görseller
28 şubat 199728 şubat 1997
28 şubat 1997 
belki ilginizi çeker
  1. · balans ayarı
  2. · ordunun ayar vermesi
  3. · muhtıra
  4. · darbe
  5. · laik milliyetçi eğitimli çağcıl devlet solcusu
  6. · ülkü ocaklarının ülkeye olan katkısı
  7. · mhp nin kanlı tarihi
  8. · askeri darbe
  9. · türkiye cumhuriyeti
  10. · ampul partisinin delirten uygulamaları
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · annelerin yakışıklı anlayışı
  2. · 18 kasım 2009 fransa irlanda cumhuriyeti maçı
  3. · bir kadının bilmesi gerekenler
  4. · galatasaray
  5. · annenin gençlik fotoğrafları
  6. · kapının önünde bir yığın misafir ayakkabısı görmek
  7. · otuz yaşına gelen kadının kendini avutma yolları
  8. · fahişe
  9. · mevsim dönüşümünü belli eden şeyler

28 şubat 1997  

  1. ordunun her zaman bu sürecin bir darbe olmadığı, anayasaya uygun bir reaksiyon olduğu yönünde beyanatları dikkate alındığında, türkiye tarihinde ilk, yapılan ama yapıldığı kabul edilmeyen darbesi olma özelliğini taşımaktadır. 11 ocakta süleyman demirel'e verilen birifingin ardından milli güvenlik kurulunda 18 maddelik bir tavsiye(!) hazırlanıp, tüm sivil yöneticilere imzalattırılmıştır. bu süreç sonucunda demokrasi yine yaralanmıştır. türkiye, üzerine bulaşan pisliklerden, asker eliyle temizlenmiştir. cumhuriyet savcılarının darbeciler hakkında soruşturma başlatmaması farklı bir ilginçliktir. nitekim dönemin şartlarında, darbecinin cezası idamdır.
    (atlantis, 12.11.2004 00:07 ~ 22.06.2009 17:19)
  2. (bkz: balans ayarı)
    (bkz: ordunun ayar vermesi)
    (skuba, 12.11.2004 00:11)
  3. (bkz: devlette iç hesaplaşma)
    (atlantis, 21.02.2005 14:31)
  4. 28 şubat sabahı tanklar sincan'ın ana caddesinden geçmiştir. aba altından sopa gösterilmiştir.

    aynı gün yapılan mgk toplantısında başta erbakan olmak üzere ihtarda bulundular. erbakan bir süre sonra istifa etti. rp'nin de kapanma sürecini başlattı. dönemin genel kurmay ikinci başkanı olan çevik bir'in ifadesiyle demokrasiye balans ayarı yapılmıştır. (yazarın notu: amına kodun)

    hemen akabinde hükümete askerilerin tavsiyeleri ulaştırıldı ve uygulandı. türkiye bir anda çok demokratik oldu.

    ucundan acıcık şeklinde bir darbe yapılmıştır ve ordunun siyasi hayattaki rolü gözler önüne serilmiştir.
    (azwepsa, 21.10.2005 14:36)
  5. bu tarihte hükümet'e yapılan uyarıyı darbe olarak niteleyen kişilerin, 1960 ve 1980 darbeleri ile 1971 muhtırasını yeniden tanımlamalarını gerektiren miladi nitelik taşıyan tarihtir.

    bu darbeyse 1960, 1971, 1980 neydi? komünizmden korkanların duyduğu korku gibi, darbeden korkanların duyduğu korku da yersizdir. bu tarihte ne hükümet feshedilmiş, ne meclis feshedilmiş, ne de hükümete bir istifa çağrısında bulunulmuştur. hükümet bu tarihten 3,5 ay sonra 18 haziran 1997'de kendi isteğiyle istifa etmiştir.

