görseller
27 mayıs 1960 darbesi 
  
belki ilginizi çeker
  1. · 12 mart
  2. · 12 mart 1971 muhtırası
  3. · 27 mayıs 1960 darbesi
  4. · 28 şubat
  5. · 27 nisan 2007 muhtırası
  6. · 12 eylül 1980 darbesi
  7. · 12 eylül
  8. · 28 şubat 1997 darbesi
  9. · hasan polatkan
  10. · soft revolution
gündem
  1. · aşk ı memnu
  2. · giyotine yolladılar gitmedim
  3. · yeşim salkım
  4. · günün tek şarkılık özeti
  5. · 25 kasım 2009 manchester united beşiktaş maçı
  6. · colin kazım richards
  7. · 22 kasım 2009 galatasaray manisaspor maçı
  8. · okulu uzatmak
  9. · boş gözlerle bakmak

27 mayıs 1960 darbesi  

 sayfa  / 3
  1. 27 mayıs ihtilali için "soft revolution" dendiğini okumuştum.
    (hell isnt good, 11.03.2004 11:22)
  2. türkiye tarihinin gördüğü kara günlerden biri, benzerleri için
    (bkz. 12 mart)
    (bkz. 12 eylül)
    (bkz. 28 şubat)
    (cyrus the virus, 11.03.2004 17:06)
  3. dura kalka giden ülkemizin durduğu anlardan biri.

    başkanlığını orgeneral cemal gürsel'in yaptığı ve milli birlik komitesi adı altında toplanan bir subay grubu, emirleri altındaki askeri birliklerle birlikte ankara ve istanbul'daki bazı önemli yerleri ele geçirdi ve türk silahlı kuvvetleri adına yönetime doğrudan el koyduğunu açıkladı.

    o sırada eskişehir'den dönmekte olan başbakan adnan menderes, kütahya yolunda tutuklanarak ankara'ya getirildi. daha sonra celal bayar, hükümet üyeleri ve dp'li milletvekilleriyle birlikte istanbul'a oradan da yassıada'ya gönderildi.

    24 eylül 1960'da yüksek adalet divanı kuruldu. bir gün sonra celal bayar bel kemeriyle intihara kalkıştı. bir subay tarafından kurtarıldı. yüksek adalet divanı 14 ekim'de yassıada'da çalışmalarına başladı.

    ilk dava afgan kralının celal bayar'a hediye ettiği köpeğin hayvanat bahçesine satışıyla ilgili köpek davası'ydı. adnan menderes'in ilk yargılandığı dava ise ayhan aydan'dan olduğu iddia edilen çocuğunu öldürttüğü hakkındaki bebek davası oldu.

    ardından 17 dava daha açıldı: 6 -7 eylül olayları davası, vinileks şirketi davası, dolandırıcılık davası, arsa davası, ali ipar davası, değirmen davası, barbara davası, örtülü ödenek davası, radyo davası, topkapı olayları davası, çanakkale olayı davası, kayseri olayı davası, demokrat izmir davası, üniversite olayları davası, istimlak davası, vatan cephesi davası, anayasa'nın ihlali davası.

    toplam 202 oturum yapılırken, binin üzerinde tanık dinlendi. dp'nin önde gelenlerinden 31 sanık ömür boyu hapis cezasına çarptırılırken, 418 sanığa altı ayla 20 yıl arasında değişen çeşitli hapis cezaları verildi. 123 sanık beraat etti. beş sanık hakkında dava düştü.

    16 ay boyunca yassıada'da kalan adnan menderes, hakkında açılan 6 davadan birinde beraat ederken, diğerlerinden mahkum edildi. yüksek adalet divanı menderes'in de bulunduğu 15 kişiyi idama mahkum etti.

    mbk bunlardan sadece adnan menderes, hasan polatkan ve fatin rüştü zorlu'nun kararlarını onayladı. 65 yaşını geçmiş olan bayar ile oy çokluğuyla ölüm cezasına çarptırılan öteki 11 sanığın cezaları ömür boyu hapis cezasına dönüştürüldü.

    polatkan ve zorlu'nun cezası 16 eylül'de, menderes'in cezası ise kararın açıklanmasından bir gün önce intihar girişiminde bulunduğu için tedavisi tamamlandıktan sonra 17 eylül'de infaz edildi.

