edit: bunun üstünde bir giri vardı. dinimizden örnek verip türbanlının cip kullanmakla dinimize ne kadar aykırı işler yaptığı konusunda vaaz veren bir giri. önce kendi çevresi yanlış anlamasın diye "ben dindar değilim, anlayana" diye bir edit gelmişti ama ayar hazımsızlık yapmış olmalı ki giri silinmiş.
peki ya bu türbanlı kişi bilmeden atıp tutanın eleştirdiğinin aksine, o parasının bilmem kaç milyarı ile gerekli hayır hasenatı yapıyorsa ne olacak?o arabayı alacak parası varsa açlık sınırında olanları doyuracak parası da vardır. burs verip bir kaç kişi okutmadığı ne malum? bilmeden atıp tutmak güzel. şimdi türbanı türbanlıyı kötülemek prim yapmak moda oldu. en beğenilen eserlerin arasında yer almak için başlık açmanın mantıksızlığının en büyük göstergesidir bu başlık.
türbanlı olanın çok parası olamayacağı, kazandığı bok gibi paranın bir kısmını lüks araba alarak (he pardon cip'ti) har vurup harman savurmaya hakkı olmadığı mantığı oluşturulmuş sanki. kanımca 300 milyarlık cip kullanan ya da tirilyonlarca geliri olup kokainde, kumarda harcayanlardan daha çok hayır yapan insandır kendisi.
müsrifliktir. kardeşim madem dindarsın, türbanlısın neden jipe biniyorsun müsriflik kuranda en büyük günahlardandır demiyor mu? neyine yetmiyor, fabia, micra vs. vs. madem o kadar paranda var git bi kuran kursu neyim aç dimi, yetişsinler felan 5 yaşında türban takmaya başlasınlar! oh ne güzel mis. ortalık siz kaynar ne güzel!
türban taktığı yetmezmiş gibi bir de pahalı ciplere binen kendini bilmezin tekidir. sallandırıcaksın iki tanesini taksim'de bak bir daha yapabiliyorlar mı? ulan ben var ya... neyse bişey demiyorum.
yargıtayın derhal iddianeme hazırlayıp anayasa mahkemesine başvurması gereken bir durumdur.
zira kız türbanlıdır cip ise laik bir arabadır cumhuriyetin temel ilkelerine aykırı bir durumdur.
bu giriyi yazmadan önce bol bol diş macunu yedimki zeka seviyem gerilesin, fluoridin yutulunca böyle bir etkisi olduğunu okumuştum. neyse, yeterli düşük seviyeyi yakalayınca, ekrana bön bön bakarken, şu açılımı yazmışım önümdeki kağıda, sonra midem kaldırmadığından mı yoksa bu güzel ülkemin salak gündeminden salak insanından gına geldiğinden mi nedir, kusunca, zekam yerine geldiğinde okuyup anladım.
başlık kadar aptalca olduğunu anlayıp kendimle gurur duydum. sonra sınıfsız ve bölünmez bir bütün olarak bu ulusu kuran, hiç bir etnik kimlik, ideoloji ve mezhebin savunuculuğunu vatanın kutsiyetinin önüne geçirmeden, bağlılık yemini ettikleri padişahlarına bile başkaldırma inancını gösterebilmiş atalarımın kırık hatıraları önünde gizliden gizliye ağlamaya başladım.
bölün kardeşlerim, bölelim birbirimizi, bölelim yek vücudumuzu. kürt, alevi, laik, türbanlı, dindar, solcu sağcı diye bölelim. sonuçta nasıl olsa herkes bir bakacak, bölüpte elinde kendimin diye tuttuğu parçanın kanlı dehşetiyle sarsılacak. çünkü sonuçta herkes siki tutmuş olacak.
