" derken bazen tüm sene yatan kejman'lar bir maçta aslan kesilir,
bazen de taraftarı bile olmayan belediyeler, oftaşlar çıkardı sahneye...
evet olamıyorduk ama alışkındı bu camia bu olaya bikere...
bi sene şampiyon olmasa ortalığı ayağa kaldıran,
çakma istifa senaryoları ile gündemi değiştirmeye çalışan bi kültürün ürünü değildi zira...
pek bilinmez ama ligin en çok ikinci olan takımıydı...
hem bu taraftar çilekeşti, başkalarına hiçbi taraftara benzemezdi,
zira onlar gibi yenildiğinde küstüm oynamıyorumculuk yapan, stada gitmeyen iyi gün dostlarından değildi..
alışkındı çile doldurmaya...
ne de olsa hiçbi zaman sevmemişti sadece sevinmek için...
ve bugün...
işte bugün o gündür dostlar, sevgili kartallar...
hernekadar her defasında ısrarla sevinmek için sevmedik desekte
bugün kimi zaman üzüldüğümüz, kimi zaman sevindiğimiz,
çoğu zaman kanser olduğumuz koca bir sezonunun meyvelerini toplayacağımız,
gerçekten de sevinmeyi hakedeceğimiz gündür...
30 mayıs 2009 saat 21:45'te sadece şampiyonluğa uzanmakla kalmayıp,
ondan uzak geçen yılların da acısını çıkartıcaz...
tıpkı ercan taner'in 6 yıl önce "
sergen attı şampiyonluk geldi" dedikten sonra olduğu gibi,
tıpkı metin-ali-feyyazlı çocukluğumuzun o tatlı günlerinde
bi elimizde babamızın eli, bi elimizde siyah beyaz bayrağımızla olduğu gibi...
çünkü gerçekten de "şampiyonluk hasretiyle çok çile çektik, geceleri uyumadan sabahlar ettik...''
çok özledik seni çook...