rasim kara'nın gs yöneticilerinden ve fatih terim'den hesabını soracağı maçtır, görünen o ki öbür tarafta...
emniyet müdürleriyle kolkola durup diş gıcırdatarak maç seyreden, futbolculara "kazanamazsanız ananızı ..." diyen
fatih terim karşısında babacan, orada burada dayısı olmayan halk adamı
münir özkul imajıyla rasim kara'nın kariyerinin dönüm noktasıdır, 1997'nin ilkbahar ayları, eğer o sezon beşiktaş'ın başında hakettiği şampiyonluğu kazansaydı gidişat çok farklı olacak belki rasim kara şimdilere azerbaycan'da sürünüyor olmayacaktı, alpay'lı, oktay'lı, amokachi'li, mrmic'li, sergen'li kadro dağılmayacak, 90'ların sonuna damgasını vuracaktı
aslında gerçek hayatın münir özkul'lu adile naşit'li filmler gibi olmadığını kafaya vura vura anlatan maçlardandır, zincirin bir sonraki halkası da beşiktaş-gs derbisidir, hani bülent'in görmesi gereken bir pozisyonda kırmızı kartı
amokachi'nin gördüğü, 85. dakikada da 1-0'ken garip bir penaltıyla 1-1'e getirilen maç,
ahmet çakar yıllar sonra bu düdüklerin
mehmet ağar korkusuyla çalındığını itiraf etti ama pişmanlık yıkılan hayatları geri getirmeye yetmiyordu
kısmet değilmiş, aynı senaryo 2003-2004 sezonunun ikinci yarısında da tekrarlandı, böyle ülkeye böyle lig...