19 yaşım   

adana çık aradan

  1. 4 gün önce 19 olan bendenizin okumaya doyamadığı nazım hikmet şiiri.


    benim ilk çocuğum, ilk hocam, ilk yoldaşım
    19 yaşım
    sana anam gibi hürmet ediyorum
    edeceğim
    senin ilk arşınladığın yoldan gidiyorum
    gideceğim
    benim ilk çocuğum, ilk hocam, ilk yoldaşım
    19 yaşım

    çok uzaklarda yuvarlanıyor başım
    oturuyor 19 yaşım
    yatağımın başucunda
    ellerimin avucunda
    bana diyor ki;
    -- kafamızda getirelim geri
    o delikanlı günleri cancazım,
    o dehşetli güzel günleri...

    köpüklü şahlanışların dönüm yeri..
    dünyanın altıda biri;
    kan içinde doğuran ana..
    istasyondan istasyona
    yalınayak
    tankları kovalayarak
    açlıkla yarış...
    şarkıların boyu kilometre
    ölümün boyu bir karış...

    kafkas;
    güneş
    sibirya;
    kar
    seslenebildiğiniz kadar ses-
    -lenin
    24 saatte 24 saat lenin
    24 saat marks
    24 saat engels
    yüz dirhem kara ekmek,
    20 ton kitap
    ve 20 dakika şey! ..

    ne günlerdi heheheeey
    onlar ne günlerdi ahbap! ! ..
    çok uzaklarda yuvarlanıyor başım
    duruyor karanlıkta 19 yaşım
    lambayı yakıyorum
    ona hayretle
    muhabbetle
    hürmetle
    ve daha bilmem neyle bakıyorum
    bakışıyoruz
    (the weakest link, 25.05.2004 00:33)
  2. şiirin tamamı şu şekildedir;

    benim ilk çocuğum, ilk hocam, ilk yoldaşım
    19 yaşım
    sana anam gibi hürmet ediyorum
    edeceğim
    senin ilk arşınladığın yoldan gidiyorum
    gideceğim
    benim ilk çocuğum, ilk hocam, ilk yoldaşım
    19 yaşım
    *
    çok uzaklarda yuvarlanıyor başım
    oturuyor 19 yaşım
    yatağımın başucunda
    ellerimin avucunda
    bana diyor ki;
    -- kafamızda getirelim geri
    o delikanlı günleri cancazım,
    o dehşetli güzel günleri...
    *
    köpüklü şahlanışların dönüm yeri..
    dünyanın altıda biri;
    kan içinde doğuran ana..
    istasyondan istasyona
    yalınayak
    tankları kovalayarak
    açlıkla yarış...
    şarkıların boyu kilometre
    ölümün boyu bir karış...
    *
    kafkas;
    güneş
    sibirya;
    kar
    seslenebildiğiniz kadar ses-
    -lenin
    24 saatte 24 saat lenin
    24 saat marks
    24 saat engels
    yüz dirhem kara ekmek,
    20 ton kitap
    ve 20 dakika şey! ..
    *
    ne günlerdi heheheeey
    onlar ne günlerdi ahbap! ! ..
    çok uzaklarda yuvarlanıyor başım
    duruyor karanlıkta 19 yaşım
    lambayı yakıyorum
    ona hayretle
    muhabbetle
    hürmetle
    ve daha bilmem neyle bakıyorum
    bakışıyoruz
    *
    yılların arkasında çırptı kanadını
    'strasroy ploşaat' ın saat kulesi
    yaşıyor herhangi bir 24 saatini
    vatandaş kavgasının darülfünun talebesi;
    balık çorbası, tüfek talimi, tiyatro, balet
    kitap..
    patetes kamyonu başında süngü tak bekle nöbet
    kitap... kitap...
    madde, şuur, istismar, fazla kıymet
    kitap... kitap... kitap...
    manikür;
    hayır,
    diş fırçası;
    evet.
    kitap... kitap... kitap...
    bu ne 24 saat
    bu ne 24 saattir ahbap! !
    *
    aşk;
    yoldaş,
    profesör;
    yoldaş,
    zenci;
    coni,
    alman;
    telman,
    çinli;
    li
    ve 19 yaşım
    yoldaş da yoldaş, yoldaş da yoldaş,
    yoldaşım...
    yılların arkasında yuvarlanıyor başım
    başım yuvarlanıyor
    uzun saçlarından tutuştu yıllar
    yıllar yanıyor
    yanıyor da yanıyor...
    *
    oku
    yaz
    boz
    bağır
    çağır!
    bütün kuvvetinle nefes al...
    kafanda, kalbinde
    etinde
    iskeletinde ihtilal...
    ihtilal;
    gündüz-gece
    gece ormanda çam dalları yakarak,
    bembeyaz
    yusyuvarlak aya bakarak,
    hep bir ağızdan şarkılar söyleniyor..
    ve bu anda
    kuvvetli dinç
    bir ağrıdan gelen deli bir sevinç
    sıçrar atlar köpüklenir çatlar
    kafanda...
    *
    haaayydaa,
    beyaz orduları dumanlı ufuklar gibi önüne katan
    bir kızıl süvarisin,
    bir kızıl süvariyim,
    bir kızıl süvariyiz,
    bir kızıl, , , , ,
    geçti üç yıl
    ey benim 19 yaşım,
    ormanda çam dalları yaktığımız
    hep bir ağızdan şarkılar söyleyerek aya baktığımız
    gecelerin üstünden........
    ben yine söylüyorum aynı şarkıları
    döndürmedi rüzgar beni havada yaprağa,
    ben kattım önüme rüzgarı...
    ve sen ki en yıkılmazları yıkabilirsin,
    gözüme bakabilir
    elimi sıkabilirsin...
    ve sen ki...
    sen,
    benim ilk çocuğum, ilk hocam, ilk yoldaşım
    19 yaşım



    sanırım gözlerim dolarak okuduğum ender şiirlerdendir "19 yaşım" hele ki şiir okumayı bilen birinden bu şiiri dinlemek! artık geri deönemeyeceğiniz yaşınıza vermediğiniz kıymeti hatırlatır,yüzünüze vurur.
    (isildur, 18.01.2008 22:02)