    28 şubat bir muhtıradır. bu muhtırada da hükümet istifaya davet edilmemiştir, darbe değildir. darbe demek; iktidarı ele geçirmektir. ordu iktidarı ele geçirmiş midir? hayır. bu bir darbe olsaydı 28 subat'ın ertesi sabahına kalmaz hükümet feshedilirdi. ama öyle olmadı. hükümet 3,5 ay daha görevde kaldı ve 18 haziran 1997 tarihinde necmettin erbakan kendi isteğiyle dönemin cumhurbaşkanı süleyman demirel'e istifasını sunmuştur. madem ki; halk necmettin erbakan'ı bu kadar destekliyordu da, 29 mart 1998'deki seçimlerde neden iktidar yapmadı? erbakan istifa edeli daha 9 ay olmuştu madem halk demokrasinin yaralandığını düşünüyordu, neden tokat gibi cevap vermedi. madem demokrasiye tokat atılmıştı, tokat atanlara halk neden tokat atmadı? türkiye'de en son darbe 12 eylul 1980 tarihinde olmuştur. 28 şubat'ı darbe olarak nitelemek; darbe nedir, ne gibi sonuçlar doğurur, bilmemekten ileri gelir. 28 subat bir mesajdır, bir muhtıradır. hükümete bir istifa cagrısı değildir. 28 subat döneminde bu ülkede neler olup bittiğini görmek istiyorsanız ihlas holding'in, kombassan'ın, endüstri holding'in anlaşılamayan büyümelerini ve halkı kandırmalarından görebilirsiniz. bu ülke savaş uçağı üretimini durdurdu necemettin erbakan döneminde, yolcu uçağı yapmak için... şeyhler, sarıklılar etrafta bolca dolaşıyordu, ülkede ne kadar şeyh varsa başbakanlık konutuna davet ediliyordu, türban kamusal alanda nirvana yapmıştı...

    1960 ihtilali oldu bu ülkede ve türkiye cumhuriyeti tarihinin en demokratik ve özgürlükçü anayasası hazırlandı. ama bu anayasa, halka 3 beden büyük gelmiştir veya getirilmiştir. biz özgür yaşamayı bilmiyoruz. ayrıca tarihte 1960 ve 1980 darbelerinin dışında darbe yoktur. light darbe söylemleri 28 şubat için değil, 1971 muhtırası için söylenebilir 1971 yarı darbedir. 1971 mutırası ile 28 şubat arasındaki farkları kavrayabildiğimiz ölçüde yorum yapabiliriz. 1971 askeri muhtırasında hükümet istifaya davet edilmiştir.

    türkiye'deki darbelerin de, diğer ülkelerdeki darbelerle aralarında farklar vardır. hiçbir zaman asker yönetimde kalmamıştır. yani bir cunta yönetimi benimsenmemiştir. en kısa zamanda seçimler yapılmıştır. bir ispanya, bir yunanistan gibi cunta rejimi ile yönetilmemiştir. darbe dönemlerinde çok insanın canı yanmıştır suçlu veya masum bunu kesinlikle savunmamakla -canı yanan insanlar için elbette ki üzülüyoruz- beraber bu ülkede darbeler ve muhtıralar olmasaydı, bu ülke daha demokratik, daha ileri atılım yapmış olmazdı. ispanya 1937'den, 1976'ya kadar 39 yıl askeri cunta ile yönetilmiştir, şimdi soruyorum, ispanya şu anda çok mu geride? bu darbe ve cunta yönetimi ispanya'ya çok şey kaybettirmiştir ancak bu gelişim önündeki engel değildir. siz halk olarak inanırsanız başarırsınız. darbenin üstünden 27 yıl geçmiş hala, "12 eylül bu günlerin sorumlusudur" diye söylem kullanılıyor... bu sadece kolaya kaçmak ve beceriksizliğe kılıf aramaktır. bir halk 27 senede ayağa kalkamıyorsa ve 27 sene önceki bir olayın ardına sığınıyorsa o halk şu an yaşadıklarını hak ediyor demektir. neymiş demokrasi darbe almış... 13 senedir kendimizi demokratikleştirebiliyor muyuz? ancak ab baskısıyla bir şeyler kafamıza dikte ediliyor, ab'nin direttiği bir çok yasa da çok ilginçtir ab'nin kendisinde bile yok... tepeden inme liberal ekonomi, tepeden inme sözde demokratik hareketler bu ülkeyi ileri götürmekten öte, yerinde saymasını hatta geri kalmasına sebep olmaktadır.

    darbelerin birincil sebebi de siyasilerdir. ordu zaman kollayıp her 20 senede bir darbe düşüncesi taşımaz. 1980 darbesi demirel hükümeti'nin inatlaşmaya girerek ülkeyi zor durumda bırakma pahasına siyasi olayların ve anarşinin önüne geçmemesindendir. çünkü demirel'in amacı anayasa'yı değiştirmekti fakat buna meclisteki sandalye sayısı yetmiyordu. yani mesaj veriyordu "anayasayı değiştirirsek olaylar biter, olayların bitmemesinin sebebi anayasa". böylece anayasayı değiştirip, ağacı kendisine doğru yontma amacı vardı. eğer 28 şubat darbeyse 1960 ve 1980 darbeleri ile 1971 muhtırası nedir? o zaman bunların tanımlarını değiştirelim çünkü 28 şubat darbeyse bunlar başka bir şey.
    (paleface, 08.03.2007 13:18 ~ 15:33)
  6. üzerinden 10 yıl geçmiş tarihtir. 54. hükümet zamanında başbakan necmettin erbakan'ın gösterdiği tavırlar, çesitli cemaat üyelerine ve liderlerine başbakan sıfatı ile mecliste yemek düzenlemesi, düzenlenen kudüs gecesinde hizbullah liderinin posterlerinin asılması ve tankların sokaklarda gezmesi, laiklikle ilgili tartışmaların had safhaya tırmandığı bir durumda ' irticai faaliyetler ' gösterdiği gerekçesiyle askerin yönetime müdahale ettiği gündür. ' postmodern darbe (!)' kavramı bu günde sözlük dağarcığına eklenmiştir. milli güvenlik kurulu'nun hazırladığı 18 maddelik bir belge zorla ya da isteyerek hükümete imzalatılmıştır.

    bütün bunlar olurken benim için ya da benim dönemim çocukları için sadece; sekiz yıllık kesintisiz eğitimin kabul edilmesi ya da ettirilmesi olmuştur. zira yaşadığım anın tarih olma bilincine daha varamadığım yaşlarda olmam bunun olumsuz bir sonucudur. tabiki şu an için o an ki gibi değil. 28 subat süreci ile refah partisinin kapatılma ve erbakanın istifa etmesi ya da ettirilmesi süreci başlamış ve hızlandırılmıştır.

    o dönemlerde refah partisi için önemli bir misyon olan recep tayyip erdoğan'ın '' 'egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' lafı koca bir yalandır. egemenlik kayıtsız şartsız allah'ındır'' demesi ve '' ya müslüman olunur ya laik. ben müslümanım diyen bir kişi ardına laikliği ekleyemez ve bu kabul edilemez.'' cümlelerini zikretmiştir. olayın askere yüklenilmesinden daha acı bir durumu gözler önüne seriyor. o donemde mustafa kemal atatürk'ün sözlerine ve ilkelerine bu denli yaklaşan ve densizce yorumlayan bir başbakana sahip oluyoruz. biraz da erbakanın ardında kullanılabilecek en ideal siyaset adamının erdoğan olmasından kaynaklanan düşünceler ile akpnin önü açılmıştır. (bkz: ya laik olacaksın ya müslüman)

    son olarak her 28 şubat lafı geçtiğinde askeri şuçlayan, ülke bilmem kaç yıl geri gitti diye hayıflanan, şu kadar paraya mal oldu diyen kişilerin sadece beş dakika düşünerek beyin sarmallarını harekete geçirmeleri rica ediyorum. eğer bu muhtıra, darbe, kansız darbe ya da darbe olamayan olay yaşanmasaydı; ülke geri gitmeyecek miydi? demokarasının dibi kazılmayacak mıydı? ya da demokrasi diye bir şey kalacak mıydı?
    (elem i mucevher, 01.12.2007 18:48)
  7. "her on yılda bir yapılır insanlar ölür, gene aynı düşünce başa gelir bilin bakalım bu nedir? " bilmecesinin cevabının alındığı gündür,bi kez daha..
    (bkz: darbe)
    demokrasiyi kurtarmak adına demokrasi karşıtı bi yaptırım uygulandığı gündür de ayrıca..kayıplar olmuştur o gün evet ama kurtarılanlar kaybedilenlerden fazla olduğundan ihmali mümkün kayıplardır onlar..
    (uykutulumu, 01.12.2007 18:51)
  8. bir kaç aklıevvel askerin demokrasiyi rayına oturtmaya çalıştığı tarihtir. bu başarısız çabadan sonra millet demokrasiyi 3 kasım 2002'de rayına sağlam oturtmuştur.
    (ciramencatibin, 28.02.2009 00:37 ~ 00:37)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil