|
|
- masstival 2007 bombalarından biri olan konser.
(bkz: youth gone wild)
- gidemeyeceğim için her an ağlamak istediğim konserdir.
yine gel, tamam mı sebastian?
sakın ben hayattayken ölme..
(bkz: ağla1)
- an itibariyle dream tv'de canlı yayınlanan konser.
- keşke orda olsaydım dediğim konser parasızlığın öğrenciliğin gözü kör olsun.
- televizyondan izlendiği kadarıyla* ses düzeninin çok kötü olması ve ışıklandırmanın yetersizliği nedeniyle tadı biraz kaçmış konserdir. ama konserle ilgili en önemli detay baz'ın* eski baz olmaması ve birkaç şarkı dışında eski vokal performansını aratmasıydı. tabii dediğim gibi, belki de televizyondandır ama özellikle monkey business ve i remember you'yu söylerken sesinin yetmemesi "vay be sebastian ne hale gelmiş" dedirtti.
bu olumsuzluklardan sonra yapılabilecek olumlu yorumlar ise, oluşturduğu grubun gerçekten yetenekli müzisyenlerden olması (baterist harikaydı), sebastian'ın türk rock gruplarına ders olması gereken muhteşem sahne hakimiyeti ve sahne performansı, (yanılmıyorsam) youth gone wild dışında bütün istenen parçaları çalmaları ve the threat ile midnight tornado'yu muhteşem icra etmeleridir.
son olarak sebastian bach'ın hala pek güzel bir adam olduğunu, hatta avril lavigne'den daha güzel olduğunu söyleyebiliriz galiba, evet.
- benimde gidemediğim tv den izlediğim bi konserdi bach ı daha önce dinlememe rahmen yeaaaah şeklinde evde kopabildiren muhteşem bi performanstı sahne hakimiyeti, duruşu figürleri gerçekten duyguyu yansıtıyodu ne diyim daha önce dinlememiş birini bile bu kadar gaza getiriyosa sebastian bach ı bilen biri için cennet olmalı(hemen discographysini indiriyorum o ayrı)
- en öndeydik sanırım saat biri yirmi geçiyordu, 25 dakika konser geçikmişti. insanlar yorgundu, sahnenin küçüklüğüne, ses sistemine şikayet ediyordu. oysa öyle olmadı. slave ile sebastian bach inanılmaz şovuna giriş yaptı. 2 metre, uzun saçlı, bebek gibi yüzlü ve olağanüstü kalçalara sahip bir adamdı. gitaristlerinden biri guns n roses tshirti giymişti, basisti ise oldukça karizma idi. slave'den sonra big gunns, here ı am gibi parçaları sıraladı bize sebastian, tabi bir kafa sallayışı bir mikrofon sallayışı bizi kendimizden geçirdi. biz gençler onun kadar hareketli değildik. kendisinden önce çıkan pain of salvation onunla ses ve seksenlerin çığlığı konusunda dalga geçmişti, bizzat dalga geçtiklerini yaptı, çığlıklarını savurdu, sonra da birkaç gün önce norveçte zevksiz bir konser geçirdiklerini belirtti, 3. defa türkiyede olduklarını, sevindiklerini ve seyircilerin çoşması gerektiğini belirtti. sonrasında gelen piece, 18 and life gibi parçalarla da seyirci zaten çoştu. yumruklar, eller, alkışlar, ıslıklar, zıplamalar herşey vardı. saat 2.20 ye gelindiğinde önce basın sesinde azalma oldu, yavaş yavaş vokal gitti, ilk ses sisteminin patlamış olacağı söylentileri etrafta dolandı, daha sonra ise öyle olmadığı aslında polislerin elektriği kestiği anlaşıldı. youth gone wild beklerken, akustik olarak remember you'u çaldılar. tüm seyirci bu kısık sesle ona da razıydı. doyamadık. sebastiaan diye çığlıklarımızı attık. ama ne yazık ki konser bitmişti.
(impera, 16.07.2007 16:48 ~ 17:00)
- 18 temmuz 2007 mozart konserinin gölgesinde kalacak konserdir.
|