ben bunlardan bir tanesi yüzünden kaza yaptım. başı bağlı ve araba büyük olduğundan sağ ve solu görememesine rağmen sağ şeritten sola dönmeye çalışınca benim önüme kırdı ve ben de sürücü kapısını göçerttim. ancak aynı zamanda gerizekalı da olduğundan kapısını açtı, aşağı indi ve bana bağırmaya başladı. jipin yanındaki plastik çıtada sürtünmeden oluşan bir lekeyi göstererek "ben bunu değiştirteceğim, parasını ver" dedi. ertesi gün kapısını gördüğünde çok morali bozulmuştur muhtemelen.
muhtemelen 250 milyardan çok daha fazla parası olan, herkesten daha fazla yapması gerekeni bilen ama bu konu da bile kimseye hesap vermek zorunda olmayan kişidir. ne parasının hesabını nede arabasının markasının hesabını kimsyee vermek zorunda değildir.kimsenin de sorgulamaya, hesaba çekmeye hakkı yoktur. türbanlı olmayan ama parası olan bir kiz nasil biniyorsa o arabaya o kızin da en az diğeri kadar hakkı vardır.binilecek arabanın da türbanli olunup olunmamasına göre değişmesi de saçmalıkların en alasındandır.bazılarının da utanmadan bunu sorgulama hakkını bulması da 'bu ne cürre't denebilecek türden bir yaklaşımdır.
öncelikle: tdk ya göre, hertürlü arazide kullanılabilen motorlu taşıta cip denir. (bkz: tahsil cehaleti alır)
250 milyarlık cip kullanan türbanlının gözümde diğerlerinden hiçbir farkı yoktur, diğer cipli insanlardan. bu araçlar arazi aracı olması amacıyla üretilmiş 4x4(4wd), yüksek ve sağlam şeylerdir. ama günümüzde statü farkının simgesinden başka bişey değil. en çok benzin ya da mazot yakan bu araç grubudur. düşünün 2, 2.5 ton araç 2 ile 8.3 litre arasında motor ve sürekli 4 çeker. türbanlı ya da türbansız farketmez, bu tankvari şeylerle istanbul trafiğine girmek insanın çocuklarını kendi elleriyle öldürmesidir. bir de bunlarla hergün işe gidip gelenlerin olduğunu düşünürsek...
ben türbanın dinini yaşamak isteyen bayanların, kullandığı bir bez olarak görmek istedim. ne bileyim... herşeylerini tartıştık da cipleri mi kaldı ama. daha tutarlı daha efendi görünürler, fifty cent gibi navigator'e binmek yerine hybrid civic'e binseler.
neyse kimsenin arabasına karışmak bize düşmez. cip kullananları eleştirmek yerine, türbanlı cip sahiplerini eleştirmek de saçma. bana kalsa cayenne dışında cip kullanımı yasaklarım zaten. o da benim zaafım.
türbanlıların hepsinin islamın bütün şartlarını yerine getirdiğini veya getirdiğini iddia ettiğini sanan dar kafalıların garipsediği kadın.
saçmalıyorsunuz.
1) islam'ın bütün şartları derken neyi kastediyorsunuz? sizin kafanızdaki şartları mı? diyanet'in söylediklerini mi? yoksa türbanlıların genelinin kafasındaki şartları mı? herkesin inandığı dini kafasına göre yorumlama hakkı olduğunu hala öğrenemediniz mi? islam'ın kurallarının devlete bağlı herhangi bir kişi veya kurum (diyanet işleri başkanlığı) tarafından belirlenmesinin, savunduğunuzu sandığınız laikliğe aykırı olduğunu kafanız almıyor mu?
2) farzedelim ki bütün insanların kabul ettiği ortak bir islam görüşü olsun. bu görüşe uymayanları ayıplamanın, ikiyüzlü saymanın o aşağıladığınız, korktuğunuz iran'da yapılanlardan ne farkı var?
