1. büyük önder gazi mustafa kemal atatürk'ün samsun'a milli mücadeleyi başlatmak için ayak bastığı tarih. bu tarihe türk milletine güneşin doğduğu tarih de denir.
  2. bugün türkiye tarihinin en önemli kıvılcımlarından birinin parladığı tarihin 90. yıl dönümü.

    bu umut ateşini yakan mustafa kemal 1919'da şöyle demiştir:

    başımıza neler örülmek istenildiği ve nasıl mukavemet ettiğimiz ve daha doğrusu milletin arzu ve emellerine uyarak ve onun yardımıyla nasıl çalıştığımız görülmeli ve gelecek kuşaklar için ibret ve uyanıklığı gerektirmelidir.
    zaten her şey unutulur; fakat biz her şeyi gençliğe bırakacağız.
    o gençlik ki hiçbir şeyi unutmayacaktır; geleceğin ışık saçan çiçekleri onlardır.
    bütün ümidim gençliktedir!

    kaynak: mazhar müfit kansu, e.ö.k. atatürk'le beraber, 2. cilt, s. 471-472
  3. varoluş adına atılan bir adım, var olmak üzere çıkılan bir yoldur. var olmanın gereklerini yalayarak değil, herşeyi yaşamaya göze alarak edinme onlara gerçekten sahip olma duygusu ve hesabı ile çıkılan asil yolun temsilcisi gündür.
  4. ülkemizde insanları organize bir şekilde mallaştırma projesinin bir parçası. toplumu ne kadar mallaştırırsak, aptallaştırırsak o kadar kolay kontrol ederiz diye düşünülmektedir. bu mallaştırma projesi üç koldan ilerliyor:

    1. amsalaklık (dünyanın adamakıllı hiçbir ülkesinin ana-medyasında bu kadar seks muhabbeti dönmüyordur. insanlar iki kaşlarının arasına odaklanacak yerde, apış arasına yönlendiriliyor.)
    2. atatürk-salaklık (nasıl olsa 'herşeye gücü yeten' adamın biri zamanında herşeyi düşünmüş, bizi kurtarmış, ve bundan sonra da hayalet halinde olsa dahi gelip bizi kurtarır, biz işimize bakalım, düşünmeyelim, çalışmayalım; çok sıkışırsak ona buna bok atar kendimizi aklarız, slogan atar, 10. yıl marşını okur rahatlarız havası)
    3. aşağılık kompleksi (bir yandan 'yurdum insanı' vs. söylemiyle toplumu aşağılayan, 'yandık bittik ülke batıyor,' 'dört yanımız düşman çevrili' gibi söylemlerle de insanları korkutan; diğer yandan da 'ne mutlu türküm diyene' vs. saçmalıklarıyla topluma koftiden megolamanlık aşağılayan bir söylem var ki, insanları zihnen ve ruhen aptala çeviriyor.)

    bu, bu ülkeyi çok sevdiğini, hatta herkesten daha çok sevdiğini söyleyen bir grup it sürüsünün projesidir. ve bu proje büyük oranda da tutmuş gözüküyor, bir araştırmaya göre dünyanın psikolojisi en bozuk toplumlarından birisiyiz, televizyonlarımız iki lafı yanyana getirip analitik bir şekilde düşüncelerini ifade edemeyen sanatçı, düşünür ve gazeteci müsveddeleriyle dolu. sokaklar penis-merkezli düşüncenin esiri olmuş insancıklarla dolu. bir grup insan habire mitinglerle 'ruh çağırma' seansı düzenliyor. hepimize hayırlı olsun..
  5. atatürk, 26 mart 1937 günü, ankara halkevi'nde, savaş günlerine dair bir anısını şöyle aktarmıştır:

    "ben 1919 senesi mayıs ayının içinde samsun'a çıktığım gün elimde hiçbir kuvvet yoktu. yalnız büyük türk milletinin asaletinden doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevî bir kuvvet vardı. işte ben bu ulusal kuvvete güvenerek işe başladım. samsun'dan anadolu içlerine kırık bir otomobille gidiyordum. (...) o kırık otomobil, anadolu yollarında ilerlerken ben daima düşünür ve yaverime şimdi sizin terennüm ettiğiniz şarkıyı söyletirdim. ben türk ufuklarından bir gün derhal bir güneş doğacağına, bunun hareket ve kuvvetinin bizi ısıtacağına, bundan bize bir güç çıkaracağına o kadar emindim ki, bunu adeta gözlerimle görüyordum. o şarkıyı okutup tekrar ettirmekten maksadım türk'ün bu güneşi doğunca muvaffak olacağını anlamaktı. (...)"


    atatürk'ün söylev ve demeçleri, cilt ıı, (ankara, tite y., 1959), s. 284.
  6. biri, tüm apoletlerini sökerek, yalın bir halde, bir davaya baş koyuyor.
    üstüne vazife mi? belki değil... ama o tarihin gördüğü en büyük 'vatansever'.

    o apoletleri söküp çıkarken ütopik bir maceraya, ona apoleti takan padişah ve köhnemiş avanesi, ingilize çoktan teslim olmuş.
    öyle bir olmuş ki, savaş borçlarını bile işgalcilere bıraktığı istanbul erkek lisesi binasında işgalciler topluyor.
    devlet bitmiş, din'i kullanan bir padişah sözde 'halife'(!) 33 yıl gün yüzü görmemiş adam, ortaokul mezunu bir de...

    koy götüne, bize ne!..

    ama biri 'bana ne' demiyor.

    94 yıl önce samsun'a çıkıyor... öyle bir çıkıyor ki; bir millet uyanıyor!...

    şimdi uyuyan o millet var ya... işte o millet...

    inanmazsınız gafiller! u y a n ı y o r !!!
  7. birilerinin diktatör birilerinin komünist birilerinin milliyetçi birilerinin din düşmanı bizim ise ata dediğimiz adamın samsun'a çıkış tarihidir, vatanı için ölmeye,herşeyini kaybetmeye hazır bir adamın,bir komutanın,bir evladın kendisi gibi binlercesiyle birlikte olursa neler başarabileceğini,bütün dünyaya nasıl kafa tutulabileceğini yüzlerce yıllık hasta adamdan nasıl bir cumhuriyet çıkabileceğini göstermek için çıktığı yolculuğun 94. yılındayız bugün dışarıya çıkıp yürüyemesek de stadyumlarda şiirler okuyamasak da hala hepimiz minnettarız hepimiz gururluyuz ...
  8. türkiye tarihinin emperyalizm ve onun yardakçılarına başkaldırdığı ilk gündür. gazi mustafa kemal atatürk ve silah arkadaşlarının verdiği büyük kurtuluş savaşı mücadelesinin ilk filizlendiği tarihtir. yılın her 19 mayıs'ı, atatürk'ü anma, gençlik ve spor bayramı olarak adledilmiştir.