bu günümü kısaca özetlemek istiyorum sevgili arılar.
önce arkadaşlarla buluşmak için taksim'e gittik falan filan. buralar traş. sonra istiklalden aşağı, tuvalet bulmak için koşuştururken, sağımdan 5 tane 1.90 boy ortalamalı adam geçince irkildim. sonra anladım ki opeth geçiyir.
tuvaleti siktir ettik, başladık zıt yönde koşup adamları kovalamaya. en arkadan axenrot'u yakaladık ve ben arkadaşlar arasında saatlerce bahsi geçen o meşhur cümleyi kurdum:
"are you opeth?"
evet dedim bunu, kötü de değildir ingilizcem ama mikael gözlükleriyle sırıtıp geçiyo lan dibimizden, bağlaç mı kalır preposition mı kalır orda! zaten komple adamları gösterip siz opeth misiniz bölecenek işareti yaptım. hem adamlar demiyo mu hep we are opeth, we are from sweden diye.
neyse efendim, ayıptır söylemesi axenrotla fotoğrafımızı çektik, koştuk mikael'le de çektik bi iki tane.
konser alanına gittik falan. bi tane marilyn manson çakması tip vardı onu tanıyan beri gelsin.
neoma fena değildi, kırmızı gömlek vokal abimizin sesini beğendim. ses sistemi hafif sikkoluk yaptı, çok tad alamadık ama fena bulmadım dream theater parçası fatal tragedy'i. zor bi parça sonuçta.
aradaki metallica medley'i reklam kokan hareketler bunlar mayk dedirtti ama kendimi birden die die diye bağırırken buldum. (bkz:
creeping death)
heir apparent ve ghost of perdition girizgahlarıyla noluyoruz lan derken, diğer tüm şarkılarda kendimizden geçtik. mikael mükemmel bir rockstar olduğunu gösterdi bize, akesson'a hayran kaldık. wiberg zaten süper adam. mendez çok uzağımdaydı, axenrot sislerin içinde kayboldu gitti onu da göremedim adam gibi.(fotodan bakıp bakıp ağlarım artık)
closure'u bu formatta çaldıklarını biliyordum konserlerde fekat, o son kısmında bu kadar güzel headbang yapılabileceğini düşünmemiştim hiç. lotus eater, hessian peel, the night and the silent water(çok çok çok iyiydi), godhead's lament kusursuza yakındı. credence'ta duygusal anlar yaşadık.
deliverance hakkında da ne desem boş zaten.
son sözüm sana sahnenin sol tarafındaki kravatlı kurtlar vadisi muro ekolünden görevli abi! deliverance çalarken müzikle zerre ilgilenmemen beni çok üzdü. bi daha olmasın. günün özeti için:
(bkz:
i smell like dirty penis)