aslında çok daha öncelere dayanan, 2008'den çok daha önce başlayan kriz. fakat son zamanlarda etkisi giderek artıyor.
amerika'da mortgage denilen şeyin elde patlaması ile balon bir "fıs" dedi, şimdi tüm dünyayı tehdit eden, kapitalizmin çöküşü olabilir gibi iddiali sözcüklerle ifade edilen ekonomik krize dönüştü.
peki nasıl oldu?
her şeyden önce söyleyeyim, para konusunda biraz odun kafalıyım. anlamıyorum. ama elimden geldiğince açıklamaya çalışayım.
ilk başta sovyetler'in çöküşünden sonra amerika 90'ların ortalarında küçük bir kriz atlattı zaten. fakat tam o sıralarda internet yaygınlaştı. interneti pazarlayarak amerika bill clinton zamanında bir nebze kurtulabildi.
sonra deliği sıvayalım diye mortgage geldi. ilk başta iyi bir olay gibi görünüyordu. kira öder gibi ev sahibi olmak. ama açgözlülük bunun da suyunu çıkardı. adam ev yaptı, uzmana götürdü. uzman dedi, bu ev 1000 lira eder, ayda 50 lira kiraya verirsin, geçmiş olsun dedi. adam kiracı aldı eve 50 liraya. sonra adam eve bir iki çivi çaktı, bahçeyi düzenledi, en fazla 10 lira masraf yaptı. uzmana tekrar götürdü, ben buna böyle böyle yaptım artık bu daha fazla eder değil mi dedi. uzman da evet, artık bu ev 1100 lira eder dedi. adam bankadan ilave 100 lira aldı, aradaki 90 lirayı cebe attı. kiraya zam yaptı ama. sonra gitti evin çatısını boyadı, uzmana tekrar gitti, bu evin çatısını bilmem güneş enerjili yaptım dedi (her ne ise artık). uzman da dedi, vay koçum, bu ev artık 1200 lira dedi, adam yine 100 lira aldı. kiraya tekrar zam. bu şekilde gitti. sonunda kiracı dedi, sikerim ulan, sikindirik dekoru değiştiriyorsun kiraya zam yapıyorsun, çıkıyorum ben dedi. dur yapma etme derken kiracı çıktı. ne oldu? tabi para gitti, kiracı da plan degistigi icin ekonomik krize girdi. ev sahibi kaybetmedi. ama 200 lira devletin kasasından çıktı. devlet de eee 200 liranın hizmeti nerede deyince kazığın boyutu ortaya çıktı.
araya günde milyarlarca dolar külfeti olan ırak savaşı girdi.
sonra bir açgözlülük vakası daha balonu patlattı. amerikalıların iş disiplini, yok proje yönetimiymiş, işkolikmiş herkes bilir. proje müdürü ceo'ya dedi ki, ben şu sözlüğün serverını şöyle kullanırsam verim iki kat artar biz de iki kat fazla kazanırız dedi. aferim lan dedi ceo, ona göre server aldılar, para henüz yok ama. sonra başka biri dedi ki ceo'ya, biz şu sözlüğü kendimiz jeneratör yapıp ondan çalıştırırsak daha az kaynak tüketiriz, daha fazla kazanırız diye slayt sunumunu gösterdi. para babası ceo oh oh aferim yapalım anasını satıym dedi. yaptılar jeneratörü. daha ortada yine para yok, sadece sözde diyoruz, verim alırız diye. sonra aylar geçti, ceo dedi ki, e hadi? fatura ödeyeceğim karımız ne oldu dedi. kar yok? olmayan paranın balonu oluşturuldu. sonra alınan krediler ödenilemedi tabi.
bu biraz kendi kendini yeme olarak tabir edilebilir. kimimiz kapitalist sistem çöküyor heyoo diye sevinmesin. insanlar aç kaldığı zaman birbirlerini yemeye başlarlar, savaş çıkar. sizi de etkileyecek bu. size denilmişti, ekonominizi satmayın, yabancı sermaye getirmeyin, dünya kimseye kalmaz diye. bunları diyenlere "hassiktir oradan" diye yapmadığınızı bırakmadınız. ne oldu? hiç sevinme, faturası yine bize çıkacak canım kardeşim. kötü şeyler olacak, bu ciddi. bize birşey olmaz degil mi? tabi.
