müzikal anlamda çok güzel olmasının yanı sıra
grapevine industries tarafından
* hazırlanmış çok güzel bir video klibe de sahip olan
radiohead şarkısı.
http://www.youtube.com/...
klipteki açık ve
subliminal mesajları inceleyecek olursak:
- otlakta kendi halinde otlayan ineklerimiz ve dalında cıvıldayan kuşumuz hallerinden memnun görünmektedir.
sembolleri incelersek:
inek: üreticilik ve verimlilik.
kuş: özgürlük
* ve mutluluk
*.
"are you such a dreamer to put the world to rights?"
<dünyayı düzeltmeye çalışan bir hayalci misin?>
- ineklerimiz bir hayalin peşinden koşarlar. kendilerine bir ev yapmaya karar verirler.
aletler: üretim ve yaratıcılık.
ev: temel barınma ihtiyacının karşılayıcısı, güvende hissedilen yer.
"i'll stay home forever where two and two always makes a five"
<sonsuza kadar iki ikinin her zaman beş ettiği evimde kalacağım>
- inekler ev yapmaya devam ederler. ekranda (inek + inek = ev) eşitliği belirir. sonunda pek çok ev olduğunda, arazilerine üzerinde bir inek resmi olan bayrak dikerler.
bayrak: özgür bir birliktelik.
"i'll lay down the tracks, sandbag and hide"
<izlerimi gizleyip, siperde saklanacağımm>
- inek, evinde mutlu mutlu oturmaktayken bir domuz gelir ve ona tv'yi vadeder. (burada üretici toplumun tüketim toplumuna dönüşmesinin ipuçlarını alırız.) inek tv'yi açtığında erojenik bir inek imajıyla karşılaşır. bu kutu, ineğe eğlence ve zevk vaadetmektedir.
domuz: kumbara=parayı (sermaye) ve onun getirdiği tüm diğer şeyleri tekelinde tutan, üretmekten çok tüketen ve "depolayan" bir hayvan. (kravatına dikkat)
tv: tüketime hazır eğlence ve zevk.
"january has april showers and two and two always makes a five"
<zemheri ayında güller açar, ve iki iki her zaman beş eder>
- biz tam da yeşillik ve doğa görmeye alışmışken birden duman saçan bacalarıyla fabrikalar belirir. fabrikaların üzerindeki simge tanıdıktır, tv'yi getiren domuz.
fabrika: doğanın kirlenmesi, sanayi, emek sömürüsü.
- inek + domuz = işleyen çarklar
sistemin çarkları, işçi, işveren, kapital... gibi tanımlar malum pek popüler olduğu için fazla yorumlamaya gerek olmadan anlaşılan bir mesaj.
- domuzun lokomotifte olduğu trende vagonlarda giden inekler
- domuzun kondüktörü olduğu tren bir tünele girer. aynı zamanda yeni bir döneme de girmiş olurlar.
"it's the devil's way now, there is no way out"
<artık şeytanın yolundasın, ve hiç çıkış yok>
- uçmakta olan kuş kafese kapatılır.
- kafesteki kuş ve sağılan inekler. inekler makineler tarafından sağılır ve hepsinin sütü tek merkezde toplanır.
kısıtlanan özgürlüğün yanısıra emeğin sömürülmesi, artı değerin tekelde toplanması göze çarpar.
- tüm ineklerin sütlerini "patron" domuz içer. inekler zayıflar. bayraktaki inek resmi de zayıflar.
bayrağın zayıflaması: bir sosyal sınıf olarak ineklerin her anlamda zayıflaması.
"you can scream and you can shout it is too late now"
<bağırıp çığlık atabilirsin ama artık çok geç>
- inekler pankart açıp, eylem yaparlar. bu sırada domuz gelerek onları köpeğiyle korkutur ve dağıtır.
**
- inek çaresizliğinden oturur ağlar. iki inek duvar kenarlarında kendilerini kaybetmiş halde oturup içkiye verirler. çarklar döner, fabrika bacalarının dumanı tüter. çark döner, tren ilerler, tv'de inekler soyunur, çaresiz inekler ağlar, çarklar dönmeye devam eder, kuşlar kafeste kapalıdır.
"because you're not there, payin' attention"
<çünkü orada değilsin, ilgilenmiyorsun>
burdan sonrasında kaos iyice hakim olur. inekler çarmıha gerilir, kurban edilir. domuzlar çıkar, tv'de halka sesleniş nutukları atar, her yerde bağırır çağırırlar. köpeklerini sağa sola salarlar. dikkate değer bir diğer nokta da domuzların ineklerden sayıca az oluşudur. yani bir piramit yapılsa domuzlar tepede, inekler altta yer alır. ineklerin çocukları okula gider, domuzlar onlara 2+2'nin 5 olduğunu öğretirler ve tüm yavru inekler buna senkronize halde kafalarını sallayarak onay verirler. domuz, kürsüsünde önünde köpekleri sıra olmuş halde konuşma yapar ve tüm yetişkin inekler buna senkronize halde kafalarını sallayarak onay verirler.inekler akşamları ailecek, domuzların sağladığı tv'de domuzların izlemelerini istedikleri şeyleri izlerler. domuzlar isyan eden inekleri yerler. domuzlar ineklere haberleşme ağı sağlar. tv'ler sadece domuzları gösterir. domuzlar çiftleşir. domuzlar beslenir. domuzlar patlayana kadar yer, inekler çarmıha gerilip kurban edilir. çarmıhtaki inek flash light efektleriyle kitlelere teşhir edilir. inekler asılarak idam edilir. inekler ve domuzlar birbirlerinin bdsm seks fantezisi öğeleri haline gelir. ellerinde orak tutan sıra halindeki ineklerin arkasında ellerinde çekiç tutan inekler dizisini görürüz. kamera ilerlerken bu gereçler birbirleriyle çakışarak farklı semboller oluşturur.
en sonunda bir inek iskeletinden kendi payına düşeni almayan gelmiş bir akbaba görürüz.
because you're not there
<çünkü orada değilsin, ilgilenmiyorsun>
payin' attention
payin' attention
payin' attention
payin' attention
<ilgilenmiyorsun>
yeah i feel it, i needed attention
<evet hissediyorum, ilgiye ihtiyacım var>
payin’ attention
payin’ attention
payin’ attention
<ilgilenmeye>
...