bir beşiktaşlı olarak, sevinç gözyaşlarına boğulmama sebep olan maç. ve gerçek beşiktaşlının asla unutamıyacağı maçtır. bir dev inönü'nün çimlerine gömüldü. yer siyah, gök beyaz oldu. o günleri özlüyorum*
beşiktaşımın şampiyonlar ligi grubunda barcelona'yı ahmet dursun ve nouma'nın golleriyle 3-0 mağlup ettiği karşılaşmadır.
3-4'lük fenerbahçe maçıyla birlikte hayatım boyunca unut(a)mayacağım maçtır. kelimenin tam anlamıyla sevincimden/coşkumdan dört köşe olduğum maçtır. sadece öss'yi kazandığım zaman bu maçta sevindiğim kadar sevinmiştim.
maç sonunda patrick kluivert'ın beşiktaş ipini otobüsten taraftarlara sallaması hala gözlerimin önünde olan maçtır. lakin bu maçın rövanşı hiçte beklendiği gibi gitmemiştir.
barcelona orta sahasının kafasını her kaldırdığında karşısında iki beşiktaşlı oyuncuyu gördüğü, tayfur havutçu nun rivaldo yu sahadan sildiği maçtır. atılan üç gole rağmen bir o kadar da gol kaçmıştır.
oturduğumuz yerin beşiktaş balık pazarı yakınında olduğunu göz önüne alırsak,atılan gollerdeki'goool' seslerinin dışında yapılan tezahüratların da evimizden duyulduğu ve fantezi olsun diye tv.nin sesini kapatarak evimize inönü stadı'ndan gelen tezahüratlar eşliğinde izlediğim maç.(maçtan sonra barbaros bulvarı zafer turu atanlarca kapanmış,sevinenlerin gürültüsünden uyuyamamıştım.)
istanbul'a geldiğim ilk gündü. izmir'li ekibi olarak üniversitede takılırken bir anda aklımıza maça gitmek düştü. biletler çok pahalıydı. 10 milyondu o zamanın parasıyla, zaten o yüzden de bilet bulunabileceğinden emindik bir açıdan da. yaklaşık 10 kişilik bir gruptuk, haliyle çok para da yok. stad nerede, nasıl gideriz olay nedir pek alakamız yok.
karar verdik hadi gidelim stadın havasını koklayalım orada bir şeyler yer bir yerde maçı seyreder döneriz. neyse gittik stadın oraya, harbiden köfte ekmek kokusu falan, enteresan bir ortam var. bu arada ben gruptaki insanlardan sadece birini biraz tanıyorum, diğerleri hep izmir'den göz aşinalığı.
kim maça girelim dedi kim kabul etti, biletleri ne zaman aldık hiç hatırlamıyorum. bir anda kendimizi kale arkasında bulmuştuk. ne bilelim biz maçın da böyle olacağını. iyi ki de gitmişiz diyorum, o değil ibrahim üzülmez'in iyi oynadığı ender maçlardan birine tanıklık etmiş adamım.
hiç tanımadığım o adamlarla sarmaş dolaş oldum bu maç sayesinde, bir sohbet bir muhabbet.