|
|
- 12 mayıs 2006 blind guardian istanbul konserinin değişmiş halidir.12 mayıs yerine konser 14 ünde,yer de yeni melek yerine maslak venue olacaktır.
biletleri de biletixden satışa çıkmış fiyatları 40 ytl ve vip 80 ytl imiş.
(bkz: yiyin gari)
- bir ara vip biletleri satıştan kalkan konser. daha sonra sahne önü olaraktan yeniden açtılar.
- çalınacak şarkıları deli gibi merak ettiğim konserdir.ayıptır söylemesi blind guardian ın her şarkısına aşinayım ama hansi bey'le bir ağızdan şakımak için çıkacak şarkıları çalışmak,ezberlemek lazım.
(ayqch, 15.04.2006 19:26)
- yüksek ihtimalle track list şöyle oluşacak
06.05.2006 vosselaar (biebob)
1. war of wrath
2. ınto the storm
3. banish from sanctuary
4. nightfall
5. script for my requiem
6. mordred's song
7. valhalla
8. time stands still (at the ıron hill)
9. lord of the rings
10. born ın a mourning hall
11. fly
12. bright eyes (and hansi sang a strophe twice )
13. lost in the twilight hall
14. skalds and shadows
15. ımaginations from the other side
encore
16. and the story ends
17. the bard's song (in the forest)
18. mirror mirror
http://www.blind-guardian.com/...
- bir gün kala heyecanı tavana vurduran konserdir.4 sene önceki konseri kaçıran bünyelere ilaç gibi gelecektir.lakin bundan sonra ne konseri bekleyeceğiz diye kara kara düşündürüyor,ulan hakkaten bir kaç tane kaldı izlenmek isteyen.sonra?
noldor çalmayan ibnedir.
- elimde bilet heyecanla beklediğim konserdir.
- 2 buçuk saat sürecek konsermiş. bu durumda and then there was silence da çalınır diye umutla bekliyoruz.
- hansi'nin gazı yüzünden "arkada çimlere oturup izlerim sakin sakin" niyetiyle gidip de kendimi valhalla başladığında vip'nin hemen arkasında bulduğum konser. kepitmeyeceğim, insan gibi duracağım diye kendime söz vermiştim, fakat neticede şu an başım çatlayacak gibi ağrıyor ve sesim çıkmıyor.
uydurma olabilir şimdi kafam bir milyon, fakat aşağı yukarı şu şekilde bir playlist vardı:
war of wrath
valhalla
mordred's song
nightfall
into the storm
born in a mourning hall
lost in the twilight hall
time what is time
the script for my requiem
skalds and shadows
fly
time stands still (at the iron hill)
harvest of sorrow (ki bence gecenin en güzel sürpriziydi, zira çalmalarını hiç beklemiyordum)
the bard's song (in the forest)
banish from sanctuary
imaginations from the other side
and the story ends
bright eyes
mirror mirror (vazgeçilmez kapanış şarkısı)
2 kez bis yapıldı ki yapılacağı zaten belliydi, sırf "guardian guardian" diye bağırtmak için gidermiş gibi yaptı şeker herifler. ortamda en son görebildiğim 4000'e yakın kişi vardı. alt grup olarak çıkan dreamtone'un, ve galatasaray ve fenerbahçe maçlarının verdiği gazla seyirci çok gecikmeden kıvama geldi. ki sonlara doğru hansi'nin "thank you istanbul, for this great marvellous performance, this is why we make music, you made us really happy" demesi seyircideki gazı ayrı bir alevlendirdi. arada albümün eylülde çıkacağı haberini de aldık, o da güzel oldu.
şahsen gitmemeyi bile düşünen beni memnun bırakan bir konser oldu. boy kısalığı dezavantajı dışında her şey çok iyiydi, ses sistemiymiş yeni davulcuymuş hedeymiş o işlerden anlamadığım için, çok da keyif aldığım için kısa bir şekilde "süferdi" diyeceğim, budur.yalnız bence bir sorun vardı, şöyle ki, birilerinin hansi'ye "teşekkürler" demeyi doğru düzgün öğretmesi gerekiyor. her seferinde ayrı şey uydurdu, bir de "umarım doğru söylüyorumdur" diyerek..
"so.. guardian guardian guardian of the blind! röaaargh!!"
kafa yerine gelmişken yapılan edit: konserde boy kısalığına çözüm getiren 50karakter'e çok teşekkür ederim. i kiss you.
- bu seferki konserde bard's song'u söylemek yerine dinlemeyi tercih ettiğim konser. zira çok çok daha keyifliydi sanki. hep beraber söylemenin tadını bir önceki konserde almış olmanın verdiği rahatlıkla iyiki böyle yaptım diyorum. inanılmazdı.
- en ön sırada hansi nin kokusunu duyaraktan izlediğim konserdir. tam çıkmadan galatasaray ın şampiyonluğunu öğrendim sevincim 2 kat arttı. bg sahneye çıktı sevincim 4 kat arttı. bards' song u söyledik sevincim 8 kat arttı. bir de pena kaptım sevincim 64 kat arttı.
- sesimin kısılmasına sebebiyet vermiş ayrıca hansi'nin teşek-kürleaaar dediği konserdir. kendisi ayıca türkçe'nin zor bi dil olduğunu ama bi dahaki konsere daha çok kelime öğreneceğini belirtti. bi de seneye gelcez gibisinden bi şeyler de söyledi inşallah doğrudur. bunun dışında enteresan olan noktalardan biri izleyicilerin çeşitliliğiydi; cübbeyle gelip orta dünya havasına gimeye çalışmış fakat harry potter olmaktan öteye gidememiş gençler, yere bira döküp üstüne yatan, sarhoş, konser öncesi don't cry dineyip coşan ve mütemadiyen sevişgen bir tutum sergileyen alternatif gençler, konuyla tamamen alakasız, gülben ergen dinlemeye gelmiş edasıyla salınan insanlar, anne babasıyla teşrif etmiş çocuklar, iskandinavya dolaylarındaki şatolardan kopup geldiklerine inanan gotik tribinde hatunlar ki giydiklerine bakılırsa bugüne zatüree olmuşlardır.
ayrıca dreamtone'un into the storm'a girmesi büyük bir coşku yaratsa da grubun bundan çok sonra çıkması yazık oldu yoksa seyirci daha bi gaza gelebilirdi tahminimce gerçi galatasarayın şampiyonluğu baya bir coşku yarattı hatta konudan alakasız ve sahneyi göremeyen ben (kısa boy...) bi ara grp çıktı sandım amma ve lakin konser alanı bi anda tribüne dönüşünce gerçeği kavradım.
gruba gelince, epeyce coşturdular, a past and future secret'ı çalmamaları beni baya şaşırttı and then there was silence hadi belliydi de.. bi de punishment divine'ı çalcaklarnı sanmıyodum o da süpriz oldu, iyi oldu.. bard's song sanırım seyircilerin hepsinin bildiği tek şarkıdı nitekim ikinci şarkıdan itibaren bard's song diye böğürenler oldu ama çalındığında oluşan atmosfer gerçekten görülmeye değerdi.. bu arada sahne arkadan rahat görülüyodu fakat ses kötüydü önden ses iyiydi sahne görünmüyodu sonuçta öne gidip sahneyi görmek için parmak ucunda izledim konseri...
sonuçta hatırlanacak bi geceydi kesinlikle. seneye söz verdikleri gibi bi daha gelirler umarım...
- ön gruplardan dreamtone'un blind guardian'ın gölgesinde kaldığı ve hakettikleri ilgiyi göremedikleri konser.
- sonunda gerçekleşen,bir hayalin daha gerçekleştiği güzel bir konserdi.
yaklaşık bir sene önce forumlarda imzamı blind guardian logosu yapıp "artık türkiyeye gelin" yazdığımı hatırladım.dileklerimiz gerçek olmuştu sonunda.öğlen saat 2.30 gibi maslakta kapı önünde beklemeye başladık.tepemizde yaz günlerini aratmayan bir güneş saat 5.30 a kadar bekledik.bu sırada türkiyedeki metalci kızlarımızın sosyo kültürel ve güzellik anlamında ne kadar geliştiği hayretle izlendi.takdir edildi(evet gene yalnızdım o konuya değinicem).5.30da kapılar açıldığında önce büyük bi çadırın içinde toplandık,burda kolunda pempe bileklik olan elemanının bana artiztik yapması üzerine atıştık,neyse bu güzel gün böyle başlamamalıydı.sonunda o çadırdan da çıkıp konser alanına geldik,tam bu en ortada ses ve ışık olayının yapıldığı bölgenin önünde sırtımızı demirlere verip beklemeye başladık.konsere daha 3 saat kadar vardı.bu süre içinde dreamtone ve adını hatırlamadığım bir grup dinledik.o sırada maçlarda başladı tabi.merakla telefona gelecek bilgi mesajlarını bekliyor,bir yandan da konser için sabırsızlanıyordum.maçın uzamış olması maç sonunu ve konserin başlamasını aynı zamana denk getirmesi süper oldu.şampiyonluğun gazını alan bünye müthiş bir konsere başladı.iki kez bis yaptırıldı ki ses ve ışıkçı abilerimizin yerlerinden kıpırdamamaları sayesinde bunun planlı yapıldığını farkettik.naza çektiler kendilerini.konserin sonunda,konser alanından çıkışta yapılan tezahurtlar,taksime geliş,metrodan çıkarken çıkışın etrafını saran taraftarların tezahuratlarına katılma kaldı aklımda.14 mayıs hafızaya çok güzel bir gün olarak kazındı,muhteşem şeylerin yaşandığı inanılmaz bir gece.göbeğine sağlık hansi,bir daha bekleriz...
konserden notlara gelirsek,yaş ortalamasının bir hayli düşük olduğu gözlerden kaçmadı,zira bu gençlere sözüm yok ama pogo denen illete meyilli olmaları benim ön sıralara gitmemi frenledi.cübbeli heri potırlar,goth kızlar ilginç kişileriydi konserin.yabancı menşeeli sarı kafalı bir abimiz ilginç hareketleriyle konserden önce vakit geçirmemizi sağladı.bunun yanında sahnenin neredeyse yerde olması nedeniyle sahneyi adam gibi göremedim,o sahneyi o kadar alçak yapan kişinin gözlerinden öpüyorum.ulan bi yarım metre daha yüksek yapın şunu allahsızlar.hansi güzel söyledi allahı var,bazen kopup gitti şarkılarda hoş oldu.yeni single şarkılarını çok yavan söyledi bu arada,ulan bir ben mi dinledim albümü kimse eşlik etmedi dedim.bunun yanında önümüzdeki konserler için yetkililere konserlerde boy sırası yapılsın önerisini sunacağım.yazık kısa boylu bütün insanlar sadece kol gördüler.ben arada hansiyi görme şerefine eriştim allaha şükür(1.75 bu arada boyum düşünün).bunun yanında sevgilim olmadığı için etrafımda firenç kiss yapanları kınadım,konserlere çiftler de alınmasın,dilleri kopasıcalar!
işin özü daha yazamadığım onlarca ayrıntısıyla,geçirilen güzel vakitle yıllar sonra bile hatırlanacak bir gece oldu.emeği geçen herkese teşekkürler ettim.evet...
edit: ek olarak öncesinde de hoparlörlerden demons and wizards-love's tragedy asunder çalarak beni memnun etmişlerdir.sesimi orda kaybettim zaten.
- ne kafa sallayıp ne de parçalara eşlil ettiğim sadece gözlerimi kapatıp her notasını dinlediğim konser.
- oradaydım ve şimdi buradayım diye özetleyebileceğim konser.bi kaç ay için yaşama amacım olmuş konser.sonrasında gene aynı boktan şehre ve hayata geri döndüğüm konser.
(ayqch, 16.05.2006 01:07)
- blind guardian fanlarının tamamının uzun boylu olduğunu görüp komplekse girmemi sağlayan konserdir*. en sonunda sahneyi epey kenarlara giderek seyredebildik. hemen hemen herşeyiyle muhteşem bir konserdi. sadece hansi'nin muhteşem çığırtılarını duyamadık, adam kendini kasmamayı tercih etti, kendi takdiridir, ama bir daha olmasın. yeni davulcu da harika.
- hansinin gelecek yıl da gelebileceklerini müjdeledikleri konserdir.
- konser belki hayatımda gittiğim en güzel konser olmayabilir fakat şu ana kadar gördüğüm en güzel manzaraya sahip konserdi.herkes kolları yukarıda, bard's songu sölerken gözlerim dolduydu..
bu arada bir daha ki sene gene geleceklerini söylediler..son albümleri de eylülde çıkacakmış (bkz: a twist in the myth),bunu da öğrenmiş olduk...hayırlı olsun
- bazı notlar ile konser;
- sürekli "hadi bitti, biz gidiyoruz" havalarında olsa da hansi, bard's song söylenmeden bg konseri bitmez idi..bitemezdi, kan çıkardı..nitekim öyle de oldu, bitmedi ve hem blind guardian adına, hem de seyirciler adına herhalde en başarılı bard's song performansının yaşandığı konser oldu..hep bir ağızdan söylenen şarkı güzel sahnelere sebep oldu, fakat alkış senkronizasyonunda bir hata mevcuttu..güzeldi ama..2 bis'ten sonra kapanış ise mirror mirror ile oldu ki o da güzel bir seçim olmuştur..
- hem renault'cu, hem de galatasaylı bir birey olaraktan katmerli bir konser olmuştur benim için..öğleden sonra alonso'nun ispanya'dan gelen birincilik haberi beni neşelendirmiş, hemen bg çıkmadan önce afadersiniz ama salak fenerin de puan kaybetip gs'ye şampiyonluğu vermesi haberi beni benden almıştı..konser bu noktadan sonra daha bir anlamlı geldi, kendimden geçtim resmen..üçlü kavrulmuş oldu (nasıl olacaksa artık)
- hansi'nin övgüleri sürekli devam etti konserde..4 yıl önceki cadır konserden sonra herhalde açık hava iyi gelmişti onlara da..konsere gelen seyirciler biraz garipti ama..her ne kadar hansi övgüler yağdırsa da çok bebe vardı ortalıkta..birşey demek istemiyorum ama o harry potter kılıklı cüppe giymişler beni gülme krizine soktu..onlar için alkol de yoktu nitekim, salak sarhoş hareket ediyorlardı..kısacası bg'ye yakışan, şarkılarını tek bir ağızdan söyleyebilecek, en azından hansi'nin o kadar övgülerine yakışacak bir topluluk yoktu o akşam..
- yeni albümlerinden de parça çalan bg, bu albümün eylül ayında piyasaya çıkacağını belirtmeden geçmedi..nitekim nightfall in the middleeart'den beri şarkılarını bir türlü beğenemediğim grubun bu yeni şarkıları birazcık olsa da ümit verdi bana..özellikle elder ve bard's song karışımı skalds and shadows başarılı bir parça olmuş gibi geldi bana..bakalım göreceğiz neler olacak..
- etkinlik güzeldi, son olarak notumu da vereyim ve çekileyim; 8 / 10
- bard's song u hep bir ağızdan hem de grup sahnede değilken(söylemeleri için bise çağırıyorduk) söylediğimiz muhteşem ötesi konser.
- itiş kakışın pek yoğun olduğu, pelerinli bard'ların etrafı sardığı konserdi. bütün lise hayatı blind guardian dinlemekle geçmiş birisi olarak benim için çok çok özel bir konserdi. daha öncesinde de pek çok konsere gitmiştim, hatta iki gün öncesinde murat yılmazyıldırım konserine gidebilecek kadar etkinlikler içinde olduğum bir dönemdi, ama hiçbir zaman orta dünya ozanlarını karşımda görmek kadar şaşırtıcı bir şeyle karşılaşmamıştım.. konserin ne demek olduğuyla, "bu müzik gerçek mi?!" diye sorularla konserin ilk şarkısı ile birlikte yeniden tanışmıştım.
ne demeli tam emin değilim ama konserin üzerinden bunca zaman geçmesine rağmen hala o gün orada ne izledim tam olarak anlamış değilim. diğer grupların izlediğim konserleri gayet gerçekken, blind guardian'ı dinlemek bütünüyle hayal mayal bir rüyayı izlemek gibiydi.. hani rüyada olduğunun farkında olduğun ama şuurunun yarı kapalı olduğu düşler gibi..
çok acayipti, bilmiyorum. o akşam zihnime bütün gerçekliğiyle kazımaya uğraştığım görüntüler garip bir gayp aleminin arkasındaki görüntüler gibi gelirken şimdilerde, olası bir rammstein konserinin vereceği hasarları düşünemiyorum bile.
|