o tarihte lice sağlık ocağında görevli olan ebe arkadaşımı, üç günün sonunda kapıyı kırarak içeriye giren askerler lojmanın küvetinde büzüşmüş halde bulmuşlardı. hastanede kendine gelmesi 5 günü bulmuştu. çünkü gece yarısı ilk çatışma başladığı anda kendini en güvenli yer olarak gördüğü küvete atmış, çatışmanın sürdüğü üç gün boyunca ölüm korkusu nedeniyle yerinden hiç kıpırmadan aç ve susuz kalmıştı. bir gün önce doğumuna yardım ettiği kadının eşinin elindeki roket atardan çıkan merminin banyo duvarında açtığı delikten hem ölümü beklemiş hem kurtuluşu izlemişti.
evet fiziksel olarak kurtuldu ama bu çatışmanın ruhunda açtığı yarayı hiçbir psikoterapi tedavi edemedi.
(bkz:
güneydoğu sendromu)