2005 formula 1 takviminin 12. yarışı.
hockenheim f1 pistinin yenilenmesinden sonraki 4. yarış.
haftasonu öncesi yapılan tahminlere bakıldığında
mclaren'in kesin favori olduğu,
renault'nun ise rakibine az puan kaybetmeye çalışacağı görülüyordu.
ferrari f2005 üzerinde yeni bir
aerodinamik paket hazırlamıştı ama buna rağmen iyimser tahmin yapmaktan çekiniyorlardı.
bar ise
jenson button'la
podyumu zorlamaya devam edip, gelecekteki birinciliklere temel hazırlamak niyetindeydi.
williams'ta ise sanki işler biraz yoluna girmiş, sorunlar anlaşılmış, geriye değil ileriye doğru adımlar atılmaya başlanmış gibiydi.
sauber, otomobilin gelişimi konusunda iddialıydı.
minardi'de ise diğer takımların aksine otomobilde değil pilot ikilisinde bir değişim vardı.
patrick friesacher'in sponsorları minardi'ye ödenecek parayı bulamayınca bir süredir bu anı bekleyen hollandalı
robert doornbos sezonun geri kalanı için bu takımla anlaştı. bu, doornbos'un kariyerinin ilk formula 1 yarışı olması yanında minardi takımında artık iki hollandalı pilotun
* yer alması çok ilginç bir durum. genelde böyle bir olayla karşılaşmayız çünkü özellikle büyük takımlar markalarının uluslararası ününe zarar vermemek için aynı ülkeden iki pilotu tercih etmezler ama minardi böylesine bir düşünceye girmez, para kimdeyse ona otomobili teslim ederler. aslında hollandalı izleyicilerin minardi'ye destek verecekleri düşünülebilir ama hollanda'da çok daha gelişmiş bir yarış kültürü var ve onlar minardi'nin sırf ekonomik kriterlerle iki hollandalı'yı biraraya getirdiğinin bilincindedirler. onların daha çok ilgileneceği sanıyorum hollanda'nın en üst düzeydeki bu iki pilotunun kendi arasındaki rekabeti olacaktır.
almanya grand prix'siyle ilgili bir diğer tahmin de sıcaklıkların düşük olması ve özellikle pazar günü beklenen yağmurdu. bu durum en çok ferrari ve
bridgestone'a yarayacak, en çok da
renault'nun hızına darbe indirecekti. aslında bu iki takım arasında bu yılki beklenmedik farkı yine bu yılki beklenmedik yüksek sıcaklıklara ve yağmursuz yarışlara bağlayabiliriz.
cuma antrenmanlarında takımlar yağmur bekledikleri için işlerini çabuk tuttular ve daha ilk seansta fazla sayıda tur atıldı. bu düşük sıcaklıklarda ferrari'nin performansta mclaren ve renault'ya yaklaşması beklenirdi ama daha ilk seanstan itibaren böylesine kısa bir turda bile mclaren'den 1 saniye, bazen 2 saniye geride kalmaları aradaki farkın bu küçük hava değişiklikleriyle kapanmayacağının göstergesiydi. aslında renault pilotları bile bu düşük sıcaklıklarda çok zorlandıklarını, fren noktalarında yol tutuşun çok düşük kaldığını söylüyorlardı. gerçekten de attıkları turlar izlendiğinde diğer bütün otomobillerin belli noktalarda freni kaçırdıkları, lastikleri kilitledikleri ve apeksi kaçırdıkları görülürken pistteki yol tutuşun en kötü olduğu anlarda bile mclaren pilotları ideal çizgiyi hiç zorlanmadan kullanıyorlardı. diğerleri dengeyi ayarlarken mclaren daha da hızlanmaya çalışıyordu.
sıralama turlarına gelindiğinde beklenen mclaren'in ilk iki sırayı alması, renault'nun da ikinci sırada iki pilotla yer almaya çalışmasıydı. çünkü renault'nun arkasında onları zorlayabilecek bir otomobil bulmak zor, ferrari'nin kendi çalışanları bile o seviyeye gelmelerini beklemiyor, bar her pistte iddialı değil, toyota ve williams da düşüşte.
ilk çıkan dört pilot arasında en şaşırtıcı nokta minardi'nin iki pilotunun da
jordan'lardan çok daha üstün olmasıydı. monaco
*'da bunu yapmaları o kadar da sürpriz değil ama otomobilin bu kadar önem kazandığı pistlerden birinde olması çok ilginç. beşinci çıkan
takuma sato'nun pistin tam olarak hızlanmadığı bir andaki müthiş zamanı jenson button'dan gelecek bir sürprizin işaretçisiydi.
jacques villeneuve her zamanki gibi
peter sauber'i kahretti, en az iki noktada lastikleri kilitledi.
red bull'lar antrenmanlardaki etkileyici hızlarına ulaşamadılar ama yine de yarış için iyi sayılabilecek start pozisyonları elde ettiler. williams'lar büyük ihtimalle 3 pit stop stratejisi sayesinde hafif otomobilleriyle 6 ve 7. cepleri aldılar. özellikle
mark webber'in son
sektörü oldukça etkileyiciydi ama tabi ki williams'ın ne kadar toparlanabildiğini ancak yarışta görebileceğiz.
toyota'da
jarno trulli her zamanki sıralama turları patlamasından uzaktı,
ralf schumacher ise takım arkadaşına önceki yarışlara göre zaman olarak daha yakın olsa da aralarına iki red bull girmesi onun için büyük bir problem. toyota'nın bu performans düşüklüğünü neye bağlayabiliriz bilemiyorum.
ferrari'de
rubens barrichello ve
michael schumacher'in farklı stratejileri tercih etmiş olması tahmin ediliyor ama ne olursa olsun aradaki fark 1.2 saniye olmamalıydı. schumi kendi ülkesinde çantadan 0.3-0.4 saniye ekstra zaman çıkardı bana göre. rubens ise en azından sauber'lerin önünde yer alabilirdi, sanıyorum onun için iki pit stop tercihi yarışta büyük sorunlar çıkaracak. schumi ise eğer startta williams'lara kaybetmezse önü açık ve ilk defa rahat bir yarış geçirebilir (bkz:
trulli treni). aslında onun rakibi yine az yakıt aldığını tahmin ettiğim jenson button olacak. hele bir de renault ve mclaren'de bazı sorunlar yaşanırsa podyum bile görebilir. ama onun için en iyi hediye herhalde bu sezon hiç yüzünü göstermeyen yağmurun piste inmesi olacaktır, ne kadar yağarsa schumi'nin şansı o kadar artar. tabi bu konuda kendi üstün yeteneklerine olduğu kadar ferrari'nin stratejiyi değişen koşullara göre uygulama becerisine de güveniyor.
renault'da bu sezon çoğunlukla görülen iki pilot farkı bu sefer yok.
fernando alonso ve
giancarlo fisichella'yı sadece 0.023 saniye ayırıyor. onlar amacına ulaştı ve iki pilotu da yanyana raikkonen ve mclaren'le savaşmaya hazır.
mclaren'in son haftalardaki etkileyici performansı ve
kimi raikkonen'in büyüleyici üstünlüğü göz önüne alındığında onlardan biraz daha fark bekliyordum. kimi piste çıktığında benim aklımdaki zaman 1.14.000'a yakındı ama o özellikle son virajdaki aşırı
oversteer nedeniyle 0.3 saniye geride kaldı. bunu görünce
juan pablo montoya'nın eşit şartlarda ilk defa pole position için bu kadar şanslı olduğunu düşündüm ki geçekleşmesi de çok yakındı ama montoya sanıyorum
kerbe çarptığında, gazı kesip direksiyonu kırınca arkanın kayması sıkça görülen pilot hatalarından biriydi. aslında o virajı biraz daha temkinli alması gerekirdi ama böylesine bir fırsatı kullanmak için agresif sürmesi nedeniyle kimse onu suçlayamaz, zaten bu mclaren'in tarzı değil, onlar her zaman pilotlarının arkasındadır. sadece sorun şu ki, mclaren bu şanssızlık olmasa onlara en çok gereken şey olan
dubleye ulaşabilir ve renault'dan maksimum puan çalabilirdi. raikkonen kalan yarışları kazanacak performansa zaten sahip, onun ihtiyacı olan kendisiyle alonso arasına girip puan farkı yaratacak diğer pilotların varlığı.
montoya'nın arkadan start alıp öndeki bu şampiyonluk mücadelesine katılması, bir iki
safety car müdahalesi ve hava koşullarının yardımı ihtimalleri dışında çok zor. renault'nun yapması gereken önlerindeki button'dan kurtulup iki pilotla podyumda yer almak, onların endişelenmesine gerek yok.
yarışta izlenmesi gereken mücadelelere gelince, raikkonen - alonso, mclaren - renault savaşı önde yer alıyor. jenson button - michael schumacher ikilisinin de yarış sırasında birbirlerine yakın olacaklarını tahmin ediyorum. bunun dışında iki iddialı ve özel sayılabilecek takım red bull ve sauber'in kendi aralarındaki rekabeti de izlemeye değer.