belki ilginizi çeker
  1. · mclaren mercedes
  2. · 2005 formula 1 sezonu
gündem
  1. · bittikten sonra insanı mal gibi bırakan filmler
  2. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  3. · dünyanın en seksi şarkısı
  4. · çok istenip de olunamayan meslekler
  5. · 25 kasım 2009 manchester united beşiktaş maçı
  6. · boylumlama
  7. · the twilight saga new moon
  8. · bütün gün yataktan çıkmamak
  9. · 3 erkeğe 1 erkek düşmesi

2005 macaristan gp  

  1. 2005 formula 1 sezonunun 13. yarışı. budapeşte'de, yıllardır eleştirilen hungaroring f1 pisti üzerinde yapılacak. pilotların çoğunun giderken çok da heyecanlanmadığı bir hafta sonu.

    yine almanya'da olduğu gibi macaristan'da da pazar günü yağmur bekleniyor ama sezon başından beri her türlü yağmur ve soğuk tahmini asılsız çıkınca pek de umutlanmaya (yağmurlu yarış sevenler ve ferrari taraftarları için) veya üzülmeye (renault ve mclaren taraftarları için) gerek yok.

    macaristan grand prix'si bir bakıma seyirciler için çok de özel bir izleme nedeni bulunmayan bir yarış olacak. fernando alonso zaten şampiyonluğu kazandı, pist geçişlere pek izin vermiyor, yani yarışta heyecan beklenmiyor. göreceğimiz şeyler takımlar ve pilotların teker teker yarış kazanmak ile ilgili hayallerini gerçekleştirme denemeleri olacak. bunun yanında alt sıralardakiler puan kazanmak ve şampiyonadaki yerlerini geliştirmek isteyecekler. pilotlar için aslında bu tür şampiyona pozisyonları pek de önemli değildir ama takımların gelişimlerini ve o yılki performanslarını belirleyen o sezonu kaçıncı bitirdikleridir. sezon başı hedeflerine ulaşmış veya onları aşmışlarsa başarıdır.

    renault açıkçası bu yarışın favorisi, pist tam onlara göre tasarlanmış sanki. yavaş virajlar, onların çıkışında çekişin önemi, çabuk yön değiştirmeler ve geçişe izin vermeyen bir pist. bütün bunlar renault otomobiline göre. hatırlayın 2003 macaristan gp'sinde, o yıl ferrari şampiyon olmasına rağmen, alonso michael schumacher'e tur bindirerek kariyerinin ilk birinciliğini kazanmıştı. bu yarışta özellikle giancarlo fisichella'dan da bir şeyler bekliyorum, artık tekrar podyuma çıkması için en uygun zaman. iki pilot da sıralama turlarına son sıralarda başlayacaklar ki gridde önlerde yer almanın ne kadar önemli olduğunu düşününce renault için her şey mükemmel durumda. ayrıca renault'nun düşük devirlerde maksimum güç üreten motoru da bu piste çok uygun, dayanıklılığı da macaristan'ın kavurucu sıcaklarına dayanacak düzeyde.

    mclaren her ne kadar birkaç yarıştır performans bazında bütün rakiplerine fark atsa da bu durumu hungaroring'de sürdüremeyecek gibi görünüyor, yani en azından o kadar fark olmayacak. kimi raikkonen'in sıralama turlarına erken başlayacak olması da çok büyük dezavantaj. juan pablo montoya içinse önlerde renault ile savaşmak için bir fırsat var. bu hafta sonu da takımın lider pilotu olabilir. hatta raikkonen'le pilotlar şampiyonasındaki puan farkını kapatabilir ama yıllar önce montoya'nın bu pisti sevmediğini açıklamasını hatırlayınca bu da zor görünüyor. gerçekten de renault'nun tersine mclaren'de bu pistin özel durumuna uyan çok parça yok.

    ferrari içinse sezonun her yarışından farksız. artık onlar her grand prix'den alınabilecek maksimum puanı alıp sezonu tamamlamak istiyorlar. michael schumacher ilk defa bir piste gelirken "gelecek sezonu düşünüyoruz" dedi. bu zaten tahmin edilebilir bir durum ama yıllardır politik basın açıklamaları yapan schumi'nin bile bunu söylemesi ferrari'nin resmen sezonu kapattığı anlamına gelir. onlar için bu hafta sonu gerçekleşebilecek en iyi şey yağmur olur, bunun yanında bridgsetone'dan gelecek yeni kuru zemin lastikleri de yarışlarda sürünmelerini engelleyecektir.

    bar takımı bu hafta sonu iki pilotuyla da puan almayı hedefliyor ve sıralama turlarına geç başlamaları önemli bir avantaj. zaten birçok yarışta gördüğümüz gibi en iyi performanslarını cumartesi günü gösteriyorlar.

    toyota'da ralf schumacher, williams'ta da nick heidfeld geçen yarışı bitirdikleri yerler nedeniyle takım arkadaşlarına göre sıralama turlarında daha hızlı turlar atma fırsatı bulacaklar. aslında bu yarış tam olarak ralf'in istediği gibi geçebilir, uzun süre bekleyip öndekileri yavaş yavaş pit stop taktiğiyle ve dayanıklılıkla geride bırakmak. williams'a baktığımızda da aslında onların sezon başından beri yüksek downforce ayarı gerektiren pistlerde (bkz: monaco f1 pisti) başarılı olduklarını görüyoruz ki hungaroring de onlardan biri.

    sauber, bmw ile anlaştıktan sonra resmen onların teknik yardımı olmasa da maddi desteğini alıyor büyü ihtimalle. son yarışlarda en sık yeni parçayla gelen takım durumundalar ve bu macaristan'da da devam edecek. yine red bull ilk rakipleri ama bu sefer çok daha ön sıralarda yer alabilirler.

    minardi gittikçe jordan'ın gözünü korkutuyor, bu yarışta da bir sürpriz gerçekleştirirlerse bir sihirli değnek aramak zorunda kalabiliriz.
    (schumaster, 29.07.2005 12:03)
  2. antrenman seanslarında çok şaşırtıcı sonuçlar ortaya çıkaran grand prix. cuma ve cumartesi günü yapılan toplam 4 antrenman seansında mclaren'lerin üstünlüğü diğer yarışlarda da gördüğümüz bir durumdu ama pistin yapısı nedeniyle renault'ların onlara daha yakın olması hatta bazen de geçmeleri bekleniyordu. yarış zamanı geldiğinde dayanıklılık ve sıralama turları avantajlarıyla da renault favori görünüyordu. antrenmanlardaki tur zamanlarına bakarsak reanult performans bazında gridin ortalarına düşmüş.

    mclaren, otomobilde baştan itibaren denge problemiyle uğraşmayan tek takım. onlar piste sanki ayarları denemek için değil şov yapmak için çıkıyorlar. tahmin edildiği gibi diğer takımlara bu pistte o kadar da fark atmadılar ama yine en hızlı otomobil onlarda. kimi raikkonen ve juan pablo montoya'nın arasındaki fark da azalmış gibi görünüyor. şampiyona ikinciliği için aralarında güzel bir rekabet olabilir (her ne kadar raikkonen önemli olan birinciliktir dese de).

    renault'nun performans düşüklüğü nedeniyle mclaren ve onların arasına değişik takımlar girdi. özellikle toyota'nın performansı çok şaşırtıcı. cuma günü yapılan ikinci seansta riccardo zonta'nın birinciliği alması gerçekten müthiş bir başarı işareti. bu pistte ralf schumacher'in jarno trulli'ye göre daha rahat olduğu her halinden belli oluyor. ralf belki bu yılın en iyi sonucunu alabilir.

    ferrari tam 2005 otomobilinin gelişimini bırakıp gelecek seneye konsantre olmaya başladığı anda bir mucize kapılarına geldi. cumartesi antrenmanlarının sonunda michael schumacher raikkonen'in sadece 0.5 saniye arkasında 3. tamamladı ki ferrari normalde antrenmanlarda hep gerilerde kalır. bu yarışta podyum çok daha gerçekçi bir hedef olarak görünüyor.

    williams aynı geçen haftaki gibi, sauber denge problemleri yaşıyor (özellikle oversteer), red bull da ağır depoyla yarışacakmış gibi duruyor. bar ise hockenheim'daki kadar hızlı değil sanki (bu beklenen bir şey zaten).

    yine dikkat çeken antrenmanların sonunda minardi'lerin jordan'ların önünde olması ki christijan albers onlara nerdeyse 1.5 saniye fark atmış durumda. bakalım bu durum bütün yarış hafta sonu devam edecek mi?
    (schumaster, 30.07.2005 13:34)
  3. michael schumacher'in pole posisyonu kazandığı yarış. rakiplerine oldukça büyük sayılabilecek bir fark atarak kazanması, acaba sıralama turlarına boş depoyla mı çıktı sorusunu akla getiriyor. schumi'nin 3. turda pite girmesi sürpriz olmaz aslında.* böyle düşünmeden edemiyoruz çünkü, bilindiği gibi gelecek sezon v10 motorları bırakılıp v8 motorlarıyla yarışılacak. ferrari de bu sezondan ümidini kestiği için v10 motoru üzerinde çalışmayı bırakıp v8 motorunda yoğunlaştıklarını açıklamıştı. yani ferrari'nin bir hafta içerisinde kendisinden bir hayli hızlı olan mclaren ve renault ile olan farkı kapatması mucize olur... bekleyip görmek lazım.
    (mclaren, 30.07.2005 16:28)
  4. michael schumacher'in unutulmuş efsaneleri yeniden canlandırdığı grand prix. sıralama turları boyunca birçok sürpriz yaşandı ama en önemlisi kesinlikle schumi'nin tek turluk gösterisiydi.

    ilk sırada başlayan kimi raikkonen kendisinden bekleneni yaptı ve o tozlu pistte hata yapmadan temiz bir tur attı. sanıyorum aldığı yakıtı da sadece yarışı düşünerek ayarladı. ondan sonra çıkan jarno trulli ise yine kendi uzmanlığını gösterdi ve mclaren'den daha hızlı bir tur attı. tabi toyota'nın hafif olduğu düşünülebilir ama zaten bugüne kadar çoğu yarışa aynı stratejiyle başladılar, bunu da hesaba katarsak onlar için gelişme var. rubens barrichello ferrari'nin bu grand prix'deki hızıyla ilgili bir fikir verdi ama üçüncü sektörde yaptığı ufak bir hata onu birkaç sıra geri düşürdü. ralf schumacher'in piste daha geç çıkması nedeniyle trulli'den daha hızlı olması beklenirdi ama her ne kadar kendisi bundan bahsetmese de tur boyunca yaptığı birkaç bariz hata onu 2.likten aldı.

    kardeşinden sonra piste çıkan michael herhalde böyle bir pistte pole pozisyonunu almayı çok istemiş olmalı ki biraz hafif bir depoyla tura başladı. böyle bir tercih sonucunda michael'ın ilk sıra için zorlayabileceğini düşünebilirsiniz. ama daha turun ilk virajlarından itibaren girişlerde fazla hız kesmeden oversteer'le yüksek sürattaki otomobili virajın içine doğru keskince atması ve hiçbir noktada apeksi kaçırmaması dikkat çekiciydi. ne kadar hafif olursa olsun bu hakimiyet sadece otomobilden gelmez, iç kameradan izlerseniz o hızla virajı alamayacağını düşünürsünüz ama otomobilin burnu schumi'nin kontrolünde öyle sert ve düzgün tepkiler verir ki diğerlerinin bunu nasıl yapamadığını kendinize sorarsınız. schumi'nin her zamanki özelliklerinden biri, her zaman gerektiğinde kendisinden ekstra bir şeyler çıkarabilmesi ama bu turda bu ekstra katkı çok büyüktü, belki 0.5 saniye belki 0.8 saniye. o turu bulabilirseniz onboard kameradan izleyin, dersliktir.

    ondan sonra çıkanların zaten bir şansı kalmamıştı, ama dikkat ederseniz mclaren'lerle diğer takımların arasında diğer pistlerdeki kadar fark olmadığını görürsünüz. renault'lar ise beklentilerin çok altında.

    yarışta schumi'nin arkasında diğerlerini oyalayacak bir otomobil yer alırsa (bkz: trulli treni) bu yarış ilk pit stop öncesi bile bitebilir. schumi'nin yeterli tur atamayacak kadar hafif olduğunu zannetmiyorum.
    (schumaster, 31.07.2005 14:21)
  5. mclaren'in yine yarış ortasında strateji değiştirerek çok iyi bir iş çıkarttığı, kimi raikkonen'in de otomobilini yine çok iyi kullanarak finish'e birinci sırada gittiği yarıştır. ancak gerçekten de mercedes motoru iki yarış boyunca dayanamadığını artık ispatlamıştır. türkiye gp'sinde de raikkonen'in motorunun patlaması muhtemeldir.* ancak gördük ki, ferrari gelişim kaydetmiş.
    (mclaren, 01.08.2005 01:00)
  6. kimi raikkonen'in şampiyonluk mücadelesine yeniden girdiği yarış. ikinci pit stoplara kadar heyecanın sezon ortalamasına göre yüksekte olduğu bir gerçek. hem de uzun zamandır beklenen schumi - kimi rekabetinin de gerçekleşmesi olayı daha da güzelleştirdi.

    start o kadar karışıktı ki bütün yarışın gidişatını değiştirdi. raikkonen pistin kirli tarafından 4. sırada başlamasına rağmen michael schumacher'in arkasına yerleşti. juan pablo montoya'nın da 3. sıraya yani tam stratejisine uygun bir pozisyona yerleşmesi mclaren için startı mükemmel hale getiriyordu. ilk turun sonunda ikinci ve üçüncü olmasalar, ki normal şartlarda temiz taraftan kalkan jarno trulli'nin ikisinin de önünde ilk viraja girmesi beklenirdi, yarışın böyle gelişmeyeceği kesin.

    yine mclaren için startı daha da güzelleştiren olay fernando alonso'nun ilk viraja girerken fren anında ralf schumacher'e çarpıp ön kanadını kaybetmesidir. alonso'nun yarıştan sonra dediği gibi ralf fren sırasında normalde pilotların tehlikeli olarak gördüğü yer değiştirmeler yaptı ama alonso gibi şampiyonada bu kadar rahat bir durumda olup amacı sadece yarışlardan puan almaya devam etmek olan bir pilotun ilk virajda yer kapmak için bu kadar zorlamaması gerekirdi. ralf'in yanından en küçük deliği bulup içeri girmeyi denemek yerine onun arkasında kalmayı tercih etmesi daha uygun olurdu.

    red bull ise takım halinde ilk turda yarış dışı kalarak adeta formula 1'de şanssızlığın tanımını yapmıştır. mclaren'in son yarışlarda dayanıklılık problemleriyle yarış dışı kalmasını şanssızlık olarak nitelendirmek tartışılabilecek hatta gayet de çürütülebilecek bir iddiadır ama macaristan grand prix'sinin ilk turunda red bull takımının yaşadıkları formula 1'de şansın başarıyı nasıl etkilediğinin göstergesidir. ilk virajda christian klien normalde oldukça hafif bir darbe almasına rağmen bu darbenin otomobilin en yumuşak parçası olan lastiklere gelmesi ve olayın tam dönüş anında ağırlık diğer tarafa transfer olmuşken gerçekleşmesi klien'in takla atmasına neden oldu. turun sonuna doğru alonso'dan kopan ön kanat da david coulthard'ın ön süspansiyonunu kırınca onlar için yarış bitti. iki kaza da daha ciddi olabilirdi...

    direkt puan kazanmaya yarışan red bull'un eksilmesi ve iki renault'nun da arkalarda kalması diğer takımların ilk 8'e girmesi için büyük bir fırsat yarattı. williams'ın iki pilotuyla puan alması onların geçen bir iki yarışa göre çok da geliştiğinin bir göstergesi değil. zaten sezon başından beri fw27'nin yüksek downforce gerektiren pistlerde daha başarılı olduğunu biliyorduk. bu durumda red bull ve renault yokken puan almaları sürpriz değil. ama yine de bütün takımların zorlandığı bu şartlarda istikrarlı bir yarış çıkarmaları etkileyici.

    öndeki mücadeleye gelince, ilk turlardan itibaren schumi'nin farkı açması tahmin ediliyordu çünkü bütün uzmanlara (!) göre schumi sıralama turlarında o turu atmak için otomobiline benzin koymamıştı. evet bazı otoriteler (!) michael'ın sırf pole pozisyonunu alarak şov yapmak istediğini, yarışı düşünmediğini ve 4-5 tur içinde pite gireceğini söylüyordu. raikkonen ise güya iki pit stop yapacaktı. bu duruma herkes kandı, sanki ferrari son yıllarda formula 1'in içinde yer almış en ciddi ve en profesyonel takım değil. sonuçta ne oldu? raikkonen schumi'den yanlış hatırlamıyorsam 3 tur önce pit stop yaptı. yarıştan sonra raikkonen'in fikri de o zamana kadar iki otomobilin aynı hızda olduğuydu. ama ilk pit stop yarışın belirleyici anıydı. mclaren kimi'nin otomobiline fazladan benzin koydu ve bu bütün olayı değiştirdi. ikinci stintte schumi baştaki kadar hızlı değildi, raikkonen arkadan zorluyordu. ferrari'nin yarış öncesi açıklamalarına bakınca lastik sorunu çözülmüş gibiydi ve sanki bu yavaşlık bir schumi taktiğiydi. hungaroring f1 pisti'nin geçişe izin vermemesine güvenerek hem yakıt tüketimini azaltıyor hem de mclaren'in soğutma kanallarına yeteri kadar hava gitmesini engelliyor olabilirdi. ama maalesef bu bir taktik değildi, lastiklerin tutunması yine yarış ilerledikçe düşmüştü. tek umut raikkonen'den geç pit stop yapmaktı ama depoda o kadar yakıt yoktu. raikkonen'in schumi'den bir tur sonra pit'e girmesi yarışın sonucunu belirledi. michael yarışı kazanma şansının kalmadığını biliyordu ve 2005 almanya gp'sindeki gibi defans yapmak zorunda kalmamak için lastiklerini fazla aşındırmadan yarışı podyumda tamamlamak amacındaydı. kimi ise önü boşalınca, bir de az ikinci pit stopta az yakıt almasının sayesinde, farkı açtı ve yarışı rahatlıkla kazandı.

    aslında montoya bu ikilinin arkasında oldukça iyi bir yarış çıkarıyordu, sadece iki pit stop yapacak olmasına rağmen farkın çok açılmasına izin vermedi ve onun da yarışı kazanmak için şansı yüksekti. özellikle raikkonen ikinci stintte schumi'nin arkasında vakit kaybederken onun öyle bir problemi yoktu ama kimi önü boşalınca çok hızlıydı ve eğer montoya yarışı bitirebilseydi ne olurdu bunu söyleyebilmek çok zor.

    montoya'nın yarış dışı kalmasıyla ilgili de garip bir iddia var. sağ driveshaft'ın arıza yaptığı biliniyor ama bunun sebebi çok basit bir olay olabilir. bir iddiaya göre montoya start öncesi griddeki yerini almak için o sırada zaten yerleşmiş olan otomobiller ve onlarla ilgilenen diğer takımların elemanları arasında geçerken bar takımına ait bir jeneratöre çarpıyor ve otomobilin sağ tarafında hasar oluşuyor. mclaren ekibi fia'nın gözlemi altında gerekli parça değişimlerini yapıyor ama detaylı bir gözden geçirme parc ferme kuralları nedeniyle mümkün olmuyor. bu arızanın sebebi böylesine basit bir olay mı bunu tahmin etmek zor. bunu ancak otomobil fabrikaya döndüğünde mclaren mühendisleri anlayabilir.

    ralf schumacher kendisinden beklenilen gelişimi nihayet gerçekleştirmeye başladı ve jarno trulli'nin sezon başı form üstünlüğünü aştı. aralarındaki puan farkını indirmekle kalmadı, son birkaç yarıştır takımın lider pilotu haline geldi. jenson button diğerlerinden uzak sessiz ve sakin bir yarışı tamamlayarak puan serisine devam etti.

    renault'da alonso'nun zaten o kazaya karıştıktan sonra puan alması zordu ama ilk turu küçük sıyrıklarla atlatan giancarlo fisichella'nın da ilk sekize girememesi çok kötü bir sonuç. yarışın başında yavaş otomobillerin arkasında vakit kaybetmesinin dışında artan oversteer nedeniyle kör bir girişe sahip 4. virajda iki kez yol dışına çıkması ve sonlara doğru da yakıt basıncının düşmesi onu yine çok uğraştırdı.

    zaten macaristan'ın şartlarında hiçbir takım problemsiz, temiz bir yarış çıkaramadı. sorunsuz görünen williams'ta bile nick heidfeld motorun fazla ısınması nedeniyle gücü düşürmek zorunda kaldığını açıkladı.

    sonuçta bu sezon nadir görülen tipte bir yarıştı. ferrari önlerdeydi, renault ise geride, seyirciler sezon boyunca bunun tam tersinden bıkınca böylesi belki daha iyi oldu ve şampiyona biraz daha heyecanlı hale geldi, 2005 türkiye gp'sinin de önemi arttı.

    parlayanlar: kimi raikkonen, michael schumacher(otomobilin üstüne çıkan performansı nedeniyle), toyota

    sönenler: fernando alonso (gereksiz kazaya karışması nedeniyle), renault, sauber

    şunu da söylemeden geçmemek gerekir. yarış sırasında herkesin stratejisini gördük ve takımların bazılarının 3, bazılarının ise 2 pit stopu tercih ettikleri anlaşıldı. 3 kez pite girenler arasında schumi en sonlardaydı yani aynı stratejideki diğer pilotlara göre daha fazla yakıtla yarışa başlamıştı ve daha fazla yakıtla dünkü inanılmaz turu atmıştı. kendisinden daha az yakıt alan toyota ve raikkonen'e tam bir saniye fark atmıştı, hem de onlarınkinden daha yavaş olması beklenen bir otomobille. o turu pist daha hızlıyken ve tutunma oranı daha yüksekken atmış olsa da o bir saniyeyi kimse açıklayamaz. haftasonu boyunca ferrari'nin yaptığı en hızlı tur zamanından yaklaşık 0.9 saniye daha hızlı. o otomobilin içinde başkası olsaydı belki yine pole pozisyonunu alabilirdi veya çok yakın olabilirdi ama aradaki bir saniye nedir?

    özetle ben o sıralama turu karşısında saygıyla eğiliyorum ve ekliyorum:

    (bkz: 1 saniye fark atılır mı oha schumacher)
    (schumaster, 02.08.2005 00:10 ~ 04:24)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil