görünüşe göre, kavak yelleri isimli dizide yer alan bir ayrıntıya sinirlenen bir grup vatandaş (200 kişi kadar) , kanal d binasını basmış, bir süre kanal d çalışanlarını içeride mahsur bırakmış.
halen içeride mahsurlar mı , bilmiyorum.
ancak onları kızdıran ayrıntı dizide bir köpeğin adının 'hüseyin' olması imiş.
böyle bir cümle bir paragraf entry yazmak ne zevkliymiş lan.köşe yazarı mı olsam ben de ne ?
bu olay da bize gösteriyor ki, memlekette bu derece buluttan nem kapacak işsiz güçsüz çok adam var.
yetersiz entry (veya)'giri' editi : hüseyin ismi bahsedilen zümre için dini bir önem taşıyormuş sanırım, galeyana gelme sebepleri bu.
eksi oy editi : elçiye zeval olmaz diyorum, başka bir şey demiyorum.ha eğer ertuğrul özkök tarzı yazım yüzünden ise bu oylar, o zaman boynum kıldan ince. ironiye aşina olmayan nesil geyiğine bile girmem yani.içime atarım.
eski oylardan sonra gelen artı oylar editi : güzel.
firmayı basanların adının mehmet ve ali olması da muhtemeldir. çünkü dizi kahramanımız bu iki ismi önce telaffuz etmiş daha sonra hüseyin isminde karar kılmıştır.
ilginç bir hadisedir.ismi hüseyin olan şey köpek değil de aslan olsaydı tebrik mesajları yağardı sanırım.ama ikisi de hayvan işte.
edit : bir insana hayvan denilince kızıyoruz.aslan deyince farklı köpek deyince neden farklı arkadaşlar yapmayın.madem öyle buna karşı çıkanların hepsi hayvandır diyim bitireyim sözlerimi ne yapayım...
birkaç yıl önce uygur kardeşlere açılan davayı hatırlatan olay. uygur kardeşlerin şahane pazar adlı şahane programlarında ayılar adlı bir bölüm bulunuyor ve uygurlar, adları orhan ve tülay olan karı koca iki ayıyı canlandırıyordu. tahmin ettiğiniz gibi isimleri tülay ve orhan olan bir çift bu durumdan alınıyor ve dava açıyorlardı. buradan şu sonucu çıkarabiliriz : hüseyinler; orhanlar ve tülaylardan daha asabidirler.
bir damla akıllıyı şu çoraklaşan topraklarımıza akıtacak olan kudretli kukumav kuşları gelin artık. bunca talihsizliğin içine edecek yegane güç. aklı selimden geçtim, aklı seviden geçen aziz kanatlarınızın altından bakın da görün, düşürün artık kafalarımıza merhem niyetine boklarınızı.
eve giren her hayvana, yeni alınan her eşyaya osman ismini takmama sebep olan osman takıntılı kuzenime minnet duymama sebep olmuş olay. maazallah, ya hüseyin'e taksaydı!!?!?!?!
protesto ile baskın arasındaki fark, sanırım bir binaya toplu halde gidip içeridekileri binada mahsur kalacak, dışarı çıkmaya cesaret edemeyecek kadar korkutmak eyleminde gizlidir.
olayın gerekliliğine gelince, philadelphia filmini izleyip gocunan ve hollywood'a 'ibne miyik lan biz' diye baskına giden avukatlar düşünün.sonra bir de bunu düşünün.sonra da 'yapmasaydınız ulan avukat, kasap manav yapsaydınız' dediğinizi düşünün.
komik yani.
not: sözlükteki tüm kasap ve manav arkadaşlardan özür diliyorum. kötü bir niyetim yoktu örnek verdim.
daha önce dizilerde karakterlere verilen tacettin, kadir, tanrıverdi gibi isimlere gösterilen tepkinin ardından gerçekleşen olay. dizide köpeğe hüseyin isminin verilmesinin ardından "-eyvah" demiştim. kadir isminin üçkağıtçı bir karaktere isim olarak verilmesinin ardından günlerce yazılıp çizilirse, köpeğe verilen ismin de bir tepki göreceği kesindi. ama tepkinin kanal basma boyutlarına varacağını tahmin etmemiştim.
öte yandan herhangi bir meslek dalının kötü gösterilmesi nedeniyle ilgili meslek odalarının ayaklanıp açıklamalar yaptığı, davalar açtığı bir toplumda yaşadığımızı unutup da, senaristlerin böyle bir ismi koyması da büyük bir hatadır.
o kadar güvenlik görevlisine rağmen doğan tv center bir grup vatandaş tarafından basılıyor (sanırım buradaki herkes cümlede kullanılan basmak mastarının anlamını biliyordur) ve hiç kimsenin aklına olayı kameraya almak veya fotograf makinesiyle görüntülemek gelmiyor.
aleviyi sünniye, sünniyi ulemaya, ulemayı muhafazakara, muhafazakarı devrimciye, devrimciyi topluma, toplumu değerlerine düşman edin bakalım... ne güzel yapıyorsunuz. afferin!
böyle devam ederse; -az kaldı- yakında hep birlikte göreceğiz ebemizinkini
lisede beden dersinde bahçe düzenlemesi yaparken arkadaşla beraber diktiğim bir ağacın adını "mahmut" koymuştum ben, o aklıma geldi. çok şükür görüntülerimizi çekip televizyonda belgesel olarak falan yayınlamadılar. mazallah "mahmut'lara odun dediniz" veya "mahmutlar ağaç değildir" hatta "birden fazla osmanlı padişahına hakaret" diye kafamıza odun yeme ihtimalimiz vardı demek. bu açıdan da enteresan olurdu tabi, "ağaca mahmut ismi koymamıza kızan mahmutlar bizi ellerinde ağaçla kovaladılar." gibisinden bir durum. bir de yurtta kalırken yurt çevresinde takılan bi köpek vardı. biraz da saftirik, acayip bir köpekti. baya da cana yakın bir köpekti. beslerdik arada falan. gel zaman git zaman adı "rıdvan" oldu. kim koydu ismi bilinmez. köpeğin hareketliliğinden midir, acayipliğinden midir nedir biz de hızımızı alamadık "rıdvan nistelrooy" demeye başladık sonradan sonradan. işin acayip tarafı köpek de dişiymiş. ortalıkta bağırırdık "rıdvaaaan gel" falan diye. merak ettim şimdi acaba 400'den fazla erkeğin barındığı bu yurt ortamında hiç "rıdvan" var mıydı? varsa kesin dumuştur. enteresandır aynı sene "rıdvan dilmen" de tv'de en iyi futbol yorumcusu olarak mı ne gösteriliyordu. "ruud van nistelrooy" ise manchester united'da en çok gol atan oyuncu muydu neydi? emin değilim...
düşündüm de bu dizidekiler biraz yanılmışlar. insanın en iyi dostu olarak bilinen köpek hayvanına "hüseyin" demişler. ama görüyoruz ki hüseyinlerin arasında ciddi bir topluluk o kadar da arkadaş canlısı, insanın en iyi dostu falan değilmiş. uymamış yani harbiden isimle cisim... neyse ben yazdıkça hayati tehlikede olanlar listesinde üst sıralara tırmanıyorum. bırakalım kompleksleri, ağaç, kuşlar, ne güzel... köpekler de...
olayı izlememiş olmakla beraber yukarıda okuduklarımdan anladığım kadarıyla, alevi, caferi, ya da türev cemaatlerden insanların kendilerine hakaret olarak algıladıkları, bilinçli yapıldığını düşündükleri bir eyleme tepkileridir.
esprili bir yaklaşım olarak düşünülse de, köpeğe ya da herhangi bir nesneye bir insan özel ismi vermek ne derece doğrudur tartışılır, insanlarımız da belki daha soğukkanlı geçiştirebilselerdi iyi olurdu, ama burası türkiye, ve burası hala şekle ve simgelere yoğun özen gösteren bunlar üzerine kimlik belirlenen bir ülke.
sanırım halka yönelik işler yapanlar, her alanda bazı hassasiyetleri gözönünde bulundurmalı, bu toprakların tarihini okumalılar, bir köpeğe yunus, mevlana adı verilmeyeceği gibi, bir müzikhole'de cami, ibadet cafe-bar adı verilmeyeceğini de düşünebilmeliler.
bu çerçevede ne baskın doğrudur, ne de bu kadar özensizlik ve ülke gerçeklerinden bihaber olmak doğrudur.
olay sağır oda, kurtlar vadisi gibi derin mevzuları inceleyen bir dizide geçse bir yere kadar anlayabileceğim, ama kavak yelleri lan bu! bildiğin dawsan's creek'in çakması (dizi güzel, orası ayrı), aşk meşk, geyik muhabbeti, gelecek kaygısı, o kadar. dizinin bütün içeriği bu!.. kim nasıl gaza gelmiştir, böylesine geyik bir muhabbeti siyasal - dini bir entrika - komplo - aşağılayıcı gönderme olarak algılamayı nasıl başarmıştır, idrak etmekte zorlanıyorum. ayrıca 'hüseyin' ismi şimdiye kadar bir dizide ilk defa mı geçmektedir? bu kadar entrika ve şer batağı olmuş (hikayelerinden bahsediyorum) zirilyonca dizide hiçbir pezevenge, uyuşturucu satıcısına, tecavüzcüye, hırsıza, katile bu isim denk gelmemiş midir? gelmişse, kendi halinde zavallı bir köpek sadece köpek olduğu için bütün bunlardan ağır bir hakaret olma niteliği mi taşımaktadır? ya da bu ülkedeki dizi senaristleri, hedef kitlelerine 'alevi karşıtlığı' empoze etmek için gizli misyon mu üstlenmişlerdir? bu nasıl bir paranoya ve aymazlıktır?
ille de 'anam anam hüseyin dediler lan' diye düşünmek isteyen komplo teorisyenlerine bir notum olacak, dizi senaristleri haftada 80-90 sayfa senaryo yetiştirmek derdinde, grup halinde çalışıyorlarsa birbirlerinden, yalnız çalışıyorlarsa laptoplarından başka uzun süre hiçkimseyi göremeyen, prodüksiyonu, oyuncusu, ratingi, öyküsü, karakteri, diyaloğu, sansürü bir sürü dertle boğuşup yine de iş yetiştiren (bazıları için dünyanın en kolay mesleği olsa da böyle düşünenleri 5 günde bir bölüm yazmaya davet ediyorum) yoğun kimselerdir, o tempoda değil köpek üzerinden alevi düşmanlığı propagandası yapmak, daha önceden açtığın bir konuyu bağlamak bile kimi zaman akla gelmez. içiniz rahat olsun.
belki tepki belirtme biçimi doğru olmayabilir. ama saygı duyduğumuz bir isimdir neticede
neden?
çünkü peygamber efendimizin torunun ismidir.
peki şimdi soruyorum. eğer bu köpeğin ismi atatürk olsaydı yine değerlerimize sahip çıkarak tepki göstermez miydik?