seyirci kitlesinin çoğu öyle vakit geçirmek için gelmiş gibiydi ya da promosyon bilet alan yağlı dangalaklar vardı. sonrasında gençlik kahramanlarını izlemeğe gelen işleri başından aşkın durgun ve orta yaşlı adamlar eklendi bu listeye. bizler gibi hayatının en önemli gecelerinden birini yaşamaya gelen insanlar ise sadece bir şeye konsantre olmuşlardı her günümüze renk katan, müziğe bakış açımızı değiştiren o insanüstü müzisyenin, gitaristin karşıdaki sahnede bizim yanımızda olmasıydı önemli olan. gerisi önemli değildi zira bizler üstadı sadece
dire straits şarkıları için sevmemiştik onun
what it is ,
why aye man ,
our shangi la ,
postcards from paraguay ,
true love will never fade ,
marbletown ,
sailing to philadelphia ... hallerini de seviyorduk biz. zaten üstadın her turunda dire straits çaldığını, çalacağını biliyorduk sonra birden
telegraph road notaları duyuldu hayat bu olsa gerekti yanına bir de fender soslu hakiki
sultans of swing geldi varsın
money for nothing olmasın! zaten coşmaksa mesele
speedway at nazareth görevini layığıyla yerine getirmişti. gelgelelim
get lucky turunda da tekrarlanması arzulanan hayatımda geçirdiğim en güzel 3 saatti.