belki ilginizi çeker
  1. · büyük taarruz
  2. · türklere özgü balkonda bulunanlar
  3. · 30 ağustos
  4. · büyük utku
  5. · 8 eylül 2009 siirt eruh ta çatışma
  6. · 30 ağustos 2009 hakkari de mayınlı saldırı
  7. · genel kurmaydan 30 ağustos göndermesi
  8. · kürt açılımına karşı olmak
  9. · emre belözoğlu
  10. · zafer bayramı
gündem
  1. · prison brake
  2. · cebe sevgili ismini kayıt şekilleri
  3. · kız arkadaşı behlül ve sawyer la yatakta basmak
  4. · beşiktaş ile fenerbahçe taraftarı arasındaki fark
  5. · 2012
  6. · colin kazım richards
  7. · bittikten sonra insanı mal gibi bırakan filmler
  8. · ayrılırken söylenmemesi gerekenler
  9. · wicca

30 ağustos zafer bayramı  

 sayfa  / 2
  1. 30 ağustos 1922'de, türk ordularının zaferi ile sonuçlanan başkumandanlık meydan muharebesi'nin (aynı zamanda büyük taarruzun da bitişinin) yıldönümüdür.
    (bkz. büyük taarruz)
    (azureel, 30.08.2004 10:59 ~ 11:00)
  2. pek de kıymetini bilemediğimizi düşündüğüm bayram. toplumsal olaylara karşı başlayan duyarsızlığımızdan nasibini almadan kurtulamayan bayram. herkesin o gün bambaşka bir hisle ve heyecanla uyanması gerekirken haberlerde duyunca 'ana bugün zafer bayramı mı ?' dediği bayram. insanlarımızın neredeyse aynı ülkede yaşamaktan başka ortak yanlarının kalmadığı bir ortamda daha bi iştahla kutlanması gerekirken altına ancak 3 - 5 giri girilen zavallı bayram.
    (redblue, 30.08.2005 21:01)
  3. altına giri girmekle kutlanmasının yeterli olmadığının bilinmesi gerektiği bayram.

