2007 2008 uefa şampiyonlar ligi 

adana çık aradan

  1. itü sözlük spor servisinden rafael cybertron’dan bildiriyor.

    evet sevgili yazar ve okurlar bir kez daha dünya futbolunun en prestijli organizasyonlarından biri olan şampiyonlar liginin yeni sezonunda birlikteyiz. 30 ağustos 2007 şampiyonlar ligi kura çekimiyle birlikte gruplar belli oldu ve artık herkes 18-19 eylülde başlayacak bu büyük heyecana kilitlendi. ben araştırmacı, geliştirici ve bilgilendirici yazarınız rafael de gruplara şöyle bir dalıp sizin için 32 takımın gruplar dahilindeki yeri, hedefleri için ne yapması gerektiği konusunda naçizane yorumlarımı sunacağım.

    gruplara geçmeden önce şampiyonlar liginde uzun bir aradan sonra iki takım halinde mücadele edecek olmanın ülke puanı açısından önemine bir kez daha dikkat çekmek istiyorum, zira eminim bugün bütün beşiktaş ve fenerbahçeli taraftarlar kura çekimini korku içinde izlemişlerdir. 4. torbada olmanın gerginliği tabi, doğal. lafı fazla dolandırmadan gruplara geçelim.

    a grubu: liverpool fc, fc porto, olympique de marseille, beşiktaş jk

    türkiye’den beşiktaş’ın da bulunduğu a grubunda ilk bakışta bu sezon yaptığı büyük transferler ile piyasada barcelona’yı zorlayan liverpool favori gözüküyor ancak ikincilik konusunda beşiktaş, porto ve marsilya’nın şansları birbirinden çok uzak değil. marsilya her ne kadar fransa ligindeki lyon hegemonyasına son verecek tek takım gibi gözükse de franck ribery’nin bayern münchen’e özellikle atak yönünden çok güç kaybetti ve bu da ligin ilk haftalarında kendini gösterdi. marsilya ilk 3 puanıyla hafta arasında tanıştı. porto ise tam bir kapalı kutu. bu sezon yeni ronaldinho olarak lanse edilen anderson’u manchester united’a veren porto her ne kadar güç kaybetmiş gibi gözükse de hiç belli olmaz diyeyim. gelelim grubun tahmini gidişatına.

    başta belirttiğim gibi grubun favorisi ryan babelli, fernando torresli, steven gerrardlı liverpool’dur. liverpool bu sezon kendine bütün kulvarlarda başarıyla mücadele edecek, yorgunluk, sakatlık vs. gibi etkenlerden fazla etkilenmeyecek genişlikte bir kadro kurdu. takımın en büyük kozu her zamanki gibi kaptan steven gerrard olacak ve kanımca liverpool anfield road’da puan kaybetmeyecek. ribery’i bayern’e kaptıran marseille ise liverpool’dan zenden’i alarak bu açığı kapatmaya çalıştı ancak 33 yaşındaki zenden 24 yaşındaki ribery’e göre ne kadar verimli olur büyük bir soru işareti. buna rağmen marseille orta sahası zenden, samir nasri, benoit cheyrou ve lorik cana ile fazlasıyla korkutucu. forvet hattında ise tanıdık bir isim djibril cisse’yi görüyoruz. bacağı kırılmazsa o da tehlikeli olabilir. lakin başta da belirttiğim gibi formsuz bir marseille beşiktaş için iyi bir av olabilir, özellikle deplasmanda alınacak puan ya da puanlar uefa kupası yolunu açacaktır beşiktaş’a zira kanımca beşiktaş uefa yolunda marseille ile kapışacak. bu durumda grubun ikincisi de porto olacaktır. anderson’u manchester united’a vererek güç kaybetmiş gibi gözükse de porto her zaman tehlikeli bir takım olmuştur ve yine öyle olacaktır. takımın en büyük kozu yine her zamanki gibi hızlı ve çevik oyunuyla kendini tanıtmış ricardo quaresma olacak. forvet hattındaki helder postiga’ya da özellikle dikkat çekiyorum. ibrahim toraman’ın işi zor olacak. portekiz takımlarının en büyük özelliği olan tekniğe dayalı sert oyun beşiktaş’ı çok zorlayacak diye düşünüyorum ancak bütün bunlara rağmen de marseille eğer toparlanamazsa ben beşiktaş’ın uefa’ya kalacağı düşüncesindeyim. futbol tabi bu belli olmaz. beşiktaş zamanında ingiltere’de chelsea’yi de yendi, evinde barcelona’yı da yendi. benim yorumum bu. geçelim diğer gruba.

