14 şubat 

 sayfa  / 3
adana çık aradan

  1. (bkz: sevgililer günü)
    (ascella, 08.02.2005 22:02)


  2. vakfıkebir'in kurtuluşu.
    (wise, 14.02.2005 00:26)
  3. basketbolda uleb erkekler avrupa ligi 2. tur maçlarının kura çekimi, 14 şubat pazartesi günü ispanya'nın bercelona kentinde yapılacak
    (sagamaster, 14.02.2005 01:34)
  4. kimine göre 13 kimine göre de 15 şubat'ı saplat günü yapan özel günün tarihi...
    (okang, 14.02.2005 03:33)
  5. bir gün sonra şubat ayının maaşını alacak olan memurların, nerelere borç ödeyeceğim diye kara kara düşündükleri gün.
    (selenge, 14.02.2005 18:25)
  6. artık doktorların dediği gibi geçen gün. "bak, hiç acımayacak demiştim. gördün mü? boşuna korktun"
    (twinkle, 14.02.2006 00:50 ~ 00:50)
  7. (bkz: 14 şubat 2006)
    (si, 14.02.2006 00:50)
  8. dünya ticaretini koruma ve kollama günü.*
    (camel, 14.02.2006 14:59)
  9. bazılarımız tarafından günler öncesinden plan program yapılarak her türlü romantikliğin sağlanmaya çalışıldığı ancak yoğun kasışlar, ya da büyük beklentiler sebebiyle romantiklikten, samimiyetten çok çok uzaklara düşmek durumunda kalan, sevgililer günü olarak adlandırılan tarihtir. mum ışıklarıydı, alttan verilen müzikti, saçtı, sakaldı, makyajdı, ezberlenmiş aşk sözcükleriydi, mekandı derken bunların her birinin hayal edildiği gibi olup olmadığını sorgulamakla geçen çok ama çok özel bir akşam olur.. yazık olur.. keşke iki şişe birayla sahildeki kayalarda denizi dinleyip kutlayabilse herkes.. keşke iki üç kelimeyle karşısındakinin özelliğini hissettirebilse ağızlar.. keşke gerçekten aşk olsa da hergün "bizim" olabilse...
    (cheetosyiyenpenguen, 27.01.2007 21:37 ~ 21:39)
  10. dünya öykü günü ilan edildi bir de.
    götten gün uydurma operasyonlarına gün yetmedi anlaşılan.
    (betty blue, 27.01.2007 21:48)
  11. "14 şubat sevgililer günü değil, sevgiyi hakedenler günüdür"
    (yiiit, 11.02.2007 15:04 ~ 12.02.2008 18:52)
  12. yaklaşıyor efendim, yaklaşıyor; durduramıyoruz! yaklaştıkça da bunalıyoruz, küçük emrah gibi ezilip gülümsüyoruz arkadaşlarla birbirimize. hiçbirimizin de sevgilisi yok işin kötü tarafı.. bu sebepten olacak ki öfke kusuyoruz şu şubat’ın 14’üne. etrafta kumrular dolaşacak, aksilik bu ya; kimse bize hediye de almayacak! ve biz “sap”lar onların arasında gezeceğiz. hani küçükken düğünlerde yaptığımız gibi, kız kıza dans etmece.. ancak tango iki kişiyle yapıldığında güzeldir. nedir efendim bu karmaşa? yoksa kapitalizmin kölesi olmuşuz da haberimiz mi yok! (marksistlere selam olsun eheh)

    bu gün neyin kutlanıldığı adından belli, sevgililer günü. sevgiden, sevilmekten ve sevmekten geliyor. fakat niye kutlanıyor? öncelikle tarihinden başlayalım;
    http://www.hediyedenizi.com/...

    üstteki linki okuduysanız, en azından neyi ve niye kutladığımızı öğrenmişsiniz demektir. gelelim bugünün insanda kabızlık yapabilen etkilerine. bence bugün, sevgiyi 24 saate sığdıran bir saçmalıktır. yanlış anlamayın sevgilim yok diye, veya hiçbir 14 şubat’a sevgilimle giremedim diye söylenmiyorum. 14 şubat’tan sadece biz “sap”lar değil, dallı budaklı insanlar da şikayet etmekte. bu gün çok tehlikeli bir gündür söyleyeyim. sırf hediye aldı diye 14 şubat’ın geçmesini bekleyen veyahut sevgilisinden hediye alacak diye 14 şubat’ın gelmesini bekleyen insanlar tanıyorum, isimleri bende kalsın. ha, doğum günü 14 şubat’a denk gelen zavallılar da vardır ki, eğer karşı cinstense doğum günü hediyesi vermekten çekininiz; her an yanlış anlaşılabilirsiniz!

    işin şu "hediye" tarafı gerçekten kasış bir durum, en zor durumda kalan da biz bayanlarız. itiraz istemiyorum, bir bayana hediye almak isterseniz pek çok seçeneğiniz vardır. parfümeri, bijuteri veya bir mng ile hem de tek seferde tatmin olabilirsiniz. peki erkekler için aynı şey geçerli mi? hep kravat, hep tıraş losyonu nereye kadar??? hele ki söz konusu bir 14 şubat, bir tabuysa! ulan sevgilin senden hediye bekliyor, sense halen karar verememişsin, sadece bir günün kaldı! gördün mü? kabız oldun işte, çıkana kadar da rahat yok! bana bakmayın, hayatımda bir çiçek bile alamadım sevgilimden. en son isyan ettiydim de, utansın kendinden diye ben ona çiçek aldıydım!

    erkekler için de halen yıkılmasını umduğum başka tabular söz konusu. ilk hareket (genelde) her zaman erkekten beklenir. kız tarafı umutla erkekten bir işaret aranır, gerek sevgililer günü olsun gerekse bir başka özel an için. ilk bakıştıkları yerin ve o sırada kızın kıyafetlerinin neler olduğunun erkeğin ayrıntılarda boğulmayan beynince hatırlanması önem taşır. yanlış hatıralar anında bir kavgaya sebep olur. 14 şubat için erkek, illa ki özel, mümkünse bir öncekinden değişik bir plan tasarlamalı ve kız bundan hiçbir haberi yokmuş gibi davranmalı hatta sürpriz anında “aaaaaaaa” şeklinde şaşırmalı, sevindirik olmalıdır.. sorarım size bunların ne manası var? sürpriz dediğin beklenmeyen bir anda şaşırtan sevindirici olaylar değil midir? sen 14 şubat’ta yapılmasını direttiğin, düşlediğin ve zaten beklediğin şeyin sürpriz olmasını inandırıcı buluyor musun?

    özel günler tıpkı bir hatırlatma gibidir, karşı tarafı sevindirmek ve hediyelerini vermek için vardırlar. fakat sevilen kişiyi hatırlamak için sadece bu günler yeterli olur mu acep? gülümsemek için illa gün tayin etmek veya bu günleri beklemek mi lazım gelir? küçük şeylerle mutlu olmak, mesela bir “seni seviyorum” beyanıyla, tabi her dakika “seni seviyorum” diyip de bokunu çıkarmamak aynı zamanda... bu kadar zor mu? hediye almak için illa ki bir sevgililer gününün gerekliliği,.. ne kadar saçma! anlamsız..

    dikkatinizi çektiyse, hep bir sevgiden ve sevgiliden bahsedilmekte ve ben bu iki kelime için bir dakikalık saygı duruşu talebinde bulunuyorum. sevgi-li; sevgisi olan, seni seven; senin sevdiğin.. manasına gelmektedir. bu durumda herkes sevgili olabilir, anne baba, kardeş, babaanne, anane, dede.. hele ki yaşlılar.. hatırlanmaya en çok ihtiyaç duyanlar? sevgililer gününde bir huzur evine gitmeyi denediniz mi? veya çocuk esirgeme kurumuna? onların sevgiye ihtiyacı yok mu? hem bir sır vereyim, pahalı hediyelerle bu kimseleri başınızdan savamazsınız. gözlerinizin içinin gülmesi lazım..

    uzun oldu be, artık gelelim sonucumuza... bu yazı göstermelik ve zoraki sevgilere; “seni seviyorum”, “aşkım” ve “sevgilim” gibi kutsal kelime ve cümle gruplarını ağızlarında sakız edenlere; gülümsemeyi ve gülümsetmeyi günlük kotalara sığdırmaya çalışan kalpsizlere ve son olarak bir çarşamba günü kıskançlıktan çatır çatır çatlarken elindeki kabak çekirdeklerini çıtlataraktan seda sayan programını izleyecek olanlara bir güzel giydirilmiştir.. hatta nefret kusabilmek için site bile açılmıştır, sabahın köründe..

    neyse efendim, ne diyordum? yaşasın halkların kardeşliği... 14 şubat mı? yok öyle bir şey! yemişler canım seni!
    13 şubat 2007
    (evanescence, 13.02.2007 02:52 ~ 03:33)
  13. her yıl yaklaşmasıyla birlikte her yerde pembe bi görünüm oluşmasını sağlayan, vıcık vıcık diyaloglara sebep olan, sanki kutlanması çok büyük gereklilikmiş gibi yansıtılan tarih.
    (stewartgilligangriffin, 13.02.2007 03:58 ~ 04:02)
  14. gün itibari ile yarın yaşanacak 24 saatlik dilimdir. tüketim çılgınlığının ve para kazanmak isteyen firmalarının sevgililer üzerinde kurduğu bir kötü baskıdır. sevgiliye hergün 14 şubat.
    (kazandibi, 13.02.2007 08:47)
  15. batının emperyalizm tuzaklarından bir tanesi olup,satıcıların ellerinde kalmış ve bütün bir yıl pek fazla rağbet görmemiş çiçeklerin,kalple ilgili salak şeylerin,pırlantaların satıldığı;neden 13 şubat neden 12 şubat ya da neden 1 aralık değil de 14 şubat sorularının fazlaca sorulduğu ve akıllı bir batılının kıçından bu günü sevgililer günü ilan ettiği,sevgilisi olmayanların sevgilisinin olmadığını acımasızca hatırlatan en az anneler,babalar,öğretmenler günü kadar gereksiz bir gün..
    (been, 28.02.2007 22:15)
  16. çiçekçileri zengin etme günü.
    (hplovecraft, 28.02.2007 22:18)
  17. kimilerini hiç alakadar etmeyen gün
    (ahmetabra, 02.01.2008 00:29)
  18. annem ve kardeşimin doğum günü.biliyorum gereksiz bir ayrıntı ama paylaşmak istedim...
    üstüme gelmeyin!
    (ağır hasarlı, 02.01.2008 23:56)
  19. 365 günlük süreçte sevgililer günü altında kutlanan en saçma gün.

    "benim sevgilim var uleeeen" niraları atarak sokaklarda gezsen en adi kıro damgası yersin. sakin bir sevgililer günü kutlayayım desen bir lokantaya gitsen kazığın en alâsını yersin. hediyemi alayım bugünü evde geçireyim desen sevgili triplerinden en çekilmezini yaşarsın.

    bir de anasını satayım sanki sevgiliye sadece o gün daha fazla önem vermeliymişsin hissine kapılıyor insan. beni düşünerek anlamlı bir kaç hareket yapsa benim sevgilim, ben hergün ona hediye alayım, gidip yemek yedireyim, gezeyim tozayım onunla birlikte. sevgilim bile olsa gıcık oluyorum o güne.

    en iyisi sevgiliyle anlaşıp o gün hiçbir şey yapmamaya karar vermek. ohh kafa rahat, hayat budur yaa... yemişim 14 şubatı.

    günün anlam ve önemini belirtmek amacıyla sahneyi sevgili sahiplerine bırakıyorum. teşekkürler.
    (gurugafa, 27.01.2008 21:46)
  20. illa ki bir sevgili olacaksa bugünde doğan bir sevgili olmalıdır. düşünsenize 14 şubat'ta doğan bir sevgili ile 14 şubat'ta evlendiğinizi. hem sevgililer gününü, hem doğum gününü hem de evlilik yıldönümünü tek hediye ile kurtarırsınız. buradan sözlükteki kız milletine sesleniyorum;

    "14 şubat doğumlu ve evlilik teklifime evet diyecek bir şanslı yazarımız var mı?"
    (itirazım var sayın yönetici, 27.01.2008 22:25)
  21. (bkz: orospu çocuğudur)
    (tori, 07.02.2008 00:04)
  22. hiç bir anlam ifade etmeyen tarihtir kimileri için çoğu zaman.
    (ilsu, 07.02.2008 00:07)
  23. kimisini "ne hediye alcaz lan" kimisinide "bi sevgilimiz bile yok" diye kara kara düşündüren gün
    (gvz, 07.02.2008 00:07)
  24. bu küslük biraz daha sürerse yalnız geçireceğim gün.
    (yirmiiki22, 07.02.2008 00:09)
  25. bir aksilik olmazsa 14 şubat ilk defa sevgilisiz geçirmeyeceğim bir sevgililer günü olacak.ama şimdi de sevgiliye ne hediye almalı sorunsalı var tabi!zaten sevmezdim bu günü hala da sevmiyorum!kapitalist düşüncenin icatları bunlar!peki ben şimdi ne alacağım naledolsun!
    (ağır hasarlı, 07.02.2008 00:21)
 sayfa  / 3