    (bkz: bugün 30 ağustos için ne yaptın)
    (chladoceran, 30.08.2005 21:02)
  4. "hiç bir zafer gâye değildir. zafer, ancak kendisinden daha büyük olan gâyeyi elde etmek için gerekir en belli başlı vasıtadır. gâye, fikirdir.
    zafer, bir fikrin istihsâline (elde edilmesine) hizmeti nispetinde kıymet (değer) ifade eder. bir fikrin istihsâline dayanmayan bir zafer pâyidar olamaz (yaşayamaz) . o, boş bir gayrettir.
    her büyük meydan muhare-besinden, her büyük zaferin kazanılmasından sonra yeni bir âlem (dünya) doğmalıdır, doğar. yoksa başlı başına bir zafer, boşa gitmiş bir gayret olur."
    mustafa kemal atatürk'ün bu sözleriyle başlamak istedim.
    "günün anlamı ve önemi
    birinci dünya savaşı sonunda imzalanan mondros mütarekesi ve sevr antlaşmasıyla yurdumuz tamamen elimizden alınıyor, vatanımızda hür olarak yaşama hakkımıza son veriliyordu. yüzyıllardır üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu topraklar düşmanlara veriliyor, bizim de bunu kabul etmemiz isteniyordu.
    türk milletinin bu durumu kabul etmesi elbette mümkün değildi. 19 mayıs 1919'da atatürk'ün samsun'a çıkmasıyla, lideriyle kucaklaşan anadolu, atatürk'ün önderliğinde kurtuluş savaşı'nı başlattı. amasya genelgesi'nin yayınlanmasının ardından erzurum ve sivas kongreleri yapıldı. daha sonra 27 aralık 1919'da ankara'ya gelen atatürk, 23 nisan 1920'de tbmm'yi kurdu. böy-lece hem memleketin yönetimi halkın iradesine verilmiş oluyordu. hem de kurtuluş savaşı'nın merkezi ankara oluyordu.
    tbmm meclisi yaptığı görüşmelerde yurdun durumunu ve kurtuluş çarelerini aradı. "misak-ı millî sınırları içinde vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı görüşü"nden hareketle, düşmanla mücadele kararı alındı. oluşturulan düzenli ordularla savaşa girildi. ilk başarı, doğu'da ermeni çetelerine karşı kazanıldı. daha sonra, batı cephesinde, yunanlılarla, ı. inönü ve ıı. inönü savaşları yapıldı. bu savaşların kazanılmasıyla yunanlılar'a büyük bir darbe indirilmiş oldu. bunun üzerine yunan ordusu yeniden saldırıya geçti. saldırı üzerine mustafa kemal, or-dularına: "hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. bu satıh, bütün vatandır. vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz." emrini verdi.
    türk askeri, büyük bir azim ve fedakârlıkla bu karara uydu. 23 ağustos ve 12 eylül 1921 tarihleri arasında yapılan sakarya meydan muharebesiyle, türk milleti 1699 karlofça antlaşmasından beri ilk defa toprak kazanmaya başlıyordu. sakarya savaşı, türk milletinin savunma durumundan taarruz durumuna geçtiği önemli bir savaş olarak da tarihe geçti. bu zafer sonunda, tbmm tarafından, mustafa kemal'e "gazi" unvanı ve "mareşal" rütbesi verildi.
    türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan sakarya savaşı'ndan sonra, büyük bir taarruzla düşmanı tamamen yok etme kararı alındı.
    1922 yılı ağustosuna kadar, hazırlıklar tamamlandı. güneydeki türk birlikle-ri, büyük bir gizlilik içinde batı cephesine kaydmld". istanbul'daki cephane depolarından silah ve cephane kaçırıldı. itilaf devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hâle getirilen toplar onarıldı. yeni silâhlar satın alındı. ordumuza taarruz eğitimi yaptırıldı. bu hazırlıklardan sonra, gazi mustafa kemal'in başkomutan-lığını yaptığı ordumuz, 26 ağustos 1922'de düşmana saldırdı. bir saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30 ağustos'ta düşman çember içine alındı. sağ kalanlar esir alındı. esirler arasında yunan başkomutanı trikopis'te vardı.
    bu savaş, atatürk'ün başkomutanlığında yapıldığı için başkomutanlık
    meydan muharebesi olarak adlandırıldı.
    büyük tarruzun başarıyla sonuçlanmasından sonra düşman, izmir'e kadar takip edildi. 9 eylül 1922'de izmir'in kurtarılmasıyla yurdumuz düşmandan temizlenmiş oldu. hain düşmanın, haksızca ve alçakça işgaline "dur" diyen ve kanımızın son damlasını akıtmadan yurdumuzu bırakmayacağımızı dünyaya ispatlayan bu büyük zaferi her yıl, 30 ağustos günü, bayram yaparak kutluyoruz."

    şu an içinde bulunduğumuz (26-30 ağustos) haftanın zafer bayramı haftası olduğunu önemle vurgulamak istiyorum.
    bizlerden istenilen çok şey değil, ne ailemizi bırakıp cepheye gitmemiz, ne de üç dakika sonra öleceğimizi bile bile arkamızdakileri düşünmeden vatanımız için, bayrağımız için, inancımız için ölüme yürümemizdir. (şu an için) şu an için yapmamız gereken, en iyi hareket, bu günlere biraz daha önem vermek, en azından bunu hissedebilmektir.
    geçmişte bizler için bu mücadeleyi veren insanlara az da olsa saygı duymamız, biraz da sahiplenme güdülerimizin ön plana çıkması gerekmektedir. bayraklarımızı evimizin balkonuna, penceresine "başkaları da asıyor" diye değil, yaşanan milli mücadeleyi önemsediğimiz, benimsediğimiz ve dosta düşmana karşı "biz burdayız!" demek için asalım.
    (ccuk, 29.08.2006 13:12 ~ 13:18)
  5. an itibari ile kutlanmaya başlanan resmi bayramımız.

