gruptan lider olarak çıkmak için kazanmak zorunda olduğumuz maç. grup ikincisi olursak, b grubunun lideri almanya ile oynayacağız.
(bkz: uzun vadeli iddia oynamak)
6 ay sonra maç günü gelen edit: bu da bana kapak olsun. "gruptan lider olarak çıkmak için" "b grubunun lideri almanya".... ulan 2 cümle kurmuşuz ikisi de çuvallama.
(((bu arada bu girimiz en sevilmeyenler listemde 2. sırada... 7 ay kadar önce gruptan lider çıkmayı istemek niye eksi yer anlamadım.)))
2002'de lgs'ye giren insanları hatırlayacağımız bir maçtır.(misal; ben)
bu sefer izleyiciler değil, bizzat maçı oynayacak olanlar yardır yardır çıkacaktır sınavdan.
- servet sınav nasıl geçti?
+ lan başlatma sınavına maça geç kaldık aq.. koş semih koş yetişelim fatih hoca bekliyo.
* lan uğur nerde kaldı aq. kesin fen 1 kasıyo o it.
berabere biterse ne olacağını merak ettiğim maçtır. beraberlik durumunda çeklerle puanımız, attığımız ve yediğimiz gol eşit olacak. isviçre, portekiz maçını alsa dahi 3 puanda kalacak, konuyla alakası yok. çeklerle ikili averaj desen, berabere kaldık tek maçta. ne olacak lan?
edit: şimdi öğrendim. önceki senelere bakarak hesap yapılıyormuş. kazanmamız gerekiyormuş. daha güzel.
türkiye'nin son yıllardaki tüm maçlarını göz önüne alırsak çok şansımızın olduğu bir maçtır. milli takımımız zar gibi. ne geleceği belli olmuyor. ancak şu da bir gerçek ki iş başa düşünce yeterli motivasyon sağlanınca yenemeyeceğimiz takım yok. çek cumhuriyeti karşısında milli takımımıza hiç şans tanımayanlar acaba çek cumhuriyeti maçlarını izlediler mi merak etmekteyim. özellikle turnuvanın açlış maçındaki performanslarını hatırlayaynınız var mı?
düzeltme: evet aynen isviçre maçı gibi olmasa da beklediğim oldu. gol atan çek cumhuriyeti hatta farkı ikiye çıkaran çek cumhuriyeti iyice geriye yaslanınca aslan gibi forvet hattımıza boyun eğdiler. heralde karel brückner takımımızı isviçre gibi zannetti. şu maçta tüm dünya olmasa da en azından tüm avrupa gördü ki türkiye'ye karşı savunma oynayan takımların şansı yok...
olur da yeneriz turu geçeriz, fatih terim "imparator"luğunu göstermiş olur... olur da geçemeyiz turu, yok o niye oynamadı bu niye oynadı, yok bunun ölüsü onun dirisi...
eyyamcı ne kadar futbol bilgini, yorumcusu varsa, duruma göre övgü ya da sövgülerini hazırlamışlardır eminim daha şimdiden...
arkadaşım, kardeşim, can dostlar... sorarım sizlere, bu topluluğu takım diye tanımlayabilir misiniz? biz ne oynuyoruz, göreniniz duyanınız varsa bana da anlatabilir mi? allahaşkına, kupaya katılacağımız belli olduğundan bu güne kadar, bu topluluğu takım yapacak hiç mi bir şey yapılmadı... yok efendim, kadroda o da olsaydı, bu da olsaydı demiyorum, sonuçta bizi eksik mi oynatıyorlar? hayır yine 11, yine 11.
total futbol falan demeyecem, yok hep beraber hücuma çıkıp, takım savunması yapalım diye bi derdim de yok...
kıyaslama demeyin ama, halı saha abonmanlarının bile belli bi süre sonra beliren, boktan da olsa taktikleri vardır, alışkanlıktan oynamaya başlarlar 3-4 hafta sonra! adamlar aynı golden her hafta bir tane atarlar mesela... bizim maçları izliyorum, bunu daha önce de gördüm bak demek ki bunu çalışmışlar diyebileceğim tek pozisyon yok...
ne oynadığımızı bilsem, diyecem ki, hah geçeriz turu, ya da hayatta geçemeyiz, geçmiş olsun. sadece merak ediyorum ve ilginç ne olacak acaba diye izliyorum maçları! ne zevk kaldı ne keyif...
inşallah geçeriz turu diyemiyorum, ne yaptığımızı anlamadıktan sonra!
sporx adlı spor sitesinin reuters kaynaklı haberine göre beraberlik halinde direkt penaltılara gidecek olan maç.
ah şu penaltılar…
05.06.2008 18:11
avrupa futbolunun patronu uefa yeni kurallarıyla grup maçlarında penaltılara gidilebilecek düzenlemeler getirdi. uefa, ilk kez euro 2004'te uyguladığı yeni bir kuralla futbolseverlere farklı bir heyecan yaşatmayı denedi. ilk iki grup maçıın sonunda aynı puan, aynı averaj ve aynı gol sayılarına sahip iki takım, son maçta birbirleriyle berabere kalırsa, turu kimin atlayacağı, maçın normal süresinin hemen sonunda, iki uzatma devresi oynanmadan, yapılacak penaltı atışları ile belirlenecek.
eğer bu duruma üçüncü takım da dahil olursa, yani aynı puan, averaj ve gol sayısana sahip bir başka takım varsa, bu durumda turu kimin geçeceğini belirlerken uefa nın önceki sıralama kuralları dikkate alınacak.
avrupa futbol şampiyonasında ilk penaltı atışları çekoslovakya ile batı almanya arasında oynanan 1976 yılındaki final maçında,gerçekleşti. çekoslovakya penaltılarda galip gelip, kupayı kazanan ülke oldu.
bugüne dek avrupa futbol şampiyonalarında 11 karşılaşmanın galibini penaltılar belirledi. 1996’ da ise hem yarı final maçları hem de iki çeyrek final karşılaşması penaltılarla sonuçlandı.
çekler turnuva tarihinde penaltılarda en başarılı ülke konumunda. çek cumhuriyeti 3 kere penaltılarda gülen taraf oldular.
dünya kupası ise 20 kez penaltı atışlarına sahne oldu ve bunlardan ikisi kupayı kazanan ülkeyi belirledi. iki finalde de italya başroldeydi. 1994’te italya ile brezilya arasında oynanan final maçında roberto baggio topu kalenin bir hayli üzerinden göndererek kupayı sambacılara armağan etti. aynı italya, 2006 yılındaki finalde fransızları penaltılarla yenerek dünya kupası’nın sahibi oldu.
resmi kural kitabının 7.08 maddesine göre, berabere biterse penaltılara kalacak maç. işte kitap, işte belge:
http://www.uefa.com/... not: söz konusu kural sayfa 9'da. yani içindekiler hariç 9. yoksa 16.
türkiye çıkıp çatır çatır oynaması gereken maç , ince hesaplar yapmak yerine . ama her zaman aynı lanet başımızda . "türkler zoru sever" . yeter artık kurtulalım şu lanetten ya . sen gruplarda güle oynaya çıkmak varken güçsüz takımlara puan kaybet , işi sona bırak , norveç maçı gidiyor derken beklenmedik bir gol at çevir , bosna maçına kalsın , ordan o maçı çevir , ordan finallere gel portekiz'e yenil , isviçre maçından galibiyet bekle ilk golü ye , sonra bir gol at , bir gol daha atacağına 90 dakika bitsin 90+2 de bir gol bul , iş çek cumh. maçına kalsın . ben eminim o maçta gollü beraberlikle penaltılara kalır , ordan çekler penaltı kaçırır lan tam kazandık derken bizde kaçırırız sonra uzar penaltılar yani yok şöyle bir rahat rahat kazanmak . bir de işin ilginç yani başarıyoruz da ama illaki zorla .
doğru kadro seçimi ve oyuncularımızın potansiyellerini sahaya yansıtması durumunda en azından beraberlik alabileceğimiz karşılaşma. çekler defansif anlamda güçlüler, gol atmamız zor olacaktır. ama hücum yönünde de zayıflar. eskisi gibi patrick berger, karel poborsky ve pavel nedved'leri yok artık, thomas rosicky'nin de sakatlığı cabası. tehlike yaratabilecek libor sionko ve biraz da jaroslav plasil var. forvetleri bitik zaten. ahı gitmiş vahı klalmış jan koller ve gün geçtikçe geriye giden milan baros. hava toplarını rahat aldırmazsak sorun yaşatacaklarını sanmıyorum.
karel brückner'in maça jan koller'le başlama tercihi maçın kaderini belirleyecektir. eğer koller ilk 11 çıkarsa, türk defans ve orta sahasının, çek ataklarının hızını kesmesine gerek kalmayacaktır, zira 100 kiloluk bir çek zaten bu işi yapıyor olacaktır. yok brückner baros'la başlarsa, etkili ortasahalar, baros'un boşalttığı alana girip, türkiye defansını delik deşik edecektir. kalbimiz koller'le.