dünya türkçülük günü'nün tarihsel kökeni
sovyetler birliği’nin almanlara karşı üstünlük sağlamaya başladığı 1942 yılının sonunda türkiye’de faris erkman imzalı “en büyük tehlike” adlı bir broşür yayınlandı. broşür, türkiye’nin nazi almanyası’yla birlikte savaşa girerek sovyetler birliği’ndeki türk kökenli halkları “büyük türkiye” çatısı altında toplamayı amaçlayan faşist propagandanın tehlikesine dikkat çekiyordu.
broşürde dönemin faşist dergileri
bozkurt,
gök-börü,
çınaraltı,
ergenekon ve dönemin faşist ideolog ve eylem adamları olan
nihal atsız,
yusuf ziya ortaç,
reha oğuz türkan,
general emir erkilet ve diğerlerinin alman etkisi altında, ırkçı fikirleri yaymakta olduklarına dikkat çekilir. mecliste de tartışma konusu olan “en büyük tehlike”ye atsız ve türkan’ın yanıtları daha çok bir karşı saldırı niteliğinde olur ve dönemin aydınlarından
zekeriya sertel,
sabiha sertel,
nazım hikmet,
sabahattin ali,
behice boran,
pertev naili boratav’ın içinde bulunduğu bir isim listesi yayınlanarak “kızıl tehlike”den söz edilir.
1944’te nihal atsız dönemin başvekili
şükrü saraçoğlu’na iki açık mektup yazar. bu mektuplarda şükrü saraçoğlu’nun 1942’de tbmm’de yaptığı konuşmaya yer vererek türkçülüğün hayata geçirilmediğini söyler, buna dayanak olarak da komünist yayınların gençlerin arasında yayılmasını gösterir. atsız’ın söz ettiği komünist yayınlar
tan gazetesi,
yurt ve dünya ve
adımlar’dır. mektubunda dönemin maarif vekili hasan ali yücel’e ve sabahattin ali’ye suçlamalarda bulunan atsız’a sabahattin ali iftira davası açar.
davanın 3 mayıs 1944’teki ikinci duruşması türkçü grubun gösterisine dönüşür.
bu gösterinin gerçekleştiği tarih daha sonra
alparslan türkeş’in öncülüğünde “türkçülük bayramı” olarak kutlanmaya gayret edilecektir. türkiye’de faşist hareket kendince bu bayramı 1 mayıs’a alternatif olarak kutlamaya devam etmektedir.
9 mayıs’ta karara bağlanan iftira davasında atsız 4 ay hapis cezası alır ama cezası ertelenir. ancak dava dönüşü istanbul’a giderken birçok kişiyle birlikte tutuklanır. 18 mayıs’ta atsız ve arkadaşlarının tutuklanmasının resmi gerekçesinin açıklanmasının ardından 19 mayıs günü
ismet inönü’nün yaptığı konuşma sovyetler birliği’ne bir mesaj olarak yorumlanır: “… turancılar, türk milletini bütün komşularıyla onulmaz bir surette derhal düşman yapmak için birebir tılsımı bulmuşlardır. bu kadar şuursuz ve vicdansız fesatçıların tezvirlerine türk milletinin mukadderatını kaptırmamak için elbette cumhuriyetin bütün tedbirlerini kullanacağız…”
ancak türkiye’de turancıların kovuşturmaya uğraması bir göz boyamadan ibarettir ve inönü hükümeti
kızıl ordu’nun ilerleyişi sırasında günü kurtarmaya çalışmaktadır.
davanın ilerleyişi bunun en güzel kanıtıdır. uzun süren duruşmalar sonucunda 1947’de sanıkların “milli olmayan bir ideolojiye karşı milli ideolojilerini ifade ettikleri”, yani komünizme karşı “milliyetçi duygularla” mücadele ettikleri ilan edilerek beraat etmeleri sağlanır.
edit: burada aslen kaynak linki vardı lakin site güncellenirken derginin eski sayılarını yayından kaldırmış. kaynak
sol dergisinin mayıs 2005'te çıkan 236. sayısı idi.