hürock organizasyonu bünyesi altında düzenlenecek olan opeth konseri. haber şu ana kadar sadece hürock facebook sayfasından duyuruldu. tabi konserin bu güne denk gelmesi de diğer bir güzellik, 17 nisan mikael akerfeldt'in doğum günü.
organizasyon içinden bilgilere göre, tamamen hürocktan (yani festivalden, yoksa yine hürocktan bir arkadaş yapıyor) bağımsız ve de saklıkent'te gerçekleşecek konser.
bünyemde şu sıralar heyecan yaratabilecek tek olaydı. dokuz ay sonra. tekrardan. gerçekten inanılacak gibi değil. saat on gibi çıktım bir tur attım. iki sigara tüttürdüm. geldim baktım başlık hala var. hatta organizasyon içinden bilgiler filan. doğum günü hediyem olarak üzerime alınmak istiyorum. organizatörlere de buradan selam ediyorum.
henüz opeth'in resmi sitesinde gözükmeyen konser.heyecan yapmıştım fakat şimdi sitede gözükmeyince söndü heyecanım.ama eğer gerçekten geliyorsa opeth bize de ankara yolları gözükür hocam(hacı,kanka,hafız).
hemen takvim karıştırmama sebep olan etkinlik. unı rock festte de opeth izlemiş bir bünye olarak 70 kere gelseler yine giderim diyorum... mezun olduğum üniversiteye tapma nedenimdir ayrıca, hürockı öpüyorum.
ayrıca konserin odtü stadyumundan anadolu gösteri merkezine alınması feci oldu. aslında mekan tam kesin değil deniyor ama biletlerin üstünde anadolu gösteri merkezi yazıyor. tiyatro salonu gibi koltukların olduğu, göt kadar sahne önü olan bir mekanda opeth konseri nasıl olacak bilmiyorum. içki ve sigara da içeri sokulmuyor. sahne önünden bilet alınmazsa bu konserin çok boktan geçebileceğini düşünüyorum. şu koduğumunun ankarasına adam gibi konser mekanı yapılamadı ben ona yanarım.
ayrıca setlist de bana göre biraz zayıf. yani zayıf derken albüm ve şarkı seçimleri bana bırakılsa çok farklı bir setlist olurdu diyeyim. fakat şarkılar itibariyle bakarsak oldukça sert bir setlist. damnation'dan bir şarkı olması ve deliverance ve blackwater park gibi albümlerden (hatta ghost reveries) 2'şer şarkı olması çok kafa sallamalı bir konser olacağını gösteriyor. 1.5 ay kalmış zaten. godhead's lament ve the baying of the hounds gibi ekzantrik şarkıların sözlerini yavaş yavaş ezberlemeye başlasak iyi olur.
belirli bi noktadan sonra 9-16 yaş arasındaki kitlenin çığlıkları umrumda olmadı. ha onlar olmasa çok daha süper olurdu fakat ne yapalım ankara'da böyle skik bi yer işte konser konusunda... son olarak şunu söylüyorum; ben bu grubu 10 defa üst üste canlı izleyeyim bıkmam. bıkamam!..
yapıldığı mekan dolayısıyla adam gibi eğlenilemeyen konserdir.bunun dışında opeth gayet sağlam çaldı, "opeth bitti yea" diye konsere gelmeyen kişiler çok şey kaçırdı.
yalnız seyirciler çok kötüydü, hatta adamın biri gelmiş bıkkın gözlerle oturarak izliyor konseri.burdan sesleniyorum kendisine: arkadaşım madem sıkıldın ne diye içerde duruyosun.çıkıp gitseydin evine gereksiz kalabalık yapmasaydın.
ayrıca anlatya'daki imza günü sırasındaki olaylar nedeniyle always rock bar'daki imza gününü iptal etmiş opeth.yazık oldu gerçekten, oturup iki sohbet ederdik mikael'le.
kendisini aşmış konserdir. lakin anatolianın elverişsiz oturma ve düzeni nedeniyle kimi oturarak izlemiş kimi koltukların arasında ayağa kalkıp headbang yapmıştır.
ayrıca benim izlediğim yerin önünde ve arkamda bir çift vardı ki resmen uyuyorlardı. "kardeşim opeth dinliyorsun müzikalde değilsin" denebilirdi ama o coşkunun içinde bir iki ruhsuzu kim takardı? ve izleyicilerin çoğunu 9-16 yaş kitlesi oluşturduğu için mikael'e katılan onla birlikte coşan ritim uyduran kitle azınlıktaydı. hal böyle olunca içimden "şarkı adını bilmiyorlar konsere geliyorlar" diye geçirmeden de edemedim. öyle ki mikael seyirciye harvest gibi en bilindik şarkısını söyletmesinde bile çoğunluk sadece ağzını kıpırdatmakla kaldı ki sonunda da mikael anca "good" diyebildi. sahne önünden bilet alıp da sıkılan uykusu gelen geri zekalıdan hiç bahsetmiyorum bile...
imza gününe katılmamaları sebebiyle, bir süre konser iptal oldu dedikoduları ortalıkta dolaştı.. 21.30 gibi sahneye çıktı opeth, yaklaşık 2 saat sürdü konser.. seyirci gerçekten kötüydü herkesin de belirttiği gibi, yaş ortalaması 15 denilen ön grubu görmediğim için yorum yapamayacağım.. herif "esneyen insan görmek istemiyorum, sıkılmışa benziyosunuz" gibi yorumlar yapmak zorunda kaldı.. bisler rezil oldu, seyirci söyleyemedi şarkıları, yarıda kesip deliverance a vurdular onlar da, haklı herifler..
backstreet boys a laf atması falan hoştu, nerden çıktı backstreet boys hatırlamıyorum gerçi ama.. onun dışında kendi deyimiyle " fucking" doğum gününü kutladık hep beraber mikaelin.. 18 yaşına basmış, reşit oldu, biz de sevindik onun adına..
gelelim mekana, bir konser alanı bu kadar mı götten olur arkadaş.. kafa sallarken elimdeki sigarayı söndürtüp, üstümü arayan bir güvenliğe sahip bir yer bura. şarkıdan sonra ara, ne varsa verecem, bozma büyüyü dedim herife, dinlemedi. bildiğin kafa sallarken üstüm arandı, çakmağı kaptırdık..
sonuçta hayvanlar gibi çaldılar..çok iyi bir opeth fanı olmamama rağmen çok keyif aldım konserden.. daha güzel bir mekanda, daha güzel bir seyirciyle her şey daha güzel olabilirdi.. yine gelsinler, yine giderim..
deli gibi sövdüğüm konserdi. birincisi deli gibi headbang yaparken ayağımı sakatladım koltukların arasında. mekana sövdüm. ikincisi bleak çalmadılar blackwater park'dan the lepper affinity çaldılar üzülsem mi sevinsem mi arada kaldım hayata sövdüm. bütün bunlar içimdendi. fakat the night and the silent water gibi bir şarkıda ki benim gibi bir öküzün bile duyguları tavan yaptı, aralarda çığlık atan ergenlere öyle bir sövdüm ki. şarkının akustik kısmında mekan inledi. orada olup da o şarkıda çığlık atan varsa özür dilemiyorum. yapmayın lan bir daha.
bu gibi şeyler dışında konser harikaydı. gerçi akerfeldt'in sesini duyduktan sonra isterse mekan yıkılsın, dünyanın sonu gelsin bana gene de güzel gelirdi. sadece ilk şarkıda mikrofon ayarında bir sorun çıktı sanırım. sonra o da düzeldi. hayat çok güzel oldu.
ayrıca bisde mikael harvest'ı ve the drapery falls'u söylettikten sonra sahne önü haricinde "sağlam söylediniz" dediği arkadaki elemanlar bizdik. ulan mike o kadar uzakta olmasam tanırdın beni istanbul'da da işte kısmet.