türkiye'nin gruptan çıkabilmesi için mutlaka ve mutlaka kazanması gereken maçtır, aksi takdirde "2008 avrupa futbol şampiyonası*'na veda edeceğiz" denilebilir.
söylemeden geçemeyeceğim, stoper sıkıntısının ayyuka çıktığı, alternatif arayışlarının had safhada olduğu, hala emre aşık'tan medet umulan bir dönemde yasin çakmak'ın günahı nedir, anlayan beri gelsin. bir çeşit denge politikasının kurbanı galiba.
defanta hemen her maçta gördüğümüz ibrahim toraman ve ibrahim üzülmez kardoda yok. ayrıca kalede hakan arıkan da yok. tamam son günlerde çok kötü performanslar çıkardı bu oyuncular, özellikle son iki maçta. ama defansta bu kadar oynama yapılması pek doğru gibi gelmiyor bana. umarım fatih hoca yanıltır.
bir de son maçlarda eskişehirspor'u sırtlayan sergen yalçın'ın milli takım isteği vardı. "savaşa gidecek asker gibi hissediyorum" gibilerinden şeyler söyleyerek kadroya çağrılmak istediğini belirtiyordu. bu kritik maçta onun olması çokta güzel olurdu aslında. çok uzun bir aradan sonra "ne ben, ne milli takım ölmedi" diyerekten sırtlayabilirdi takımı. onun olması tüm futbolcuları da rahatlatırdı.
aday kadronun açıklanmasıyla üzerine yapılan tartışmaların başladığı ve sahaya hangi on bir çıkarsa çıksın fatih terim'in kesinlikle eleştirileceği maçtır. ha! fatih terim mi? bana kalırsa zaten bu maçta teknik adam kendisi olmamalıydı.
maça gelince kendimizi kandırmayalım, malta, moldova, bosna hersek ve yunanistan maçları tesadüf falan değildi, normak oyunumuzu oynarsak norveç'in kazanması ya da beraber bitmesi gerekir, biz de bir umut belki bir sürpriz yaparız gideriz diyorum.
öte yandan böyle oynayacaksak gitmeyelim mantığına katılmıyorum. 2002 dünya şampiyonası öncesinde isveç'e sahamızda yenilmiş ve play-off oynamak zorunda kalmıştık. sonra dünya şampiyonasında kosta rika ile 1-1 kaldıktan sonraki halimizi hatırlayalım. ama yarı finale kadar çıkıp üçüncü olmuştuk. o yüzden bir sürpriz yapıp euro 2008'e gitmeye bakalım. bir şey yapamasak da haziran ayının zevkli biraz da umut dolu geçmesini sağlayacaktır.
yunanistan maçından sonra ne kadrodan ne de teknik heyetten bi şey olmayacağını gördümüz için kazansakta kaybetsekte pek önemli olmayan maçtır.kazansak zaten şampiyonada basketbol takımı gibi rezil olup geleceğimiz belli futbolcular milli takımda sakatlanmaktan korktukları için kendilerini fazla göstermiyorlar bi şeyler yapmaya çalışanıda uyarıyorlar salaklaşma evladım diye örneğin: arda romanya hazırlık maçında 3-4 kişiyi çalımlamış baya bi mesafeden topu 90 lık direğe yollamıştı ve ardından kısa bi sakatlık geçirdi hemen abileri yanına gelip olm kendini zorlama sakatlanır kalırsın tarazında enseye vurmalar el kol hareketleri yaptılar malum tek savaşan adamda kendini geri çekince 2-0 yenildik önce bu kadronun tamamen yenilenmesi ardından teknik heyetin değişmesigerekirse yabancı ve usta bi hocanın milli takımın başına gelmesi gerekir.
ak göt kara göt ün belli olacağı maç, çok şeylere gebe karizması yerlere vurmuş fatih terim için küllerinden yeniden doğma fırsatı, kayıp halinde ise topa tutacağımız bir yığın futbolcu yönetici ve teknik adam, norveçin black metalle yoğrulmuş viking kökenli ruhunu burzuma mayheme satmış oğlan taraftarının futbolcularımızı etkilemiyeceği en büyük sorunun taşşak çatlatan iskandinav soğuğu olacağını düşündüğüm maç, salak teknik adam yanlışları olmazsa neden kazanmıyalım ki nihat, emre, yıldıray, tuncay gibi üst seviye liglerin kalburüstü topcularımız var carew servet eşlesmesi ise şimdiden rüyalarıma giriyor umarım aksilik olmaz ve bosna maçına bırakırız herşeyi bu arada skor avantajı son dakikalarda norveçte olursa 2-3 kırmızı kartla kapatmamız olasıdır.
valla; kim oynayacak, aday kadro kimlerden oluşuyor, nasıl bir taktikle oynayacaklar beni ilgilendirmez arkadaş. ne yapıp edip norveç'i yenip gelecekler. bu guruptan çıkmak bunların (oyuncusuyla, teknik ekibiyle) boynunun borcudur. yazık ki iş buralara kadar geldi.
deli tekniğiyle gamst pedersen'i, mücadeleci oyunuyla john carew'i, füzeleriyle john arne riise'yi ve kocamış kafacı iversen'i kontrol altında tutmamızı gerektiren maç. bu oyuncuları etkisiz kılar ve hucüm atraksiyonlarını başarıyla yerine getirirsek alırız bu maçı. ama biraz zor olacak gibi, çünkü gruptaki takımlara baktığımızda en olumlu futbol oynayan takım olarak norveç'i görüyoruz. bizim halimiz zaten ortada. eğer fatih terim doğru kadro kullanır ve taktik becerisini kullanabilirse, futbolcularımız da gerçek kalitelerini ortaya koyarsa, biz de koymuş olacağız vikiglere.
maçta bok gibi oynayıp, bi sikim yapamadan 3-0 yenilmeyi bile kabul edebilecek haldeyim, tek şartım maçtan sonra "yazık oldu" dememek. zaten farklı bişey olacağı yok da umut işte mına koyim.
türkiye nin kazanması için günlerdir dua ettiğim maç.allah sevdiği kuluna önce eşeği kaybettirir sonra buldururmuş.inşallah bu akşam da böyle olur.yine gidemezsek ağlarım artık yeter bee.haydi türkiyem.
norveç'i yenip evimizde bosna'ya yenilmekten korktuğum için (çünkü yapmadıkları şey değil, biliyorum) ruh ve beden sağlığım açısından norveç'in bugün kazanmasını dilediğim maç olacaktır.
not: yazdıktan sonra giriyi bir daha okudum da sanırım zaten ruh sağlığım yerinde değil gibi. saldır türkiyem!!!!!
hayatımda ilk defa mantıklı bir açıklama ile tahmin yapamadığım maç.
ama şundan eminim ki 16 kasım 2005 türkiye isviçre maçındaki gaz ile oynarsak yenemeyeceğimiz takım yok.umuyorum o tablo tekrarlanır,oyuncularımızdaki o hırs..
bir beşiktaşlı olarak fatih terimin ibrahim üzülmezi kadroya almamasına sevindiğim maç. bunun dışında kadro seçimini son derece akılıca bulduğum maçtırda. fatih terimin motivasyon sağlama özelliğiyle futbolcular zaten coşacak. maç anındada doğru hamleler yaparsa 3-1 kazanırız.