tarihimizde gruplarda iki büyük maçı üst üste kazanamadığımız gerçeği hatırlandığında korktuğum maçtır. fakat bu sefer bu şanssızlık olmayacaktır, norveçi puansız evine yollayacağız.
(bkz: yunanistana 4gol attıktan sonra gaza gelmek)
hasta olduğum için ekstra bir efor sarfederek izleyeceğim maçtır. olsundur. ayrıca seyircisiz oynama cezamızın biteceği maçtır. emre belözoğlu da büyük ihtimalle ilk 11de olacaktır.
servet çetin'in john carew'i tutması durumunda ikinci bir aşkın doğmasından korksam da, (bkz: andriy shevchenko) fatih terim'in en iyi yaptığı iş olan takım motivasyonunun etkisiyle galibiyetle ayrılacağımıza inandığım maçtır. emre belözoğlu'nun mehmet aurelio ile uyumu ve hakan şükür'ün performansı kilit etkenler olacaktır.
hepsi aynı renk giyinen, bilip bilmeden herşeye tezahürat yapan veletler dolacağı için gitmeyeceğim maç. tuvaletler zaten rezalet. organizatörler ancak norveç gibi takımları getirebiliyor, biz de seviniyoruz. eskiden metallica gelirdi o stadyumlara... ben düşüneyim bunu biraz daha.
türk takımlarının oyun sitili ve zayıf yönleri nedeniyle kuzey takımlarına karşı şansının yaver gitmediği bir gerçektir ancak norveç milli takımınında şu an ki durumu ortadadır. carew gibi bir oyuncuyu, pedersen ve rise gibi korkulacak çizgi oyuncularını barındıran norveç milli takımımızın alan daraltan oyun sitiline karşın topu kanatlara yayarak yan top zafımızın üstüne gitmek isteyecektir. tek dileğimiz basit goller yiyerek ve akabinde şov yaparcasına oynayarak galip gelemediğimiz bir maç daha olmasın. yine, yeni ve yeniden "elimizden kaçırdık!" manşetleri görmeyelim, beyhude avuntularda teselli bulmayalım.
24 mart 2007 yunanistan türkiye maçı öncesi sözlükte ve de sözlüklerde (ekşidir şudur budur...vs) hatta gazetelerde yapılan yorumların, yazarların en az yüzde 50'sini göt ettiğini kabul edersek (hakkını verelim itusözlükteki delikanlı kardeşler babalar gibi kabul etmişlerdir hatalarını, yapmışlardır eklemelerini giri sonuna; darısı büyük kalem leşkerkerimizin başına!) futbolun taktik, teknik, psikoloji, şans etkenleriyle biçimlendiğini ne kadar yazılıp çizilse de o kadar öngörülemez olduğunu unutmamamız gereken maçtır.
temennimiz, tezahuratımız elbetteki takımımıza.
ayrıca futbol=eğlence'dir sevgili holigan ve maganda yurttaşlarım dikkatinize. (sadece özellikleri belirtilen yurttaşlar alınsın).
balkonda takımının zaferini adam gibi kutlayan adamı vuran öküz olma potansiyeli taşıyorsanız zafer turuna bile çıkmayın bırak zaferi üst üste on kere kupa şampiyonu olsak bir adamın canı etmez.
kale önünde piknik yapan emre aşık'ın bir ara aklının başına gelmesiyle yaldır yaldır ileriye koşmaya başlaması, hızını alamayıp ceza sahasının dışına çıkması ve topu kalemizde görmemiz: 0-1