çoğu kendi yağında kavrulan yurdum insanını korkutmayan olası ekonomik krizdir. çoğu kişide " trilyonları olan düşünsün banane amına koyim" düşüncelerine sebebiyet verir.
emeklilik fonlarının hisselerle oynaması üzerine değer kaybeden amerikan bankalarının satılması sebebi olan şey. alım gücü düşüp kredi borçlarını ödeyemeyen halkın da sebep olduğu, neticesinin yine halkın kendisine ödetileceği yer olan amerika'da ortaya çıktı ve sıçradı. domino taşı gibi devrilirken satılan bankalarla dolu etraf. deee avrupa'da, fortis bile gidip geliyor. ee sen kalk abn amro yu almaya çalış, dexia'yı zapt et, kolay değil öyle.
hepsi oyun dümen. kapitalizmin bir yere gittiği, başka bir izmin de bir yerlerden çıkıp geldiği yok beyler. o para aynı adamlarda kalacak. siz yine havana puro içeceksiniz, tu kaka diyeceksiniz.
ayrıyeten bir de seçim arefesi öyle bi götingen durum ortaya çıktı ki sormayın gitsin. obama ve mc cain ortak hareket etmek zorundalar. ya seve seve ya seve seve. temsilciler meclisinden 700 milyar dolarlık mı ne destek bütçesi ayrılması oylamaya sunuldu. meclisten geçmedi. 2 parti de 'olmaz lan' dedi. elbette obama da mc cain de, elbette obama'nın partisi de mac cain in partisi de ret vermek zorunda. 'he olur' dese seçim var. 700 milyar vatandaşa girecek. adaylardan birinin çıkıp da 700 milyarı desteklemesi 'adaylıktan çekiliyorum ben' demek. bunu demez. ha demiyor da noluyor? bu sefer piyasa, tüm piyasalar soğumaya başlıyor ve duruyor. bu da abd nin babalara yan basması demek. buna da o görkemli amerikan ordusu izin vermeyecektir. gerekirse meclisi basar noluyo lan der. o yüzden ikinci oylama da meclis seve seve kabul etmek zorunda 700 milyarı. bu durumda obama da mac cain de ortak hareket etmek zorundalar. her ne olursa olsun, müstakbel amerika başkanının işi zor olacak gibi görünüyor.
benim kaynağı çok sağlam olan tahminlerime göre amerika'da ki para sahipleri ne olduğunu bizlerin kestiremeyeceği sinsi, bir oyunun içerisindeler. gerçekte amaçlarınının ne olduğunu göreceğiz. o günler geldiğinde de bize yine 'la ben didiydim la böle olacaanı' demek düşecek.
ora saatiyle mi bura saatiyle mi bilmiyorum ama bu gece oylama ikinci kez yapılacak. hep beraber göreceğiz. bu arada destek şeysinin adı kurtarma yardımı imiş.
1980 lerde yaşanan krizi globalleşme adı altında 20-25 yıl öteledikten sonra yeni bir açmaz ortaya çıktı: 2008 krizi. kapitalizm artık yamalı pantolon gibidir. yine yamalayıp, bir şekilde dengeleri oturtabilirler ancak bu kriz artık tüm dünya'ya göstermiştir ki kapitalizm ayağını denk almak zorundadır.
aynı zamanda adam smith'in de çöküşüdür, piyasaların görünmez bir el ile kendi kendisini düzenleyebileceği iddiası da çökmüştür.
eski fed başkanına göre yüzyılın krizi. 2007 yılında mortgage kredilerinin geri ödenememesi ile başlayan sıkıntı, bu yılın başından itibaren piyasalardaki güvensizliğin sonucunda likidite sıkıntısına dönüştü. piyasalardaki güven ortamının zedelenmesi, tüketimi azalttı, tüketimin azalması üretimi azalttı. sonuç olarak reel sektör de krize ortak olmuştu.
lehman brothers gibi yüz yıllık yatırım bankaları tarihe karıştı. bu tip devler doğal olarak tek başlarına çekilmediler arenadan. yanlarında birçok firmayı da götürdüler. bir dönemin favorileri olan yatırım bankaları birer birer satın alındılar ya da iflaslarını açıkladılar. mevduat bankaları için de durum pek parlak sayılmaz gerçi. son olarak washington mutual'in amerika'nın tmsf'si* tarafından el konulması krizin ciddiyetini bir kez daha gösterdi. bush hükümeti gider ayak yine bir kurtarma operasyonuna girişti. kongreden 700 milyar dolarlık kurtarma paketi için onay alındı ama piyasaların ateşi halen dinmiş değil. 700 milyar dolar lafı ağza kolay geliyor ama şöyle bir örnekle açıklarsak, türkiye ekonomisinin büyüklüğü 659-670 milyar dolar arası bir rakam, yani bu para ile yeni bir türkiye ekonomisi kurmak mümkün.
üstelik sadece abd değil tüm dünya teyakkuza geçti. krizin etkileri avrupa'ya da sıçramış halde. ingiliz mortgage devlerinin kimi batıyor kimine de devlet el koyuyor*. keza fortis de devlet kontrolüne geçti.
peki türkiye ne alemde? tüm dünya bu haftayı merak ve kaygı içinde beklerken biz tatil yapmaktayız. maaile yatıyoruz selamlar ola. birileri farkında olur inşallah yoksa götümüze kaçması muhtemel şemsiye bir açılırsa yedi kuşak sonramız halen estetik operasyonlara dünya kadar para bayılmak zorunda kalır.
son olarak bush'un planının işe yarayıp yaramayacağına gelirsek. hani ilk anda işe yarar gibi gözüküyor ama kontrolsüzce risk alan fon yöneticierinin götünü toplamaya yönelik bir hareket olmsaı samimiyeti hakkında şüphe uyandırıyor. üstelik bunu yaparken kullanılacak paranın kaynağının yine halk oluşu sıkıntıyı arttırıyor. açık kapatmak iyi de bu değirmenin suyu nereden gelecek?
pek tabi her kötü durumdan da faydalanan birileri olacaktır. bu krizde bu rolü jp morgan chase üstlendi. kelepir fiyata kapattığı bankalarla iyice büyüyen jp, sektörün ciddi söz sahipleri arasındaki yerini iyiden iyiye pekiştirmiş durumda.
şimdi ben duyurular kısmına ''eşşeğe anlatır gibi'' diye bir duyuru açıp, bu krizi bana eşşeğe anlatır gibi anlatacak bir insan çıkar mı diye umutsuzca beklemiştim. ama o insan çıkageldi ve bir msn sohbeti ile merakımı gayet de güzel bir şekilde giderdi. ''bulduklarını bizimle de paylaşır mısın?'' içerikli mesajlardan sonra, bu msn sohbetini, gerekli izinleri de alarak buraya aktarmaya karar verdim. evet aktarıyorum! aktardım.
ispik
evet konumuza gelelım
ispik :
sımdı merak ettıgın konu nokia şarzı*:
evet sabırsızlıkla bekliyorum
ispik:
1929 great depression un bı benzeridir
ispik:
bilirmisin buyuk buhranı
nokia şarzı:
evet şimdi onunla ilgili bi yazı okuyorum
nokia şarzı:
insanlar taksite abanmışlar sonra ödeyememişler falan
ispik:
zamanında böle sanayii devrımı fılan yapılmıs artık makınalar çogalmaya baslıyor fılan
ispik:
klasik iktiadçılar cıkıyorlar kı "sadece üretim yapalım"
ispik:
üreticilerde buna uyuyorlar hobidi üretim hobidi üretim talep olmayınca hepsı elde patlıyor ve lımanlardan denızlere dokuluyor fılan kabası böyle yabi derin mevzu
nokia şarzı:
29 krizi için miydi bu
ispik:
sımdıkı yasanan olayda amerikan bankalaraı "mortgage" denen olaya abandılar
ispik:
bu işte ıyı para vardı ve amerikalılar bundan kar elde etmek istiyorlardı yatırımcılar martgage kredisi veren bankaların hepsınden hisse senetleri alıyordu
ispik:
yanı süreklı herkes kazanıyordu ve büyüyordu
nokia şarzı:
evet
ispik:
tabı yatırımcılardan kastım sadece amerikan zengınlerı degıl dunyada kuresel olarak bu işi yapan adamlar var
ispik:
adamın her ulkede çok ciddi yatırım parası var
ispik:
böyle adamlar tabı amerkayada para yatırmıstı ozellıle bu batacagına kımsenın ıhmal veremeyecegı lehman kardeşlere
ispik:
hal böyle olunca dusun simdi lehman herkese para dagıttı halka, dış yatırımcılarda faiz beklıyorlar amerikadan
ispik:
ee gel gör ki usa içerideki parayı toplayamıyor
ispik:
her önune gelene kredi kartı vermek gibi bişi ülkemize uyarlayacak olursak
nokia şarzı:
yani insanlar aldıkları krediyi ödeyemiyor dimi?
ispik:
evet
ispik:
böyle olunca o küresel yatırım yapan godamanlar parasını alamıyor
ispik:
ee bu paralarda 300 500 $ degıldı
ispik:
degıl kı
ispik:
lehman battı dıs yatırımcıların mılyarlarca doları gitti
ispik:
eee o adamın mılayrlarca doları gıdınce kendı hısse senetlerı dıger ulkelerde deger kaybetmezmı
ispik:
borsa denen meret global bir dünyadır
ispik:
hepsi birbirine bagımlıdır
ispik:
o adamların elınde sıcak para kalmayınca bu sefer ingiltere almanya gibi ülkerlerden yatırım paralarını geri çekıyorlar
ispik:
çektıklerı ulkede sıcak para dönmesi azalıyor
ispik:
bu sefer bu işe bagımlılar iç yatırımcılar küçük yatırımcıların kagıtları degersizleşiyor
ispik:
hopppp millet gümbürtüye
nokia şarzı:
bi sn
nokia şarzı:
para dönüşü azalınca neden iç yatıreımcıların kağıtları değersizleşiyor
nokia şarzı:
para bulamadıklarından mı
ispik:
sımdı turkıyeyı dusun
nokia şarzı:
yani kredi falan
ispik:
evet
ispik:
bı anda ulkeden mılayrlarca dolar döviz rezervı cekılıyor
ispik:
mıllete kredi lazım fılan
ispik:
ayrıca kucuk yatırımcılar o godoman herfılerın şirketlerınden hısse alıyorlar
ispik:
eee o godomanların parası amerikada batarsa adamoın ingilteredeki şirketi zarar görmezmı yanı
nokia şarzı:
evet anladım sanırım
nokia şarzı:
kredi olmayınca da adamlar üretim falan da yapamıyorlar
nokia şarzı:
yani hammadde alamıyorlar falan dimi
ispik:
para olmayınca kredi çokkk degerli bir hammadde haline dönüşüyor o zamanda atıyorum
ispik:
%1 faizle verılen kredi
ispik:
hopp %10
nokia şarzı:
oahh
nokia şarzı:
ya ben de diyordum bu faiz arttı düştü falan
nokia şarzı:
şimd ianladım
ispik:
eee önceden borçlananlarında faizleri artıyor
ispik:
bır sey ne kadar azalırsa karaborsaya duser demı
ispik:
parada öyle oluyor
ispik:
bankalar faizleri yükseltıyor nasılsa piyasada yok sadece bende var dıye
ispik:
mantık anladın
nokia şarzı:
anladım valla
nokia şarzı:
yani bu likidite krizi dedikleri şey aslında bu?
ispik:
öyle lanet bır hastalıkkı burada bırının ayagına bassak teee dunyanın öbür ucunda kendını hıssettırıyor
ispik:
evet eldekı kagıdı nakde donusturememe krizi likidite
nokia şarzı:
eldeki kağıt da hisse senedi falan oluyor dimi
ispik:
evet
ispik:
adam batınca senın kagıdını kım napsın
nokia şarzı:
özet olarak bu yani.
ispik:
özet degıl mantık bu
ispik:
evrensellık sorunu
nokia şarzı:
evet mantık tamam
nokia şarzı:
peki
ispik:
yanı bir ülke dusun ki mesela iran
ispik:
dışarıdan bagımsız o yatırımcılar gelıp ıran a karısmıyorlar
ispik:
eee o zaman yasanan kriz ıran ın umrunda olurmu
nokia şarzı:
olmaz
nokia şarzı:
türkiye için tehlike ne boyutta.
nokia şarzı:
sanırım vahim?
ispik:
şu bir gerçekkı hukumet öle pek aklı basmıyor fılan ama
ispik:
bu krizi içten çok iyi yönettı
ispik:
bize tee ıkı ay önceden sinyaller gelmişti
ispik:
bizdede şu toki muhabbeti fılan
ispik:
yanı bızı etkılemesı çok dusuk bir ihtimal
ispik:
umarım etkılemez yanı ama bu işler çok ınce cizgide yürü
ispik:
adamın tekı gelır ülkemızdeku butun parayı çeker
nokia şarzı:
hah
nokia şarzı:
evet
nokia şarzı:
onu diyenler var
ispik:
banka ıflas eder
nokia şarzı:
hani sen anlattın ya adam amerikaya yatırmış parasını
ispik:
sonra vay anam başımıza
nokia şarzı:
amerikadaki batmış
nokia şarzı:
başka ülkelerdekini çekiyor ihtiyacını karşılamak için
nokia şarzı:
doğru anlamışım dimi
ispik:
tabii ki
nokia şarzı:
bu ülkelerden birisi de biziz
ispik:
evet
nokia şarzı:
ve sanırım
nokia şarzı:
bunu engelleyecek yasamız da yok
ispik:
söylede bir durum var bız bunun sınyallerını aldıgımıza
ispik:
faizlerle bır oynama yaptık
ispik:
ve faizleri dusurduk
ispik:
böyle olunca adamlar kısa vadede gecmır 1 yılda
ispik:
turkıyeden yavas yavas para çekıldiiii
ispik:
araplar getırdı tamamladı
ispik:
suudi kralı gelmişti ya gecenlerde
nokia şarzı:
evet
nokia şarzı:
arapalr getirdi tamamladı deyince b iışık yandı kafamda
ispik:
bır anlaşma geregi avrupalı yatırımcıların cektıgı parayı o adam tamamladı
ispik:
ve böylelıkle hıssetmedı piyasalar çok az hissetti
nokia şarzı:
hııı
nokia şarzı:
abdullah gil gitti kıyamet koptu hani
nokia şarzı:
para istemeye falan
nokia şarzı:
bu da onunla ilgili mi
ispik:
öncesınden hukumet o avrupalıların parasını cekmeleri için faizleri düşürdü
nokia şarzı:
çekmemeleri mi çekmeleri mi
ispik:
evet o avrupalı yatırımcıların ulkemızdekı yandaşları hukumete baskı yaptı
ispik:
arapların degıl bızım paramızı kullanın dıye
ispik:
ama hukumet arapların parasını kullandı
ispik:
sımdı o suudi kralı ulkeye yatırım yapmasaydı
ispik:
biz çoktannnn gitmiştik
nokia şarzı:
peki neden arapalr tercih edildi?
ispik:
sağlam adamlar
nokia şarzı:
petrol falan?
ispik:
araplar avrupalılar gibi parayı ulke ulke doşatırmayı sevmez
ispik:
bok gibi para var zateb
ispik:
bır ulkede batsa umrunda bıle olmaz
ispik:
onemlı olan o adamları ulkeye çekmek
ispik:
ama tabiii yurdumun her duyduguna ınanıp gaza gelen gençleri
ispik:
bi halt sanıyor
ispik:
araplara atıp tutmayı
ispik:
ancak ekonomının ıcınde bu işi bilenler bilir
ispik:
arapların kıymetını
nokia şarzı:
anladım
nokia şarzı:
bi sorum daha var
nokia şarzı:
bu kurtarma pakedi
nokia şarzı:
700 milyar dolar
nokia şarzı:
kimisi karşı kimisi gerekli diyor
ispik:
gerekliligi dogru
nokia şarzı:
yani karşı olanlar amerikan halkından çıkacak diyorlar para falan
nokia şarzı:
nedir aslı?
ispik:
amerika halktan vergiyi toplayacak kabaca
ispik:
gıdıp o yatırımcıların parasını ödeyecek
ispik:
olayın kabası mantıgı bu
nokia şarzı:
o paraları batıranların dimi
nokia şarzı:
godoman dediklerinin
ispik:
evet
ispik:
böylelıkle o adamların sırketlerı yenıden toparlanacak hani hepsi olmasada bır kısmı
nokia şarzı:
şöyle bişey var bide
ispik:
paketın ıcınde sadece parada yok
ispik:
o adamlara amerikada arsa, filan gibi ayrıcalık tanımalarda var
nokia şarzı:
vay be
nokia şarzı:
bu kurtarma olaylarını sorucam bide
nokia şarzı:
şimdi
nokia şarzı:
merril lynch lehman falan
nokia şarzı:
işte değerleri trilyon dolarları falan buluyordu
nokia şarzı:
sonra işte amerikan merkez bankası sanırım merrl lynci kaç milyar dolardı hatırlamıyorum ama bayaa düşük bi meblaya satın aldı
nokia şarzı:
naapıcak sonra?
ispik:
o bankadan alacakları olan kişilere
ispik:
bır kısmını pakettekı para ile bır kısmınada ayrıcalıklar tanıyarak
ispik:
yenıden ulkelerıne yatırım yapmalarını saglayacak yanı onları sogurmayacak
ispik:
kaçırmayacak
nokia şarzı:
anladım
serbest piyasa düzgün işlemediği için ortaya çıkmıştır, dermişim... demem ya, eğer deseydim nasıl arkasını getirirdim bu iddianın görelim:
öncelikle, bu kriz gelmekteyken kimsenin kimseden bilgi sakladığı yoktu; bunu not edelim. ipotek piyasası ile ilgili bilgiler, fannie mae ve freddie mac gibi şirketlerin kimlere ipotek kredisi verdiği ortadaydı. sorun bu şirketlerin ipoteklenen evlerin değerlerini olması gerekenden fazla kabul edip, geri ödeme gücü olmayan insanlara kredi dağıtmasında. dağıttıkları krediyi ise kendilerine yatırım yapanların paraları ile finanse ettiler. eğer piyasa düzgün işliyor olsaydı fannie mae ve freddie mac'in aldığı risk değerlendirilir, bu risk şirketlerin ipotek bonolarının (ismi bu mudur bu menkulün?) fiyatlarına yansırdı. yani fannie mae ve freddie mac o kadar kolay borçlanamazdı.
piyasa düzgün işlemediği için yukarıda bahsettiğim risk, fiyatlara yansımadı. insanlar (bankalar, diğer ülkeler, yatırım fonları, vs.) farkında olmadan risksiz yatırım yaptıklarını sanarak aslında kazanamayacakları paralar kazandıklarını sandılar ve paralarını çok ucuza bu ipotek şirketlerine borç olarak verdiler. risk unsuru bir gün gerçekleştiği zaman ise (evlerini ipotekleyen insanlar borçlarını ödeyemeyince) şişen balon patladı ve geride birbirine zincirleme borç takmiş pek çok yatırım bankası kaldı. ipotek karşılığı alınan evleri satıp parayı çıkarmak da mümkün değil çünkü hem evler zaten olması gerekenden fazla değerle ipoteklenmişti hem de ülke çapında gerçekleşen bu kriz ev piyasasında arzı arttırınca fiyatlar iyice aşağı düştü.
evet. serbest piyasa düzgün işleseydi bu kriz olmazdı. şimdi bana inananlar avucuma mum diksin.
büyük kapitalist devletlerin, ekonomiye babalar gibi karışmak zorunda kaldığı krizdir. sen koskoca amerika batan bankaları, finans kuruluşlarını devletleştir. bir de 700 milyar dolarlık paket yap noluyor lan. adam smith'in kemikleri sızlıyordur şuan. bu çağdışı devletçi politikalarla işleri zor.
edit: o değilde:
ingilterede lotodan büyük ikramiye kazanan bayan, bu finansal kriz ortamında paramı nasıl değerlendirebilim diye kara kara düşünüyormuş.
yerinde olsam devlet bankasına yatırırdım bacım valla. gerçi özel bankalara da mevduat garantisi vermeye başlamışlardır artık.
1929 büyük buhranı'na benzetenler büyük bir hata yapıyorlar. bir kere 1929 krizinde abd'de özellikle birinci dünya savaşı sonrası aşırı bir büyüme gözükmüştü. olanakların artması ile arz aşırı şekilde artmış, talep ise sabit kalmıştı. bu yüzden üreticiler ve tüccarlar büyük zararlar elde etti ve bu durum halkın geneline yansıdı.
2008 ekonomik krizinin temelinde abd'de yaşanan resesyon vardır. üstelik abd'de şu an aşırı bir arz patlaması yok, tam tersi 2005-2006 yıllarında talep artmıştır. [petrol fiyatları ve gıda fiyatlarından bunu anlamak mümkün.] kaldı ki abd'nin elinde çokça miktarda sıcak para da yoktur. eğer öyle olsa fed yıllardır faiz artırımı gibi bir araç kullanmazdı. abd hazinesinin tahvillerini ve bonolarını abdli vatandaş değil de çin , japon ve rus bankalarının aldığı ekonomiyi diğer ülkelerin finanse etmeye çalışması görülürse ne demek istediğim anlaşılır. zaten eğer para bolluğu olsa idi ne lehman brothers batardı ne de wachiova bank büyük zararlar açıklardı. likidite bolluğundan yararlanarak kurtarabilirlerdi kendilerini.
zararın nedenini mortgage başlığında incelemiştim. üstelik batak kredi oranının %5'lerde olduğu düşünülürse, krizin batak mortgage kredilerinden değil de, hatalı risk yönetimi uygulamalarından olduğu anlaşılacaktır.
amerika temsilciler meclisinin para yardımı yapmasının sebebi şudur: ben cep telefonu almak istiyorum, ama param yok. gidiyorum başka bir yazardan istiyorum. o da (samimiyiz ki) beni kırmıyor ancak onun da parası yok. başkasından borç istiyor. o başkasının da parası yok, o da başkasından borç istiyor. böyle böyle gidiyor. ancak benim cep telefonuna ihtiyacım had safhada. hayat memat meselesi gibi birşey diyelim ki. kimsede para olmayınca benim hayatım tehlikede oluyor (keza geç kalındığı için bazı şirketler iflası çekti). sonunda zincirin sonundaki adam bankadan (işte bu banka, temsilciler meclisi oluyor) kredi alıyor. dişliler bir anda çalışıyor ve o ona o ona borç verirken likidite kullanılmış, para sirkülasyonu olmuş oluyor. böylece piyasa rahatlıyor, ben de cep telefonunu alıyorum, gerekli işlemleri yapıp o ilk borç aldığım yazara borcumu ödüyorum. o da borcunu ödemiş oluyor. bankaların durumu bu.
krizin büyüklüğü hakkında fikir sahibi olmanız için; meclisin yaptığı 800 milyar dolarlık yardım, gereken paranın yaklaşık %5'i. (wall street journal'ın yalancısıyım). peki bu para nereden geliyor diye soramıyorum, çünkü tüm gazeteler sanki ağız birliği etmişçesine bu konuyu ima bile etmiyorlar. türkiye gazeteleri ise zaten bildiğiniz gibi, aysun kayacı, tanga, türban, ramazan mı şeker mi.
şimdik elimizde ne var bu krizle ilgili bir bakalım: fannie mae ve freddie mac'in iflasının önlenmesi için hazine bu iki bankaya el koydu ki bu iki banka amerika'nın mortgage kralı sayılırlar. bear sterns, jp morgantarafından satın alındı. bear sterns 1923 yılında kurulan amerikanın dev yatırım bankalarından da biri idi aynı zamanda.tabi herkes bu bankalar kadar şanslı olamadı ve lehman brothersiflasını ilan etti ki kendisi 1950 yılında kurulmuş bir bankadır ve bu bankanın iflası da tarihin en büyük iflası olarak kayıtlardaki yerini aldı. merrill lynch, bank of america tarafından satın alındı. hepimizin manchester united'tan tanıdığı aig(amerikan international group) hazineden sağlanan 85 milyar dolarlık yardım ile bir nevi kamu bankası haline geldi. bitmedi devam ediyoruz, washington mutual, jp morgan tarafından 1,9 milyar dolara satın alındı. bu satın alımda dikkat edilmesi gerekekn nokta wm'nin 1 yıl önceki piyasa değerinin 30 milyar dolar civarında olduğudur. günler geçtikçe ortam biraz daha sakinleşirken vachovia ile morgan stanley anlaşmak için masaya oturdu ancak anlaşamayıp masadan kalkmalarının akabinde hisselerini, hisse senedi başına 1 dolara citibank'a satarak iflastan kurtuldu. bu durum ibretlik olması açısından 1 sene önce 50 dolardan işlem gören hisselerin 1 dolara pazar malı gibi satıldığı haber yapılarak türk bankalarına gözdağı veriliyordu. sonrası bilindik hikaye, senato kurtarma planını kabul etmiyor, dünya brsaları çökerken bayram türkiye'nin yardımına koşuyor. türkiye borsası açılana kadar da paket ufak değişikliklerle temsilciler meclisine ikinci sunumundan sonra geçiyordu. yapılan istatistiklere göre; bir haftada japonya borsası %8.03, rusya borsası %17,85, ve amerika borsası da %7,34 değer kaybederken, imkb %5,48'lik değer kaybıyla götü iyi kurtardı denilebilir. mortgage kredilerinin geri ödenmemesi ile sıkışan piyasaların patlaması ile oluşan ancak sebeplerini daha da sayabileceğimiz bu mali krizi 1929 ekonomik buhranı'ndan mali olarak daha ağır sonuçları olduğu bir kesindir ancak, 1929'da her 4 kişiden biri işsiz kalmıştı gibi elimizde hayvani güzel bir istatistik var şu duruma bakılığında henüz o aşamaya çok şükür ki gelmediğimizden mali açıdan büyük olan bu krizin, reel olarak etkilerinin ekonomik buhrandaki gibi olmadığını görebiliriz. tabi bu sadece basit bir kıyaslama daha detaylı kıyaslamalar da başka bir girinin konusu olsun diyelim konuyu da burda bağlayalım. edit: dünyayı kurtaran adamın uyarısı ile vachovia'nın wells fargo tarafından satın alındığını belirtmek isterim.
bu krizde en enteresan nokta amerikan dolarının hızlı bir şekilde 1,25'lerden 1,40'lara tırmanmasıdır. bundan önceki tüm krizler abd dışı kaynaklıydı, mesela 1997 krizi güneydoğu asya, 1999 krizi rusya kökenliydi. bu krizlerin bize yansıması doların aşırı değer kazanması olmuştur. 2001 krizi bizim krizimizdi, dolar yine tavan üstüne tavan çekmişti. şimdi durum farklı, 2008 krizi tamamen abd kaynaklı. bütün dünyaya yayıldı, temel korku "abd batarsa biz ne yaparız, kime mal satarız, bu bizi de etkiler" korkusudur. ayrıca abd merkezli çok uluslu şirketler, amerikan şirketlerinin diğer ülkelerdeki iştirakleri bu krizden aşırı etkilenmiş ve o ülkeleri vurmuştur. şu an en büyük sorun bankacılık sektöründe. bu kriz büyük ölçüde bankacılık krizi. başbakanın "kriz bizi aşırı etkilemeyecek" dediği tam da bu. çünkü biz 2001'de muaazzam bir bankacılık krizi yaşadık, o süreçten sonra güçsüz bankalara el konuldu, bankaların "bankacılık dışı işlemleri"ne sınırlama getirilmiş, bu vesileyle türk bankacılık sektörü çok daha sağlam temellere oturmuştu. son 5 yılın en karlı şirketleri bankalar olmuştu, abd dahil birçok batı ülkesinde bankalar son 5 yıllık süreyi çok az karlılıkla kapatmışlardı. şu anda tüm dünya ülkeleri bankacılık sektörlerinin kurtarılması üzerine odaklanmış durumda. abd'de 2 bankaya el konuldu, sırada başka bankalar var deniyor, almanya, irlanda, fransa gibi ülkeler insanların bankalara hücum etmelerini engellemek için bireysel mevduata devlet garantisi getirme işlemlerini yapıyorlar. tüm bunlara rağmen bizim banka sektörümüz dimdik ayakta. ancak bu karlılık oranları düşmeyecek anlamına gelmiyor tabiki, benim dimdikten kastım el konulma ihtimali olan bankanın şu anda olmamasıdır. neyse, konuyu dağıttım, ben dolardan bahsediyorum. amerika batıyor diye dünyayı kriz sardı, buna rağmen dolar fırladı gidiyor. iyi de, batan bir ülkenin parası nasıl olur da aşırı şekilde değer kazanır, bunu anlayamadın. bilenler varsa bizi de aydınlatsın. benim aklıma gelen tek şey carry trade'dir. kısaca anlatmak gerekirse bu carry trade'yi: şimdi bir rus, ingiliz, yunan vs gidiyor japonya'ya, %2 faizle 1000 dolar alıyor, alıp parayı geliyor türkiye'ye, brezilya'ya. burda %4 faizle devlete veriyor. bir süre sonra parayı 1040 dolar olarak çekiyor, gidip japon bankasının parasını 1020 dolar olarak ödüyor. aradaki 20 dolar masrafları çıktıktan sonra (taşıma, kurdaki alım satım marjı falan) adamın karı oluyor. parayı düşük faizle veren ülkeden borçlanıp, yüksek faiz veren ülkeye borç olarak verip aradaki marjdan para kazanma işidir. son 5 yıldır japonlar hayvan gibi carry trade fonu dağıttı, şimdi krize girdiler ve bunu azalttılar. japonya'daki akbabalar da ellerine geçen tüm ekonomik kıymetleri dolara çevirip çıkmaya çalışıyorlar. bu da dolara talebi artırmış ve doların yükselmesine sebep olmuştur. bu benim düşüncem, kazın ayağı öyle olmaya da bilir.
bugün kemal unakıtan'ın tv'de her türlü önlemin alındığını ve bankaların çok sıkı takip edildiğini söylemesi nedeniyle ciddiyetinden iyice emin olduğum kriz.
hamdolsunla çözülemeyeceğine inandığım büyük buhran izleri taşıyan ve yurdumun işçi sınıfının direk etkileneceğinden korkuyla şüphelendiğim kriz..dönüp dolaşıp aynı kavram kargaşasını yaşıyoruz ya da tam anlamlandıramıyoruz belki ama sanırım küreselleşme-kapitalizm-çok uluslu şirketler vs böyle bir şey işte..kitaplarda yazanın bizdeki adı amerikadaki bi bankanın batmasından sonra hilmi amcanın işsiz kalması, maaşlara zam gelmemesi kimsenin bir şey alamaması..
hala anlamıyorum ben..hani devlet ile ekonomi yan yana gelmezdi kapitalizmde..e devletler garanti veriyor artık banka mevduatlarına? hükümet el koyuyor her şeye..ne oldu, bir yerde patladı mı sisteminiz?
kriz benim değil..hilmi amcanın değil, ama biliyorum gene ben evdeki prinçten olacağım..
yıllardır serbest piyasa ekonomisi diye diye kafamızı ütüleyen liboş takımının götüne giren kriz olacaktır .500 milyar dolara yakın dış borç olduğu söyleniyor. yurdum insanı yine açlığa mahkum .