belki ilginizi çeker
  1. · serhan acar
  2. · felipe massa
  3. · ups
  4. · türk medyası
gündem
  1. · sevgilinin söylediği unutulmayan sözler
  2. · kesilen kediye acıyıp koyuna hiç acımamak
  3. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  4. · hayatında hiç star wars izlememiş insan modeli
  5. · cehennemin girişinde yazan söz
  6. · otuz yaşına gelen kadının kendini avutma yolları
  7. · demokratik sol halk partisi
  8. · termocu
  9. · minibüs şoförü

2006 türkiye gp  

  1. resmi adı petrol ofisi türkiye gp'si ve programı da aşağıdaki gibi olan yarış.

    25 ağustos 2006 cuma:
    11:00-12:00 - ilk antrenman
    14:00-15:00 - ikinci antrenman

    26 ağustos 2006 cumartesi:
    11:00-12:00 - cumartesi antrenmanı
    14:00-15:00 - sıralama turları

    27 ağustos 2006 pazar:
    15:00 - yarış
    (bulenthus, 10.08.2006 15:46)
  2. takımlar istanbulpark üzerinde ilk antrenmanlarını tamamlamış bulunmaktalar. şampiyonluk yarışına çok ciddi etki edecek türkiye grand prix'i öncesinde iddialı renault pilotlarının katılmadığı ilk antrenman turlarının en hızlısı son yarışlarda kazandığı pole pozisyonlarla dikkat çeken kimi raikkonen olmuştur. 1 dakika 28 saniye 315'le turunu tamamlayan mclaren mercedes'in fin pilotunu, pilotlar klasmanı lideri alonso'nun takipçisi michael schumacher ikinci sırada izlemiştir. sabah seansını üçüncüsü honda'nın ingiliz pilotu jenson button olmuştur. diğer ferrari pilotu felipe massa'nın 1 dakika 31'li derecesiyle ancak 17'inci sırada kendine yer bulduğu sabah seansı sonrası serbest antremanlarda ikinci seans öğleden sonra koşulacaktır.
    (12monkeys, 25.08.2006 13:55 ~ 13:57)
  3. bugün yapılan sıralama turlanının en hızlısı felipe massa olmuştur. massa'yı michael schumacher,fernando alonso ve giancarlo fisichella izlemiştir. ayrıca kanald yaptığı yayınla (sırlama turlarının en heyecanlı yerinde reklama girilmesi, son atılan turların neredeyse hiçbirinin gösterilmemesi) en içten sövgüleri haketmiştir.
    (songoku, 26.08.2006 19:03 ~ 19:04)
  4. an itibarıyla televizyon kanallarından seyredilebilecek,startta massanın dün aldığı pole pozisyonunu koruduğu schumacher in alonsoya nanik yaptığı yarış.
    (bkz: ailecek seyrediyoruz)

    edit: naniği pit stopta alonso yaptı schumachere belirtmek lazım.
    (ahmet karaca, 27.08.2006 15:30 ~ 15:35)
  5. kanald'nin iki de bir reklam alarak tabiri caizse içine ettiği yarışlardır.
    (esdora, 27.08.2006 15:46)
  6. piste güvelnik aracının girmesiyle birlikte iki ferrari ardından renault piste girmiştir. böylece schumi pitteki takım arkadaşı massanın arkasında pit stop sırası bekleyip pite girdikten sonnra, alonso elini kolunu sallaya sallaya yanından geçmiştir. saliselerin bile büyük önemi olduğu böylesine bir yarışta schumi'nin hela sırası beklermiş gibi massanınn arkasında bekletilmesi nasıl bir mantıktır? hala anlayabilmiş değilim.
    (gatorade, 27.08.2006 16:00 ~ 16:04)
  7. arkadan devamlı biri bıdıbıdı yorum yapmaktadır fakat iç konuşma tadında olduğu için pek bir zevk alınamamaktadır. jason tahincioğluna burdan sevgilerimi gönderiyorum.
    (gatorade, 27.08.2006 16:05)
  8. felipe massa'nın kariyerinin ilk birinciliğini kazandığı, son turlarında da ikinci bitiren alonso ile schumacher'in kıç-başa gittiği yarış.
    (theone, 27.08.2006 16:42)
  9. massanın birinci olduğu alonsonun ikinciliği söke söke schumacherden aldığı yarış olmuştur.
    (ahmet karaca, 27.08.2006 16:43)
  10. alonso nun güvenlik aracı sayesinde söke söke * * 2. sırada bitirdiği yarış.alonsodaki şans kimi raikonen de olsa keşke diye düşünüyor insan.
    (zaknafein, 27.08.2006 16:54)
  11. yarışı kazanan felipe massa'ya birincilik kupasını kktc cumhurbaşkanı mehmet ali talat'ın vermesiyle rumları ayardan ayara sokan yarıştır. yarışı televizyonda izleyen rumlar ve yunanlar birincilik ödülünü talat'ın verdiğini ve ekranda beliren kktc cumhurbaşkanı yazısını görünce itin götüne girmiştir tahminimce.
    (bardij, 27.08.2006 17:17)
  12. ferrari'nin son zamanların en saçma pit stop taktiğini uygulaması ile michael schumacher'e derin devlet komplosu kuruldu düşünceleri sardı beni.

    maaş kuyruğu taktiği ile ferrari nefis bir çuvallama yaşadı. tamam takım emirlerinin olmadığını vurgulamak çok istiyor olabilirler ama şampiyonuğa koşan massa değil schumacher'di sanırsam. güvenlik aracı piste girdiğinde takım önce schumacher'i pite sokup massa'yı da bir tur sonra pit'e çağırabilirdi. herkes sinir oldu tabii. ama renault tribününde (galatasaraylıların içinde fenerli olmak gibi bir histi) bu saçmalıktan elbette herkes büyük zevk aldı.

    pek tabii kimi raikkönen geleneği bozmadı burada da hamama uğramadığını ispatladı. ön kanatta hasar, lastik patladı, spin attı eh birinci turu tamamladı en azından ve araba haşat oldu. ben de haşat oldum. bir de raikkönen sevgimi bilenlerin gıcık tepkilerine maruz kaldım.

    zorla schumi'ye bu yarış kaybettirilse de (ah jean todt, ah ross brawn ayıp be) gene de son on tur güzeldi. sıkıntıdan tuvalete gittiğim orta bölümlerden sonra aradaki fark kapandı hatta son turda schumacher alonso'nun dibinde bitiş çizgisine ilerlerken hönkürmekten kendimi alamadım. ama olan oldu 0.080 küsur saniye ile schumi geride kaldı.

    öte yandan geçen sefer on, on bir sularında yola çıkıp sonra üçe doğru piste vardığımdan bu sefer erken çıkıp sakin sakin istanbul park'taydım. seneye gideceklere verilecek en güzel tavsiye "erken" yola çıkılması.

    gp2 bence bu yarıştan daha zevkliydi. en azından çatır çutur geçişler vardı. burada son turlar hariç bir kaç geçiş dışında resmi geçit tadının dışına pek çıkamadık.

    fiyatlar gayet kazıktı tabii, ortalık avrupalı insanlarla doluydu, paraya kıyıp bir mclaren gömleği alamadım ona yanarım. ama fiyat daha yakıcıydı sanırsam. hoş zaten kimi de yoktu, schumi de üçüncü, yarış bitti, kalbim kırık, şampanya törenini es geçip eve döndük son sürat.

    alonso hayranı bir arkadaşımla yaptığım telefon konuşmasından alıntıyla bitirmek istiyorum yazıyı: " biz şampanya törenini izledik, piste indik, daha çıkamadık, ne zaman yol açılır bilmiyoruz."

    ben de bu yazıyı yazıyorum işte. evimden. geldim yani. hahahayt.
    (iao, 27.08.2006 19:05 ~ 19:08)
  13. "alemin kralı geliyor".... açık alan 6'da bir kaç kişinin bu nidalarıyla başladı bugün benim için yarış. schumi taraftarlarının inanılmaz tezahüratları 40 derece sıcağın altında beni benden alsa da; monitörün önüne geçip ayakta duran güruh yarışı izlenmmez kılsa da olabildiğince takip ettim türkiye grand prix'ini. sezonun tamamına bakıldığında iyi yarışlardan biri oldu. izlemesi çok keyifliydi. ama pistte şunu anladım ki biz daha ne yazık ki formula 1 taraftarı olmaya pek hazır değiliz, biraz zamana ihtiyacımız olacak. ya da yakın zamanda f1 pilotlarına yumruk şovu öğretmemiz gerekecek..
    yarışa bakacak olursak sürpriz bir birinci çıktığını ama felipe massa'nın bunu herşeyiyle hakkettiğini sanırsam tartışmasız kabul ederiz. ama tabi herkesin gözü shumi-alonso ikilisindeyken felipe'nin birinciliği biraz gölgede kaldı. yarışı izleyebildiğinm kadarıyla şunu söylemeliyim ki, alonso ve schumi iki ayrı kuşak insanı türkiye grand prix'inde ders niteliğinde sürüş sergilemişlerdir. ferrari kanadına baktığımız zaman yapılan yorumlara ne yazık ki katılamaycağım. pit stop konusunda ferrari doğrusunu yapmıştır, tersini düşünüyorsanız eğer bu sporu biraz daha yakından takip etmeniz gerektiğini söyleyebilirim ancak. ferrari lastik seçiminde hata yapabilir, ferrari ön kanat açısında hata yapabilir, süspansiyon ayarları yanlış olabilir. ama ferrari taktik pit stoplarda hata yapmaz. bugün olması gereken yapılmıştır. orada güvenlik aracı girdikten sonra seçenek olarak yapılabilecekler felipe'yi içeri almadan schumi'yi sokmaktı ki bu harika bir sürüş gösteren brezilyalıyı bir nevi örtülü takım emrine kurban götürmek olurdu. monaco'da yaşananlardan sonra bunu kimsenin kaldırabileceğini sanmıyorum. ikincisi michael'in devam etmesi olurdu ki bu da başka bir intihardır. rakiplerinin hepsi pitteyken onlarla arasını açamayacağı boş bir tur atmak kendisini başlı başına yarıştan koparacak hareket olurdu. üçüncüsü ve en doğrusu ikisini aynı anda almaktı ki öyle yaptılar. bu durumda da alonso'nun öne geçmesi kaçınılmazdı zaten ve michael'ın süreleri incelendiğinde alınabilecek bir risk gibi göründüğünü sanıyorum. sonrası yarışı izleyenlerin malümü zaten. kusursuza yakın sürüşler izledik. felipe massa en önde temposunu hiç bozmadı. trafiğe de takılsa ufak zaman kayıpları da yaşasa muhteşem bir performansla ilk sırayı aldı. ikinci sıra 2005 san marino'dan bu yana gördüğüm en iyi defansif sürüşü sergileyen alonso'nun oldu ki sonuna dek haketti. michael schumacher 'i yanlış hatırlamıyorsam 15-20 tura yakın bir süre içinde 0.5-1.5 saniye arkasında tutmak her pilotun harcı değildir. ve üçüncülük pistin her noktasında rakibinin hata yapmasını bekleyen yaşlı kurtun oldu. schumi iki kez bu şansı elde etmesine rağmen birinde pozisyonu uygun olmadığı için(alonso zaman da kaybetse virajın iç kısmına sahipti ve bir sonraki dönüş onun avantajınaydı) diğerinde de finiş çizgisi çok erken (!?!) geldiği için değerlendiremedi. velhasıl geldi geliyor derken bir türkiye grand prix'i daha son buldu. sonuuç da aslında pek bir iyi oldu.. avrupa'daki son yarış monza'ya kıran kırana bir mücadele kaldı..
    (12monkeys, 27.08.2006 21:30)
  14. türk tifosilerin "who is alonso?" şeklindeki pankartlarının tv ekranlarında 2 gün üst üste oldukça uzun süre yer almasının ardından, alonso'nun - şansının yardımıyla da olsa - m.schumacher'ın önünde ikinci bitirerek efsane pilotla arasındaki puan farkını koruduğu hatta 2 puan kadar açtığı yarış. ülkemizdeki yarıştan akıllarda kalanlar ise şunlar oldu:

    - felipe massa kariyerindeki ilk grand pri zaferini ve sırala turu birinciliğini elde etmiş oldu.
    - baştan sona kadar oldukça tempolu ve heyecanlı geçen yarışımız, son iki sezondur izlediğim yarışlar arasında en çok geçişe sahne olan yarıştı. pilotların atak veya atak denemesi yapmadığı virajımız nerdeyse yoktu.
    - birincilik kupasını felipe massa'ya kktc başkanı talat'ın "presedent of nort cyprus turkish republic" ünvanıyla vermesi ve bunun yaklaşık 200 ülkede canlı yayınlanması kktc açısından eşi bulunmaz bir gövde gösterisi ve tanıtımdı.
    - kanal d, "bir formula 1 yayını nasıl yapılmamalıdır?" sorusuna en iyi yanıtı verecek şekilde 3 gün boyunca işkence bir yayın yaptı. tuğba ekinci, "o şimdi asker" şarkısını schumiye uyarladı, deniz akkaya'dan yarış analizleri alındı, armağan çağlayan favorisinin alfonso olduğunu açıkladı, sıralama turlarındaki 7 dakikalık reklam arasında reklamlara girilmeyip en heyecanlı anda spikerin bile haberi olmadan reklama girildi ... vs. bir gıdım almanca bilmediğim halde rtl'den f1 i takip etmek daha cazip geldi.

    seneye umarım daha başarılı bir yayın ve yayıncı kuruluş ve biletler daha ucuz olur...
    (erc, 28.08.2006 16:06)
  15. birincilik kupasını mehmet ali talat'ın vermesi ile 2007 türkiye gp'nin tehlikeye düşürüldüğü yarış...

    gerçi haklıyızdır ama spora siyaset karışır mı hepimizin kafasında soru işareti...

    işte spora siyaset karıştırmayanlardan bir örnek: http://img227.imageshack.us/...

    ve diğer ikisi:
    2 aralık 2003 galatasaray juventus maçı
    9 aralık 2003 beşiktaş chelsea maçı

    olay almanya fransa ve ya italya'da olsaydı cevabım net ve kısa

    http://img100.imageshack.us/...

    olurdu ama türkiye olunca şerrefsizler yaptılar yine yapacaklarını diyeceğim gibi hissediyorum...*
    (unintended, 29.08.2006 16:37 ~ 16:38)
  16. büyük bir akıllılıkla birincilik ödülünün
    sayın mehmet ali talat'a verdirildiği yarıştır.
    kanımca bu hareket eksik ama doğru bir harekettir
    bu hareketin sayasi yönden de desteklenmesi gerekir.
    ayrıca bu hareket yasa dışı bir hareket de değildir.
    çünkü bu olay bernie ecclestone ile rıfat hisarcıklıoğlu
    arasındaki sözlü mutabakat çerçevesinde gerçekleşmiştir.

    bazı geri kafalılar "aman sporu siyasete alet etmeyelim"
    gibi görünüşte masum ama özde mantıklı olmayan görüşler kullanabilirler
    ama düşmanlarımız bunu sık sık yapmaktadır
    eurovizyon yarışmalarında rum spikerlerin anonsu şöyledir
    "işgal altındaki tek avrupa kentinden merhaba"
    peki bu ne demektir? sanatı siyasete alet etmek değil midir?
    ödülü mehmet ali talat'ın vermesi gayet akıllıcadır
    rumların buna tepki gösterip şikayet etmeleri de gayet doğaldır
    şimdi bizim ihtiyacımız olan şey iyi bir savunma yapmaktır
    eğer biz bu platformda haklılığımızı ispat edebilirsek
    o vakit bu spordan sanata pek çok yere yansıyacaktır

    eğer kıbrıs davasında başarıya ulaşılmak isteniyorsa
    cesur adımlara ihtiyaç vardır
    ve bu yapılan hareket
    uzun zamandır gördüğüm en cesurca harekettir
    mimarlarını kutluyorum
    (anakin skywalker, 29.08.2006 19:05)
  17. tobb başkanı rifat hisarcıklıoğlu ile tosfed başkanı mümtaz tahincioğlu arasında ufak çaplı bir gerginliğe neden olan yarış. hisarcıklıoğlu bugün haber bültenlerindeki demeçlerinde, talat'ın ödül vereceğinden haberim yoktu diyen tahincioğlu'na "tabansız adam" yakıştırmasını yapıp istifaya çağırırken izlendi. ama milliyet'in web sitesinde şöyle bir açıklama vardı:
    "hisarcıklıoğlu, formula 1'de ödülü talat'ın vermesi düşüncesini tartışma olmaması için yarış başlayıncaya kadar hem talat'tan hem de formula yöneticilerinden sakladıklarını açıkladı."
    (bkz: http://www.milliyet.com.tr/...)
    (the nova, 30.08.2006 04:08)
  18. uluslararası platformda son yılların en büyük salaklığını yapmamıza neden olmuş gp'dir. sanki her şeyimiz yerli yerindeymiş ve hiçbir şeye ihtiyacımız yokmuş gibi, f1 podyumunda kıbrıs reklamı yapmaya çalıştık. spora siyaset karıştırmayı geçtim, uluslararası bir skandala neden olmayı başardık.

    yarışın ertesi günü bütün medya elbirliğiyle "göt olsun rumlar, yunanlar! kupayı kktc cumhurbaşkanı verdi ve bütün dünya çatladı" diye bir de gurur duyarak haber yaptı ya olayı, en çok buna güldüm ben. bu kadar mı atgözlüğüyle bakıyoruz dünyaya, bu kadar mı dargörüşlüyüz? kimsenin siyasi olarak tanımadığı bir ülkenin cumhurbaşkanına kupa verdirerek yarışların geleceğini tehlikeye atacağımızı, hatta "bu adamlar spora siyaset karıştırıyor, siyasi emellerine alet ediyorlar" denilerek başka organizasyonlarda şans bulmamızın da tehlikeye düşeceğini nasıl anlamıyoruz?

    salaklıklarımız nedeniyle wrc takviminden çıkarıldık, şimdi de f1 takviminden çıkarılacağız. ama olsun, kıbrıs'ı tüm dünya tanıyor artık, bu bize yeter değil mi?

    rifat hisarcıklıoğlu da mümtaz tahincioğlu'nu istifaya davet ediyormuş, yediği halttan dolayı kendisine kızdı diye. istanbul park yapılana ve yarışlar başlayana kadar elini hiç taşın altına soktu mu diye sormak istiyorum kendisine. hazıra konup sonra da bu işin gerçekleşmesinde en büyük emekleri sarfeden adama bok atmak nasıl bir yüzsüzlüktür?

    tamam kıbrıs'ı koruyun, kollayın ama her şeyin bir yeri zamanı var. bunu bir başka ülke yapsaydı nasıl bir tepki verirdik acaba?
    (aqua, 30.08.2006 14:28 ~ 14:28)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil