2 yıllık bir beklentiyi sona erdirecek, mutluluktan havalara uçurmuş bir konser haberidir. rockistanbul org organizasyonudur. ayrıntılar çok yakındadır, az bekleyindir...
ayrıca ufak bir sapmayla olsa da, ben demiştim di mi? (bkz: @354418)
içimi kıpır kıpır eden, heyecandan başımı döndüren organizasyondur. kasım 2002'de aldığımız muhteşem zevki hatırlatacak, mutluluğumuza mutluluk katacak, insanları bütün bir kitle halinde müziksel doygunluğa taşıyacak olaydır. umarız bu da iptal edilmez, rüyalarımız bir kez daha gerçek olur diyoruz.
yalan olmayacak konser haberidir. güvenindir siz, her şey süper olacaktır, şimdiden feci gaza gelmiş durumdayızdır, ohadır, çüştür, her bi şeydir. ağlıyorum şu an.
geçen seneki büyük hayal kırıklığı sonrasında biletlerini içleri acıyarak geri vermiş yüzlerce dt hayranını yeniden hayata bağlayacak konserdir. konserden önce itü'de hazırlıklar yapılmalıdır. sözlükte dt zirveleri düzenlenip dvd gösterimleri organize edilmelidir.
www.dreamtheater.net te henüz açıklanmamış konser ancak
"
june 10th - sweden rock festival - solvesborg, sweden
june 11th - arrow rock festival - lichtenvoorde, holland
(also on the bill: meatloaf, kansas, styx, lou gramm and many others)
june 12th - buchholz footballstadium - zurich, switzerland
(special guests of ıron maıden)
june 13th - posthof - linz, austria
"an evening with dream theater"
june 18th - lorca rock festival - murcia, spain
(also on the bill: ıron maıden, stryper and others tba)
june 21 - amphiteatre - fucecchio, ıtaly
june 22 - piazza del popolo - ascoli piceno, ıtaly
june 23 - villa pisani - padova, ıtaly
(dt headlining show with special guests angra and labyrınth)
"
bu şekil bir turne görünüyor. 2. kere izlemek harika olucak.
onları ikinci kez seyretme fikriyle kendimden geçmeme neden olan ama son anda bir arıza çıkaracaklarını düşündüğüm için milletin çok fazla gaza gelmesini tavsiye etmediğim organizyondur. ayrıca daha düzgün bir konser salonunda çalmaları da en büyük iyiliklerden biri olacaktır dinleyicileri için. zira geçen konserde pencereden sarkan teyzelerle uğraşmak ve uzayıp giden kuyrukta yaslanacak bir yer aramak oldukça yorucuydu. giriş anını hiç hatırlamak bile istemiyorum tabi.
an itibariyle sözlükten öğrendiğim, bi ton konser haberinin üstüne bomba gibi düşen, üstüme in flames ile çakışan ama sallayamacağım (doğal olarak), uykumu kaçırtan, gözlerimi yaşarten, sapıttıran haber.. aman sabahlar olmasın.. the legend is back demiştim.. ermek üzereyim galiba..
parkorman'da gerçekleşecek olan konserdir. ayrıca "yalan konser haberi bu yok öyle bir şey sktr" demeden önce http://www.dreamtheater.net/... adresine bakmakta fayda var.
malesef (bkz: 3 temmuz 2005 in flames konseri)
in flames koseri önceden belliyken aynı geceye dream theater konseri koyan organizatörlere selam eder tercihimin in flames olacağını belirtirim.
sınırlı sayıdaki %30 indirimli biletleri 25 nisan 2005'den itibaren ticketturk'den alınabilir. satış fiyatı 35 ytl. konser alanına giriş saati 21:00 fakat her an değişiklik gösterebilir.
sınırlı sayıda satılacak olan platin biletlerin ayrıntılarının kesinleştiği konserdir. şöyleki:
biletler 200$'a satılacak ve bu bileti alırsanız bir adet konser bileti ve konser alanına erken girme avantajı, özel dream theater tişörtü, özel vip kartı, bir adet imzalı fotoğraf, dream theater ile tanışma ve fotoğraf çektirme fırsatı falan filan sizin olacak. yalnız sahne arkasına fotoğraf makinası gibi görüntü kaydedici aletler alınmayacak. resim çekilme işlemlerini dream theater'ın özel fotoğrafcısı yapacak.
bi kişiye en fazla 2 platin bilet satılacak. biletler konser günü, girişteki özel bilet gişesinden teslim alınacak. satışlar çok yakında başlayacak ve sadece internet üzerinden olacak. bunun için arada bir www.dreamtheater.net adresine bakmakta fayda var.
konser hakkında bir mini sss yayınlayalım, insanlarımızı bilgilendirelim.
s: ön grup var mı lan? (assassin)
c: dream theater geliyo daha ne istiyosun! yok!
s: ne zaman gidecez konser alanına ona göre makyajımı falan yapmam lazım, kuaföre falan gidicem de? (bu da assassin)
c: 18:30 kapı açılış saati, 21:00 konserin başlama saati. buna göre organize olun.
s: biletler hala 40 ytl mi? (iki okur)
c: 2 temmuz'a kadar 45 ytl. kapıda ne kadar olur bilmiyorum.
şeklinde playlisti olan konser. awake'e hiç dokunmamaları**, ve gidip six degrees*'den solitary shell çalmaları bizi üzmüştür. ama tabi buna sevinenler de olmuştur, kızmamak lazım. performans son derece üst düzeydeydi. elemanların suratlarının kırışmış olması da ilginç bir ayrıntıydı.
muhteşem bir ahenk içinde başlayan, dream theater elemanlarının da gününde olduğu bir performans iken on numaralık bir konser olma şansını playlistin kötü olmasıyla kaybetmiş bir gösteri.
as i am bittabi bir konsere başlamak için en uygun şarkı olsa gerek ve seyirciyi derhal havaya soktu. arkasından gelen octavarium ve train of thought albümünden çokça şarkı yerlerini biraz da awake ve scenes from a memory albümlerine bırakabilseydi performanslar kadar playlisti de takdir ediyor olurdum sanırım.
never enough çok fazla muse, panic attack adı gibi gaz ama sacrificed sons kötü bir şarkı. bunun yanında amerikan askerleri için yazılmış olan bu şarkıyı arsızca istanbul'da icra etmek daha da ilginç.
sanırım şarkılara iştirak en fazla as i am, the spirit carries on, metropolis part 1, endless sacrifice ve losing time da idi. kitlenin birçok şarkının sözünden habersiz olması uzun süren bazı şarkılarda kopukluklar yarattıysa da gaza gelmiş kitle durumu kurtarmasını ve grubu sürüklemeyi bildi. seyirci profili bostancı'ya göre oldukça çeşitliydi ki bunda izleyici sayısının ikiye katlanmış olması da bir etken sanırım.
james labrie; çokça kilo vermiş, forma girmiş ve kendisinden beklediğimden çok çok daha iyi bir performans gösterdi dün gece. efekt pedalını bir kez ıskalaması dışında bir hatasını da görmedim.
jordan rudess; labrie ile beraber gecenin adamıydı, tek kelimeyle o yaşıyla başıyla şiir gibi bir gece yaşattı. amcamız sololarıyla, atışmalarıyla, mimikleriyle dört dörtlüktü.
john petrucci; özellikle g3 sonrası iyice değiştiğini sezdiğim üstad, yine döktürmesine rağmen ben kendisinden bir budokan ya da new york konseri hazzı alamadım.
john ro myung; şirin adam, çekik gözlü adam yine tüm soğuk duruşuyla, bassını konuşturmasıyla orta sahada basmadık yer bırakmadı, durmadan çalıştı.
mike "the arıza" portnoy; muhteşem portnoy abi abd milliyetçiliğini ısrarla gruba itip kakmasa daha iyi olacak belki ama sanmıyorum ki müzisyenliğine halel gelsin. her zamanki gibiydi çok iyiydi. ve her zamanki gibi lama edasıyla tükürdü durdu etrafa. seyirciyi gazlamayı da pek iyi biliyor.
unutulmaz bir geceydi diyemesem de dünya gözüyle üstadları bir kez daha canlı izleme fırsatını bulmam açısından tatmin ediciydi. sanırım kitleye göre muamele, bizler eğlendirilmekten çok albüm satılması planlanan kitleyiz ve playlistler de hep buna göre oluyor.
dream theater çok iyi, çok güzel, çok hoş ancak dün gece bir kez daha farkettim ki, grubun gidişatı bir daha asla learning to live'deki tadı veremeyip, petrucci ve portnoy'un sert riffleri, bitmeyen soloları ve sert davulları üzerinden albüm yapmak. eskiden daha mı iyiydi ne?