|
|
- havalara uçmama sebebiyet vermiş, istanbul üniversitesi rock klübünün organize ettiği konserdir. refresh'tedir. biletler normal 33,5 sahne önü 50 olarak belirlenmiştir.
http://www.biletix.com/...
- ulan olmaz böyle şans dedirten konser. sen git sınavdan önceki gece gel, allahtan revamı bilader?, yok yok, var bu işte bir şey, şansımı sikeyim...ama yine de gitcem mi? tabi ki evet!
- http://www.iurk.com/...
- istanbul üniversitesi rektörlüğü, dekanlığı veya her kim sorumluysa sağolsun(!), 26 mayısta beleş izlenebilecekken, 50 liralara kadar varan giriş fiyatıyla ve 2 ay sonra tekrar karşımızda olan bir konser. iürk yönetimini de, prestij savaşı ve direnişi için tebrik etmek lazım.
(bkz: 26 mayıs 2006 epica istanbul konseri)
- akmarda biletlerini 25 milyona bulduğum, gothic kızlarımınızın bol ama boş olacağı yine de dört gözle beklediğim konser.
- hunab k’u
dance of fate
the last crusade
sensorium
quietus
seif al din
facade of reality
linger
blank ınfinity
mother of light
cry for the moon
the phantom agony
consign to oblivion
bunlar sırasıyla çalınacaktır.
- deftones konserinde ve onun yakın zamanında dağıtılan davetiyelerin iptal olduğu konser.
(bkz: http://iurk.com/...)
eğer iürk forumuna girip konserle ilgi başlığa bakarsanız, deftones sırasında davetiyeler toplayıp 50-100tanesini onar milyona satan biri yüzünden bu şekilde bir önlem alındığını görebilirsiniz.(venom, 21.07.2006 16:57 ~ 17:02)
- afişleri ve reklamları görünce nasıl bir grupmuş diye kendime sorup parçalarını dinleyince de hoşuma giden grubun 26 temmuz çarşamba gibi uyuz bir günde düzenlenen, gidemeyeceğim konser.lakin solitary ground parçasının çalınmayacağını görünce daha az şey kaçırdığımı düşündüm.
- alt gruplar catafalque, soul sacrifice ve over load'dur. saat 17:00'de kapılar açılacaktır ve epica ise benim tahminimce en erken 21:00 gibi çıkacaktır.
- sibel can gibi bir afişi olan konser. zaten simone'nin gözleri de boncuk boncuk meydanda.
(venom, 22.07.2006 23:59 ~ 23.07.2006 00:00)
- dağıttığımız 200 kadar davetiye ve bir 50-60 kadar da davetli sayesinde yaş ortalamasının yükseldiği konser.
teyzeleriyle, ebeveynleriyle gelen gençler ortalığı doldurmuş, tırt bir organizasyon olmuştur.
belki öğlen birden itibaren barikat taşımanın verdiği yorgunluktan belki şarkılarla uzaktan yakından bir alakam olmamamdan belki de cidden berbar bir ses gelen konserdi.
tek güzel yanı bir ara simone simons'un arka tarafa geçip gitaristin vokal yaparak çakma bir soloyla crystal mountain'in yorumlanmasıdır.
ayrıca helloween tişörtüyle cirit atan iki insanı da canı gönülden kınıyorum.
(bkz: ben bilmem beyim bilir)(venom, 27.07.2006 16:05)
- konserin sonunda bekleyerek havlu, pena gibi eşyalara sahip oldugum, gitaristlerinin görümüne taptığım az kişi olmasına ragmen vip'den yararlanarak tam gaz dinlediğim konserdir. tekrar geleceklermiş. bekleriz.
- öncelikle alt gruplardan bahsetmek gerekirce soul sacrifice'ın çam yarması, zebellah, insan azmanı, yarı-ork barbar gibi sıfatlarla nitelenebilecek solistinin yavşakça "epicaa, hastayııııız" deyip tükürmesi (ki konser boyunca savurduğu beş ya da altı, şöyle okkalı tükürükten yalnız biri oluyor bu) beni benden almıştır. ayrıca gitaristlerin tiplerine de ayrı ayrı değinmek isterdim fakat kar maskesi-eşofman-plaj terliği kombinasyonuyla sahneye çıkmış olanın imajına hayran kaldığımı belirterek geçeceğim. imajları bir yana iyi çaldılar; uzun bekleyiş esnasında yamularak oturmuş/yatmış insanların çoğunu kaldırıp sahne önüne topladılar. mesaj içerikli bir şarkıları da vardı sözlerini anlayabilsem takdir de edecektim mamafih brutal vokali clean'e çevirip anlaşılır hale getirebilen kulağa sahip değilim ki vokalistin "naziler yahudi katliamı yapmışlardı şimdi yahudiler katliam yapıyor bu şarkı onun hakkında" demesiyle yetindim. catafalque oldukça iyiydi özellikle dreamweaver baya gaza getirdi fakat ilk çaldıkları parça tristania'nın angellore'una acayip benziyordu. vokalistleri pek sempatikti özellikle bayan olan, fakat hareketleri fazlasıyla within temptation solisti sharon den adel'i andırıyordu zıp zıp zıplamalar, kıvrak danslar filan.. over load konusunda pek bir şey diyemeyeceğim fakat vokalistlerinin sesi her ne kadar detone olsa da çok iyiydi bence.
epica'ya gelirsek (ki bu konserde ancak ve ancak 22:00 sularında gerçekleşebilmiştir) simone simons'a "hasta" olan türk gençlerinin eve giderken hayalkırıklığıyla boğuştuğuna eminim nitekim simone ile gitarist öyle bir oynaştılar ki sahnede sevişmedikleri kaldı birkaç şarkı daha olsa onu da görecektik heralde, yalnız yanından geçerken gitaristin "hadi geç bakalım" dercesine simone'nin kafasına hafifçe vurması pek şirin bir hareketti şahsi kanaatimce. klavyeci acayip artist bir adamdı, diğer gitarist ise "ben çalmam gerekeni çalar işimi yapar giderim" havasıyla bir köşede gruptan ayrı olaraktan sanatını icra etti. simone hanımkızımız çok sempatik bir insanmış bu arada onu da gördük; böyle şirin şirin gülümsemeler, dil çıkarmalar, konser boyunca grup üyeleriyle fısıldaşıp gülüşmeler falan filan saçını pervane de etti bizler için (biz burda süpürge o orda pervane)
izleyicinin yaş ortalaması, çocuklarını getiren ana babaları katmazsak, oldukça düşüktü fakat mutsuz olmak bir yana bilakis çok sevindim bu işe; 14-15 yaşlarındaki abisiyle konsere gelen, 10 yaşında gözüken, beklerken yorgunluktan ölen, headbang yapmaya çalışıp da kafayı bi türlü doğrultamayan çocuğa alt gruplar boyunca önümde durup rahat rahat görmemi sağladığı için teşekkür eder, gözlerinden öperim ki değerini sonradan önüme geçen adam sağolsun daha bir iyi anladım. bir de bazı kızlar vardı o sıcakta dizlerine kadar bağcıklı çizme giymiş ben gördükçe bunaldım, öldüm, bittim (fakat solitary ground'da eşlik etme çabasıyla garip çığlıklar atar ve kulak zarımı parçalarlarken nakaratta sesleri yetmeyince sevinip egomu yeterince tatmin ederekten dengemi bularak düzeldim, hainim) ayrıca girişte blind'dan kalma beyaz bant takıyorlardı, 18 yaş altına bir vip'ye iki adet olmak üzere, çakal milletimiz bunu da sömürüp elden ele elden ele girdi vip'ye gözlerimin önünde.. bu arada cry for the moon en popüler epica şarkısı anladığım kadarıyla herkes, konser başından itibaren sonuna kadar, çılgınlar gibi bunu istedi; bis esnasında gitarist "ne çalsak ne çalsak" derken zaten çalmış olmalarına rağmen böğüren (evet resmen böğüren) malı tebrik diyorum ki gitarist gerekli cevabı verdi sırıtaraktan (we've already played that one maaaan)
kişisel bir notla bitirmek gerekirse en yakından izlediğim ve grubun üyelerini hakkıyla inceleme şansına eriştiğim tek konserdi (vipden sonraki ikinci sıradaydım) ve neredeyse simone'nin havlusunu kapıyordum hatta süpermen edasıyla uçmaya da çabaladım ama önümdekiler kaptı, üzüldüm.
- çalışıyor olmaktan ayrı bi mutluluk duyduğum organizasyondu..zira gitaristin* seyrantepe de ayıların arasında teknolojik alet araması daha ötesini yaşayamayacağım olaydır..mark ile fotoğraf çektirdikten sonra bak bu benim nişanlım dediğimde hassiktir tepkisi vermeyen insanlar da ayrı bi güldürmüştür beni..*
|