    38 kişiden oluşan milli birlik komitesi üyelerinin 5'i general, 8'i albay, 7'si yarbay, 10'u binbaşı ve 8'i yüzbaşı idi. komite, izleyen günlerde türkiye'nin siyasi yaşamına egemen oldu ve 25 ekim 1961'e kadar görevini sürdürdü.
    (aqua, 16.09.2004 01:32)
  4. mina urgan kitaplarından birisinde bu darbeyi soft revolution diye tanımlayan bir kişiden bahseder, ancak o kişi mina hanımın kendisi midir? yoksa bir başkasından anekdot mu yapmıştır, hatırımda değil şimdi.
    (hell isnt good, 07.03.2005 01:02)
  5. cumhuriyet tarihinde ilk defa bürokrasinin seçimle olamayacağını görünce yönetimi zorla ele geçirmesidir.

    açmak gerekirse, türkiye'de ordu siyasal yaşamda çok etkilidir çünkü ulusal kurtuluş savaşına ordu öncülük etmiştir ve başlangıçtaki atılımları da kendileri örgütlemişlerdir. fakat daha sonra rejim ister istemez sivilleşmeye başlıyor ve dp iktidara geliyor. dp, gücünü askeriyeden almayan liderlerin yönetiminde çıkan ilk siyasi partidir.

    demokrat parti döneminde emekli subaylar ve devlet yetkililerinin meclisteki rolü çok azaldı. 1950'de daha ilk iktidara geldiklerinde ilk yaptıkları iş genelkurmay başkanını değiştirmek olmuştur. savunma bakanlığına sivil kökenli isimler atanmıştır. vs.

    1960 darbesiyle türk ordusu siyasi rolünü yeniden kazandı. yasamada meclisin yanına bir de senato kuruldu, genelkurmay başkanı eskiden savunma bakanına bağlıyken darbeyle başbakana bağlı bir duruma getirilmiştir. bunun yanında bir de mgk kuruldu (mgk, ordunun sivillere hesap vermediği ama siyasetçilerin generallere karşı sorumlu olduğu bir kurumdur. şimdi bu kadar olmasa bile o zaman öyleydi) böylece askerin siyasal yaşama etkisi iyice arttı.

    ayrıca, anayasa mahkemesi ve danıştay gibi kurumlar kuruldu ve ilmiyye sınıfı (veya bürokrasisi) devlet yönetiminde etkili hale geldi.
    bu darbenin en önemli sonuca da orduyu atatürk ilkelerini muhafızları olarak meşrulaştırması ve gelecek darbelerin önünü açmasıdır.

    bazıları 27 mayıs'ın atatürkçü bir ihtilâl olduğunu söyler, bu doğru değil çünkü en başından beri atatürk orduyu siyasal yaşamdan ayırmaya çalışmış ve devrimi halkın katılımıyla sağlamaya çalışmıştır. yoksa niye kongreler düzenlesin, meclis toplasın bütün paşalar onu desteklemiyor mu, istese pekala cunta yönetimi de kurabilirdi ama yapmamıştır.

    geçmiş zaman olur ki köşemizden aktarmış olalım bunları da...

    2009 eklemesi: çok eksik bir anlatım olmuş.
    (mitya, 27.09.2005 22:54 ~ 13.04.2009 01:15)
  6. her hükümetin doğruları ve yanlışları vardır. hiç bir olaya sadece beyaz ya da sadece siyah olarak bakamayız. demokrat parti hükümeti yıpranmıştı ancak bunun çözümü 27 mayıs darbesi değildi kuşkusuz. biri türkiyeye başbakanlık yapmış diğer ikisi ise bakanlık görevlerini üstlenmiş üç kişinin asılmış olması ülkemizin yaşadığı en dramatik olaylardan biridir. askeri yönetimin de sorunlara çözüm bulamamış olması yapılan hatanın anlaşılmasını sağladı ancak gerçek değişmedi ne yazık ki.
    (siradisi, 28.09.2005 16:41)
  7. eskiden hürriyet ve anayasa bayramı olarak kutlanırdı. 27 mayıs, seçimle gelen bir hükümete yapılan askeri darbe olup ilk darbedir...

    2005 itibarıyla, 1962 ve 1963 de ikisi teşebbüs mertebesinde kalmış, 1971 ve 1980 dekiler ise kotarılmış haliyle ceman dört darbeye tanıklığımız mevcuttur. ordu içindeki darbe meraklılarına, böyle bi şeye kalkışıldığında iktidarın ele geçirilebileceğini ispatlamış ve "açın darbelerin önünü" vazifesi üstlenmiştir. fakat maalesef; o dönemin başbakan, maliye bakanı ve dışişleri bakanını siyaseten asmak suretiyle, toplumda intikam tohumları ekmiştir. netekim daha sonra "üç bizden, üç sizden" mantığıyla deniz gezmiş, hüseyin inan ve yusuf aslanı darağacına gönderen bi süreçtir kendileri...

    12 eylül 1980 darbecileri ise 27 mayısı bayram olmaktan çıkartmışlar, eh ne diyelim, hayırlı bi iş yapmışlardır.
    (abbas yolcumu, 24.10.2005 01:11)
  8. kesinlikle dış güçler tarafından zorlanarak yapılmış bir darbedir.
    (magarsus, 30.10.2005 00:05)
  9. tek solcu darbedir, yani üçün biridir.
    (comatose, 30.10.2005 00:07)
  10. yıldönümü, yıllarca hürriyet ve anayasa bayramı olarak kutlanmış olan darbedir. insan düşününce bu ülkede ne tuhaflıklar yaşanmış demekten kendini alamıyor. işin daha da ilginç olan yanı, bu garip kutlamaya demokratik bir sürecin sonunda siyasi iradenin değil, başka bir darbenin son vermiş olması.
    (janissary, 30.10.2005 00:56)
  11. hasan polatkan, fatin rüştü zorlu ve adnan menderes idam edilmiştir, idam cezasına çarptırılan celal bayar ise yaş haddinden kelleyi kurtarmış daha sonra da "hayat ne kadar güzelmiş" deyip 103 yaşına kadar yaşamıştır.


    ayrıca cumhuriyet tarihinin gördüğü en özgürlükçü anayasa ortaya konmuştur daha sonra 1980 senesinin amerikan papağanları "bu özgürlük oldukça fazla, şöyle bir kısmını alalım" deyip 600 000(altıyüz bin) insani gözaltına almışlar ve 1982 anayasası'nı hazırlamışlardır.

    halkımız da "heyooo yaşasın önümüze seçenek konuldu" deyip "evet" ve "hayır" seçeneklerinden birini kullanma onuruna sahip olmuştur.

    (bkz: demokrasi)
    (bkz: olayı götünden anlamak)
    (skuba, 06.12.2005 23:08 ~ 23:08)
  12. 1950 li yıllar, soğuk savaş dönemine rast gelmektedir, aynı zamanda dünya siyasi ve ekonomik tarihinin hızla şekillendiği bir dönem olarak karşımıza çıkmaktadır.

    dönemin iktidar partisi demokrat parti de, dünyada hızla esen değişim ve reform rüzgarlarının etkisinde kalmıştır. bu dönemde dünya dengeleri, abd ve soyyetler birliği kutuplu bir sürece doğru yol almıştır. her ne kadar demokrat parti, adnan menderesle birlikte, amerikalı mc carthy nin politikalarından etkilenmiş olsa da, aynı zamanda komünist sovyet bloku ülkeleri fobisinin ve sendromunun da etkisinden nasiplenmiştir. zira sovyetler birliği, o dönemde türkiye için bir tehditti, yani öyle kabul edilmişti.

    türkiye, politikalarını bu tehdide göre şekillendirmekte ve adeta amerikanın uydusu olma yolunda hızla ilerlemekteydi. öte yandan hükümet içinde türkiye ve sovyetler birliği ilişkilerinin düzeltilmesi ve iyileştirilmesi için, başta fatin rüştü zorlu olmak üzere, bazı milletvekilleri yoğun bir çaba sarfetmektelerdi.

    adnan menderes in moskovaya 2 temmuz 1960 ta yapmak istediği geziye, cia ve amerika çok sert tepki göstermişlerdir. cia bu geziyi önlemeye çalışmıştır çünkü amerikanın yolundan giden nato üyesi bir müttefik ülkenin sovyetler birliği ile yakınlaşması, hem nato içinde hem de dünya siyasetinde birtakım bunalımlara yol açabilirdi. washingtona göre türkiye, kendi başına hareket etmemeliydi.

    türkiye bu rahatsızlığın farkındaydı ama tek taraflı politika üretmek ülkenin geleceği açısından bazı sakıncalar doğurabilirdi. kuzeyde sovyetleri karşımıza direk almamız, beraberinde güvenlik tehditleri başta olmak üzere bazı riskler getirebilirdi.

    tüm bunlara rağmen, darbeyi gerçekleştirenlerin dış güçlerle bağlantısı olmadığı sürekli ifade edilmiştir ama kafalardaki soru işaretleri ise tam anlamıyla yok edilememiştir.

    öte yandan, 12 mart ve 12 eylül darbelerini yapan generallerin, 27 mayıs darbesini yapan generaller tarafından terfi ettirildiği raporlarda ifade edilmektedir.tüm iddialara rağmen, cia nin darbe öncesi darbeden haberdar olup olmadığı ve herhangi bir yönlendirmede bulunup bulunmadığı ise hep bir muamma olarak kalmıştır.

    darbe sonrası, türkiye ile sovyetler birliği arasında düzeltilmesi beklenen ilişkilerin seyri olumsuz neticelenmiştir. belki de amerika, konumu itibariyle dünya siyasetinde etkin bir rol alabilecek türkiyenin, sovyetlerle iyi ilişki kurmak isteyen ve tek kutupta hapsolmak istemeyen bir hükümetinden kurtulmakla çeşitli kazanımlar elde etmiştir.

    neticede, seçimle başa gelmiş bir hükümet devrilmiş ve başbakan asılmıştır. toplum üzerinde ürkek bir tavır oluşmuş ve halkın psikolojisi uzun yıllar boyunca olumsuz etkilenmiştir.
    işin enteresan tarafı bu darbenin sözcülüğünü alparslan türkeş yapmıştır. sonrasında da toplumun bir takım özgürlükleri kısıtlanmıştır.

    ismi konusunda ise hala, darbe mi- ihtilal mi tartışmaları devam etmektedir ama demokrasiye yapılmış bir müdahalenin varlığı inkar edilemez. sonraki yıllarda ise türkiye malesef kavgalı gençlik olaylarının etkisine girmiştir.
    (dirk nowitzki, 12.02.2007 23:00)
  13. türkiye cumhuriyeti tarihinin en kara günü olarak hafızalardaki yerini almıştır. bu tarihte, ülkenin seçimle işbaşına gelmiş bir iktidarı; başbakanı, bakanları ve milletvekilleriyle toplu halde tutuklanmış ve sorgusuz sualsiz hapishanelere tıkılmıştır. yine ülkenin en yüce kurumu olan tbmm tarafından seçilmiş, her şeyin üzerindeki cumhurbaşkanı, bir grup asker tarafından zorla alıkonulmuş ve karga tulumba içeri atılmıştır.

    salim başol denen bir hukuk katilinin başkanlığında, maskaralıktan başka bir şey olmayan uydurma bir mahkeme tertip edilmiş ve yüzlerce insan bu mahkemelerde aylarca aşağılanarak ve her türlü demokratik haktan mahrum bırakılarak "yargılanmıştır". isnat edilen en büyük suç, anayasayı ihlal etmektir. ancak suçu isnat edenler, seçimle işbaşına gelmiş bir başbakanı ve bakanlar kurulu'nu tutuklayanlar, anayasayı olduğu gibi ortadan kaldıranlardır. en büyük ironi burada gizlidir.

    27 mayıs'ın sonunda 15 kişi idama mahkum edilmiş, bunlardan üçü infaz edilmiştir. başbakan adnan menderes, dışişleri bakanı fatin rüştü zorlu ve maliye bakanı hasan polatkan, itiraz ve doğru düzgün savunma hakkı verilmeyen bir muhakeme sürecinin sonunda, dünyanın en büyük yargı yanlışlarından birine örnek teşkil edecek şekilde idam edilmişlerdir.

    27 mayıs'ın anlamı budur.
    (mümtaz, 26.02.2007 19:39)
  14. bazılarının söylediğinin aksine ihtilal değil ısrarla darbedir, aynı hata 12 eylül 1980 darbesiiçinde yapılamtadır, bu darbeyi illaki yumuşatmak yok efenim demokratik hakları arttırdı gibisinden haklı göstermek isteyenler müdahale kelimesini kullanmalıdırlar.
    (bkz: ihtilal)
    (bkz: hükümet darbesi)
    (bkz: askeri darbe)
    (bkz: devrim)
    (bkz: ondörtler)
    (şevket i bostan, 07.04.2007 22:43)
  15. prof. tanör'ün, "müdahale" olarak tanımladığı olaydır.

    (bkz: osmanlı - türk anayasal gelişmeleri)
    (neredesin soğuk kış, 08.04.2007 01:12)
  16. can dündar, mehmet ali birand ve bülent çaplının birlikte yazdıkları 12 mart adlı kitapta güzel bi şekilde anlatılmıştır.
    kitaptan:
    ....
    komutanlardan birinin ağzından "tamam şimdi darbe gerçekleşti, herşey tamam. hükümet elimizde herşey kontrol altında dedik. ama sonra biraz vakit geçince ee şimdi ne olacak diye düşünmeye başladık. memurun maaş zamanı gelmiş işlerin yürümesi lazım hiç birimiz ne yapacağımızı bilmiyoruz"...
    (çalgan, 12.05.2007 19:05)
  17. gördüğüm bazı sözde anti-darbecilerin şiddetle savundukları sözde ilerici sözde demokrat darbedir.

    (bkz: sözde)
    (bkz: demokrat darbe)
    (bkz: war for peace is like fucking for virginity)
    (bkz: tsk nın 27 nisan 2007 tarihli basın açıklaması)
    (atlantis, 15.05.2007 16:50)
  18. ...ıv. egemenlik
    ...egemenliğin kullanılması, hiçbir suretle belli bir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. hiçbir kimse veya organ, kaynağını anayasadan almıyan bir devlet yetkisi kullanamaz.

    içeriği ile sınıfsal ayrımı kabul etmiş bir anayasa ortaya koyan chp'nin son kongresinde ortaya çıkan kararları benimseyen bir anayasa ortaya koyan tek amacı dp iktifarını devirmek olan bal gibi de darbe.
    (şevket i bostan, 27.05.2007 15:34)
  19. 1924 anayasını hiç bilmeyenlerin kıçlarından hurafe üretmelerine sebep olan askeri darbe. egemenliği halktan alıp kendi ürettikleri kurumlara dağıttılar, siyaseti bürokrasinin kölesi yaptılar, devlet geleneğini ayaklar altına alıp generalleri düşük rütbeli subayların önünde diz çöktürdüler, orjinal kıbrıs fatihi fatih rüştü zorlu'yu idam ettiler, başbakanı idam ettiler, cumhurbaşkanını idama mahkum ettiler, parlamento'yu diğer bürokratik kurumların altına ittiler ve bunlar ilerici, anayasalcı oluyorlar.
    (galliani, 28.05.2007 19:11)
  20. "bütün ittifaklarımıza ve taahhütlerimize sadıkız. nato ve cento'ya inanıyoruz ve bağlıyız." şeklinde bir cümle barındıran bildiriyle duyurulmuş darbedir..hal böyleyken, ilerici darbe olarak nitelendirilmesi ne derece anlaşılabilir, bilemiyorum..
    (kskaan, 31.05.2007 18:06)
  21. 1960 yılındaki 27 mayıs darbesi günlerinde ankara'daki amerikan büyükelçisi fletcher warren, washington'a gönderdiği uzun mektupta şunları yazmış:
    "bütün meslek hayatım boyunca, menderes ve dp liderlerine karşı, aydınların ve ordunun duyduğu gibi bir nefreti hiçbir yerde görmedim. başka bir ülkede olsa bu insanlar, tarafsız yargılanmaları ve insaflı davranılması için ayağa kalkarlar ama türkiye'de bayar, koraltan, menderes, zorlu ve polatkan'ın idam edilmesi için çağrı yapıyorlar! bu tablo gerçekten korkutucu..."
    warren, mektubunun devamında bayar'ı idam etmek için geçmişe yürüyen ceza kanunu çıkarılmasını, mahkemedeki yargılamaların "sadece nefretin gölgesinde" yapılmasını anlatıyor, bütün bu nefret ve hukuksuzluğun ardında "devrimci duyguların yattığını" belirtiyor.
    ve 27 mayıs'ın getirdiği özgürlük:
    "2.5 ay içinde menderes hükümetinin 10 yılda gerçekleştirdiği baskıyı uygulamaya başladılar. sadece demokratik oldukları için 25 demokrat gazeteciyi hapsettiler..."
    sonra, üç idam, 450 hapis!
    onlar "kuyruk"tu, "gerici" idi, onların hakları, özgürlükleri olamazdı!

    alıntıdır:
    (bkz: http://www.milliyet.com/...)
    (galliani, 24.06.2007 16:43)
  22. cumhuriyet tarihinde emir komuta zinciri dışında gerçekleşen, siyasal elit-aydın ittifakına dayanan tek askeri müdahaledir. kimi kaynaklarda, bir askeri darbeden çok hükümet darbesi olduğu iddia edilir. nitekim darbenin asıl hedefi, dp iktidarını devirmek ve yeni bir anayasa hazırlayıp çok partili siyasal hayatın daha demokratik koşullarda devamını sağlamaktı. bu nedenle, 12 eylül'deki gibi kitlesel bir eziş, yok etme...çabası değil de, siyasal iktidar ve çevresine yönelik bir müdahale söz konusu olmuştur.