    birinci dünya savaşı sonunda imzalanan mondros mütarekesi ve sevr antlaşmasıyla yurdumuz tamamen elimizden alınıyor, vatanımızda hür olarak yaşama hakkımıza son veriliyordu. yüzyıllardır üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu topraklar düşmanlara veriliyor, bizim de bunu kabul etmemiz isteniyordu.
    türk milletinin bu durumu kabul etmesi elbette mümkün değildi. 19 mayıs 1919'da atatürk'ün samsun'a çıkmasıyla, lideriyle kucaklaşan anadolu, atatürk'ün önderliğinde kurtuluş savaşı'nı başlattı. amasya genelgesi'nin yayınlanmasının ardından erzurum ve sivas kongreleri yapıldı. daha sonra 27 aralık 1919'da ankara'ya gelen atatürk, 23 nisan 1920'de tbmm'yi kurdu. böylece hem memleketin yönetimi halkın iradesine verilmiş oluyordu. hem de kurtuluş savaşı'nın merkezi ankara oluyordu.
    tbmm meclisi yaptığı görüşmelerde yurdun durumunu ve kurtuluş çarelerini aradı. "misak-ı millî sınırları içinde vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı görüşü"nden hareketle, düşmanla mücadele kararı alındı. oluşturulan düzenli ordularla savaşa girildi. ilk başarı, doğu'da ermeni çetelerine karşı kazanıldı. daha sonra, batı cephesinde, yunanlılarla, ı. inönü ve ıı. inönü savaşları yapıldı. bu savaşların kazanılmasıyla yunanlılar'a büyük bir darbe indirilmiş oldu. bunun üzerine yunan ordusu yeniden saldırıya geçti. saldırı üzerine mustafa kemal, or-dularına: "hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. bu satıh, bütün vatandır. vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz." emrini verdi.
    türk askeri, büyük bir azim ve fedakârlıkla bu karara uydu. 23 ağustos ve 12 eylül 1921 tarihleri arasında yapılan sakarya meydan muharebesiyle, türk milleti 1699 karlofça antlaşmasından beri ilk defa toprak kazanmaya başlıyordu. sakarya savaşı, türk milletinin savunma durumundan taarruz durumuna geçtiği önemli bir savaş olarak da tarihe geçti. bu zafer sonunda, tbmm tarafından, mustafa kemal'e "gazi" unvanı ve "mareşal" rütbesi verildi.
    türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan sakarya savaşı'ndan sonra, büyük bir taarruzla düşmanı tamamen yok etme kararı alındı.
    1922 yılı ağustosuna kadar, hazırlıklar tamamlandı. güneydeki türk birlikle-ri, büyük bir gizlilik içinde batı cephesine kaydmld". istanbul'daki cephane depolarından silah ve cephane kaçırıldı. itilaf devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hâle getirilen toplar onarıldı. yeni silâhlar satın alındı. ordumuza taarruz eğitimi yaptırıldı. bu hazırlıklardan sonra, gazi mustafa kemal'in başkomutan-lığını yaptığı ordumuz, 26 ağustos 1922'de düşmana saldırdı. bir saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30 ağustos'ta düşman çember içine alındı. sağ kalanlar esir alındı. esirler arasında yunan başkomutanı trikopis'te vardı.
    bu savaş, atatürk'ün başkomutanlığında yapıldığı için başkomutanlık
    meydan muharebesi olarak adlandırıldı.
    büyük tarruzun başarıyla sonuçlanmasından sonra düşman, izmir'e kadar takip edildi. 9 eylül 1922'de izmir'in kurtarılmasıyla yurdumuz düşmandan temizlenmiş oldu. hain düşmanın, haksızca ve alçakça işgaline "dur" diyen ve kanımızın son damlasını akıtmadan yurdumuzu bırakmayacağımızı dünyaya ispatlayan bu büyük zaferi her yıl, 30 ağustos günü, bayram yaparak kutluyoruz.

