1. 19'dan sonra kutlanan her doğum gününün kabus, her yaşın kriz olmasından tek farkı 30'a, 5 kalmış olmasıdır. gençliğiniz sayesinde yararlandığınız bir takım indirim kampanyalarından artan bir hızla mahrum kalacağınızın rakamsal ifadesidir.
    (bkz: ukte dolması)
  2. genelde erkeklerde görülen krizdir.
    "yüksek mi yapsam, askere mi gitsem, kariyere devam mı etsem, evlensem mi, ayrılsam mı, yurtdışı mı yapsam" gibi soruların üst üste gelmesiyle artık erkek vatandaşın büyüdüğünü anlayıp o uzun saçtan ve garip top sakaldan kurtulma vaktinin geldiğinin kafaya dank ettiği dönemde vuku bulur...
  3. 25 yaş krizine gireceğine, kutla o yaşını. baksana maşallah dünya üzerinde 25 yıl yaşamışsın, sağ salim görmüşsün yeni yaşını. hem yaşlanmayı kim durdurabilmiş ki, geçecek yani öyle veya böyle yılların. buna üzülüp tasalanacağına, bir sonraki doğumgününe kadar keyifle yaşamaya çalış.
  4. mahkeme kararıyla 2-3 sene yaş küçültülmesiyle biraz çözüme kavuşur gibi duruyor. askerlik ve evlilikten sonra hayattan en azından birkaç yılınızı talep etmeniz, kağıt üstünde de olsa o yılları tekrar yaşamanız olasıdır. fakat bu geri dönüşten sonraki atılacak adımların pek şakası yoktur zira her zamanmahkeme kararı diye birşey olamaz.
  5. girilip çıkılan krizimsi.
    zira daha nice krizler var gençler. misal ben girdim çıktım.üstünden epey de zaman geçti. öyle abartılacak bir yanı yok. azıcık gözaltlarınız mor olmasına alışıyorsunuz eskiden sadece uykusuz geçen final dönemlerinden sonra bir iki güne geçen şeyler olurken artık bildiğin yüzün bir parçası haline geliyor. cilt esnekliğini kaybediyor iki kaş arası sert bir kırışık gelip oturuyor. gerisi malum. en ciddi kriz kısmı okulu bitirmeye daha varsa işte o zaman başlıyor. çünkü kriz dediğin para ile kendini anlamlı hale getiriyor. aile harç parası ödemekten illallah dediyse, yaz okulları normal bir öğrenim senesinin başrolü olduysa, bir de şehir dışında okuyan çocuğa kiradır yemeğidir faturasıdır diye öküz gibi cep harçlığı yollamak zorunda kaldıysa işte kriz orda başlıyor.
    iddia ediyorum 25 yaş krizinden en çok etkilenen evladı halen okuyan ailelerdir. yoksa bunalım filan en fazla ergenlikteki gibi atlatılır, unutulur gider.
  6. kızların la evde mi kaldım nedir demeye başladığı erkeklerin iş hayatına atılamadım aman tanrım, askerlik var evlenmekte mi lazım acep diye sorgulara kendini soktuğu yaş bunalımıdır. ergenlik, gençlik bitmişte artık tam bir insan olundu, büyüdük adam olamadık mı tedirginliğidir. gecicidir. lakin bir iki yılın içine edebilecek bir şeydir.