• isle of dreams
  1. an itibari ile silah seslerinin çok net duyulduğu, istanbul'un ortasında gerçekleşerek oha dedirten durum. celalettin cerrah'ın başında olduğu operasyondan ne kadar başarı bekleneceği tartışılır.
  2. şerefsizlerin şeyini şey ettiğimin şeyi. sayelerinde taa avrupa yakasında uykumdan uyandım, duş alacaktım, vazgeçtim. öyle işte. laf olsun.

    edit: sevmiyorum bu tarz edit yapmayı ama arada başıma geliyor. hazır alttakiler de hallenmişken bir durum açıklaması yapalım. bir üstümde bir yazar kardeşimiz, iş yerinden duyulan siren sesleri yüzünden bir türlü konsantre olup halledemediği işlerinden dem vurup çatışmadan duyduğu rahatsızlığı beyan etmişti. işte birtakım şerefsizlerin işiymiş de bu çatışma da, operasyonun başarıyla sonuçlandırılması ve mutlu bir noel geçirmemiz dilekleriyleymiş de falan filan. anladınız. garip işler. bu işler böyle eleştirilmez. yolu yordamı vardır. hem sonra ansızın siliniyor böyle giriler. silinmeseler keşke. ibret niyetine dursalar.
  3. devrimci hareket örgütünün, bostancı'da devriye gezen polislere silahlı saldırıda bulunması ile başlayan çatışmadır. tabi bu ana akım medyamızın bize yansıttığı; olayın içeriğinden bu kadar bir de evi / işi oraya yakın sıcak yataklarında / evlerinde rahatsız olanların verdiği bilgileri biliyoruz.

    hani oradaki polislere ya da sivil halka bir şey olacak mı acaba diye değil; işyerimde doğru dürüst çalışamıyorum, uyuyamadım da bu ne böyle istanbul'un ortasında, istanbul'un dışında olsa anlarım gibi bir mana çıkacak sözler etmek kolay tabi. bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığı ile çepeçevre sarılıyoruz bu zaman diliminde; şaşmayalım.

    bir de; devrimci hareket örgütü üyelerinden birinin, polis telsiz frekansına "kanımızın son damlasına kadar savaşacağız" dediği bildiklerimizden biri daha.

    istanbul'un ortası ya da dışı, celalettin cerrah'ın başında olduğu bir operasyonun doğru yürütüleceğinden korkmamak elde değil. kimse zarar almadan bitiverse keşke.

    şunu demeden edemicem, tutamadım kendimi biz onlara şerefsiz demiyoruz. siyaseten tartışmamazlığın tezahürü olan hakaretlerinizi bir çırpıda etrafa salıvermeseniz keşke. bak bi daha keşke dedim, sıkıldım!

    not: örgüt devrimci karargah imiş.
  4. sinirden tir tir titrememe sahip olan hadise. kira vermekten muzdarip bir yeni çift olarak, annemin bostancı gösteri merkezi karşısındaki eve geçmek için, varımı yoğumu tadilata vermiş iken...hatta bugün bile usta gelecek iken, iş yerinde açtığım haber sitesinde bir de baktım ne göreyim, bostancıda çatışma...ulan iki gün sonra saldırsanız olmaz mıydı, zaten elinden gelen ipneliği ardına koymayan kaynana, şimdi ben orda kızımı otutturmam derse nolacak, polis güçleri bir yana, gene kanun manun vs. düzeni saçma bulduğum anlardan birindeyim. ulan kendi mekanımı savunmak benim en doğal hakkım, burda oturacağıma elime yivli bir tüfek de ben geçirip saldırmak istiyorum o ibneye...
  5. rtük'ün yine karıştığı olay. seviyorum bu ülkeyi. o değil de harbiden bir yerde hareket, kaza, bomba vs. oldu mu hemen oraya giden insanlarımız var. gerçekten çok meraklılar. bir de az evvel kameran arkadaşın vurulduğu anı gösterdi televizyon. nasıl kaçıyor insanlar. sanki oradan sana gelmeyecek mi sekecek herhangi bir kurşun. harbiden garipsiniz ya.
  6. rtük ün başbakanlık kararıyla yayın yasağı getirdiği olay. sonunda akıl edebildiler. binada kaç kişi var, nerelerdeler,
    evlerinde nerelere saklanıyorlar, içeriden kapılarının arkalarına ne gibi destekler yapmışlar hepsini dinlettiler elemanlara.
    polisin ve timlerin nerelere doğru hareketlendiğini, içeri oksijen kaynağı götürdüğünü felan hepsini anlattılar. şu saatten sonra
    yayını kessen ne kesmesen ne aslında..
  7. türkiye'de medyanın ne kadar öküz olduğunu bir kez daha gösteren olay. adamlara mükkemmel, eşi bulunmaz bilgileri oluk oluk akıttılar!

    "halk" deyip halka ateş açan, ölümü göze alan şerefsizleri baskınla ele geçirmek kolay değil tamam; ama o bina ilk ciddi direnişten sonra neden boşaltılmaz? neden o siviller uzaklaştırılmaz?

    hesabı sorulmalı bunun. başbakan, iç işleri bakanı vs değil; halk sormalı bunun hesabını. canımızın güvenliği kimlere emanet?