    b grubu: chelsea fc, valencia cf, fc schalke 04, rosenborg bk

    b grubuna şöyle yüzeysel olarak baktığımız zaman görüyoruz ki diğer gruplara nazaran belirsiz bir grup. artık yavaş yavaş parayla saadet gelmeyeceğini anlamaya başlayan abramovic ve takımı chelsea bu sezon fazla ses getirmeyecek ama takıma faydası olacak isimlere yöneldi ki bunların da en önemlisi florent malouda idi. her şeye rağmen ballack ile, drogba ile, lampard ile chelsea b grubunda favori gibi gözüküyor, acaba öyle mi? bence değil. valencia yeni sezona yaptığı iyi transferlerle hızlı bir giriş yaptı. birkaç sezon önceki buhran dönemini atlatmış gibi gözüken valencia, david villa gibi hava toplarında etkisiz olmasına karşın; hızlı, teknik ve gol atmayı iyi bilen bir forvetin yanına 2.00 m’lik zigic’i transfer etti ve modern futbolun olması gereken forvet ikilisini oluşturdu. orta sahaya “hamal ön libero” olarak henüz 17 yaşındaki sunny transfer edildi. geçtiğimiz sezon attığı golle stamford bridge tribünleri dahil bütün izleyenleri kendine hayran bırakan silva’yı da unutmamak lazım. kanımca bu grupta işler biraz karışacak. rosenborg bile 4. torbadan katılmış olmasına rağmen ülkesinin iklim şartlarını lehine çevirirse evindeki maçları karşı takım için bir kabusa dönüştürebilir. gerçi şu ana kadar pek beceremedi ama kimbilir? schalke cephesine baktığımızda bütün transfer esezonu boyunca bir appiah sevdasıyla yanıp tutuştular ama bir türlü mutlu sona ulaşamadılar. lincoln’u kaybeden schalke onun yerine genç ivan rakitic’i transfer etti. şu ana kadar rakitic lincoln’u özletmiyor gibi ama genç bünyesi bunu ne kadar kaldırır bilinmez. onun dışında geçen sezona göre kadro yapısında çok da büyük değişiklik bulunmayan schalke’nin kozları kevin kuranyi, ivan rakitic gibi yıldızların yanında mesut özil gibi bir genç türk olacak. bu grubun sonu ne olur bilemem ama en heyecanlılarından biri olacak buna eminim. geçiyoruz.

    c grubu: real madrid, werder bremen, ss lazio, olympiakos cfp

    c grubuna da yukarıdan şöyle bir baktığımızda real madrid’i birincilik için en yakın aday olarak rahatlıkla görebiliriz. real madrid de bu sezon artık “pahalı transfer yapıp forma satışlarından bik bik yapma” stratejisini bir kenara bırakıp “ulan para geliyor tamam da başarı yok iyisi mi adam gibi bir takım kuralım” mantığına döndüler ve bunun için de takıma gerçekten iyi takviyeler yaptılar. defansta fabio cannavaro’nun yanına pepe ve ondan da önemlisi alman panzeri cristoph metzelder’i transfer ettiler. dikkatinizi çekerim metzelder en kaba tabiriyle iki sezondur borussia dortmund’un ligde elek olup küme düşmesini engelleyen isimlerden biridir. uzun boyu ve sağlam duruşuyla tam bir panzerdir. orta sahaya ise futbolcu fabrikası afc ajax’tan wesley sneijder ile chelsea’den arjen robben alındı, zaten fernando gago gibi bir ön liberoları da var bu üçlünün yanına kimi koysan oynar. forvette ise genç higuain ile van nistelrooy’u göreceğiz. robinho ve raul ‘dan söz etmiyorum bile. sonuç olarak her ne kadar lige zar zor kazandıkları bir atletico madrid maçıyla başlayıp iyi sinyaller vermeseler de real madrid bu sezon da her sezon olduğu gibi şampiyonlar liginin favorilerinden, hele bu “takım” görüntüsüyle fazlasıyla favori.
    grubun diğer takımlarına baktığımızda werder bremen miroslav klose’yi kaybetmenin faturasını ödemekle meşgul, gol yollarında çok sıkıntı çekecekler bu sene, diego’ya çok iş düşecek. onun dışında kadrolarında pek de göze çarpan bir değişim yok. klose’nin açığını kapatmak için rosenberg ile boubacar sanogo alındı ama dediğim gibi daha çok üzülecek bremen. lige de biraz formsuz başladılar ama ileride toparlayacaklarına eminim çünkü takımın oyun felsefesinde değişen bir şey yok. ss lazio’ya baktığımızda ise her ne kadar çok da ünlü oyunculardan kurulu olmayan bir takım imajı çizilse de kanımca bu sene şampiyonlar liginde olmalarının sebebi geçen sene serie a’da yaşanan küme düşürme puan eksiltme olayları. sadece internazionale milan ve roma’nın şampiyonluk yarışı verdiği daha doğrusu inter’in güle oynaya şampiyon olduğu bir ligde lazio’nun biraz dişini sıkarak buraya gelmesi işten bile değil. mali krizi de atlatmış gibiler, hayırlısı ne diyelim. olympiakos eskiden olsa eyvallah evinde üzer falan derdim ama bu sezon kendilerinden ümidim yok, onlar da yunanistan’a verilen kontenjandan geldiler buraya. sonuç olarak c grubunda real madrid zorlanmaz, werder bremen ikinci olur, gerisi nasip. geçtik.

    d grubu: ac milan, sl benfica, celtic fc, fc shakhtar donetsk

    ac milan gibi bir takım için antrenman grubu olacak d grubunda işlerin fazla da karışacağını zannetmiorum. bir yanda şampiyonlar ligine ite kaka zar zor gelen bir celtic, diğer yanda lucescu ile her sezon şampiyonlar ligine gelip şöyle bir avrupa turu atıp grup maçları sonunda ukrayna’ya geri dönen donetsk, diğer yanda da bu grupta milan’ı birazcık zorlayabilecek tek takım portekiz temsilcisi benfica. milan bu gruptan güle oynaya çıkacaktır görüşündeyim, çünkü milan takımı artık kemikleşti, sistem oturdu, forvet hattındaki eksiklik de ronaldo ile geçen sezon giderilmişti. bu sezon da orta sahaya gattuso’ya göre daha iyi oyun kuran ön libero emerson alındı. böylece milan takımı iskeleti sağlamlaştırdı.
    brezilya futbolunu çok seven ancak onu biraz daha sertleştirerek kendi ekolünü yaratan portekiz’in temsilcilerinden benfica’nın bu sezonki en büyük transferi şüphesiz genç freddy adu oldu. kendisini ne kadar kullanırlar bilmiyorum ama aldılar işte. benfica’nın yapısına baktığımızda çoğunluğun brezilyalılardan oluştuğunu görebiliriz bu da takımın oyun anlayışı hakkındaki tezimizi doğrular nitelikte. brezilya ekolünü benimseyen, yani tekniğe ve hıza dayalı oyunu benimseyen her takım standart bir avrupa takımı için zorludur.
    celtic ise penaltılarla katıldığı şampiyonlar liginde en azından evinde puan kaybetmek istemeyecek ve buna göre oynayacaktır, ben iskoçya’daki maçların çok zevkli olacağını düşünüyorum. serbest vuruş uzmanı shunsuke nakamura ile duran toplarda etkili olmaya çalışacaklarına eminim, jan vannegoor of hesselink gibi uzun boylu forvetleriyle.
    donetsk ise artık başarı için varını yoğunu ortaya koysa iyi olur, her sene avrupa turu yaptıkları yeter. sonuç olarak milan fazla zorlanmaz, gerisi nasip. geçtik.

    e grubu: fc barcelona, olympique lyon, vfb stuttgart, glasgow rangers fc.

    gelelim kanımca bütün gruplar arasında en güzel maçlara sahne olacak gruba. bir yanda bu sezon yaptığı transferlerle yenilmez görünümüne kavuşan bunu da hazırlık maçında internazionale milan’ı 4-0 üzerek gösteren (dikkatinizi çekerim hazırlık maçı bile olsa takımlar tam kadroydu) thierry henryli, ronaldinholu, samuel eto’olu, yaya toureli barcelona, diğer yanda fransa liginin tartışmasız en başarılı klübü olan ve her sene teknik direktör değiştirmesine rağmen futbolundan bir şey kaybetmeyen ve genç oyuncularıyla transfer piyasasını şenlendiren olympique lyon, almanya ligini şampiyon olarak bitirmeyi başarmış vfb stuttgart ve iskoç temsilcisi glasgow rangers.
    ispanya ligi şampiyonluğunu real madrid’e kaptırdığı gece thierry henry’i transfer ederek “şimdi ebenizi siktim işte” mesajı veren barcelona kurduğu kadroyla bütün takımların korkulu rüyası ve benim gözümde şampiyonlar ligi finalini oynayacak iki takımdan biridir. orta sahaya kısaca “patrick vieira klonu” olarak nitelendirebileceğimiz yaya toure’yi, defansın soluna da eric ağabeydal’i transfer ettiler. zaten takımın iskeleti ve taktik sistemi yeterince oturmuş, tek yapmaları gereken gereken yerlere gereken transferleri yapmaktı ve bunu da pamuk elleri cebe atarak yaptılar. şu forvet hattına bakar mısınız: ronaldinho, messi, eto’o, henry. yeterince korkutucu değil mi?
    fransızların iyi futbol oynamasına rağmen her sezon bir şekilde başarıdan uzak kalan takımı lyon bu sezon alıştığı üzere teknik direktör değiştirdi. takımın başına 50 yaşındaki alain perin getirildi. tiago’yu kaybeden orta sahaya mathieu bodmer alındı. forvete abdulkader keita, defansa da 2006 dünya kupasının yıldızlarından fabio grosso alındı. bunun dışında da lyon altyapısının genç yeteneği karim benzema takıma monte edildi. lyon kadro yapısında genel durum böyle. fransa ligine biraz tutuk başlasalar da ligde rakipleri olmadığı için bunu pek de sorun ettiklerini zannetmiyorum. lyon son yılların en başarılı takımlarından biri ve bu grupta birincilik için barcelona’yı zorlayacağına eminim.
    stuttgart ise bu sezona öyle bir başladı ki herkesin kafasında “ulan geçen sezonun bundesliga şampiyonu bu mu?” soruları canlandı. şu anda bundesliga’da 9. sırada bulunmasına rağmen stuttgart hafife alınacak bir takım değil. özellikle forvet hattına transfer edilen genç romanyalı ciprian marica gelir gelmez takımın ligdeki ilk galibiyetini almasında başrol oynadı. kendisi bu sezon adından çok söz edeceğimiz bir ouncu olacak şüphe yok.
    iskoçların celtic ile beraber avrupa’daki yegane temsilcisi glasgow rangers ise celtic gibi artık “çerez takım” olmaktan çıkıp bir şeyler başarmak istiyor ve bunu başarmanın en önemli şartlarından biri de evinde puan kaybetmemek. kris boyd ile, jean-claude darcheville ile, thomas buffel ile rangers bu grupta işleri çıkmaza sokabilecek bir takım. sonuç olarak bu grubun maçları izleyenlere keyif verecek. tek başına barcelona maçları bile yeterli. zaten barcelona - lyon maçlarından bahsetmiyorum bile. tam bir futbol şöleni olacak. geçiyoruz.

    f grubu: manchester united fc, as roma, sporting clube de portugal, fc dinamo kyiv

    bu grupta gözüme ilk çarpan manchester united ile roma’nın aynı grupta yer alması. geçen sezonu romalı taraftarlar üzüntü ve acıyla hatırlıyorlardır eminim. ingiltere’de alınan 7-1’lik hezimet şampiyonlar liginde başarılı bir sezon geçiren roma’nın kafasına balyoz gibi inmişti. bu grupta onun dışında fazla bir heyecan beklemiyorum o yüzden kısa keseceğim.

    anderson, nani, owen hargreaves, carlos tevez gibi transferlerle kendine iki “eşdeğer” takım kuran alex ferguson belli ki bütün kulvarlarda başarı istiyor ancak lige yapılan çok kötü başlangıç planları biraz bozdu. takımın iskeletine yeni katılan nani çok yerinde bir transfer. anderson da ferguson’un içinde kalan ronaldinho özlemini giderecek yetenekte bir oyuncu. wayne rooney’in uzun süreli sakatlığı dengeleri biraz bozdu ama şeytanları yolundan döndürmez diye düşünüyorum.
    cristian chivu’yu internazionale’ye kaptıran roma’da ise işler tıkırında gibi. italya süper kupasını inter’i yenerek kazandılar. cicinho ve giuly transferleri ile kanatları güçlendiren roma’nın her şeyi yine francesco totti olacak.
    sporting lizbon hakkında fazla konuşmaya gerek yok, bildiğimiz portekiz takımı.
    dinamo kyiv grubun çerezi olacak bence. bu grubun da akıbeti manchester united – roma maçlarıyla belli olur bence. ama lizbon da sürpriz yapabilir belli olmaz.

    g grubu: internazionale milan, psv eindhoven, cska moskova, fenerbahçe

    temsilcimiz fenerbahçe’nin inanılmaz balık bir kurayla düştüğü g grubuna şöyle bir baktığımızda şampyonlar liginin gediklilerinden hollanda temsilcisi psv eindhoven’ı, italya serie a şampiyonu güçlü inter’i ve şampiyonlar ligi finalinin ev sahibi cska moskovayı görüyoruz. bu grubun tartışmasız favorisi internazionale milan olacak doğal olarak.

    geçtiğimiz yıllarda her transfer sezonunda 5-6 transfer yaparak sezona yeni takımlarla giren internazionale milan nedense bu sene pek sessiz kaldı. takıma roma’dan cristian chivu ile geçen sezon serie a’da gösterdiği performansla dikkat çeken david suazo katıldı. onun dışında bir transfer yok. zaten gerek de yok. birleşmiş milletler gibi her ülkeden bir oyuncusu olan inter’in kadrosu bu grup için biraz fazla. haa unutmadan fenerbahçe’yi de tebrik etmek isterim, adriano’yu istanbul’a getirecekler en sonunda. neyse sonuçta inter bu grubun tartışmasız favorisi.
    şampiyonlar liginin gediklilerinden psv eindhoven ise fenerbahçe’yi iyi tanıyan bir ekip geçtiğimiz sezon kadıköy’de aldıkları 3-0lık yenilgiyi hatırlamışlardır eminim. takımın başında hollanda futbolunun başarılı teknik direktörlerinden ronald koeman var. burada fenerbahçeyi yine tebrik etmek istiyorum uzun süredir peşinde koştukları danny koevermans’ı da istanbul’a getirecekler. defansın bel kemiği alex’i chelsea’ye kaptıran psv her ne kadar güç kaybetmiş gibi gözükse de bu grubun ikincilik için en büyük adayı.
    cska moskova hakkında fazla konuşmak istemiyorum zira kanımca bu grupta iyi oynamaları için tek motivasyonları finalin ev sahibi olmaları ve bunun için de olası(!) bir final durumunda seyircilerine karşı oynayacak olmaları.
    fenerbahçe’ye bakarsak eğer deplasmandaki anderlecht maçındaki oyunu oynayacaklarsa boşuna katılmasınlar şampiyonlar ligine. çünkü o oyunla elek olurlar gibime geliyor. anderlecht biraz becerikli olabilseydi çok rahat gol ya da goller bulabilirdi. fenerbahçe iyi oynamıyor bunu sivas maçında daherkes gördü, ülkeye faydalı olmak istiyorlarsa acilen toparlanmaları lazım.
    son olarak grubun genel gidişatı için bir yorum yapayım; inter zorlanmaz gibime geliyor, cska rusya’da kabus olur takımlara, fenerbahçe’nin psv’den puan koparması lazım yoksa işi zor. geçiyoruz.

    h grubu: arsenal fc, sevilla/aek, steaua bükreş, slavia prag

    öncelikle antonio puerta için bir dakikalık saygı duruşu.
    geldik son grubumuza. 2007-2008 şampiyonlar liginin en eblek gruplarından biriyle daha karşınızdayız benim fikrimce. bu gruptan cacık olmaz.

    sevilla aek eşleşmesinden kimi geleceği ortada; sevilla. arsenal – sevilla maçlarının seyrine doyum olmaz. steaua bükreş ve slavia prag da kendi aralarında uefa için kapışır. dedim ya bu gruptan cacık olmaz. haa ama grubun birincisi kim olur derseniz ben sevilla derim, son iki sezonun kupa canavarı.

    sözlerime nokta koymadan önce (oha amma uzun olmuş lan) şu şampiyonlar liginde bir bayern münchen görsek fena mı olurdu? baksanıza adamlara daha bundesliga’da gol yemediler.
    bir de hayalini kurduğum olası finali söyleyeyim de tam olsun: manchester united fc – fc barcelona.
    (rafael, 31.08.2007 17:48 ~ 01.09.2007 18:26)


  2. gruplarda oynadığı 6 maçı da galibiyetle bitirerek tulum çıkaran takımın kasasına kafadan 11.2 milyon euro koyacağı ligdir...

    lige katılım payı: 3 milyon euro
    +
    maç başına: 400 bin euro x 6 = 2.4 milyon euro
    +
    galibiyet başına: 600 bin euro x 6 = 3.6 milyon euro
    +
    gruptan çıkma parası: 2.2 milyon euro
    =
    toplam: 11.2 milyon euro
    (van den budenmayer, 01.09.2007 16:22)
  3. 2. tura çıkan takımlar:
    chelsea
    schalke
    porto
    liverpool
    real madrid
    olympiacos
    milan
    celtik
    barcelona
    lyon
    man. united
    roma
    inter
    fenerbahçe
    sevilla
    arsenal
    (eazy, 13.12.2007 00:02)
  4. 2. tur kura çekimleri 21 aralık'ta lyon'da yapılacak sezon.
    (tutkinjsh, 13.12.2007 00:27)
  5. gruplarda atılan şöyle bir en iyi on gol seçkisi var. iki adet fenerbahçeli hemen göze çarpıyor.

    (bkz: http://www.uefa.com/...)
    (fb, 21.12.2007 13:48)