    alıntıdır.
    (dna, 30.08.2006 03:51 ~ 03:52)
  6. an itibariyle çocukların el öpmeye geldiği milli bayram.
    (bkz: ohannesburger)
    (subuo, 30.08.2006 16:34)
  7. bütün yurtta büyük bir çoşkuyla kutlanır.çok büyük şehirlerde yaşayan insanlar-genelde ankara hariç-bayramın ülkede yeterince coşkulu kutlanmadığını sanarlar.çünkü o günü evde oturup bir aktiviteye katılmadan geçirmektedirler.oysa asıl bayram orta ve küçük irilikte şehirlerde,köy,kasaba ve beldelerde çok büyük coşkuyla kutlanır zira oralar küçük yerlerdir,her şey meydanda olur ve herkese sesi gelir.herkes bir şekilde çıkar dışarı ve şenlik başlar.insanların 10.yıl marşını o günleri yaşayıp bizi bugünlere taşıyan atalarını hissederek hep bir ağızdan,kiminin tüyleri diken diken olmuş,kiminin gözü yaşlı söylediği gündür.en bi güzel günlerden biridir.
    (tebetha, 31.08.2006 12:03 ~ 12:10)
  8. (papazzz, 26.08.2007 23:39)
  9. tarih itibariyle yaklaşık 1,5 saat önce girdiğimiz 30 ağustos gününü özel kılan bayramdır. ülkemizin kuruluşunda ya da başka bir deyişle baştan yaratılışında diğer bütün milli bayramlar gibi çok büyük bir önemi vardır. akan kanların en azından yılda 4 kere hatırlanması adına özel kılınan günlerden belki de..

    ancak bazen ülkenin nerelerden geldiğini bilmeyen ya da bu gelişmelere kulak tıkayan kesimlerce göz ardı edilir. ısrarla dayatılmalı, hatırlanması gerekenler hatırlatılmalı, öğretilmesi gerekenler öğretilmelidir.

    dini bayramları da göz ardı ettiğim düşünülmesin ancak milli bayramları bayramdan saymayan kesimin de - her dini bayramı mübarek edip, milli bayramları görmezden gelen kesimden bahsediyorum. - 30 ağustos zafer bayramları kutlu olsun.

    not: muhteşem bir dille yazılıp yüreğe dokunacak, kanı kaynatacak yazılardan değildir ama hissettiklerim bunlardır.
    (colony of birchmen, 30.08.2007 01:31)
  10. şanlı tarihimizin en şanlı zaferlerinden başkumandanlık meydan muharebesinin yıldönümüdür...tam 86 yıl önce bugün yüzlerce şehidimizin canları kanları ile kazanılan bu savaş 86 yıl sonra bugün hala tüylerimi diken diken ediyor ve hala kendi kendime sadece siz şehitlerim için bu vatanı sonuna kadar koruyacağım ve kimsenin bölmesine izin vermiycem diyorum..
    (r9s10, 30.08.2007 01:57)
  11. milletçe resmi tatil adı altında yatarak kutladığımız zafer'in yıldönümü. bu mu olmalıydı yani?. kaçımız o günleri anarak halimize şükrettik, kaçımız o uğurda canlarını feda edenler için el açıp dua ettik. varsa yoksa tatil mnkym.

    iki yıl sonra gelen edit: kafa dumanlıymış herhalde.
    (kuzudis, 30.08.2007 13:46 ~ 30.08.2009 13:24)
  12. bu zamana kadar katılmadığım kalabalık yorucu törenlerin yapıldığı özel günlerden birisidir. bu sene 30 ağustosu iple çektim desem yeridir. eğer insanın asker abisi böyle anlamlı ve özel günün törenine katılmak üzere seçilmiş, tören öncesi büyük bir disiplinle km'lerce yürütülmüş, koşturulmuş sonuç itibariyle canından bezdirilmişse, ister istemez sizin de psikolojik baskı altına girmenizi sağlar. oturduğunuz yerden izlediğiniz askeri gösterileri gözünüz yaşlı izlemenize sebebiyet verecek gündür, bayramdır, güzeldir ve herşeye değesidir.
    (ilsu, 30.08.2007 14:25)
  13. 11. cumhurbaşkanı abd. gül'ün bu sıfatla katıldığı ilk bayram. ankara'da hipodromdaki kutlamaları izliyordum. protokolde yalnız büyükanıt ve gül ayaktaydı. protokol icabı. sonra sancaklar göründü ilerde. herkes tek tek ayağa kalmaya başladı. tayyip oturuyordu hala. sancaklar önlerindeydi ve herkes ayaktaydı. tayyip çenesini eline dayamış gözlüklerinin arkasında uyukluyordu, oturuyordu. o an arkasındaki adam kalk anlamında bir dürtükledi tayyip'i. hı? diye yerinden zıpladı. uyukluyordu belki de. önünden asla kimseye temsil edilemeyecek sancaklar geçiyordu, tayyip uyukluyordu. herkes ayakta ve hazır ol vaziyetindeydi. sonra o da ayağa kalktı. çok şükür ki en azından sancaklar geçerken ayağa kalkan saygılı bir başbakanımız var(!)
    (i screama you screama we all scream for ice creama, 30.08.2007 14:42)
  14. eğer böyle özel bir gün, bayram, başka ülkelerde ya da başka diyarlarda anılıyor olsaydı nasıl olurdu diye düşünmeden geçemediğim gündür. kalkp dört temmuz örneği verecek de değilim ama yine de düşünmeden edemiyor insan. bilgisayarıma ulaşır ulaşmaz sözlükte bugün, bu konuyla ilgili girileri inceleyeyim dedim ancak anladım ki, demesem de olurmuş. an itibarı ile üçüncü( ben girene kadar 5 saatte 5 giri olmuş) giriyi girmekteyim. genç nüfusumuzun konu üzerindeki hassasiyeti gerçekten gözlerimi yaşartmaktadır. ve gel gör ki memleketimizde a abi başbakan olmuş, b abi cumhurbaşkanı olmuş şeklindeki başlıklarda bu tepkileri bir nebze olsun gördüğümü sanıyordum. gel gör ki bu tepkilerini son derece bastırılmış, pasifize edilmiş ortamlarda veren gençlerin, sivil toplum örgütleri tarafından düzenlenmiş cumhuriyet yürüyüşlerine gösterdikleri ilginin on da birini bu özel günde göstermemiş olmaları beni bir kez daha hayretler içerisinde bırakmıştır. işte bu sebeple ülke olarak geldiğimiz durum, bizi yöneten insanların sahip olduğu vasıflar, artık son derece normal gelmekte, gelecek ile ilgili umutlar hızla tükenmekte ve ne acıdır ki bu da kimsenin skinde olmamaktadır. nice canlar verilerek, hangi koşullarda kurulduğu düşünülürse bu cumhuriyetin, hepimize yazıklar olsundur.

    edit: şimdi bakabildim 30 ağustos 2007 şampiyonlar ligi kura çekimi ile ilgili an itibarı ile 23 giri mevcuttur.
    (coughlin yasası, 30.08.2007 17:40 ~ 17:47)
  15. sabah anıtkabirdeki töreni tv'den izledim.askerlerin yüzlerindeki üzüntü ekrandan bile taşıyordu.sanmıyorum ki hiç bir 30 ağustos bu kadar hüzün ile kutlanmış olsun.büyükanıt'ın konuşması da aynı şeklide.tabiki anlayana...
    senelerdir azimle planladıkları yere geldiler.zoraki alkışladılar önlerinden geçen türk silahlı kuvvetlerini.siyah gözlükler ardından izleyerek,sözde ele vermedi kendini sayın başbakan.ama o kaykılarak oturuşundan, bitsede gitsek tavrına kadar herşeyi ile "tüm silahlar benim elimde büyükanıt amca sen eğlen" diyişini anlayanlar olmuştur elbet.
    (life for rent, 30.08.2007 18:06)
  16. kara harp okulu öğrencilerinin mezuniyet töreni ve sancak devir-teslim seramonisinin de yaşandığı gün olmuştur.
    (berrak, 30.08.2007 18:10)
  17. her ne kadar adı bayram olsa da gerektiği ilgiyi görmeyen bayramdır.

