28 days later'ın devam filmi niteliğindeki film, serinin ikinci ayağı. ilkinden de alışık olduğumuz gibi sürekli kaçan insanlar var, kovalayan virüs yemişler var. virüs yemişler diyorum çünkü rage adındaki virüsle çıldıran insanlar bunlar. çoğu insanın yorumladığı gibi
zombi değiller. o yüzden mevzu bahis filme zombi filmi demek yanlış olur.
ilk filmden ayrılan bir özelliği çekimler, sahneler, tabii ki yönetmen başarısı. fark göze batmayacak gibi değil. zaten bana göre filmin tek olumlu yönü bu. biraz açalım. etkileyici kılınması için gerekli işler yapılmış, sahneler çok iyi yansıtılmış. mesela bomboş londra sokakları, terkedilmiş mekanlar vs. bu noktada juan carlos fresnadillo'yu tebrik etmek gerekir. ümit vaat eden yönetmenler diye yerleşmiş bi kalıp vardır. kendisi onlardan. bu ismi ayrıca 2001 yapımı intacto'dan hatırlıyoruz ki gayet başarılı sahnelere imza atmıştır intacto'da da.
konu olarak pek bir şey beklememek doğal olur. kaçanlar, kovalayanlar, kanlar, arada yapılan mallıklar, kısacası klişeler dolu. doğası gereği böyle gidiyor film. oturup düşündürecek hali yok seyirciye. ağır konular, çıkarımlar bekleyip de gitmek asıl mallık olur diye düşünüyorum.
son sahne var ki devamının geleceğini bangır bangır bağırdı. eyfel kulesi, fransa'ya yayılmış olacak bu kez rage virüsü. filmin yarattığı gerilim ise koş ve kaçlardan ileri gelmektedir. son olarak demek isterim ki, bu tür filmleri hali hazırda beğenenler için ise gayet gaz, güzel film.