saatin 17'sinde olimpiyat stadı'nda başlayacak olan sözde deplasman maçı. kapalı biletix'te 30 ytl'den satılıyor. bostancı civarında yağmur yağıyorsa orada kesin kar küreme çalışmaları başlamıştır diyerek cesaret edemiyoruz gitmeye. beşiktaş maçı öncesi son prova.
ulaşımın ana yoldan yapılacağı karşılaşma. başakşehir tarafından gelen yol metro çalışması nedeniyle kapalıydı. özellikle gittim sordum adamlara.
zamanında 4-5 bin kişiye gülüp kendileri burada maç yapınca aynı sayıda taraftar toplayanları gene utandıracak bir kalabalık önünde oynanacak gibi. dileğimiz fazla rüzgardan etkilenmeyen, güzel bir karşılaşma olması.
defansına gene yardım eden bir galatasaray bu maçı koparır gibi. yeni transfer hakan balta ve sezon başından beri adam gibi şans bulamayan bouzid'in ilk 11'de olması muhtemel.
ilk yarısı itibariyle ümit karanın yine yeniden gereksiz bir futbolcu olduğunu göstediği karşılaşma olmuştur...penaltı penaltı mı açıkçası net birşey söyleyemem, çünkü pozisyon eğer ceza sahası içindeyse kesin penaltı, ama çizgi üstünde oldu gibi gördüm ben...zaten atamadık iyi ki, atsaydık pusuda bekleyenler hemen kükremeye başlardı..bouzid ve hakan balta iyi bir görüntü çizdi...barış özbek orta sahanın sağına alışık biri olarak zaman zaman defansın sağını yadırgadı ama fena değildi...galatasarayın acilen nondanın yedeği olabilecek bir golcü almalı, ara transferde takıma yapılması gereken tek takviye budur kanımca...
not: eklemeden geçemeyeceğim..olimpiyat stadının rezaletini yine görüyoruz..bu rüzgarda top gitmiyor haliyle..rüzgarı arkasına alan galatasaray bile topa hakim olamadı, rüzgar o derece etkiliyor futbolu..
ümit karan hastaları için extra edit: yok kardeşim oynayamıyor bu sene bu adam..açık açık söylüyorum işte, bu sezon galatasarayın hızını kesen adamdır ümit karan..nokta
galatasarayın maçın genelinde vasatı aşamadığı karşılaşma olmuştur...lincoln bu sezonki en kötü futbolunu oynamıştır ama olsundur, canı sağolsundur...ümit karan ve hakan şükür çok etkisizdi maçın genelinde...özellikle ümit karan için yazdığım @1951798 nolu girimin de sonuna kadar arkasındayım..ancak kendisinin attığı gol ayakta alkışlanacak cinstendi, tebriklerimizi de iletelim bu vasıta ile....
aslında maçın sıkıcı olmasının önemli bir nedeninin saha olduğunu düşünüyorum....böylesine şiddetli rüzgarda oynanan futboldan fazla şey beklememek lazım..
galatasaray'ın top yapmakta zorlandığı sezonun ilk maçı. ilk yarıda kaçan penaltı eğer gol olmuş olsaydı galatasaray farka mı giderdi yoksa attığı golden sonraki gibi kapanıp kalesinde tehlike mi görürdü bilemiyorum.
ismael bouzid gibi bir stoperi kalli neden haftalardır klübe tuttu anlamak çok zor. adam her topa girdi, rakibini bozdu, top taşıdı, yeri geldi oyun kurdu... hayır yedekte beklerken sahada olan oyuncu da servet çetin. hani song tomas falan olsa anlayacağım. en azından bu maç galatasay'a bir sağlam stoper kazandırmıştır. bunun dışında barış özbek dikat çeken isimlerdendi. mücadelesi bol olan ama tekniği olmayan bir futbolcu. eğer takıma ısınır biraz da kendini geliştirirse (ki yapabilir çok genç) galatasaray için önemli bir isim olacaktır. aynı zamanda ekürisi olan serkan çalık'da son dakikalarda girmesine rağmen kumaşını belli etmiştir. hızlı ve mücadeleci bir yapısı var. barış'dan daha teknik.
kaleci orkun'a* fazla iş düşmedi. ama o yine yaptığı garip hareketlerle dikat çekti. kendisinin biraz uçuk bir arkadaş olduğunu sanıyorum. maçın ikinci yarısında hasan şaş'ın çıkmasına bir anlam veremedim. eğer sakatlık yoksa çok yanlış bir tercihti. ilk yarıda lincoln'le beraber hücum varyasyonlarında etkili bir hasan vardı. savunmasına da yardımda bulunuyordu. ikinci yarı uğur uçar'ı alıp hasan'ı çıkarttı. barış'ı hasan'ın yerine uğur'u da barış'ın yerine koydu. teknik kapasitesi böylelikle bir anda düştü sağ kanadın. zaten ilk yarı galatasaray ikinci yarıya nazaran göze daha hoş gelen bir futbol oynamıştı.
hakan balta da takımda ilk defa ilk 11'de yer buldu. fazla sırıtmadı. belki kalli onu daha ciddi maçlarda(örneğin derbilerde) kullanabilir. keşke avrupa maçlarında da oynayabilseydi. galatasaray bu mevkiide sıkıntı yaşayabilir. çünkü volkan yaman her ne kadar hakan'dan daha iyi gibi dursa da defansif özellikleri hakan'nın çok daha iyi. zaten bunu sion maçında da gördük.
son olarak galatasaray derbi sayılacak (en azından teorik olarak) bir maçı kazandı. 6 maçta 5 galibiyet ve bir beraberlikle haftayaı kapattı. süper ligin en hazır ve en takım gibi olan takımı görüntüsünden biraz uzak olsa da kazanmayı bildi.
1-kasımpaşanın 1.lige çıktığını,
2-ardından böyle bir takımın 1.lige çıkışıyla tayyip erdoğan'ın önlenemez yükselişi arasındaki doğru orantının extrem noktalara ulaştığını,
3-futbolun aslında ne menem bir şey olduğunu bana bir kez daha öğreten maç.
ümit karan'ın zamanında* vestel'e attığı süper golü gölgede bırakacak bir gol atarak kazandırdığı maç. açıkçası golü yerinden izlediğim için kendimi şanslı hissediyorum.
olimpiyat stadı gene bilindik soğukluğunda ve rüzgarında bizi bekliyordu. aslında tribünlerde(en azından alt kapalıda) ne kadar rüzgar hissedilmese de, sahada güzel bir rüzgarın olduğu korner direklerindeki bayraklardan belliydi. bize pek gözükmese de etkilediği açıktı sahadaki oyunu.
galatasaray gene bilindik temposunda başladı. ama gerek lincoln'ün çok kötü oynaması, gerekse de forvetlerimizin formsuzluğu nedeniyle beklenen gol bir türlü gelmedi ilk yarının başlarında lincoln'ün soldan ortaladığı topta arka direkte bomboş kalan ümit karan timing hatası nedeniyle yüzde bin beşyüzlük bir gol pozisyonunu harcadı. ahlar vahlar çekerken gelişen atakta hasan şaş'ın yerde kalması sonucu hakem penaltı noktasını gösterdi. tribünler ne kadar "lincoln, lincoln" diye bağırsa da topun başına gecenin kahramanı ümit geçti ve topu kaleciye nişanladı.
ilk yarı böyle biterken hasan ve ayhan'ın etkisiz oldukları gözlendi. ikinci yarıya hasan-uğur değişikliğiyle başlayan cimbom sağ kanadını kullanmaya başlayınca daha etkili gibi gözüktü gözümüze. ilerleyen dakikalarda ayhan-serkan değişikliği de olunca galatasaray istediği futbola döndü ve atakları sıklaştı işte bu dakikada ümit'in yıllar sonra da hatırlanacak golü geldi. lincoln'ün uzaklardan yaptığı ortayı sırtı kaleye dönük bir şekilde göğsüyle kontrol eden ümit muhteşem bir röveşatayla topu kalecinin üzerinden ağlarla buluşturdu.
bu dakikadan sonra rölantiye giren maç bu şekilde sonlandı.
maçtan akıllarda kalan takıma yeni monte edilen hakan balta ve bouzid'in göze fazla batmayan hatasız oyunlarıydı. verilen şansları iyi kullandıklarını düşünüyorum. ayrıca sonradan oyuna giren serkan çalık, o kısacık boyuyla fıldır fıldır top taşıdı top çaldı. büyük kazanç olarak görüyorum kendisini.
kasımpaşaspor'a gelirsek eğer, bu lige yakışmayan bir takım gördük sahada. yarı sahasına kapanık, iki pas yapamayan, rakibi arkadan dalarak kesmeye çalışan bir takım vardı. gol denilen pozisyonları, son vuruşu yapan oyuncuya topu kesen adamın çizgi ötesinde olmasından mütevellit ofsayt olduğunu söyleyebilirim. açın özetlerden de izleyiniz. galatasaray'ın kazandığı penaltı da gerçekten penaltıdır. hasan'ın topuğuna çok güzel dalmış kasımpaşalı oyuncu.
sonuç olarak galatasaray kötü oynadığı bir maçı da kazanmasını bilmiştir. böyle performansların çok fazla tekrarlanmaması dileğiyle...