aziz vatanın tüm kritik köşebaşları cebren ve hile ile iç ve dış güçler tarafından işgal edilmiştir. tersanelerimiz, çelik fabrikalarımız tüm amiral gemilerimiz ağır yaralıdır. memleketimizin tam bağımsızlık orduları allah şükür zaptedilmemiştir ancak memleketin her köşesi işgal altındadır. şekilci bir kuşağın yetiştirdiği bir gençlik, dar çevresinde sadece şekil için çocuklarını mühendis yada doktor yapmak isteyen aileler, devleti yöneten unsurların bazılarının yanlış politikaları, liyakat esasına dayanmayan bir hiyerarşik düzen içerisinde ilimden ve fenden haberi olmayan kerestelerin kritik kararların altına tek başlarına imza atma özentisi ve benzeri pek çok olay bunun nedenidir. memleket işgal altındadır,
arkeolojiye, jeolojiye bok attığımız için memleketimizin en önemli kazıları, yer altı zenginlikleri yabancı bilim gruplarının idaresinde gün yüzüne çıkarılmaktadır. madenlerimiz üç otuz paraya yabancı şirketler eliyle işlenmekte ne yazik ki bizlere sadece bu işlerin pisliğini bırakmaktadırlar. çelik, alüminyum gibi önemli sanayilerimiz yabancı firmalar ve teknolojiler güdümündedir. milli eğitim sistemi ne yazik ki iflas etmiştir, öğrenciler artık lise ve üniversite öğrenimleri için yurtdışına çıkmaktadırlar. tüm kritik sanayiilerimiz yabancı ekipmanların eline bakmakta ve pek çok sanayiileşmiş ülke çok kritik kapsamındaki teknolojilerin ülkemize girişine neden olmaktadır. spor okullarını ve bilimini küçümsediğimiz için başarılarımız artık sıfırlamıştır neredeyse. edebiyat bölümlerine hiç bir yeri kazanamayanlar son tercih olarak yazmayı reva gördükleri için türkçe bilmeyen, önemli eserler veremeyen bir toplum yaratılmıştır. teknik okulları küçümseyip evlatlarını göndermemiştir bu millet ve sonrasında da ağlamaktadır diplomalı pazarcılar var diye. lost üzerine methiyeler düzen, teori üretmek için elektromanyetizma çalışan nesil ne yazik ki türk ve dünya klasiklerini okumamıştır, okulda fizik dersinden ite kaka geçmiştir, bir baltaya sap olamayan daha adını doğru yazamayanlar bari eğitim fakültesine gideyim demiş ve öğretmen çıkmıştır ve o nedenledir ki ortaokul seviyesinde bulunan öğrenciler içerisinde okuma yazma bilmeyenler dahi vardır. heyhat, ne gam. bilim politikarı bittiği için memleketin en saygın bilimadamları yaşantılarını yurtdışında devam ettirmektedir. her ne kadar son dönemde tersine beyin göçü başlatan değerli insanlarımız olsa da ümidimiz bunun kesintiz bir aşk olmasından ve sonuna kadar böyle devam etmesinden yanadır. anadolu halkı, geniş gönlünü ve hoşgörüsünü terk etmek üzeredir. karşı fikirlerden olanlar öldürülmekte ve horlanmaktadır. memleket vatan millet sakarya nutukları atan lakin memleketin sırtına kambur yaratan, hiç bir işe yaramayan ipe sapa gelmeyen küçük, cahil, geri kafalı serserilerle dolmuştur. yani özetin özeti millet fakru zaruret içinde harap ve bitap düşmüş daha kötüsü damalarında ki asil kanda mevcut bulunan kudretini de kurban etmiştir.
memleketin görünüşü budur. bu satırların yazarı ileri ki tarihli memleket durumu başlıklarını açtığıda memleketin durumunun düzeldiğini görmek, bu milletin silkindiğini görmek için beklemektedir.
milleti, yurdumuzu, dinimizi sevmenin sağcının da solcunun da karşı olduğu faşist, emperyalist güçlere karşı koymak, başımızı dik tutabilmek için en güzel söz vakti zamanında silahlı kuvvetlerimiz tarafından dile getirilmiştir.
'vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır'
görevinizin ne olduğu ise sadece önemsiz bir noktadır
-insana insan olduğu için değer vermemiz gerektiğini öğrenemedik.
-yıllarca üzerinde birçok medeniyet kurulan anadolu toprakları hala kana bulanıyor.
-yaptığımız hatalardan ders almak yerine ''acaba''larla yaşamaya devam ediyoruz.
-önyargı ve yargısız infaz ile kardeşi kardeşe kırdırıyoruz.
yine her zamanki gibi sokakta binlerce aç, evsiz kursaklarından bir lokma daha geçmeden yeni güne başlıyorlar...
tinerciler, bağımlılar yine kontrolsüzce sokaklarda dolaşıyorlar...
hırsızlar, kapkaççılar yine karakolun bir kapsından girip öbür kapısından çıkıyorlar. hala…
ekonominin hala rayında olduğunu iddia ederek doğru söz söylemeye teğet bile geçemeyen bir yönetime muhtaç milyonlarca insanı kuyruk çileleri ve bürokratik engellerle dolu bir gün bekliyor.
beyninin kontrolünü iradesi dışına bırakmış binlerce zavallı da yine bir oraya bir buraya koşuşturmaya hazırlanıyor...
ondan da öte kontrolünü duyun-u umumiye bozması yapılanmaların başındaki emperyalistlere bırakmış bir ülke ve satılmaya hazır bekleyen toprakları yeni bir güne merhaba diyor...
saatlerce ve gecelerce televizyonda hala her programda ve gazetelerde hüsnü şenlendirici ve benzeri aldatma-ayrılık olayları, başka derdimiz yokmuş gibi vatan millet meselesi haline gelmiştir, medya hala taraflı yayın ilkesini sürdürmekte ve bolca da magazin haberi yapıp halkı uyutmaya devam etmektedir ve dizi çılgınlığı kendini aşmıştır.
antep: 20 nisan 2007 tarihli gaziantantepspor fenerbahçe maçına misafir tribününe 60 milyon bilet parası istenmekte şehirde gün itibari ile bir çok ayaklanma çıkması bekleniyor... işgalci kuvvetler istanbul semalarından 1500 kişilik ordusuyla gelmektedirler. nasıl bir tepki gösterecekleri ayrıyeten merak konusu...
prison break izlenmekte, dışarda çıt yok. uyku var...cumhurbaşkanlığı konusunda kaygı da var. rte nin reis i cumhur olmasını istemiyorum. yatarım heralde şimdi.
bu gece reeperbahnda öğrenci gecesi, her yer insan kaynıyor şu anda ..hava çok soğudu, daha iki gün önce tshirtle gezerken bugün paltolar ince gelir oldu.. dönerciler hala çok iyi iş yapıyor..benim de canım çekti ama diyetteyim yememem lazım derken dolaptaki sucuklar gözüme çarptı.. ben de iki yumurtayı sucuğun göbeğine çarptım..şu an heryer mis gibi sucuk kokuyor..
izmir : gece uyumak için tüm koşullar uygundu. sabah saatlerinde ise hava daha bir güzel, insan yataktan çıkmak istemiyor. trafik yoğun. insanlar uyku mahmurluğunu henüz üstünden atamamış. bir de işe geç kaldım .mına koyiim.
devletimiz ülkesi ve milleti ile bölünüverecek diye çok korkuyorum. ancak gün geçmiyor ki dış mihrakların yeni oyunlarıyla karşı karşıya gelmeyelim. bazı kendini bilmezler tüm bunların kompile komplo teorisi olduğunu iddia ediyorlar. bu gibi durumlardan sürekli görev çıkarıyorum sevgili günlük. görev aşkıyla yanıp tutuşuyorum, ama henüz nereden başlayacağıma bir türlü karar veremedim. neyse ki ordumuz var...
bugün kahvede arkadaşlarla tayyipin cumhurbaşkanı olup olmayacağını tartıştık gine. olacakçılar 12-5 kaybettiler. sonra sözlüğe girip olan biteni anlattım, oradaki arkadaşları da göreve çağırdım ama insanlar o kadar duyarsız ki. n'olacak bu memleketin hali be günlük.
bugün annem zeytinyağlı dolma yaptı, ne güzel yemeklerimiz var, değil mi anneciğim dedim. ne diyosun len, yi işte cevabını alınca acaba bu durumdan da görev çıkarabilir miyim diye düşündüm. tehlikenin farkında mısın diye sorunca terlikle kovaladı ya, en çok ona bozuğum sevgili günnlük.
kahvede osmanı taş çalarken yakaladım, çok bozuğum osmana da, bu memlekette böyle insanlar oldukça, teeheyeeey be sevgili günlük.