belki ilginizi çeker
  1. · hayata dönüş operasyonu
  2. · mehmet bekaroğlu
  3. · türkiye de sol partiler ve fraksiyonların tarihi
  4. · sonbahar
gündem
  1. · itü sözlük yazarlarından özlü sözler
  2. · colin kazım richards
  3. · sözlük yazarlarının dinlemekten bıkmadığı şarkılar
  4. · darwin i bitiren balık
  5. · 27 kasım 2009 bursaspor galatasaray maçı
  6. · otuz yaşına gelen kadının kendini avutma yolları
  7. · yeşim salkım
  8. · a day at the races
  9. · alternatif tarih sınavı soruları

19 aralık  

  1. hayata dönüş ! operasyonu nedeniyle, 2003 yılında insan hakları derneği tarafından "cezaevlerinde insan hakları için mücadele günü" ilan edilmiş ancak her zamanki gibi ilan edilmişliği ile kalmıştır maalesef. çok az insan bilir, hatırlar, utanır.
    (kurutulmus kelebek, 08.12.2007 04:35 ~ 04:36)
  2. 2000'de hayata dönüş operasyonun gerçekleştirildiği gün.

    19 aralık 2008... üstünden sekiz yıl geçmiş...

    ülkemizde ezberlenecek tarihlerden sadece biri
    (senzahmetetmebenalırım, 18.12.2008 21:35)
  3. 19 aralık 1956 sözlük yazarınız denizbalinası nın doğum tarihidir.yazarınızın doğduğu bu gün istanbul boğazı donmuş. insanlar karşı tarafa yürüyerek gitmişlerdir.bu yüzden yazarınız soğuğa alışkın ve seven bir kişilik olarak tarihtekimüstesnayerini almıştır.
    (denizbalinası, 18.12.2008 21:45)
  4. doğumgünümdür.
    (speleofizik, 18.12.2008 23:10 ~ 23:11)
  5. bu toprakların tarihidir, hayata dönüş operasyonu adı altında hayatlarına dönemeyen, kaldıkları yerden yaşamlarına ve mücadelelerine devam edemeyen onca insanın acıyla, korkunç görüntülerle hatırlandığı tarihtir.

    insanlık dışı f tipi cezaevlerine karşı başlatılan mücadelenin, devletin her zaman çözüm olarak tercih ettiği tek dil şiddet dili ile sorunu çözmeyi yeğlemiş, ölüm oruçları sonucu ölen insanları, yanık bedenleri, sönmeyen ateşleri görmemize neden olmuştur. küçüktür o sıralarda yaş * ama görüntüler hala hafızalardadır.

    televizyonlarda gördüklerimizin gerçek olduğunu bilmek acıtmakta hep bu tarihte canımızı. hele de bunca yıl aradan sonra operasyonu meşrulaştıran kararlar çıktıkça ülkemin mahkemelerinden daha da acımakta evet.
    (aglaures, 18.12.2008 23:16)
  6. 19 aralık 1969 - amerikan 6. filosu, izmir'e geldi. filonun gelişi protesto edildi ve amerikalı denizciler tartaklandı.
    (epicomius, 18.12.2008 23:16)
  7. doğumgünümün ertesi günüdür.
    (bkz: bana ne ya)
    (stocky2001, 18.12.2008 23:30)
  8. yanmış bir kadın mahkumun hayata dönüş ? operasyonu sonrası ambulansa bindirilirken "bizi diri diri yaktılar" diye feryat edişini hatırlıyorum. onu izleyen plaza medyasından bir allahın kulu çıkıp da "sizi kim yaktı?" diye sormamıştı.

    kendilerine resmi makamlardan servis edilen yalan yanlış haberleri sunmak dışında bir anlayışa sahip olmayanlar acaba bugün 8 yıl öncesine gidip vicdan muhasebesi yapabilecekler mi?
    (hose kutinyo, 18.12.2008 23:44)
  9. 19 aralık 2000 tarihte yüzleşilmesi en zor günlerden birisidir. hayata dönüş operasyonu hakkında bir şeyler yazmışlığım varsa da, o günle ilgili kendi kişisel öykümü şu ana kadar hiç yazamadım. çok özel bir yan taşımıyor belki de, ama gene de aktarmak gerekiyordu aslında. korku kültürünün ve otosansürün herkesde yarattığı tahribat gibi bende de bir etkisi var.
    o gün telefonla arkadaşlar arayıp acil olarak çağırdıklarında, o zamanlar devam zorunluluğu %90 olan (hala öyle midir bilmiyorum) fizik 101 laboratuvarım olduğu için 2 saat içinde geliyorum demiştim. eğer ne olduğunu telefonda tam olarak söyleyebilmiş olsalardı (telefonda her şeyi konuşmuyorduk) , tahminen takayım dersine deyip giderdim. hala utancını gene de taşırım, çünkü müdahale olduğunu söylemişlerdi. ama boyutunu bilmiyordum.
    operasyon haberinin gelmesiyle arkadaşlar beyazıt'ta düzenlenen protestoya gidiyorlar. orada polis onlara müdahale ediyor. bu arada başka protestolar da gerçekleşiyor. dsp binası işgal ediliyor, adliye sarayı önünde yapılan basın açıklamasına gene polis saldırıyor.
    ben dersten çıkınca arkadaşlarla taksim'de bir kafede buluştum. orada anlattılar durumun ne olduğunu. ben tabii büyük bir şok içerisindeydim. biraz sonra taksim'de başka bir basın açıklaması daha olacağını öğreniyorum. ona katılmak üzere bekliyoruz kafede. bir ara arkadaşlardan biri tuvalete kalkıyor, sırtında kocaman bir ayak izi var. o ana kadar fark etmemiş kimse, polisler çiğnemişler öğlen. saat yaklaşınca kafeden ikişerli üçerli gruplar halinde gruplar arasında biraz da zaman bırakarak çıkıyoruz, büyükparmakkapı sokak'a gidiyoruz. ben bir arkadaşımla beraberim, sokağa ilk girdiğimizde bomboş olduğunu görüp ilk anda bir şok geçiriyoruz. ama dikkatli baktığımızda sağda solda, kitapçıda, dükkanların içinde tanıdık yüzler gözümüze çarpıyor.
    saat geldiğinde sokağın içerisinden bir kaç kişi alkışlamaya başlıyor. o anda o bomboş sokaktan ve yan sokaklardan önce onlarca, sonra yüzlerce insan çıkıp alkışlarla birleşiyor. istiklal caddesi'ne doğru akıyoruz.
    sloganlarla meydana doğru ilerliyoruz. amacımız meydana çıkmak. ama meydanın önü polisler tarafından kesilmiş durumda. arkadaşıma "buraya kadarmış" diyorum "birazdan gidiyoruz". ama olmayacak bir şey oluyor. polisler meydana doğru bir koridor açıyorlar, yalnızca iki kişinin geçebileceği genişlikte. ve kitle o koridordan meydana doğru geçmeye başlıyor. o sırada arkadaşımı kaybediyorum. ve koridordan geçerken tesadüf yanıma analardan biri düşüyor. beyaz başörtüsünün üzerine kırmızı bir alın bantı takmış. içeridekilerden birinin anası, tanımıyorum; belki de o gün çocuğunu kaybetti veya yaralandığı haberini aldı. 2 kişi yürüyoruz, ama çok gergin bir andayız. polis o an bir kapatsa koridoru ölümüz çıkar oradan. ve ana benim elimi tutuyor. heyecandan elleri titriyor hissediyorum. birbirimizden güç alıyoruz o anda. neyse ki başımıza bir iş gelmeden meydana çıkıyoruz.
    meydanda kitle toplandıktan çok kısa bir süre sonra polis müdahaleye başlıyor. sanırım amaçları bizi istiklal caddesinden çıkarıp, müdahale ettiklerinde geriye doğru kaçmamızı engellemekti. kitlenin bir kısmı gümüşsuyu'na bir kısmı şişli'ye doğru kaçıyor. ben şişli tarafına giden gruptayım. tarlabaşı'nda arasokaklardan direnerek çekiliyoruz. en son kurtuluş pangaltı tarafında tekrar anacaddeye iniyoruz. ama iyice azalmış sayımız, herkes bölük pörçük gruplar halinde dağılmış. orada yalnız kalmış bir resmi polis otosu çıkıyor karşımıza. gruptan tanımadığım birileri polis otosuna doğru yönelince, içeriden polisler çıkıyor, bir tanesi havaya ateş ediyor. silah sesiyle beraber son kalanlar da dağılıyoruz. en azından o akşam benim için eylem bitiyor.
    ama o acı içimde hala sürüyor.
    (gelecegim, 19.12.2008 00:20)
  10. hayat kurtarma pişkinliğiyle hayatları karartan gün...
    (mustizm, 02.04.2009 17:27)
  11. "'eveeet, susun, susuuuuun, yamuklatı'yı dinliyoruz...'
    'dün tahliye oldu...'
    'kim tahliye oldu?'
    'karım... hemen gidip almam lazım onu...'
    'nerden tahliye oldu?'
    'hayata döndüğü yerden...' *
    'o ne demek kardeşim? öyle cezaevi ismi mi olur...'
    'bilmiyorum... en son televizyonda gördüm, yanmıştı...' **
    'peki hayata döndüğünden emin misin?'
    'nasıl abi?'
    'hayata döndüğünden emin misin?'
    'anlamadım abi...'
    'yani yaşıyo mu yamukaltı kardeş?'
    'yaşıyo, yaşaması lazım...'
    'kardeşim, o zaman sen bekliyosun, biz karını alıp geliyoruz...'
    'yalnız abi, sadece o değil...'"

    (bkz: har)
    (bkz: murat uyurkulak).
    (aglaures, 02.04.2009 17:29)
  12. bir karanlık tarih. son dönemin en karanlığı. dostları yitirdik biz orada, en safları, temizleri.

    halk için çıkmışlardı yola,

    ne gerek varsa?

    arkalarında halk mı kalmıştı?

    bak yine biz bizeyiz, on sene sonra ve kimse yok etrafımızda.

    hey gidi günleer!

    ama gömüler dedik ya; onlar hep orada...
    (çaylakadam, 02.09.2009 22:11 ~ 03.09.2009 16:14)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil