genel başkan adayı olmak için delegelerin yüzde 20'sinin imzalarına ihtiyaç olan kurultay. meclise girerken bile parti bazında %10 barajı var, bırak genel başkan olmayı aday olmak için bile delege sayısının yüzde 20sinin imzalaması gerekiyor.
peki bunu tüzüğe koyarak yerini garanti altına alan
profesyonel siyasetçiler birgün ortalama %19 veya civarı imza toplayabilen 6 aday çıkarsa ne olacağını hiç mi düşünmediler?
anayasa mahkemesi bu durumun anti-demokratik görüp de müdahale niye etmiyor? niye uyarı ve ceza vermiyor partiye?
açık imza almak ve gizli oy atmak nasıl bir iştir?? (gerçi
inönü de zamanında açık oy gizli sayım yaparak bunları da aşmıştı)
delege kuyruğa giriyor imza atacak kim aday olsun diye ve sadece birine atabilecek! iki kişi biren aday olsun, bir konuşsunlar, projelerini açıklasınlar sonra karar vereyim? yok!
imza atıyorsun kağıt önünde kimin kime imza (oy) verdiğini görüyorsun kabak gibi, bu adil mi? demokratik mi? ondan sonra türkiye
demokratik laik sosyal bir hukuk devleti olmalıdır! önce kendine bak demezler mi?
aday adaylarının konuşamadığı, yapılan tüm konuşmaların sürelerinin 2/3 ünü
deniz baykal'ın yaptığı bir kurultay neye kurulmuş acaba?
istemeyen çeksin gitsin, kendine parti kursun anlaşı nedir?? bu senin partin midir? babandan mı kaldı? rakiplerine
amatör siyasetçi diyebilecek kadar küçülen ve kendini şirket patronu sanan bu genel başkan mı türkiye'yi yönetmeye aday??
ve klasik son:
(bkz:
yazık)