yüksek seçim kurulu başkanı tarafından açıklanan tarih. bu tarihten daha erken yapılamayacağını da açıkladığına göre büyük ihtimal seçim tarihi 22 temmuz olacaktır.
yaz sıcağında milleti sandığına götürecek seçimlerdir.
chp nin eylül ayında olsun diye karşı çıkmıştır ki haklıdır. başbakanda chp yi zaten normali kasımda 2 ay kala erken seçimmi olur diye eleştirmiştir. oda haklıdır.
memleketi dışında okuyan tüm üniversite öğrencilerinin büyük ihtimalle oy veremeyeceği seçim.
seçimler okul zamanı olacak diye birçok arkadaşım seçim listesini okuduğu okula almıştı.ancak temmuzun ortasında oralara döneceklerini sanmıyorum.bunun dışında zaten duyarsız olan seçmen bide tatil,yazlık bahanesiyle sandığa hiç gitmezse şaşırmam doğrusu.
keşke haziran sonu olsaydı dediğim ama ne olursa olsun oy vereceğim seçimdir aynı zamanda.
(bkz: hadi hayırlısı)
tarih açısından eylülde olmasından iyidir zira o tarihte okullar başlamaktadır, ağustosta olsaydı zaten tatil açısından bir farkı kalmayacaktı. daha erken olma şansı ise hiç yoktur (yüksek seçim kurulunun yalancısıyım).
tarihi bahane ederek oy kullanmama gafletine kimsenin düşmemesi gereken seçimdir.yurdunu seven, vatandaşlık bilincine sahip herkesin iki eli kanda dahi olsa gidip oyunu kullanması gerekmektedir, zira tatil, gezi vs. her zaman yapılabilir. fakat oy kullanmak ancak 5 yılda bir vuku bulan bir hadisedir.bu, vatandaşa verilmiş bir hak değil görevdir.gidip oyunuzu kullanmaz, sonradan kere çıkıp da işte seçilen x ülkenin bilmem kaçını, seni, beni temsil etmiyor derseniz adama gülerler. inşallah vatanımıza ve milletimize layık kişiler seçilir, ülkemiz için hayırlı olur.
temmuz ayı bir çok insanın tatilde,büyük şehirde yaşayan anadolu insanın memleket ziyaretinde olacağı bir aydır.seçimin böyle bir ayda yapılması doğru değildir.
büyük bir sürpriz olmazsa, akp'nin daha yüksek bir oy oranıyla ve, eğer chp dışında bir parti de barajı aşamazsa, daha fazla sayıda milletvekili sandalyesi kazanması ile sonuçlanacak seçimdir.
halkımızın son 2 haftada yaşanan saçma sapan ve karizmamızı darmadağan eden olaylara en sert şekilde sandıkta cevap vereceği seçimlerdir. halkın muhtırası da denilebilir.
(bkz: hizaya gel)
turizm sektöründe bulunmuşlar bilir ki türkiye genelinde turizm sezonun en yoğun şekilde yaşandığı (15 temmuz- 7 ağustos arası) döneme denk gelmiş milletvekili seçimidir.burada herkes seçmenler ''tatildeyken oy kullanamayacaklar'' diye düşünürken turizm çalışanları unutulagelmiştir. turizm sektöründe mevsimlik çalışma çok görülmekle beraber yurdumuzun değişik bölgelerinden insanlar geçinebilmek için ege ve akdeniz kıyılarına gelmektedir. bu nedenlerden dolayı ayrıca halkın siyasetçilere olan güvensizliğinden çok düşük katılımın bekleneceği seçimler olacaktır. bu durumun da en çok kimin işine geldiği zaten bellidir.
deniz baykal'ın dün akşam çok doğru sözler sarfettiği seçim tarihimiz..
çoğu insan tatilde olacak,mevsimlik işçiler çalışmaya başlayacak,köydekiler yaylaya çıkacak...şehirdeki nüfus oranının en az olduğu zamanlar temmuz-ağustos ayları..
doğruyu söylemek gerekirse hiçbir insanında sağduyu gösterip ben bir oy kullanıp geleyim diyeceğini sanmıyorum,haklılar da tatile çıkmışsın masraf edip, bir de otobüs parası verip geri dönüp oy kullanacaksın..orta halli hiçbir insanın bunu yapacak gücünün olduğunu sanmıyorum.çoğu insan da tatil kararını belirlediği için değiştiremez.yazın ortasında bir seçim...
ayrıca deniz baykal şuna değinmiştir,bana öküz altında buzağa aramak gibi gelse de,ben safım neden olmasın dedirtti:
milletvekilleri 15 temmuzda maaşlarını alıyorlarmış ve seçimden sonra milletvekillerinin maaş iadesi olmazmış.ne kadar saçma ki,devlet memurları 1 aylık maaşlarını istifa ettiğinde veya işten atıldıklarında tek kuruşuna kadar geri vermek zorundayken,milletvekilleri aldıkları maaşlarını bir güzel cebe indirebiliyorlar..
eğer tatilde olan kimseler ülkelerinin geleceği için tatillerinden feragat edip de oy kullanmaya gidemiyorsa destekledikleri parti kazanamasın kardeşim. o yüzden ülkenin geleceği için, demokrasi için gidip de her birey iki eli kanda olsa dahi oy kullanmalıdır. gerekirse tatilini bölmeli, gerekirse bi kaç lira verip otobüse atlamalıdır, nihayetinde karşılaşacakları tablonun 2002'den farklı olmasını istiyorlarsa.
cumhuriyet mitingine katılan zihniyetin 21 temmuz gecesi oy verecekleri yerlerde yatmalarını istediğim seçimdir.vatanını sevenin oy kullanması gerektiğini savunan bu zihniyet aslında akpye oy verenleri vatan haini olarak nitelendirmiştir.bu bölücülüktür.halk cevabını hangi partiye oy vererek verecektir çok meraklanıyorum.
tatilde yatmayı. ülkenin kaderini belirlemeye tercih edebilecek zihniyete sahip kimselerin oy kullanmayacak olması sebebiyle, sonuçlarının daha sağlıklı olacağını düşündüğüm seçimlerdir. (bkz: doğal seleksiyon)
takip ettiğim kadarıyla yüzde 10 barajını 4 partinin geçmesi muhtemel seçimdir. tabi dyp-anap ve chp-dsp ittifakları dengeleri bi nebze olsun değiştirebilir. dikkatime çarpan bir diğer nokta da akp yine yüzde 29'la birinci parti olmakta. mhp'nin ise kayda değer bir oy artışı var. söylediğim gibi sağda ve solda ittifak olursa dengeler değişebilir. ama akp yine birinci parti olacak gözüküyor.
kasım 2007de yapılacak seçimin, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yürümemesi nedeniyle anayasaya bağlı olarak erken seçime alınmasının sonucu erken seçim tarihidir 22 temmuz.
mevsimlik işçiler ve yaylaya çıkanlar zaten bilinçsiz bilgisiz eğitimsiz kültürsüz neyin ne olduğunu bilmeyen akp seçmeni görüldüğünden, 22 haziran tarihinin chp'ye yaraması gerekmez mi? chp için de orta ve üstü halli insanlar asıl vatandaş olduğu için, onlar da yol paralarını pekala verebilecekleri için bu bir dert midir? bundan da öte, 6 ilkesinden biri "halkçılık" olan bir parti, neden elit kesimin tatile gidip oy kaybedeceğinden korkar, "halkçı" ilkesi varsa şu ana kadar halkı yanına çekebilmiş olması gerekmez miydi? peki chp halka inememişse baykal'ın halkçılık anlayışı nedir?
bunlardan da öte, tayyip erdoğan dememiş miydi alabileceğimiz en yakın tarihe almak istiyoruz diye, ve 22 haziran'ı seçmemişler miydi? yüksek seçim kurulu da en erken tarihin 22 temmuz olabileceğini söylememiş miydi? yüksek seçim kuruluna edilmesi gereken şikayetler neden ak parti'nin oyunu diye dışa vuruluyor? ayrıca erken seçim isteten, chp değil miydi? zira anayasaya göre cumhurbaşkanlığı seçimleri yürümezse derhal erken seçime gidilir. 367'yi de asla bulamayacaklarına göre, cumhurbaşkanlığı seçimlerine devam edebilirler miydi? derhal erken seçim olması gerekti ve bu da yüksek seçim kurulunca 22 temmuz olarak ayarlandı.
akpli değilim, inançlı biri de değilim. bunu belirtiyorum aslında inancımın kimsenin vazifesi olmamasına rağmen ancak biliyorum ki bu yazdıklarımdan sonra akpli şeriatçı ilan edileceğim. bu ülkede yaşamanın zorluklarından biridir bu, ya faşist ya vatan haini ya şeriatçı ilan edilmek. yazayım dedim, sadece iddiaların tutarsızlığını göstermek istedim.