8 ağustos 2007 tarihi ve saatin sabah 6:20 olduğu sıralar edirne-istanbul otobanında görülen toyota takımının tırları dolayısıyla havasına daha da girmeye başlanılan organizasyon...
kanal d'nin içine tüküreceğini, reklam üstüne reklam vererek bizleri bayacağını, ne kadar gereksiz manken varsa yayın öncesi çıkartıp boş boş sohbetlerde bulunacağını düşündüğüm yarışın türkiye-istanbul ayağı. fernando alonso'nun birinci gelmesini beklediğim yarış ayrıca.
en düşük fiyatı 180 ytl olarak dudak uçaklatan tvden değil de istanbul park'tan izlenilmesi gereken grand prix. bakalım bu sene beleştepelerden kaç kişi izler diye bahisler açılması muhtemeldir.
türkiye'ye hakikaten çok şey katan bir organizasyonun bu seneki versiyonu. 2005'de başlayan serüven; daha öncekilerle karşılaştırma yapamasam bile, hakikaten gayet profesyonel ve türkiye'den belki de beklenmeyecek kadar güzel olmuş.
tamam eksikleri yok mu? tabii ki var. ama servisinden, ulaşımına kadar hemen hemen her şeyi dört dörtlük olmuş.
ama gözüme en çok takılan ve eksikliğini gördüğüm şey üstü kapalı tribünün sadece gold bölümde ve sanıyorum bir bölümde daha olması oldu. silver diye dünyanın parasını döktüğünüz yerin tepesinde bir çatısının olmadığını gördüğünüzde ve yaklaşık 7- 8 saat güneşin altında oturacağınızı düşündükçe lanet olsun diyebilirsiniz.
yani işin özü şimdi geçti artık ama seneye silver'a dünyanın parasını sayacağınız yerde üstüne biraz daha koyup gold'dan izleyin. üstü kapalı, püfür püfür. start - finish düzlüğü önünüzde falan. çok leziz.
bunun yanında tv'den izlemekle arasında dağlar kadar fark var. ben görevli olduğum ve arada çok az oturup izlediğim halde sıkıldım bir zaman sonra. bunda antreman turları olmasının etkisi olabilir ama, ne biliyim adam gibi takip edemiyorsunuz. kim kaç saniye yapmış kim önde falan takip çok zor. yani sanıyorum sadece antreman turları bileti satılmıyor ama, eğer olur da satarlarsa gelip antremanlarda 3 saat dönmelerini izleyip sonra evden yarışı izlemek daha mantıklı olacaktır. zira yiyecek içecek falan da ateş pahası.
gidenlerin, özellikle de üstü açık tribünlere gideceklerin kesinlikle yanlarına; güneş kremi, şemsiye, dürbün ve yiyecek almaları tavsiye edilir. tribünlere şişe sokmuyorlardı, ama arabanız varsa bagajına termosla falan su koyup arada gidip içebilirsiniz. para harcamayın bir de deli gibi orada. eğer çok susarsanız bilet kontrol eden görevlilere rica ederseniz güzelce, zuladan da su koparabilirsiniz.
son not: ben çok etkilenmezdim diyordum arabalardan falan ama, daha tribünlere gelmeden etrafı sarsan motor seslerini duyunca insanın içi bir hoş oluyor. hakikaten sadece o sesleri duymak için bile bir kez gidilir. ama o seslerde bir süre sonra bayıyor söylemesi. ha unutmadan, kulak tıpacınızı yanınıza almayı unutmayın...
çok geç gelen ekleme: ayrıca girişte jandarmaların ellerinde bilimum taramalılar ve sniper'ları görünce korkmadım değil. hakikaten abartmışlar mı biraz güvenlik önlemleri ne? yani güvenlik aldatmacası var gibi ortada.
sıralama turlarında massa pole pozisyonunu kapmıştır. kendisini hamilton, raikkonen ve alonso takip ediyor. özellikle start sonrası ilk viraj çok ilginç olacak gibi.
ama değinmek istediğim en önemli nokta cnn türk ve kanal d'nin rezil yayıncılığı. senkron sorunu mu dersin, yorumcu anlatıcı faciasını mı dersin, her türlü dangozluk mevcut. son yarışların hepsini sunan arkadaş neden bu yarışı sunmuyor anlamak mümkün değil...