3) fakir fukaraya yardım etmenin sadece islam'ın bütün kurallarına (madde 1'e bak) uyanların ya da zenginlerin sorumluluğunda olduğunu mu sanıyorsunuz? siz ne yaptınız o fakir fukara için? diyelim ki çok şey yaptınız, varınızı yoğunuzu kızılay'a bağışladınız. bu size diğerlerini tenkit etme hakkını verir mi?
türbanlılara bok atmak için neden hep böyle aptalca yollar seçiyorsunuz?
zira şimdi aldığımız bir habere göre 250 milyarlık cip kullanan kadın 250 milyarlık cipini türk hava kurumuna bağışladığını açıklamış. artık hepimiz gidip yatabiliriz.
fakir aileler bu danışmanlıklara gidiyorlar. böyle böyle; peki diyor danışman, size para veririz.
-senin karının başı açık mı?
+ açık.
- o bi kapatsa güzel olur.
-kızın falan var mı?
+ var.
- onlar açık mı?
+ açık.
- onlar da kapansa iyi olur.
şimdi, %47. demek ki neymiş, çoğu insan dış görüntüsünü (ve istemeden de olsa gelecek nesilleri) para uğruna satmaktadır. diğer taraftan ise, din ahanda çıkar amaçlı kullanılmaktadır.
burada bir aile değil, epey aile devreye girdiğinde, meblağ sayısı da artar ve 250 milyarlık cipler haline gelir.
+
250 milyarlık cip, gösteriş amacı güder. lükse girer.
hz. muhammed; komşunuz aç yatarken siz tok yatmayın demiştir. ancak insanlar açken, bu sözü söyleyenin izindekiler 250 milyarlık ciple gezmektedir.
bunu savunan zihniyet zaten belli. onlar da herhalde o ciplere binmek için uğraşıyorlar.(hadi bazıları diyelim).
ama unutmamak lazım, siz binelim derken biz size binmeyelim.
genellemenin bokunu çıkartmak için bahane edilendir.
ben de genelliyorum hadi bakalım:
ordu var.
girmek istediğinizde soyunuzu sopunuzu araştırırlar. özellikle üst kademelerdekilerin eşlerinin hiçbiri (hadi çoğu diyelim) başını örtmez.
şimdi, türk halkının çoğu orduyu en güvendiği kurumların listesinin başına koyuyor. yani neymiş? türk halkının çoğu başını örtenleri hoş karşılamıyormuş.
saçma oldu değil mi...
bi daha deneyelim:
chp'ye oy verenler chp'nin bütün icraatlerini kanlarının son damlasına kadar savunurlar. yoksa neden oy versinler ki?
bu da mantıksız oldu...
bi daha o zaman:
akp'li bazı belediyeler aile fertlerinin başının örtülü olmasını sosyal yardım almak için şart koşuyorlar. dolayısıyla akp'ye oy veren %47 dış görüntüsünü (ve istemeden de olsa gelecek nesilleri) para uğruna satmaktadır.
parayı cipe harcamamış olsaydı acaba ülke için hayırlı bir iş yapar mıydı diyede soralım. zira sadece ayağını yerden kesen bir taşıt almış olsa artan parayı hayıra bağışlayacağını kim garanti edebilir. gayet kalkıp kuran kursları için elinden gelen yardımı ardınada koymayabilirdi. gayet belki şehrin götünden göbeğinden fırlayan veya fırlayacak olan camilere yatırımdada bulunabilirdi. ya da belki istanbul'un güzel ve güvenli olarak adledilen semtlerinden bir ev alıp oraya uzaktan gelen akrabasınıda yerleştirebilirdi. bunlar dışında parayı yetime ya da açada bağışlayabilirdi. ancak ülkede bu kadar istismar edilen dinin, göya etiketli kullarından parasını sadece hayırlı işler için kullanmasını istemek biraz fazla iyi niyetlilik olur. sonuçta üstad tan ne gördülerse onlarda onu yapıyor. (bkz: gemicik) ağır basan sistem ne ise önceliklerde o doğrultuda şekillenmekte.