2008 nba çaylaklar maçı   

adana çık aradan

  1. bugün sabaha karşı 03:00'da oynanmış maçtır.

    gelenek bozulmamış, sophomore'lar çaylakları 136-109 yenmiştir. maçın mvp'si daniel gibson olmuştur. onun dışında kayda değer istatistikler şu şekildedir:

    sophomorelar:

    daniel gibson: 33 sayı, 4 rebound, 3 asist
    rudy gay: 22 sayı, 3 rebound
    jordan farmar: 17 sayı, 4 rebound, 12 asist

    çaylaklar:

    kevin durant: 23 sayı, 8 rebound, 4 asist
    sean williams: 17 sayı, 10 rebound
    al horford: 19 sayı, 7 rebound, 2 asist

    --------------------------------------------------------------

    bu rakamları verdikten sonra maçın hikayesine geçelim isterseniz. öncelikle bu çaylaklar maçı yapılmaya başladığı günden beri hep eleştirilmiştir. genç oyuncular maça çok fazla asılmaz, sadece yeteneklerini göstermeye çalışırlar. bunu engellemenin pek bir yolu yok. yine böyle bir maç olduğunu söyleyebilirsek de hafiften bir çekişme gördüğümüzü de inkar edemeyiz. beklediğimden daha iyiydi diyebilirim. ancak ikinci yılını yaşayan oyuncular* maçın başından itibaren patronun kim olduğunu gösterdi ve maçı kazandılar.

    oyunculara gelince, daniel gibson'dan bahsetmek gerek haliyle. şahsen ben onu geçen sezon playofflarında tanımış ve sevmiştim. sessiz sakin, kendi halinde, görevini en iyi şekilde yapmaya çalışan bir arkadaşımızdı. ancak ona burada medhiyeler düzeceğimi sananlar yanılıyor. şahsen maç boyu bildiğim tüm küfürleri sıraladım gibson'a. tamam çaylaklar maçında herkes mvp olmak ister; bunun için takım arkadaşlarını pek sallamaz, kendini ön plana çıkarır. ama bu kadar da olmaz ki be kardeşim. adam maç boyunca sadece üçlük attı. kullandığı 20 üçlüğün 11'inde isabet buldu ve 33 sayıyla maçı tamamladı. ne faul atışı kullandı, ne bir turnikeye girdi, ne de iki sayılık bir şut kullandı. böyle mvp mi olur? bırak allasen. belli ki abisi lebron james'ten nasihatları almış da gelmiş. zira onun da desteğini alarak mvp ödülünü kapması zor olmadı. lebron; sana da ettiğim küfürler yabana atılmaz haberin olsun. devre arası olmuş, yayıncı kuruluş daniel gibson'la röportaj yapıyor; bir bakıyorum, hooop lebron olaya dahil olmuş. arkadaşım, sen ne arıyosun orda? sana ne, sen mi attın o sayıları? niye konuşturmuyosun çocuğu? seni yeterince görmedik mi zaten, pazar gecesi yine gözümüze gözümüze sokmayacaklar mı zaten seni? niye kasıyosun kendini bu kadar? bak yine sinirlendim.

    her neyse sonuç olarak daniel gibson, lebronvari bir oyun sergileyerek mvp oldu. lebronvari derken, kimseyi sallamayan sadece mvp olmaya odaklanmış, bunun için de daha çok sayı atması gerektiğini düşünen bir oyun şeklinden bahsediyorum.

    halbu ki maç sonunda çok basit bir hesap yaptım ve sonuç şu:

    daniel gibson'un takımına kazandırdığı maksimum sayı:
    33 sayı + (3* x 2*) =38

    bir de jordan farmar'a bakalım:
    17 sayı + (12* x 2) =41

    görüldüğü gibi farmar takımına çok daha faydalı olmuş. her ikisinin de 4'er reboundu var ve gibson 20 şut kullanırken farmar bu rakamlara yalnızca 10 şutta ulaştı. ayrıca farmar 4 top çalarken, gibson 2 top çalabildi.

    takdiri size bırakıyorum.

    unutmadan şunu da ekleyeyim: ntv bu maçı olay yerinden bildirdi. nihayet bir nba maçını oynandığı salondan anlatmayı başardılar. kendilerini kutluyorum, ancak anlamadığım şey, orada neden murat kosova'nın da bulunmadığıydı. eğer kendi isteğiyle gitmemişse üzülürüm ancak başka şeyler varsa çok pis sinirlenirim. orda olmayı en çok hakeden kişi murat kosova'dır.

    kaldı ki shaq'in, t-mac'in ve vince carter'ın olmadığı bir allstarda murat kosova da olmazsa, -afedersiniz- sikerim öyle allstar'ı!
    (yorkshire, 16.02.2008 13:07)