1 f. massa ferrari 1:27.329 sn
2 l. hamilton mclaren 1:27.373 sn
3 k. räikkönen ferrari 1:27.546 sn
4 f. alonso mclaren 1:27.574 sn
5 r. kubica bmw 1:27.722 sn
6 n. heidfeld bmw 1:28.037 sn
7 h. kovalainen renault 1:28.491 sn
8 n. rosberg williams 1:28.501 sn
9 j. trulli toyota 1:28.740 sn
10 g. fisichella renault 1:29.322 sn
11 a. davidson super aguri 1:28.002 sn
12 m. webber red bull 1:28.013 sn
13 d. coulthard red bull 1:28.100 sn
14 r. barrichello honda 1:28.188 sn
15 j. button honda 1:28.220 sn
16 a. wurz williams 1:28.390 sn
17 v. liuzzi scuderia toro rosso 1:28.798 sn
18 r. schumacher toyota 1:28.809 sn
19 t. sato super aguri 1:28.953 sn
20 s. vettel scuderia toro rosso 1:29.408 sn
21 a. sutil spyker f1 1:29.861 sn
22 s. yamamoto spyker f1 1:31.479 sn
birçok haber programında gösterildiği üzere süper güvenlik önlemleri alınmıştır, jandarma bölgesi olduğu için jandarma özel timleri, jandarma trafik ekipleri, jandarma motorize ekipleri her adım başı mevzilenmiştir.
işte bu güvenlik noktalarından biri de tam benim çalıştığım paddock otoparkı önündeydi. ve bizim oradaki görevimiz aracında paddock etiketi (ki her gün için ayrı etiket gerekmektedir) olan araçlardan başkasını içeri almamak, etiketi olan araçları ise gidecekleri yere yönlendirmekti. derken son model mercedes bir araba yanaştı, aracında sedece pazar gününün etiketi vardı, yani cumartesi günü araç o otoparka giremezdi, araç bakan taşıdığını söyleyip girmekte ısrar edince durumu izah etmek için aracı kenara çekmesini söyledik, fakat gelin görünki araç otopark görevlisi diğer arkadaşın üzerine sürerek otoparka girdi, araçtakiler inip tribünlere geçtiler, ve araç çıkıştan basıp geçti. yarış sonrası aynı araç sadece şoförle geldi, bu sefer biz kapıyı kapatmak için davranırken diğer arkadaş durmasını işaret ederek aracın önüne geçti. buradan itibaren orospu çocuğu olarak anacağımız şahıs aracı tekrar arkadaşın üzerine sürdü ve bizim kapattığımız kapıyı zorladı, bu sırada bizi on metre ileride izlemekte olan jandarma motorize ekipleri kollarını göğüslerinde kavuşturmuş bizi izlerken
otopark görevlisi: ne bakıyosunuz yardım etsenize.
jandarma motorize ekibindeki öküz kişi(jmeök): benimle adam gibi konuş.
ve yoğun güvenlik önlemleri arasında orospu çocuğu bir otopark görevlsinin üzerine aracını sürerek güvenli bir şekilde mekandan uzaklaşmıştır. bizim jandarmalara zabıt tut isteğimiz yanıtsız kalmakla birlikte öğüt olarak ilginç diyaloglar yaşanmıştır:
jmeök: size ne siz ne parçalıyonuz kendinizi, üstünüze söylersiniz, o çözemezse o üstüne söyler...
otopark görevlileri: (jmeök'e karşı sikecek gibi bakışlar)...
bugünkü sıralama turlarıyla anlamışızdır ki, yine sf zwei ya da tsr deux aracılığıyla izleyeceğim gp olacaktır. yahu, yarışta o kadar fazla gereksiz bilgi verdi ki, sıralama turlarını mı yoksa ertem şener tarafından anlatılan bir barcelona maçını mı izledim anlamadım. telsiz konuşmalarında dünyadaki diğer bütün spikerler susarken bizimkiler herhalde 'ne de olsa anlamıyor kimse' dediler ki son sürat konuşmaya devam ettiler. kameralar, yakındaki bir tepede çıkan yangını gösterirken bizimkiler hala felipe massa'nın ne kadar iyi bir pilot olduğunu baş döndürürcesine bir üslupla anlatmaya devam etti. eğer büyüseydi organizasyonun geleceğini tehlikeye atabilecek bir yangından sözetmediler bile. hele bir de bir yorumcu arkadaşımız vardı ki, bazı zamanlarda saçmalamanın sınırlarını zorladı. formula 1 teknolojisi hakkında iki üç kelimeden başka bir şey bilmediği barizken, yalandan döndürmeye çalıştığı amerika'dan gelen türk aksanı pek de belli oldu.