    "zafer bayramımız kutlu olsun!"
    (spongebob, 30.08.2008 00:16)
  18. bu yıl abd gemilerinin gölgesindeki biricik ülkemin biraz buruk kutlayacağı milli bayramımız
    (tavernaci, 30.08.2008 03:19)
  19. tatilde olduğumdan dolayı hangi gün ve ayın kaçı olduğunu pek bilmiyorum,bu sabah da bilmiyordum.sonra jet seslerini duydum,ayın 28'i, 29'u ya da 30'uydu hesaplarıma göre.prova mı yapıyordu jetler yoksa 30 ağustos muydu bugün karar veremedim,kalkıp takvime bakmak yerine elimdeki kumandayla kanalları gezinmeye başladım,eğer 30 ağustos ise nasılsa kanallarda bayrak falan görürüm dedim.başladım zap yapmaya,tipik star,show,kanal d,atv sırasını takip ettim,hiç birinde bayrak yoktu,demek ki bugün daha 29'uymuş dedim.ama bir kaç saat sonra öğle haberlerinde gördüm ki 30 ağustosmuş ve kanallarımız bayraklarını öğleden sonra yerleştirmişler.
    (amanın da amanım kim gelmiş, 30.08.2008 21:12 ~ 21:13)
  20. profile atatürk resimleri koymak suretiyle kutlanan bayramdır. an itibarı ile msn, facebook gibi yerlerde bolca denk geliyorum. haa unutmadan;

    (bkz: kutlu olsun)
    (terelelli, 30.08.2009 00:06 ~ 00:07)
  21. 82 milyon vatandaşımıza kutlu olmasını dilediğim bayram.
    (xanobachewsky, 30.08.2009 00:31)
  22. - zafer "zafer benimdir" diyebilenindir.

    gazi mustafa kemal paşa, 11 ocak 1925.
    (sonbahar vurgunu, 30.08.2009 00:37 ~ 00:37)
  23. çukurova'da fransızlar, antalya'da italyanlar, izmir'de yunanlılar, istanbul'da ve güneydoğu anadolu'da ingilizler.
    aklını kullanmayan milletler yok olur. evrim gibi bir şey... akıl insanın çevreye en iyi şekilde uyum sağlaması ise uyum sağlayamayan milletler yok olur.
    allah, memleketimize savaş ve felaket vermesin.
    (humanist olmayan inek, 30.08.2009 01:04)
  24. 30 ağustos 1922 tarihinde bir ulusun kaderini değiştirenlerin o ulusa yani bize verdiği hediyedir.. kutlu olsun.. aradan 87 yıl geçmiş, o gün 87 yıl önce bu vakitlerde kaderimizin yönünü değiştiren bize özgürlüğümüzü armağan eden dedelerimize rahmet diliyorum, kendi adıma teşekkür ediyorum.. ne dizeler geçiriyorum aklımdan..

    ey,mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
    kızkardeşimin gelinliği,şehidimin son örtüsü..

    dağ başını duman almış
    gümüş dere durmaz akar
    güneş ufuktan şimdi doğar
    yürüyelim arkadaşlar..

    bunların hepsini anlamlı kılıyor söylerken bu destan ve tabi ;

    çıktık açık alınla on yılda her savaştan,
    on yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan;
    başta bütün dünyanın saydığı başkumandan;
    demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan

    diyebiliyoruz gururla; göğsümüzü gere gere kendi topraklarımızda kendi kendimizi yönetebiliyoruz.. hangi hükümet, hangi zihniyet hakim olursa olsun bu ülke üzerinde biliyoruz bayrağımıza, marşımıza, dilimize, yönetim şeklimize dokun(a)mayacak..

    bağımsızlık karakterdir! masada alınamaz çoğu kez kanla ödenir.. biz ödedik, dedelerimiz ödediler bizim için ve ne mutlu ki yılda 5 kere de olsa onları, bağımsızlığımızın mimarlarını yad edebileceğimiz bir öykümüz var..!

    bugün zaferimizin bayramıdır, duyguluyum hem de çok, kutlu olsun..
    (sol anahtarı, 30.08.2009 03:07)
  25. gaziyle, atalarımızla, şehitlerimizle ve vatanlarına sahip çıkmalarıyla, herkesin tek bilek olmasıyla her yıl çok daha fazla gurur duyma sebebi olan gündür. bu sene elime atatürk lü türk bayraklarından birer tane alıp tören yerinde sallayarak, gurur duyduğumu bu kez çok daha fazla insana göstererek kutlayacağım zaferin bayramıdır.

    kutlu mutlu olsun!
    varlığın, tüm varlığımıza armağan olsun!
    (buzdan yıldız, 30.08.2009 03:21 ~ 03:22)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil