2005 eurovision şarkı yarışması'nda başarısız bir şarkı ile 92 puan aldığımıza göre, ki bu da bizim taban puanımız olmaktadır, güzel bir şarkı ile ve de düzgün bir kareografi ile ilk 3'e tekrar girebileceğimiz yarışma.
insanların bizim seslerimizi, melodilerimizi kullanarak puanlar topladığı ve bizim hint filmi sountracki şeklindeki ve arada "hah" "hoh" "ayh" diye abuk çığlıkların patladığı bir şarkıyla katıldığımız yarışmadan bir sonrakidir. aynı kadın tekrar yarışmaya taliptir.
(bkz: kabus)
(bkz: gülseren)
(bkz: rimi rimi ley)
gecen seneden sonra trt nin kafasına hala dank etmeyen şeylerin bu senede değişmediğini temsil eden şahısı açıkladıktan sonra anladığım ve dolayısıyla pek bi rezil geçiceğine kanaat getirdiğim.
3 haftada 3 bestenin yapıldığı, sözlerin yazıldığı ve trt kurmaylarınca da hangi şarkının türkiyeyi temsil edeceğinin seçildiği yarışma. gönül isterdi ki bizi temsil edecek parçaları bir kere dinleyebilmek hangi şarkının daha iyi temsil edeceğine karar verebilmek. sertab erener'le tutan gülseren ile çuvallayan bu taktiğin neticesini heyecanla beklemekteyiz.
1975 te ilk kez semiha yankı'nın "seninle bir dakika"sı ile boy gösteren türkiye, 19 ülke arasından sonuncu oldu.bu kötü talih peşimizi hiç bırakmadı.her yıl düzenlenen bu yarışmada bir türlü yüzümüz gülmedi..ta ki; 2003 yılında sertab erener yarışmaya katılıp bu olaya bir dur diyene kadar.2003 yılında sertab'la yüzümüz güldü.daha sonrası yine aynı şekilde devam etti.umarız ki bu sene de sibel tüzün bizi sevindirir.
türkiye, 1976, 1977, 1979 ve 1994 yıllarında yarışmaya katılmadığı da bilgilendirme amaçlı söylenebilir.
yarı finale kalacağımızdan bile şüphe ettiğim şarkı yarışması.inat ettiler,inat ettiler,türkçe parçayla gidicez dediler,e hadi tamam,iyi hoş,ala..sonra karşımızda adı süperstar olan bişe çıktı,afferim çocuklar.ama söyleyin sibel tüzüne o kadar bağırmasın,aklıma gülseren geliyo,gece uyuyamıyorum
diğer ülkeler tarafından pek de sallanmıyacak olan ve yine her zamanki gibi türkiye'de milli mesele haline getirelecek yarışmanın 2006 da yapılacak olan versiyonu.
trt'nin türkçe şarkıyla katılmamız konusunda aldığı karardan dolayı hissettiğimiz hoşnutluğun, sibel tüzenle katılacağımızı duyunca yerini önce hoşnutsuzluğa ,süper star'ı duyduktan sonra da sinir, nefret, hayal kırıklığı gibi duygulara bıraktıran yarışma.
(bkz: başka bahara)
yarı finalden finale geçme şansına sahip 10 ülke sıralamasında 9. olarak finale katılmaya hak kazandığımız yarışma.
edit: (ismilo'nun uyarısı ile) biz dokuzuncu olmamışız, sadece finale kaldığımız 9. sırada açıklanmış.
lordi(finlandiya)'nin gerek kostümleri (adamın kanatları vardı yahu) gerek makyajıyla şenlendirdiği ama sonunda finale de kaldığı yarışmadır. trt spikeri yine muhteşem yorumlarını esirgememiştir. özellikle lordi ile ilgili yaptığı yorumlar ile türk halkının gecesine renk katmıştır; eh biraz ilginç bir grup ama yine de oy vermek istiyosanız..., evet biraz ilginç bi grup heralde gençler oy verdi..gibi. litvanyanın men in black kostümlü, biz eurovision'u kazancaz bize oy verin diyen adamları ile izlanda'nın yorum getiremediğim yaratığı gecenin diğer renkleriydi. bunun dışında bir iki düzgün katılımcı dışında genel olarak yarışmacılar bir şarkıcı ve etrafındaki karşı cinsten yarı çıplak dansçılardan oluşuyordu ki yurdumuz malesef bu kategpriye dahildir.
sonuç olarak yarı finalinde finlandiya'ya oy verdiğim finalinde de vereceğim yarışmadır.
"şimdiye kadar yapılan en absürd eurovision" olarak tarihe geçmiş hadisedir...
bu sene moulin rouge,lord of the rings ve star wars temaları öne çıkmıştır... türkiye dışında favoriler finlandiya ve litvanya'dır... ayrıca abba'dan arak şarkılar da kulaklardan kaçmamıştır...
ermeni lobisinin iş başında olduğu yarışmadır yine. finlandiya'yı kutluyoruz, ork kostümleri ve makyajları nedeniyle bile finale kalmaları gerekirdi zira şarkıda güzel. eminim ki tüm taksim ve kadıköy gençliği finlandiya'ya oy yağdırmıştır. bu oylarını final gününde de yollamaları dileğiyle...
ayrıca sibel tüzün'ü nedense gwen stefani'ye benzettim sahnede. o hava vardı. izlanda'lı şarkıcının sesi ise içimi titretti, tüylerimi diken diken etti. porno film yıldızları gibi inleyip durdu, kendisini yatakta inlerken hayal ettim bir an, güzeldi. rusya'ya ise sağlam küfür ettik. "onca güzellik arasından seçe seçe bu hanzo tipli türk kılıklı bücür herifi mi seçtiniz?" diye. isveç'te küfürlerden bir nebzede olsa nasibini aldı. "isveç'in o sarışın, beyaz ten güzelliklerine rağmen nerden buldunuz o esmer fil gibi karıyı?" diye.
finlandiya'nın tabiri caizse konseptin .mına koyduğu, litvanya'nın ise dalgasını geçtiği yarışmadır. adamları gönülden kutluyorum. böylece olayı bizim kadar ciddiye alan olmadığını birkez daha görmüş olduk. finale kaldıktan sonra litvanyalı grubun tepkisi "i cant't believe this shit.. in the final.." şeklinde olmuş. kendileri bile beklemiyordu.
hari mata hari'yle tanışmamı sağlamış yarışma. bu eurovision daha önce de zdob si zdub ile tanışmamı sağlamıştı. sırf bir iki yetenek bulurum da kulağımın pasını silerim diye izliyorum. yoksa modası geçmiş iğrenç şarkılar yarışması gibi geliyor. tabii bu durumun dışına çıkan lordi ve lt united gruplarını ben de beğendim. en azından eğlendim. hele lt united'dan bir adam bir ara çıkıp ceketini kafasına geçire geçire oynadı ya o an bittim işte.