yahu azcık speed tv izleyin de görün nasıl olurmuş gerçek f1 yayıncılığı. ben yine kubice hat kovalainen übergeholttan ya da 'c'est magnifique' den de anlıycam neler oluyor.
trulli'nin ilk tur attığı spini spikerin ağzından ilk kez 3. tur duyduğumuz yarıştır.
hayır işin trajikomik tarafı ise 1. tur esnasında 2 sıra geride kalan alonso'ya alonso'da iyi kalkış yapabildi demiş hemen bunun ardından arkada diye lafa başlamış fakat trulli'nin attığı spin yerine keyifli bir mücadele oluyor demiştir.
jason tahincioğlu yarışın başında 28 kilo(?) ile en fazla yakıt alan pilot olan massa'nın raikkonen'den 3-5 tur önce pite gireceğini iddia ederek yorumculukta bir adnan aybaba havası yakalamıştır.
yarışı bıraktılar şimdi de ferrari'nin jant kapaklarını konuşuyorlar.ama alonso'nun tüm pilotların pite girip çıkması sonucunda 4.lüğü aldığının farkında değiller.
yıkıcı değil yapıcı olalım az bu işin çözümünü de söyliyeyim.kanal d ye 5 milyar para toplanıp verilsin.onlarda hiç değilse türkiye gp'yi okay karacan'a anlattırsınlar.herkes mutlu olsun.
gözler*okay karacan'ı arıyor ama nafile. şimdiki spiker arkadaşın* sesi resmen kulak tırmalıyor. belli bişeyler okumuş sağdan soldan ama yetmez be kardeşim. ilker yasin'in f1 şubeside diyebiliriz kendisine.
1 f. massa ferrari
2 k. raikkonen ferrari
3 f. alonso mclaren
4 n. heidfeld bmw sauber
5 l. hamilton mclaren
6 h. kovalainen renault
7 n. rosberg williams
8 r. kubica bmw sauber
9 g. fisichella renault
10 d. coulthard red bull
11 a. wurz williams
12 r. schumacher toyota
13 j. button honda
14 a. davidson super aguri
15 v. liuzzi torro rosso
16 j. trulli toyota
17 r. barichello honda
18 t. sato super aguri
19 s. vettel torro rosso
20 s. yamamato spyker
21 a. sutil spyker
y.d. m. webber red bull
tahmin ettiğim gibi ara sıra gülmek için açtığım cnn türk'te spikerin bombalarıyla kahkahalar attığım yarış olmuştur. pit ekibi hazırlanıyorken normal olarak otomobiller hemen pit'e girmemesine rağmen spikerin "acaba sen gir ben gireyim mi yaptılar" demesi ile akla türk formula 1 pilotu ve teknik ekip diyaloglarını getirdi. bir yerde jason tahincioğlu'na "lewis hamilton gerçekten iyi bir yarışçı mı?" diyerek ertem şener ile fatih terim arasında bir barcelona maçında geçen "hocam sizce ronaldinho gerçekten iyi bir oyuncu mu?" diyaloğunu hatırlatmıştır.
en güzeli de, yarış sonunda fernando alonso'ya ödülünü mümtaz tahincioğlu verirken de (jason'ı kastederek) "evet, 3.lük ödülünü de baban veriyor." diyerek gülmekten öldürmüştür.
lewis hamilton'a yazık olmuş yarış.ben de emre tilev'e pek bir sinir oldum.o nasıl bir anlatıştır.alonso'nun yarıştan sonra düzenlenen basın toplantısında da söylediği gibi,f1 zorlaşmaya başladı ve karşındakinin hatasını beklemek gerekiyor birazda...bir de ferrani'nin tekniği ve taktikleri konuştu...
felipe massa'nın, geçen sene olduğu gibi, baştan sona domine ettiği yarış olmuştur. açık bir şekilde ortada ki, istanbul park felipe'nin stiline en uygun pistlerden birisi. kendisi de bu pisti çok seviyor. ayrıca, geçen sene kariyerinin ilk galibiyetini burada elde ettiğinden bu yarışın kendisi için ayrı bir önemi vardı. o da bu önemli yarışı temiz ve hızlı bir sürüşle bitirdi.
iyi kalkış yapan kimi raikkonen, ikinciliği startta kaptı ve bir daha bırakmadı. hatta bir ara felipe'yi geçebilirdi, fakat hemen ardından gelen pit stoplarda pite önce çağırımasıyla bu şansı kaybetti. daha sonra da aracı zorlamayarak rahat bir ikincilik elde etti.
bir diğer önemli detay da, lewis hamilton'un, yarışı 3. sırada götürürken ve ferrariler'i yakından takip ederken, sağ ön lastiğinin patlamasıyla gerilere düşmesi ve yarışı 5. bitirmesidir. böylece kendisi bu sene 2. kez podyumda finiş görememiştir. hep ferrariler talihsizlik yaşayacak değil tabii. bu sefer şans ferrari'nin yanındaydı.
bu formun hep devam etmesi ve sürücüler şampiyonunun tifosiler'den çıkması dileğiyle gelecek yarışları bekliyoruz...
sezonun bizim ülkemizde olması açısından heyecan taşıdığı [ki kendi adıma hiç heyecan yaşamadım birkaç pozisyon dışında] felipe massa’nın bu sene de şampiyon olması ile biten türkiye ayağı binbir hazırlık ve telaş içerisinde nihayet bitti.
massa’nın dünkü sıralama turlarında birinci olması ve yarışa pole pozisyonunda başlaması aynı şekilde şampiyon bitirmesi sürpriz olmadı aslında. istanbul’a ailesinin gelmesi de ayrı bir güzellikti.
yarışa iyi bir başlangıç ile başlayan raikkonen ise; levis hamilton’u geçmeyi başararak ilk virajı ikinci sırada döndü ve yarışı ikinci bitirdi. ne yalan söyleyeyim; hiç ama hiç beklemiyordum böylr bir sonuç alacağını. her zamanki soğukluğu ve duruşu ile; “gel bana bir tane geçir” dedirmeyi başardı yine.
alonso ise; yarışın başında dördüncü sırada başlaması ve arkasından gelen iki bmw’ye geçilince altıncı sıraya kadar düştü. lakin; burada alonso’nun izleyeceği stratejiyi merakla beklerken şans yanındaydı ve üçüncü oldu. hiç yoktan iyidir demek mi gerekli bilinmez de bugünkü performansının kendisine hiç yakışmaması ayrı bir mevzuydu. hamilton’un lastiği sorun yapmasaydı üçüncülüğün yanından bile geçemezdi ki; basın toplantısında söyledikleri de bunun ispatı şeklindeydi.
yarışın şüphesiz en can alıcı ve heyecanlı kısmı; hamilton’un 42. turda yaşadığı talihsizlikti. sağ ön lastiğinin parçalanması ile gerilere düşmesi mc larencileri üzdü. pit stop yapmayı başardı ancak; oldukca fazla sıra kaybetti.
ikinci pit stopların 37. turda başlaması ile barrichello ve kubica ikinci kez pite giren ilk pilotlar oldular. raikkonen massa'nın arkasında yarışta ikinci sırada giderken ikinci kez pit alanına yöneldi. kısa bir süre pit alanında kalan raikkonen sert lastiklerle piste döndü. bir tur sonra yarışın lideri felipe massa pit alanına girdi. massa piste lider olarak dönmeyi başardı.
bu sene yarış öncesi ve sonrasını izlemedim. bir şey de kaybettiğimi düşünmüyorum ama emre tilev’in yarışı sunmasını çok da tasvip etmedim. serhan acar’ı ister-istemez daha çok dinlemek isterdik. hepsinden öte; bir cem yılmaz vardı, o ne oldu?
yayıncı kuruluşa diyecek hiçbir şey yok. bu sene de reklam üstüne reklamı dayadılar. türkiye türkiye diye yırtıyorsunuz kendinizi ama maalesef reklam dayatmakla olmuyor işte bu işler. bırakın bir daha formula 1 ülkemizde gerçekleşmesin diyesim geldi bu sebepden ötürü. ayrıca; allah’tan yani mehmet ali şahin’e ödül verdirmeyi de akıl etmişler ki sorun geçen seneki gibi sorun yaşanmaz en azından.
felipe massa’nın şampiyonluğu, alonso’nun derece almaya çalışması, hamilton’un şanssızlığı derken bu seneyi de böylece geçirdik. her şeye rağmen; “yaşasın hız tutkumuz!”