    (bkz: 1961 anayasası)
    (bkz: 14'ler)
    (neredesin soğuk kış, 03.07.2007 10:36)
  23. (bkz: @1725206)
    (gakko, 21.07.2007 14:17)
  24. "darbenin iyisi kötüsü olmaz, darbe darbedir." dedirten darbe
    (inti illimani, 21.07.2007 14:45)
  25. siyaset biliminde ihtilal değil taş gibi coup d'etat olarak tanımlanan askeri darbe.
    cumhuriyet tarihindeki ilk darbe olarak darbeler tarihin yolunu açmıştır.

    askeri vesayet sisteminin temelleri de genel anlamda bireysel özgürlüklerin önünü açan bu darbe anayasasında atılmıştır.

    velhasıl 27 mayıs 1960 darbesi sonrası gelişmelere bakarsak darbenin uzun vadedeki sonuçları daha iyi anlaşılabilir.

    ülkenin seçilmiş hükümeti darbe ile hükümetten düşürüldükten sonra darbeciler ülkenin seçilmiş cumhurbaşkanı celal bayar, başbakan adnan menderes, dışişleri bakanı fatin rüştü zorlu ve maliye bakanı hasan polatkan yassıada yargılamaları boyunca ciddi-saçma iddialarla sadece yargılanmayıp aşağılandıktan sonra başbakanı, dışişleri bakanını ve maliye bakanını astılar, cumhurbaşkanının idam cezasını müebbet hapse çevirdiler.

    1 yıl süren askeri cunta rejiminden sonra yeni anayasa kabul edilip seçimlere gidilmiş, seçimlerde demokrat parti'nin mirasçısı olan adalet partisi ve yeni türkiye partisi %50 oy mhp'nin kökeni olan cumhuriyetçi köylü millet partiside %14 oy almıştır. ancak askeriler biz haybeyemi darbeyi yaptık deyip baskıyla hükümeti %37 oy alan chp'ye kurdurmuş, inönü 1965'e kadar başbakanlık yapmıştır.

    1961'deki cunta lideri cemal gürsel'le karşı ap, ytp ve ckmp prof. ali fuat başgil'in aday göstermiştir (chp'nin 173 milletvekiline karşı bu 3 partinin 277 milletvekili vardı). gürsel'i ise chp ve milli birlik komitesi desteklemişti. ali fuat başgil askerler tarafından ölümle tehdit edilmiş (bir rivayete göre kafasına silah dayanmıştır) bunun üzerine adaylığını çekmiş, senato üyeliğinden istifa etmiş ve ülkeyi terk etmek zorunda kalmıştır.

    1960 darbesinin açtığı yoldan giden talat aydemir'de 1962 ve 1963'te darbe girişimlerinde bulunmuş. başarısız 2. darbe girişiminden sonra idam edilmiştir. yakın zamana gelirsek 2004'te de sarıkız ve ayışığı adlı iki darbe planı ortaya çıkmış ancak bunlar teşebbüse dönüşmemiştir. bunun dışında gürsel'den sonra "gene" askerin cumhurbaşkanı bizden olsun baskısıyla genelkurmay başkanı cevdet sunay cumhurbaşkanı olmuştur. sonraki seçimde ise "gene" geleneksel olarak genelkurmay başkanı faruk gürler aday olmuş, seçim günü meclisi kara kuvvetleri ablukaya almış ecevit dahil herkesi canınıza okuruz diye tehdit etmiş ancak demirel ve ecevit "gene" asker kökenli başka bir isimde anlaşmış ve fahri korutürk'ü cumhurbaşkanı seçmiştir.

    velhasıl meşur darbe ve muhtıralara da aşağıda bakabilirsiniz. tabii sadece açığa çıkanları (1961 anayasası ile kurulan mgk özellikle 12 eylül darbesi'nden sonra bir kesintisiz darbe ortamı yarattığı için oralarda ne konuşulduğunu tam olarak bilemiyoruz):

    27 mayıs 1960 darbesi
    12 mart 1971 muhtırası
    12 eylül 1980 darbesi
    28 şubat 1997 darbesi (postmodern darbe)
    27 nisan 2007 muhtırası (e-muhtıra)
    (rahatsız, 02.09.2007 18:41 ~ 19:08)
 sayfa  / 3

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil