b grubunun birincisi hırvatistan ile a grubunun ikincisi türkiye arasında avusturya'nın viyana kentindeki 50.000 kişilik ernst-happel stadyumu'nda türkiye saati ile saat 21:45'de başlayacak olan karşılaşma. tabii bu maçın gerçekleşmesi için türkiye'nin öyle ya da böyle çek cumhuriyeti'ni yenmesi gerekiyor. zor gibi görünse de olası.
almanyayı 2-1 yenerek, polonya,avusturya nın da bulunduğu gruptan birinci olarak çıkan hırvatlara karşı oynanacak maçtır. zor olacaktır ama 15 haziran 2008 türkiye çek cumhuriyeti maçıgöstermiştir ki imkansızı başarırız, mucize biraz zaman alır.
gününde olan bir rüştü reçber'in tolga zengin'e göre daha güven vereceği maçtır. aurelio'nun yokluğunda iyileşirse emre belözoğlu ya da tümer metin'den birinin o mevkiye çekilmesi ve nihat kahveci'nin de oynadığı yerden biraz daha geride kullanılması gerekiyor. defansın ortası konusunda net konuşmak hayli zor. ancak solda hakan balta ve sağda sabri sarıoğlu heyecanlarını yenerlerse gayet yeterliler. forvet nihat kahveci ve semih şentürk ve bunlara destek soldan arda turan sağdan kazım kazım şeklinde olursa cuk oturur, dadından yinmez. hamit altıntop da orta sahanın sağını toparlar. yine hayallere daldım galiba ama olmaz olmaz değil.
hırvat teknik direktörde azcık zeka varsa, "ulan oğlum sakın gol atmayın bunlara normal sürede" taktiğini vereceği maçtır. gol yemedikçe ideal rakibiz her takım için gayet kuzu kuzu oynuyoruz.
bu akşam atılan üçüncü golden sonra yapmış olduğum sevinç hareketini, hırvatistan maçında katiyen tekrarlamayacağım maçtır.
ne mi yaptım?
hani futbolcular gol attıktan sonra çim üzerinde dizleri üzerinde kayarlar ya gol attıktan sonra. ben onu salonun halıfleksinde yaptım. üstelik şort vardı. dizler falan kanadı. yapmayın çok can yakıyo.
maç hakkında, hırvatistan bizden iyi bir takım değil. inanarak oynayıp ve savruk oynamazsak eğer alnımızın akıyla yarı finale adımızı yazdırabiliriz. bi de dileğim bu akşam ki gibi rezalet bir yönetim segileyen bir hakeme denk gelmeyelim.
çok zevkli geçmeye aday olan maç. iki takımın da orta alanda teknik kapasitesi yüksek, gole yönelik oyuncuları var. arda turan, tuncay şanlı ve oynaması dahilinde emre belözoğlu var bizde. onlarda da luka modric, niko krancjar, ivan rakitic var. sonuç ne olursa olsun orta alanda müthiş bir çekişme olacak.
defansları çok tecrübeli ama aynı zamanda ağırlar. tam nihat kahveci'lik bir defans.
ek: sakın olan kimse hafife almasın hırvatları. turnuvanın en iyi takımlarından biriler. elememiz çok zor. hele bu savunmayla.
http://en.euro2008.uefa.com/... sitesinde görülebileceği üzere, biraz şaşırtıcı da olsa türkiye nin istatistikleri gerçekten gurur vericidir. hepsine baktım ve hırvatistanın bizden üstün olduğu bir yer gördüğümü hatırlamıyorum. top kontrolünde average: % 53 ile portekizin ardından turnuvanın 2. takımı olmamız biraz beni şaşırtsada bizim takımın turnuvaya renk kattığını gördüm. en unfair play takım olmamızı da çok çetin geçen maçlara bağlıyorum.
hırvatistan hakkında en ufak fikrim yok istatistikler dışında. hatta en ünlü futbolcularının isimlerini ilk defa duydum gibi bir şey. fakat en korktuğum şey de buydu. hep almanya nın rakibimiz olmasını istemiştim fakat olmadı zira almanya bize çıksa kafadan çaktık diyebilirdim. korktuğum şey "isim". iki takımda da öyle bir ruh var ki isim önemli değil. hırs, ruh var fakat türkiye de bunun fazlası olduğunu düşünüyorum. türkiye ve hırvatistan genel anlamda benzer potansiyele sahip süpriz takımlar. yani tamamen hırs dolu bir maç olacak. ancak hırvatistanı yeneceğimizi düşünüyorum zira, bireysel yeteneklerden gol yiyen, hırslı takıma karşı köpek gibi direnen bir takımız. yine çakarız diyorum.
2002 dünya kupasındaki gibi (brezilya sendromu) gruplarda oynadığımız portekizle yarı finalde karşılaşır ve kaybedip 3. falan oluruz gibime geliyor. büyük bir başarı olduğunu düşünüyorum bunun. her ne kadar yunanistan gibi kazma bir takımın kazandığı şampiyonayı kazanamamanın verdiği üzüntüyü yaşayacak olsam da çek cumhuriyeti gibi dünya sıralamasında 6.lığa kadar gitmiş bir takımı, kollerin gol attığı maçlarda yenilmeyen, grup elemelerinde sadece 5 gol yemiş bir takımı 15 dakikada silip süpürmüş türkiye mizin iyi şeyler yapacağı inancındayım.
parkorman'da büyük ekranda felan yayınlanırsa ancak izleyebileceğim maçtır.
saatlerine bakmadım hiç ama o akşam opeth, öncesinde de katafolk konseri var, hangisine ne kadar karışır bilemem, ancak yayınlanırsa izlenir belki...
aslında kimse sallamayabilir de...
katafolk'u dinleyeceğime gider maçı seyrederim ama ben...sıçtı onlar son albümde..sevmiyorum..opeth'e tercih edilmez tabi ama maç...
neyse, fair-play deyip çekiliyorum daha fazla saçmalamadan...
bu gaz ve balın devam etmesi halinde hırvatistanıda geçeceğimiz maçtır.nitekim ortada gerçek anlamda ne taktik var ne kurgu.allah ne verdiyse deyip saldırıyoruz.
mehmet aurelionun olmayışı kötü haber.zaten defansın göbeği sakat.ayhan akman lig maçlarında iyiydi fakat şimdi nasıl bir performans segiler merak konusu.
gerçi bütün bunları konuşmak yersiz.biz yine allah ne verdiyse diyeceğiz...